İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/551 E. 2025/551 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/551
Karar No
2025/551
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/551 Esas - 2026/493 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/551 Esas KARAR NO : 2026/493

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/08/2022 KARAR TARİHİ : 09/06/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 11/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/02/2022 tarihinde davalı ...'in sürücü, davalı ...'in işleten, davalı sigortanın kasko sigortalısı araç ile davacının murisi...'ın sürücüsü olduğu aracın karıştığı kaza nedeni ile murisin vefat ettiğini ve müvekkilinin destekten yoksun kaldığını, davalı yanın olayda tam kusurlu olduğunu, ZMMS poliçesi kapsamında yapılan ödemenin zararı karşılamadığını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigortadan temerrüt tarihinden, diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline ve 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 11/01/2023 tarihli talep artırım dilekçesinde, 310.031,27 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigortadan temerrüt tarihinden, diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline ve 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan davalı sigortadan temerrüt tarihinden, diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin annesi tarafından açılan ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/73 esas sayılı dosyasından anlaşıldığı üzere davacının evi yıllar önce terk etmesi ve murise destek olamayacağını, iddia edilen gelirin fahiş olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, sigorta ödemesi yapıldığını, kusur belirlemesinin yerinde olmadığını ve müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, murisin kaskının gereği gibi takılı olmadığından müterafik kusurunun bulunduğunu, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, sigorta şirketi olarak sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve sıralı nitelikte olduğunu, ZMMS poliçesi kapsamında 250.000,00 TL ödeme yapıldığını, sigortalının kusuru bulunmadığını, müteveffanın kask ve koruyucu tertibat takmadığından müterafik kusurlu olduğunu, kazanın iş kazası niteliğinde olduğunu, müteveffanın gelirinin asgari ücret olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizce davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... BAM 35. HD 2024/525 esas 2025/840 karar sayılı ilamı ile, "Somut olayda desteğin kazancı, gelir vergisi beyannamesi esas alınarak asgari ücretin 1,93 katı olarak kabul edilmişse de, son gelir vergisi beyannamesinin desteğin ölümünden sonra verildiği ve beyannamedeki “sair gelirler” açıklamasıyla belirlenen gelirin önceki beyannamelerde bulunmadığı anlaşıldığından, bu durumda desteğin sabit ve düzenli geliri belirlenerek bu kapsamda destekten yoksunluk tazminatı hesaplanması gerekirken bu hususa riayet edilmeden ve Yargıtay içtihat değişikliği nedeniyle artık yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince zararın belirlenmesinde hesap yöntemi olarak TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesap yapılması gerekirken ZMMS genel şartlarına göre yapılan hesap kapsamında karar verilmesi doğru olmadığı ... desteğin net geliri belirlenip TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılacak hesap sonucuna göre (istinaf etmeyen taraf ve istinaf sebeplerine göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek) karar" verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasına karar verilerek dosya Mahkememize gönderilmiştir. Kaldırma ilamından sonra murisin gerçek gelir durumunun araştırılması için davacı yana süre verilmiş, defterlerin ibraz edilmediği ancak Vergi Dairesi'nin cevabi yazılarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Kaldırma ilamından sonra mali müşavir ve aktüer bilirkişi 27/03/2026 tarihli raporda özetle, istinaf kararı sonrasında mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edilen gelir asgari ücretin altında kaldığından asgari ücret dikkate alınarak tekrar hesaplamalar yapıldığını, ilk karar maddi tazminata ilişkin olarak da davacı vekili tarafından da istinaf edildiğinden 2026 yılı güncel asgari ücret verileri kullanılarak kaldırma kararı gereği TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılanak davalı Axa Sigorta Şirketi tarafından düzenlenen Genişletilmiş Kasko Poliçesinde maddi-manevi tazminat teminat limit tutarının 500.000,00 TL (maddi ve manevi tazminat dahil) olup takdiri Mahkemeye bırakılarak %25 sınırlı manevi tazminat tutarının (125.000,00 TL) indirilmesiyle maddi tazminat için limitin 375.000,00 TL olduğu kabulüyle, söz konusu tutarın garamaten (dava dışı annenin tazminat tutarıda göz önüne alınarak) paylaştırılması sonucunda davacının genişletilmiş kasko police kapsamında talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 191.701.881 TL olduğu, kalan tazminat tutarından (840.522,07 TL - 191.701,81 TL=) 648.820,26 TL diğer davalıların sorumluluğunun devam ettiği bildirilmiştir. Rapor dosya kapsamına ve kaldırma ilamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Toplanan delillere göre davalı yanın karıştığı trafik kazasında davacının murisinin vefat ettiği, mirasçıların destekten yoksun kaldıkları iddiası ile eldeki davayı açtığı, davacının zararının TBK'nun 49. ve 53. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davalı yanın davacının murise destek olmadığına ilişkin itirazının yerinde olmadığı (Yargıtay İBK 2016/5 esas 2018/6 karar, Yargıtay 17. HD 2019/5930 esas 2020/8010 karar sayılı ilamı), davadan önce ZMMS sigortacısı tarafından 250.000,00 TL ödendiği, davacının bakiye zararının tahsili amacıyla davalılar kasko sigortacısı ile işleten ve sürücü aleyhine eldeki davayı açtığı, ceza dosyası gözetilerek davalı yanın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi için aktüer ve mali müşavir bilirkişiden alınan ve hükme esas alınan son raporun sunulduğu, kaldırma ilamında belirtildiği üzere yapılan gerçek gelire ilişkin araştırma sonucunda belirlenen gelir miktarının asgari ücretin altında kalması nedeni ile ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek son rapordaki hesaplamaya itibar edildiği, davacı vekilinin ilk bilirkişi raporuna göre talebini artırdığı, davacının talep edebileceği maddi tazminatın 840.522,07 TL olduğunun belirlendiği (davalı sigortanın poliçe limiti kapsamında 191.701,81 TL'sinden sorumlu olduğu, ancak davacı yanın istinaf başvurusunda davalı sigorta yönünden maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunda bulunmadığını belirtmiş olması nedeni ile davalı sigortadan 119.774,99 TL'sinin talep edilebileceği), davacının ıslah dilekçesi gözetilerek taleple bağlı kalınarak zararın davalı yandan tahsiline karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davalı yanın müteveffanın kaskı ve koruyucu tertibatı bulunmadığı ve yeterli olmadığından müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiği, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda kamera görüntüleri izlenerek kaza sırasında kaskın takılı olduğu belirlenmiş ise de kaskın kaza sırasında çıktığı, ölüm sebebinin "künt kafa ve beden travmasınına bağlı kafa kemik kırıklarıyla karakterli beyin doku harabiyeti ve kanaması" olması gözetildiğinde kaskın gereği gibi takılmadığı ve belirlenen tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği değerlendirildiğinde davacının lehine 672.417,66 TL tazminat talep edebileceği, bu miktarın ıslah dilekçesi ile talep edilen tazminat miktarından fazla olması nedeni ile davacının maddi tazminata ilişkin davasının kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinde ise, TBK'nun 56. maddesi gözetildiğinde davaya konu kazanın davacının manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacının manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek ve var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktarının her olayın şartlarına göre değerlendirilmesinin gerekeceği; davacının kaybı, davacının dosya kapsamına yansıyan müteveffa ile olan ilişkisi, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular ile olaydaki kusur durumu dikkate alındığında davacının manevi tazminat davasının istinaf ilamında bu yönde değerlendirme yapılmadığı da gözetilerek 62.500,00 TL yönünden kabulüne, yukarıda açıklandığı üzere %20 müterafik kusur indirimi yapılması sonucu davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL'nin tahsiline karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı sigortanın başvuru ile, davalı işleten ve sürücünün kaza tarihi itibari ile temerrüte düştüğü, aracın hususi nitelikte olduğu gözetilerek yasal faize hükmedilmesi gerektiği ve TBK'nun 51 ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesine ve yargılama giderinin paylaştırılmamasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, Maddi tazminata ilişkin davanın kabulü ile, 310.031,27 TL destekten yoksun kalma tazminatının, (davalı sigorta 191.701,81 TL'sinden poliçe limitlerinde sorumlu olmak kaydı ile) davalı sigortadan 03/03/2022 temerrüt tarihinden, diğer davalılardan 10/02/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta 125.000,00 TL poliçe limitlerinde ve 17/03/2022 temerrüt tarihinden itibaren sorumlu olmak kaydı ile, diğer davalılar yönünden 10/02/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Maddi tazminata ilişkin alınması gereken 21.178,23 TL harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 1.024,65 TL ile sonradan yatırılan 900,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 19.253,58 TL harcın (davalı sigorta şirketi 11.170,50 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat KAYDINA (daha önce harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise dikkate alınmasına), Manevi tazminata ilişkin alınması gereken 3.415,50 TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat KAYDINA (daha önce harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise dikkate alınmasına), 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre belirlenen 2.005,78 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA (daha önce harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise dikkate alınmasına), Maddi tazminata ilişkin davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 49.605,00 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi 45.000,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Manevi tazminata ilişkin davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Manevi tazminata ilişkin davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... .... ... 'e VERİLMESİNE, Davacı tarafça iş bu yargılama neticesinde yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı 8.213,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre belirlenen 5.279,95 TL'si (davalı sigorta şirketi 2.811,34 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) ile 1.924,65 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine, Dair; hazır bulunan tarafların yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/06/2026

¸¸ ¸¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/551, K. 2025/551, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-551-e-2025-551-k-845031a9aa42