İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/570 E. 2025/570 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/570
Karar No
2025/570
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/570 Esas - 2025/569 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/570 Esas KARAR NO : 2025/569

HAKİM : ...... KATİP : ......

DAVACILAR : 1- .... 2- ....... 3- ...... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : .......

DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) DAVA TARİHİ : 24/07/2025 KARAR TARİHİ : 30/07/2025 G.K. YAZILDIĞI TARİH : 31/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin faaliyetlerini sürdürmek amacıyla, davalı banka nezdinde kredi kullandığını, söz konusu kredi borcunun teminatı olarak, o dönem şirket müdürü sıfatını haiz olan ..., şirkete şahsi bir menfaat sağlamaksızın, bizzat maliki olduğu kıymetli bir taşınmazı banka lehine ipotek ettirdiğini, şirketin içinde bulunduğu mali sıkıntılar neticesinde kredi geri ödemelerinde aksama yaşandığını; bu süreçte, davalı bankanın, ipotekli taşınmaz üzerinde, taşınmazın devri ve kullanımına ilişkin bir vefa hakkı sözleşmesi düzenlediğini, şirketin müdürü olarak görev yapan kişinin, şirketin aile şirketi olması nedeniyle yalnızca şeklen bu göreve getirildiğini, şirketin mali yapısı, ticari faaliyetleri ve hukuki süreçleri konusunda yeterli bilgi, tecrübe ve ehliyete sahip olmadığını ve vefa hakkına konu sözleşmenin imzalandığı dönemde, şirketin ciddi bir mali darboğaz içerisinde olduğunu, taşınmazın elden çıkma tehlikesiyle karşı karşıya kalınması sebebiyle sözleşme borçlusu şirketin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı ve zor durum, alacaklı banka tarafından istismar edildiğini, banka, borçlu şirketi baskı altına alarak söz konusu vefa hakkı sözleşmesini imzalamaya zorladığını, 24 Temmuz 2024 tarihinde, şirket eski müdürü ...’in eşi ... tarafından şirketin devralındığını, müvekkili şirketin yönetimi, 24.07.2024 tarihinde değiştiğini; yalnızca yönetim değil, aynı zamanda ortaklık yapısının da tamamen dönüştüğünü, şirketin eski ortakları olan ... ve ..., şirkette sahip oldukları tüm hisseleri ...’e devrettiğini, bu suretle şirketin tamamının ... mülkiyetine geçtiğini, taraflar arasında bir vefa hakkı sözleşmesi yapılmış olmasına rağmen, davalı banka tarafından tapu kaydına bu sözleşmeye ilişkin herhangi bir şerh verilmediğini, bu durumun taşınmazın üçüncü kişilere devri olasılığını güçlendirdiğini ve satış niyetlerinin bulunduğuna dair ciddi bir risk ortaya koyduğunu, sözleşmenin, bankaya taşınmaz üzerinde mutlak egemenlik sağlayan, borçlu tarafa ise borç yükünden kurtulma imkânı tanımayan, tek taraflı, dengesiz ve adaletsiz bir içerik kazandırdığını, sözleşmede faiz oranının üst sınırının belirtilmediğini, herhangi bir yasal referansa da dayandırılmadığını; müvekkilinin bu oranı pazarlık edebilme veya itiraz edebilme imkânı bulunmadığını, sözleşme bir bütün olarak Borçlar Kanunu m. 28 anlamında gabin (aşırı yararlanma) teşkil ettiğini, davalarının kabulü ile; taraflar arasında düzenlenen 07/2025 tarihli sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespitini, bu sözleşmeye dayalı olarak davalı banka adına gerçekleştirilen taşınmaz devrinin geçersizliğine karar verilmesini, söz konusu taşınmazın mülkiyetinin eski malik ..... adına tapuda tescilini, sözleşmeye konu taşınmazın rayiç bedelinin belirlenmesini, 08.07.2024 tarihinde gerçekleşen devir tarihinden sonra meydana gelen değer artışının ve taşınmazın güncel değerinin tespiti ile sözleşmede yer alan kredi oranının incelenmesi amacıyla bilirkişi görevlendirilmesine karar verilmesini, taşınmazın aynına ilişkin davalar sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak veya tüm ihtiyati tedbir ve banka hacizleri gözetildiğinde mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini istemiştir. Usul ekonomisi gereğince davalı tarafa tebligat çıkarılmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, vefa (geri alım) hakkına dayalı tapu iptal ve tescil ve geri alım sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamı incelendiğinde; dava konusu ...... bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın İzmir ili sınırlarında yer aldığı, taşınmazın aynına ilişkin davalarda 6100 sayılı HMK'nun 12/1.maddesine göre kesin yetki kuralı gereğince taşınmazın bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu. kesin yetkinin söz konusu olduğu durumlarda genel yetki kuralının uygulanmayacağı, ...... Esas-Karar sayılı ilamı doğrultusunda 6100 sayılı HMK.nun 114/ç maddesi gereğince, dava şartı olan “Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması” şartı hakkında HMK’nın 30.maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi gereğince taraf teşkilinden önce bir karar verilmesi gerektiğinden ve taşınmazın aynına ilişkin davalarda kesin yetki kuralı söz konusu olup re'sen dikkate alınması zorunlu olduğundan (aynı konuya ilişkin emsal bknz ..... K.sayılı ilamı) davanın HMK'nun 114/1-ç . maddesi ve 115/2. maddesi uyarınca yetki yönünden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın HMK'nun 114/1-ç . Maddesi ve 115/2. Maddesi uyarınca YETKİ YÖNÜNDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkemeye başvurması halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-Taraflardan birinin 2 hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde Mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına, 5-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 30/07/2025 Katip .....

Hakim ......

BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/570, K. 2025/570, T. 30.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-570-e-2025-570-k-e3aa7dae7093