İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/584 E. 2025/972 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/584
- Karar No
- 2025/972
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/584 Esas KARAR NO: 2025/972 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2025 KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla taraflarınca,-----sayılı dosyası üzerinden davalı----- cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca ve yetkiye itiraz ettiği ve takibin durduğu, yetki itirazı neticesinde dosya yetkili icra dairesine taşındığı ve takibe ------ sayılı dosyası üzerinden devam edildiği, davalı borçlu yetkili yer icra müdürlüğünden devam edilen takibe tekrar borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurduğu, işbu itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapıldığı, haksız ve mesnetsiz olduğu beyan edilmekle, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının reddini, 7b670,07 TL ve mevcut icra dosyaları ve ferileri üzerinden takibin devamına, takip tarihi itibariyle 41.049,49 TL üzerinden işleyecek faiz ve tüm ferileri ile birlikte devamına, müvekkiline takipten sonra yapılan kısmi ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasını , davalının itirazının haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle alacağının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların tacir niteliği taşıyıp taşımadığı araştırılarak ve en az birinin esnaf niteliğinde kaldığının tespit edilmesi halinde davanın öncelikle görev yönünden reddine karar verilmesini, dava konusu icra dosyasında alacağın türü cari hesap alacağı olarak gösterilmişse de taraflar arasında münakit bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu kabul edilse dahi kat edilmeyen cari hesaba dayalı takip yapılması yine usulsüz olacağı, davacı tarafın her halükarda cari hesap alacağını oluşturan fatura konusu malları teslim ettiği veya hizmeti verdiğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlaması gerektiğinden, hukuki mesnetten yoksun davanın öncelikle görev yönünden aksi halde esastan reddine, davacının reddedilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan etmiştir.Davacı vekili cevap dilekçesine karşı beyanda bulunmuş, dilekçesinde özetle: Davalı tarafından fatura bedeli ödenmediği için cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından davanın ticari nitelikte olmaması gerekçesi ile görev yönünden reddi talep edilmekte ise de, müvekkilinin sermaye şirketi olup adi sahası bulunmamakta ve tacir sıfatına sahip olduğu, davalı vekili ise cevap dilekçesinde davalının tacir olmadığını iddia ettiği, davalı vekili tarafından mahkemenin görevli olmadığı iddia edilerek davalının tacir olmadığı hiçbir şekilde iddia edilmediği için söz konusu görevsizlik itirazının tamamen yargılamayı uzatmak amacına yönelik olduğu beyan edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,---- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle, gelen müzekkere cevaplarında davalının tacir olmadığı işletme esasına göre defter tuttuğu anlaşılmakla somut olayda mutlak ve nispi ticari dava söz konusu olmadığı ve Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesi uyarınca davanın Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanına girdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkememiz görevsizdir. Görev, dava şartlarından olduğundan ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/1. maddesi uyarınca her aşamada resen gözetilmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------ Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025