İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/57 E. 2025/197 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/57
Karar No
2025/197
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/57 Esas - 2025/197 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/57 KARAR NO : 2025/197

.... DAVA : Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Banka Teminat Mektubunun Depo Edilmesi) DAVA TARİHİ : 27/11/2023 KARAR TARİHİ : 13/03/2025 G.K. YAZIM TARİHİ : 13/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Banka Teminat Mektubunun Depo Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ".... ihalesinin alındığı; müvekkili firmanın bu tesisin elektrik ve otomasyon işlerini anahtar teslim olarak alt yüklenici sıfatıyla yaptığı ve işi teslim ettiği; müvekkili şirketin davalı ".... 600.000,00 Euro alacağının bulunduğu; davalı ....tarafından davalı "...." sözleşmesi ile ilgili projenin %93'ünün tamamlandığı ve geçici kabulü yapıldıktan sonra feshedildiği; sözleşmenin feshedilmesinden sonra projeye ilişkin rapor tanzim edildiği; bu raporda "...nezdinde 1.894.998,12 Euro bedelli teminat mektubu ile 883.838,01 Euro nakit geçici kabul kesintisi bulunduğunun belirtildiği; müvekkili tarafından, eksik işlerin tamamlanarak ihale işinin sonuçlandığı; davalı ... Kanunları'na aykırı hareket ettiği beyan edilmiş olup; yapılan açıklamalara istinaden müvekkili şirketin, davalı ".... nezdindeki tüm hakediş, nakit kesinti ve kesin teminat mektupları üzerine ihtiyati tedbir uygulanmasına; davanın kabulüne; dava konusu projenin davalı ".... arasındaki sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle taraflar arasındaki kesin hesabın yapılması ve teminat mektubunun çözülmesine; nakit kesintilerin serbest bırakılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili Bakanlık arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığı; dava dışı yüklenici şirket ile geçici kabul yapılarak bir kısım hakedişlerin ödendiği; işin tamamlanmaması üzerine dava dışı yüklenici ile imzalanan sözleşmenin feshedildiği ve yarım kalan proje hakkında ikmalen tamamlama yoluna gidildiği; eldeki dava ile aynı şekilde görülen bir dava bulunduğu; derdestlik itirazında bulundukları; davanın idari yargıda görülmesi gerektiği beyan edilmiş olup; ilk itirazlarının kabulü ile davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : Davacı İle Yüklenici Arasında Yapılan Sözleşme Örnekleri. Davalı Kurum İle İş Ortaklığı Arasındaki Kahramanmaraş Atık Su Arıtma Tesisi Projesi Sözleşmesi. Kahramanmaraş Atık Su Arıtma Tesisi Projesinin Geçici Kabul Tutanakları. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Genel Hukuki Tasnif : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) ... (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) ..." Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, ... açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir. Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve gerekse 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında; Asliye Hukuk Mahkemeleri ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki görev sınırları, detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "..." olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir. 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir. Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir. b) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; davacı şirket tarafından açılan davada davalıların "...." olarak gösterilmiş olduğu; .... Karar sayılı görevsizlik kararı kapsamında ise; "hem davacı hem de davalı tarafın tacir oldukları ve uyuşmazlığın ticari işletmelerinden doğduğu hususunda tereddüt bulunmadığı" gerekçesiyle, dosyanın Mahkememize gönderilmiş bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı .... Yönünden; Mahkememizce yapılan incelemede; öncelikle davalı .... kamu tüzel kişiliğini haiz bulunması nedeniyle tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı Olarak Gösterilen "..." Yönünden; Davalı olarak gösterilen diğer taraf olan "...." ise adi ortaklık niteliğinde bulunması nedeniyle tüzel kişiliği bulunmadığı anlaşılarak; Mahkememize (görevsizlik kararı ile) gönderilen işbu davanın öncelikle davalı olarak gösterilen (ve tüzel kişiliği bulunmayan) "... Ortaklığı" yönünden tefrikine karar verilerek Mahkememizin .... Esasına kaydedilmiş ve müteakiben (davacı şirket tarafından, "tarafta hataya düşüldüğü anlaşılan" başkaca bir şirketin de belirtilmediği ve bu doğrultuda HMK.'nın 124. maddesi uyarınca taraf değişikliğinin de mümkün bulunmadığı anlaşıldığından), işbu.... Ortaklığı" yönünden açılan davanın, (HMK 114/1-d ve 115. maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle) dava şartı noksanlığı doğrultusunda usulden reddine karar verilmiştir. Neticeten; davacı şirket tarafından ikame olunan ve ....tarafından verilen görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilen işbu davada; hukuki nizamda usul hükümlerine uygun şekilde dava açılmış bulunan tek (davalı) tarafın ... olduğu ve söz konusu Bakanlığın da (kamu tüzel kişiliğini haiz bulunması nedeniyle) tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla; Mahkememizin görevsizliğine ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.

V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE; 2) Görevli Mahkemenin, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE; 3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü amacıyla dosyanın ... GÖNDERİLMESİNE; 4) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE; Dair; tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 13/03/2025

.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/57, K. 2025/197, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-57-e-2025-197-k-64c4200959a9