İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/585 E. 2025/886 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/585
- Karar No
- 2025/886
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/585 Esas KARAR NO:2025/886
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :07/10/2024 KARAR TARİHİ:19/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yetkili Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı ile davalı tarafın 04/08/2022 tarihinde sözleşme imzalanmış olup sözleşmede davalı tarafın davacıya sözleşmede kararlaştırıldığı üzere 3.200 TON 500 mikron altı ... ... KDV hariç 175,00-TL birim fiyattan müvekkile satmayı taahhüt ettiğini, davacının da bu satım sözleşmesi gereğince davalıya 660.800-TL ödemeyi üstlenmiş olup, ödemeyi eksiksiz bir şekilde davalıya yaptığını, davalı tarafça davacıya 21.09.2023 tarihinde 54.016,20-TL bedelli, 28.09.2023 tarihinde 98.250,60-TL bedelli fatura, 30.09.2023 tarihinde 89.136,60-TL bedelli fatura, 14.10.2023 tarihli 186.702,60-TL bedelli fatura 28.10.2023 tarihinde 233.377,20-TL bedelli fatura ,31.10.2023 tarihinde 23.196,60-TL bedelli fatura kesilmek suretiyle toplamda 3.260.380 kg satışa konu mal teslim edildiğini, ancak 21.09.2023 tarihinde teslim edilen ürünün yapılan incelemesinde numune ürün ile aynı renkte olmadığı belirtilmiş bunun üzerine gerekli bilgilendirme davalı tarafa yapılmış ve davalı tarafça teslim edilen 9 kamyon silis kum müvekkil tarafından iade edilmiş ve akabinde iade edilen ... kumlar yerine yenisinin gönderildiğini, gelen yeni ürünlerin davacı tarafından incelenmiş ve bunun üzerine 27.09.2023 tarihinde ...Noterliği tarafından ... yevmiye nolu ihtarname çekilerek ürünlerin ayıplı olduğunun bildirildiğini, davalının bunun üzerine davacı şirket yetkililerine ürünlerin laboratuvar ortamında deneye tabi tutulduğunu ve ürünlerde herhangi bir sorun olmayacağını, whatsapp üzerinden yazılı olarak bildirildiğini, bunun üzerine farklı tarihlerde gelen satıma konu siliskum hem 2 açık ,1 kapalı olmak üzere 3 maneje uygulandığını, bütün siliskumların sevkiyatı yapıldıktan sonra sahaya serilen siliskum açık manejlerde hava durumuna bağlı olarak sorun yaratmaya başladığını, şöyle ki sonbahar ve kış aylarında gerçekleşen yağışa bağlı olarak yağmur sularının manejde birikip göllenme yaptığının görüldüğünü, davacının Uygunluk Raporunun da bulunduğu iddia edilen malzemeden aldığı örneği ... Üniversitesi'ne incelemek üzere verdiğini, ... Üniversitesince hazırlanan raporla birlikte müvekkil tarafsız ve bağımsız inceleme yapmak üzere ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş No ile delil tespiti yaptırmış ve halihazırda delil tespiti dava dosyasındaki bilirkişi raporu dosyaya eklenmediğini, davacının defaatle ayıpsız ürünün benzerinin teslimini talep etmişse de davalı bu talebi karşılamayıp, cevap dahi vermediğini, davacının ayıpsız benzeri ile değişimini talep ettiği satıma konu siliskumların değiştirilmemesi karşısında zorunlu olarak müvekkil dava dışı ... Sınai Kumu Sanayi ve Ticaret A.Ş ile anlaşmış olup bu anlaşma karşısında 1.700 TON sözleşmede kararlaştırılan nitelikteki silis kumlardan satın aldığını, bunun karşılığında ... Sınai Kumu Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye 3.672.000-TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin 1.836.000-TL'si nakit, 1.836.000-TL si çek ile yapıldığını, davacının halihazırda 500 ton daha satım sözleşmesine konu maldan satın alması gerektiğini, 500 ton silis kumun halihazırda eksik olduğunu, davacının davalı tarafça ayıplı teslim edilen silis kumların ayıpsız benzerini satın almanın dışında aynı zamanda ayıplı malzemenin sebebiyet verdiği drenaj borularını da değiştirmek zorunda kaldığını, şöyle ki davalının ayıplı ifa etmiş olduğu malzeme nedeniyle, zeminin altına döşenen ... borular tıkanmış, ... borunun etrafını çevreleyen keçeler telef olmuş bununla birlikte boruların üzerine serilen mıcırlar toplatılmak zorunda kalındığını, bu sebeple davacının ... YAPI LTD. ŞTİ'den 1.371.976-TL'ye MICIR, ... DAN. İMAL. SAN. VE .TİC. LTD. ŞTİ 'den 495.000,04-TL 'ye ... , ... TEKNİK HIRDAVAT TES. YAPI MALZ. SAN. VE . TİC.LTD.