Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/432 E. 2025/1446 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/432
Karar No
2025/1446
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2025/432 KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1446 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/11/2024 ESAS NO : 2024/660 E 2024/859 K

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 24/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2025

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili aleyhine takibe konu edilen 15/12/2023 keşide tarihli, 15/02/2024 vade tarihli 700.000,00 TL bedelli ve 15/12/2023 keşide tarihli, 15/01/2024 vade tarihli 1.800.000,00 TL bedelli sahte senetler ile davalının alacağı tahsil etmeye çalıştığını, ancak bu takibin dayanağı olan senedin müvekkili ...’in şirketi devralmasından önceki dönemde tanzim edildiğinin şirket devrinden sonra geçmişe dayalı olarak sahte kaşe ile düzenlendiğini ve resmi evrakta sahtecilik suçunu kapsayacak şekilde organize bir dolandırıcılık fiili söz konusu olduğunu belirterek takibe konu senetler nedeniyle boçlu olmadığının tespitine ve %2o oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı vekili; zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan dava açılamayacağını bildirerek dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddelerine göre, davacı tarafından davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurulması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, HMK'nun 115/2. maddesinde göre, dava açıldıktan sonra dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün görülmediği, davacının davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, ancak bu zorunluluğa uymadan davanın açıldığı gerekçesiyle HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ I-)Davacı vekili; İlk derece mahkesi dosyasına arabuluculuk son tutanağı ön inceleme duruşmasından ve dosyanın esasına girilmeden önce 13/11/2024 tarihinde sunulduğunu, henüz esasa girmeden, ön inceleme duruşmasından önce sunulan arabuluculuk tutanağının kabul edilerek, davanın tüm usulü eksiklerinin giderildiğinin kabul edilmesi gerekirken tüm bu hususlar dikkate alınmadan ilk derece mahkemesinin hukuka aykırı bir şekilde davanın reddine karar verdiğini, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. II-) Davalı vekili; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Avukatlık Kanunu ilgili maddeleri gereğince davalı taraf lehine AAÜT tarifesine göre nıspi vekalet ücretine karar vermesi gerekirken davalı müvekkil lehine avukatlık ücretine karar vermediğini, ayrıca %20 kötüniyet tazminatına da karar verilmediğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak vekalet ücreti takdirine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği ve davalı vekilinin vekalet ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, sahtecilik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Davacı tarafın davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmıştır. İlk derece yargılamasında davanın, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle usulden reddedildiği, ilk derece mahkemesinin kararı 25/11/2024 tarihinde verdiğini, davalı vekilinin de 03/10/2024 tarihinde cevap dilekçesiyle birlikte vekaletnamesini de sunduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Mahkemece dosya üzerinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hükümle birlikte davalı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Karar tarihinden önce davalı yanca cevap dilekçesi ile birlikte dosyaya vekaletnamesinin sunulduğu anlaşıldığından davalı yararına hükümde vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının yerinde olduğu değerlendirildiğinden bu yönden ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf isteminin reddine ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/660 Esas, 2024/859 Karar sayılı 25/11/2024 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-a-HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle, davanın USULDEN REDDİNE, b-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, c-Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, ç-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, d-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca maktu vekalet ücreti olan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç ve masraflar yönünden ; 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40TL harçtan peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 5-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran davalı tarafa iadesine, 6-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 24/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Katip... e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/432, K. 2025/1446, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-432-e-2025-1446-k-ec556958ee92