ŞTİ 'den 550.000,00-TL'ye ... BORU VE NAKLİYE BEDELİ , ... TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET A.Ş.'den 521.254,58-TL'ye ..., TERMO FELT 80, İĞNELİ KEÇE KENARI BEYAZ satın almak zorunda kaldığını, ... 'a 1.728.000-TL'ye ... VİNÇ KİRALAMA VE MANİTO ÇALIŞMA BEDELİ ödemek zorunda kaldığını, davalı tarafın ağır kusurlu olduğunu, davalının edimini gereği gibi yerine getirmediği için TBK m. 112 gereğince müvekkilin zararını tazmin etmesi gerektiğini, davalının mal kaçırma ihtimali de kuvvetle muhtemel olduğunu, davacının ileride davayı kazanmış olmasına rağmen alacağını tahsil edememe riskinin bulunduğunu, bu sebeple öncelikle teminatsız aksi durumda Mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığı, davalının, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zaruretinin hasıl olduğunu belirterek davalının menkullerine, gayrimenkullerine ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacağına ihtiyati haciz konulmasına, Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 50.000,-TL, 1.500 Ton Ayıpsız malın misliyle değişimi aynen ifa mümkün olmadığı takdirde İcra İflas Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca işlem yapılmasına, şimdilik 50.000,-TL davalının ayıplı ifası nedeniyle silis kumun üçüncü bir firmadan satın alınması nedeniyle uğranılan zarar, açık manejlerdeki drenaj borularının değişiminden kaynaklanan, ... boru ve nakliye bedelleri, keçe, mıcır, ... bedelleri, iğneli keçe kenarı beyaz bedeli, ..., termo felt 80 bedeli, iş makinesi kiralama ve manito çalışma bedelleri, işçilik bedeli, sözleşme nedeniyle yapılmış olan giderler kapsamında ödenen damga vergisi ile zayi olan malzemelerin sökülüp atılması nedeniyle uğranılan zararın müvekkile temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 10/10/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. ISLAH: Davacı vekili 13/05/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişi raporu doğrultusunda dava dilekçesi ile talep edilen 100.000,00-TL'yi 12.421.309,00 TL artırarak toplam 12.321.309,00 TL'ye yükselttiklerini, 1.500 ton silis kumun ayıpsız misliyle değişiminin mümkün olmaması halinde eklenecek olan 4.161.600,00 TL ile birlikte toplamda 12.421.309,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesi yönünde davalarını ıslah ettiklerini belirterek davanın kabülüne; 1.500 ton malın ayıpsız misli ile değişimi bunun mümkün olmaması halinde davacının davalının ayıplı ifası sebebiyle uğradığı toplam zarar için 12.421.309,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.05.2019 tarihli 2016/1166 E, 2019/576 K sayılı kararında şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, Çünkü, alacağın belirlenebilmesi mümkün iken, böyle bir davanın açılmasına kanunun izin vermediğini, böyle bir durumda belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğini ek süre verilmemesi gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeler Kanunu’nun 30. maddesinde Usul Ekonomisi İlkesi düzenlenmiş olup, maddede Hâkim’in yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirttiğini, Mahkemece taleplerin davacıya açıklattırılıp daha sonra dosya tefrik edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, usul ekonomisine aykırı şekilde davanın usulden reddine karar vermek usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiğini, talebin açık olduğunu, bu sebeple 6100 sayılı Kanun'un 119/1-ğ. maddesinin uygulanarak süre verilmesi mümkün olmadığını, aslında açılmaması gerektiği halde belirsiz alacak davası açılmış olduğundan, bu konudaki eksiklik de süre verilerek tamamlanamayacağından, dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, buradaki hukuki yararın, sonradan tamamlanacak nitelikte bir hukuki yarar olmadığını, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı şirketin ...'da bulunan maden işleme ve üretim tesisinde, silis kumu üretimini ve işlemesi konusunda faaliyet gösterdiğini, şirketin uzun süredir bu işle uğraşmakta olup, güvenilir bir şirket olarak çalışmalarına devam ettiğini, cevap dilekçesinde belirtilen kanun maddelerinden ve dosyaya sunulan delillerden de analaşılacağı üzere davacı tarafın davalıya hiçbir bildirimde bulunmadan davalıya seçimlik bir imkan tanımadan bu davayı açtığını, davalıya süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının sözleşmede kaynaklı tüm borçlarını yerine getirdiğini, davalının herhangi bir kusuru olmamasına rağmen açılmış olan haksız ve kötü niyetli davanın reddedilmesini talep ettiklerini belirterek usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava ticari satım sözleşmesine aykırılık iddiası ile aynen ifa, zarar tazmini ve avans iadesi talebidir. Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, tarafların şirket vergi kayıtları, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosya UYAP sureti, davacı tarafça sunulan flash bellek dosyamız içerisine alınmıştır. Davacı ile davalı arasında, davacının alcı, davalının da satıcı olduğu 04.08.2022 tarihli satış sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, buna göre davalının davacıya 175,00 TL birim fiyattan, 3200 Ton 500 mikron altı kırık beyaz silis kum satmayı taahhüt ettiği, davacının da 660.800,00 TL ödeme yaptığı hususlarında ihtilaf olmadığı gibi buna dair sözleşme sureti ve ödeme dekontları da dosyaya sunulmuştur. Akabinde davalı tarafından davacıya peyderpey 3.260.380 kg kum teslimatı yapıldığı anlaşılmıştır. Ne var ki bu teslim edilen kumlarla ilgili sorunlar sebebiyle davacı tarafından iade yapılmış, iade edilenler yerine davalı tarafça yenisi gönderilmiştir. Davacı, bu kumların da uygun olmadığına dair davacıya ihtar çekmiş, ne var ki ihtara rağmen bu kumları zemine uyguladığı anlaşılmıştır. Uygulanan bu kumların zamanla su birikintisine yol açması sebebiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D iş dosyasında tespit yaptırdığı anlaşılmıştır. Ayrıca davacının ...'den satışa konu kumlar hakkında rapor da aldırdığı görülmüştür. Temelde davacının iddiası satışa konu malların ayıplı olmasına dayandığından mahkememizce de bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosya mahallinde yaptırılan 31/01/2025 tarihli keşif zaptı ile inşaat mühendisi, bir mali müşavir ve nitelik hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 22/02/2025 tarihli raporda; hasara uğrayan açık sahada manej olarak kullanılmış olan silis kumunun içerdiği kil oranının yüksek olması nedeniyle açık manej altyapısında bulunan ... boruların tıkanmasına, ... boruların etrafını saran keçelerin kullanılamaz hale gelmesine yol açacağı, hendeklerde kullanılan mıcır malzemenin, silis kumu içerisinde kullanılan prosolların, silis kumu altına serilen geotextil malzemenin kullanılamaz hale gelmesine neden olacağı görüş, meydana gelen bu zarardan davalının sorumlu olacağı, davacı şirketin incelenen 2022-2023-2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ayıplı ifası nedeniyle, Davacı tarafından talep edilen zarar kalemlerinin toplamı olan 8.259,709,00 TL talep edilebileceğinin uygun görüldüğü, davacı şirket dava dilekçesinde temerrüt tarihi itibariyle faiz talebinde bulunmuş ise de, dava dosyasında davalının ödeme temerrütüne düşürüldüğüne ilişkin belge olmadığı, dava dosyasındaki davacı şirket ihbarnamesinin ayıp ihbarı olarak değerlendirildiği dikkate alındığında, bilirkişi raporu ile hesaplanan 8.259.709,00 TL. için aşağıda tespit edilen tarihler itibariyle faiz talep edilebileceği belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 20/05/2025 tarihli ek raporda; davacı tarafın ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı hususunda; davalı tarafça Davacıya 21.09.2023 tarihinde teslim edilen ürünün yapılan incelemesinde numune ürün ile aynı renkte olmadığı belirtilmiş bunun üzerine gerekli bilgilendirme davalı tarafa yapılmış ve 27.09.2023 tarihinde ...Noterliği tarafından ... yevmiye nolu ihtarname çekilerek ürünlerin ayıplı olduğu bildirilmiş olmakla Davacı tarafın ayıp ihbarını süresinde yapmış olduğu, ayıbın açık veya gizli ayıp olup olmadığı hususunda; davacının silis kumunun manej olarak uygun olmadığı ayıbını fark etmesinin mümkün olmadığı, ayıbın ancak kullanım sürecinde ortaya çıkacağı, bu nedenle de bu tanıma uygun olarak gizli ayıp tanımına uygun olduğu belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 24/09/2025 tarihli 2.ek raporda; davacı tarafın ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı hususu; davalı tarafça davacıya 21.09.2023 tarihinde teslim edilen ürünün yapılan incelemesinde numune ürün ile aynı renkte olmadığı belirtilmiş bunun üzerine gerekli bilgilendirme davalı tarafa yapılmış ve 27.09.2023 tarihinde ....Noterliği tarafından ... yevmiye nolu ihtarname çekilerek ürünlerin ayıplı olduğu bildirilmiş olmakla Davacı tarafın ayıp ihbarını süresinde yapmış olduğu, ayıbın açık veya gizli ayıp olup olmadığı hususunda davacının silis kumunun manej olarak uygun olmadığı ayıbını fark etmesinin mümkün olmadığı, ayıbın ancak kullanım sürecinde ortaya çıkacağı, bu nedenle de bu tanıma uygun olarak gizli ayıp tanımına uygun olduğu, davacının yaptığı bu ödemelerinin piyasa rayiç değerine göre uygun olup olmadığının tespiti hususunda; Rayiç bedellere göre belirlenen harcama miktarı 16.206.324,98 TL olup, birim fiyatlara göre talep edilmiş olan 12.421.299,53 TL nin altında kaldığı, bu da davacının yapmış olduğu ödemelerin piyasa rayiç değerine göre uygunu göstermektedir. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde de davalının teslim ettiği kumların ayıplı olduğu ve ekonomik bir değerinin kalmadığı anlaşıldığından, davacının 6098 sayılı TBK'nın 227. maddesinde yer alan aynen ifa ve zarar talebinde bulunabileceği sonucuna varılmıştır. Davacı sözleşmeye konu kumlardan 1500 ton için aynen ifa talep ettiğinden, bu hususta aynen ifa hükmü kurmak gerekmiştir. Sözleşmeye konu kumlardan 1700 tonu ise başka firmadan temin edildiği anlaşılmış olup, mahkemece yaptırılan inceleme sonunda, başka firmadan temin edilen miktarın piyasa şartlarına uygun olduğu, bu 1700 ton için ise davacının 3.295.892,00 TL fazladan ödeme yaparak zarara girdiği anlaşıldığından, bu miktarın da zarara sebep olan davalı satıcıdan tazminine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, ayıplı malın sahaya uygulanmasından dolayı zeminde meydana gelen zararlar da söz konusu olduğu bilirkişi heyeti tarafından tespit edilmiştir. Ne var ki, dava dilekçesindeki anlatımda davacının da kabul ettiği üzere, iadeden sonra yeniden gelen kumların henüz zemine uygulanmadan evvel uygun olmadığının davacı tarafından anlaşıldığı görülmekte, buna rağmen davalının yönlendirmesi ile zemine uygulandığı anlaşılmaktadır. O halde, yapılan gözlemde malın ayıplı olduğunun anlaşılmasına rağmen, zemine uygulamaktan imtina etmeyen davacının, bu uygulamanın yol açtığı zararlardan %50 müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmiş ve zararların yarısı olan 2.338.424,37 TL'den davalının sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gereçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, -4.161.600,00 TL bedelli 1500 ton 50 micron altı kırık beyaz silis kumun davalıdan aynen alınarak davacıya verilmesine, -İİK 24. Maddesinin infazda nazara alınmasına, -1700 ton bakiye kum için dava dışı şirkete ödenen fazla bedel olan 3.295.892,00 TL'nin 22/07/2024 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, - Ayıplı malın sahaya uygulanmasından kaynaklı tüm zararların yarısı olan 2.338.424,37 TL'nin 15/07/2024 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 669.159,05-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 212.125,75-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 457.033,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 999.796,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 345.379,41-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 1.707,75-TL Peşin/nisbi Harcı, 210.418,00-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 212.125,75TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 30.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 4.361,50-TL Keşif Harcı, 4.200,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 38.561,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 30.411,06-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 760,90 TL'sinin davacıdan, 2.839,09 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, 9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/11/2025
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır