İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/544 E. 2026/290 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/544
Karar No
2026/290
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/544 Esas KARAR NO: 2026/290 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26/12/2018 KARAR TARİHİ: 24/03/2026

Mahkememizden verilen ---- sayılı kararı ---- Esas 2025/450 Karar sayılı kararı ile mahkememize iade edilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Borçlu şirketin müvekkil şirkete yapüımış olduğu asansöre ilişkin faturanın ---- olan bakiye fatura bedelinin ödemnemesi üzerine --------dosyası ile 7 örnek ödeme emri gönderilmiş icra takibi başlaüldığını, Borçlu vekili tarafından takibe, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, Borçlu davalı alacaklı müvekkil şirkete borcu bulunmadığını bu nedenle takibe konu borcu kabul etmediğini borcun fer'ilerine karşı da itiraz ettiğini, Borçlunun müvekkil şirketine olan borcunun, müvekkili tarafından davalı borçluya teslim edilen mallara ilişkin olarak kesilen-------bedelli 1 adet fatura bakiye alacağına dayanmakta olduğunu, Söz konusu faturanın borçlu şirkete gönderildiğini ve borçlu şirket faturaya itiraz etmediğini ve borcu kabul ettiğini, Davalı borçlu faturadan doğan borcunu müvekkilinin tüm taleplerine rağmen ödenmemiş olduğundan, alacaklarının icra takibine konulduğunu, Borçlunun borca ve fer'ilerine ilişkin itirazının haksız ve kötü niyetli olup itirazının iptaline karar verilmesinin gerekmekte olduğunu ifade ederek, borçlunun-------- Sayılı dosyası ile başlaülan icra takibi borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile durmuş olmakla, alacağın tahsili açısından borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faizi, icra giderleri ve avukatlık ücreti ile dava yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketine ait ----, müvekkil şirket ortağı ---- ailesinin konut olarak kullanımına tahsis edildiğini, Müvekkil şirket ortağı --------- yaşında ve eşnin de aynı yaşlarda ve ileri derecede alzhimer hastası olduğunu,. Bahsi geçen yaşlı ve hasta insanlar bu villanın merdivenlerini inip çıkamayacaklarından, müvekkil şirket tarafından bu villaya ev tipi bir asansör yaptırılmasına karar verildiğini, Bu ihtiyaç sebebiyle piyasadan teklif alındığını ve neticede davacı şirketin vermiş olduğu fiyatlar uygun görülerek, davacı şirket ile ---- tarihinde Sözleşme imzalandığım, Müvekkilim, Sözleşme gereği davacıya ---- ödeme yaptığını. Buna karşın Davacı, müvekkilime -------- taahhüt edildiği halde, basit bir platform üışa ettiğini, müvekkil şirket ve yöneticilerinin asansör imalatı, montajı vb. işlerde bilgi sahibi olmadıklarını, Bu sebeple, müvekkil şirket yöneticileri ihtiyaçları olan asansörü davacı şirkete anlatmış, asansörün kurulacağı yeri davacı şirket yetkililerine göstermiş ve buna göre bir asansör yapılması ve teklif vermesinin istendiğini, Davacı şirket "----yapmayı taahhüt ettiği halde, yaptığı işin vaat ettiği ------ olduğunu, Sözleşmede işin isimlendirilmesi ile teknik bilgilerinin birbiri ile çeliştiği; davacının Sözleşmede kullandığı ---------isimlendirmesi ile bu konularda bilgisi olmayan ve bütünüyle kendisine güvenen müvekkilimi yanılttığı ve böylece kile ile müvekkilimi sözleşme yapmaya yönelttiği, Müvekkilime taahhüt edilen işin Sözleşme tarihindeki ederinin ---- civan olduğu iıalde, yapılan işin ederinin ------civannda olduğu, bilgisine ulaşmışür Davacının müvekkiline ev tipi asansör taahhüt ettiği Sözleşmenin birçok yerinde açıkça belirtilmiş olduğu gibi, davacının keşide etmiş olduğu ----- tarihli faturada da malın cinsinin ev tipi asansör olduğu belirtildiğini, Hatta davacının müvekkiline sunmuş olduğu ilk teklifte işin ismi-----olduğu halde, imzalanan Sözleşme metninde bu ismin ------ olarak değiştirildiğinin görülmekte olduğunu, Buna karşın, davacının müvekkiline teslim etmiş olduğu imalatın basit bir engelli platformu olduğun bizzat davacının müvekkiline göndermiş olduğu--------- Raporunda açıkça belirtildiği gibi, yerinde yapılacak keşifte de bu husus açık şekilde görüleceğim, Yapılan iş mevcut hali ile de ayıplı ve eksik olduğunu şekilde, işin süresinde teslim edilmemiş olması, hatalı ölçü alınmış olması sebebiyle müvekkilinin evine zarar verilmiş olması sebebiyle müvekkilinin ayrıca da zararı doğduğunu, Davacı dava konusu alacağa hak kazanmadığını, Sözleşmenin "Ödeme Şekli" başlıklı maddesinde iş bedelinin %15'inin (7,500 TL) işin bitimi tarihinde ödeneceğinin düzenlendiğini. Davacı icra takibinde ve işbu davasında bakiye işbu alacak ile 9.000 TL KDV'nin Ödenmesini talep etmekte olduğunu, davacımn müvekkilini hile ile mevcut sözleşmenin imzasına ikna ettiği gibi, üstlenmiş olduğu işi vaadine ve Dürüstlük Kuralına göre ifa etmediğini, Dolayısıyla davacının işbu ödemeyi almaya hak kazanmadığını, karşı dava yönünden davacı / karşı davalı tarafından asansör konulacak yerin ölçüleri doğru alınmadığı için, yapıya zarar verildiğini ve müvekkilinin gereksiz harcama yaptığını, merdivenlerde gerek estetik ve gerekse güvenlik sorunları doğduğunu bunların giderilmesinin ancak merdivenlerin tümden kırılıp yeni baştan inşası ile mümkün olacağını, bu süre içerisinde yapının kullanılamadığını, müvekkilinin bu sebeple 3.630 TL işçilik masrafi yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin merdivenlerde meydana gelen hasarı ve estetik bozulmayı bir ölçüde kapatmak için ayrıca 5.000 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını ifade ederek, Asıl Davanın Reddine ve Davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere Kötü niyet Tazminatına hükmedilmesine, talepleri kabul görmediği taktirde müvekkil zararının hesabına ve iddia olunan alacak ile takas ve mahsubuna, Karşı Dava Yönünden; Karşı Davamızın kabulü ile şimdilik kaydı ile yapılan ödemeden ---- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi nispetindeki temerrüt faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, Karşı Davamızın kabulü ile şimdilik kaydı ile uğranılan zarar karşılığı 2.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi nispetindeki temerrüt faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, Yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı/karşı davalıya tahmiline, Karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Dava dilekçesi ve cevap dilekçeleri, tanık beyanları, ------- Asliye Ticaret Mahkemesinden alınan bilirkişi raporu, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve tüm dosya kapsamıMakine Mühendisi bilirkişi tarafından alınan bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu yapılan işin 4 durak---- olduğu. Asansör yönetmeliği kapsamında olmadığı,---- çalışır vaziyette olduğu, ancak taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşmeye göre; kuyu dibi tamponu, süspansiyon sistemi, --- olmadığı, Kontaktörlerin sözleşmede yazılı olan ------marka olmadığı, Yapılan incelemede taşıyıcı kolonların binaya bağlantısında eksiklikler olduğu, kabın kapısı olmadığı ve kabin ayarlarının bozuk olduğu, kapı açma kilit sistemi, -1 katta stoperin çalışmadığı, Davaya konu ışın----olduğu ve mevcut eksiklik ve olumsuzlukları dikkate alındığında yapıldığı tarih itibariyle yapılan işin bedelinin ---- olacağı sonucuna varıldığı görülmüştür---- tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve mahal mahkemesine talimat yazılarak --- bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu asansör tesisatı üzerinde keşif esnasında yapılan inceleme ve tespitlerde; asansörün KAPALI TİP EV ASANSÖRÜ yapılması işi olduğu ve yapılan işin 4 durak Hidrolik Engelli kaldırma Platformu olduğu, Taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşme Yapılan işin tipinin KAPALI TİP EV ASANSÖRÜ olarak yazılmış oluğu dikkate alındığında kök raporumda tespit etmiş oluğum kat kapısı, kuyu dibi tampon, süspansiyon sistemi sözleşmenin teknik içeriğinde yazılmamış olmamakla birlikte yapılan imalat asansör olarak değerlendirildiğinde güvenlik açısından eksiklik olduğu, İnceleme kısmında imalat ayrıntılı olarak değerlendirilmiş olup, imalatın fiziki tamamlanma oranının %75 olduğu, tamamlanan kısmının tutarının 37.500 TL olduğu, şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibini itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizden verilen ------ sayılı kararın istinaf edilmesi üzerine ---- Karar sayılı kararında "Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Taraflar arasında "kapalı tip ev asansörü imalatı ve montajına" ilişkin ----götürü bedelli eser sözleşmesi imzalanmış olup, davacı yüklenici tarafından davaya konu takipte, sözleşmeye konu işin tam olarak ifa edildiği belirtilerek bakiye ---- iş bedelinin davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı iş sahibi tarafından ise yapılan imalatın sözleşmeye uygun olmadığı, eksik ve ayıplı olduğu, yapılan 42.500,00 TL'lik ödeme dikkate alındığında davacının bakiye iş bedeli talebinin yerinde olmadığı savunulmuştur.Uyuşmazlık tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 6098 sy. TBK'nın 480. maddesi uyarınca götürü bedel esasına dayalı eser sözleşmesi hükümleridir. Bu türden sözleşmelerde, yüklenicinin sözleşme kapsamında yaptığı işin bedelinin hesaplanmasında "Fiziki Oran Yöntemi" uygulanır. Bu yöntem gereğince, sözleşmede yapımı kararlaştırılan işin tamamına göre eksik ve kusurlar dikkate alınıp düşülmek suretiyle gerçekleştirilen imalâtın ---tespit edilip, bu oranın götürü bedele uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanma yapılması gerekmektedir.------ içtihatlarında belirtildiği üzere, ayıp ihbarı yapılması hukuki bir işlem değil "hukuki işlem benzeri bir fiil" olması nedeniyle süresi içinde ayıp ihbarının yapıldığı tanık da dahil her türlü deliller ispatlanabilecektir. 6102 sy TTK'nın 18. Maddesi ayıp ihbarını kapsamadığından tacirler arasındaki ayıp ihbarı bakımından da bu durum aynen geçerlidir. Yine ------ belirtildiği üzere, eser sözleşmelerinde TTK'nın 23. maddesinde düzenlenen 2 ve 8 günlük ayıp ihbar süreleri geçerli olmayıp, TBK'nın 474. maddesi gereğince, açık ayıplar bakımından, eserin teslimden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirilmesi ve ayıp var ise bunun uygun bir süre içerisinde yükleniciye bildirilmesi, gizli ayıplar bakımından, bu ayıpların ortaya çıkmasından itibaren uygun bir süre içerisinde yükleniciye bildirilmesi gerekmekte olup, eksik işler bakımından ise ayıp ihbarına gerek bulunmamaktadır.Mahkemece, davaya konu ihtilafın çözümü için mahallinde yapılan keşfe dayalı olarak makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış ise de, taraf vekillerinin itirazlarına, davacı vekilinin istinafına da konu ettiği ayrıntılı ve teknik itirazlara, hatta dosyanın yeni bir bilirkişiye gönderilmesine ilişkin olarak ek rapor alınmaması, söz konusu teknik itirazların haklı olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmaması yerinde olmamıştır. Buna göre, tahkikat usulüne uygun olarak tamamlanmamış olup, tarafların hukuki dinlenilme hakları da bu şekilde ihlal edilmiştir.Ayrıca, davacı yüklenici vekilince süresinde sunulan cevaba cevap dilekçesinde, davalı iş sahibinin ileri sürdüğü ayıplara ilişkin süresi içerisinde bir ayıp ihbarında bulunulmadığı itirazı ileri sürülmesine rağmen, Mahkemece bu itiraza ilişkin olarak gerekçeli kararda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemenin mevcut kabulüne göre de hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama fiziki oran yöntemine uygun bulunmamaktadır. Zira bilirkişi raporunda, yapılan asansör sisteminin mevcut eksik ve ayıpları da gözetilerek yapıldığı tarih itibariyle piyasa değeri ---- eklenmek suretiyle belirlenmiş, sözleşme bedeli esas alınarak bir hesaplama yapılmamış, Mahkemece de rapordaki bu rakam sözleşme bedeline oranlanmak suretiyle bir değerlendirme yapılması yoluna gidilmiş olup, bu yol ve yöntem fiziki oran yöntemine uygun bulunmamaktadır.Buna göre, Mahkemece, yukarıda açılandığı şekilde davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği bakiye bir iş bedeli alacağı olup olmadığının mevcut bilirkişiden alınacak bir ek raporla "fiziki oran yöntemine göre" belirlenmesi, alınacak raporda, taraf vekillerinin yargılama aşamasında sundukları dilekçelerinde ileri sürdükleri ayrıntılı ve teknik itirazların da denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmesi, kök raporda belirlenen sözleşmeye aykırılıkların eksik iş, açık veya gizli ayıp olarak ayrı ayrı nitelendirilmesi ve neticesine göre, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına ilişkin itirazı da değerlendirilerek, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir uygulamaya gidilmeksizin eksik tahkikatla yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur." şeklinde karar verilmiştir.İstinaf kaldırma ilamı sonrasında dosyanın mevcut makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek; davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği bakiye bir iş bedeli alacağı olup olmadığının "fiziki oran yöntemine göre" belirlenmesi ve kök raporda belirlenen sözleşmeye aykırılıkların eksik iş, açık veya gizli ayıp olarak ayrı ayrı nitelendirilmesi, taraf vekillerinin yargılama aşamasında sundukları dilekçelerinde ileri sürdükleri ayrıntılı ve teknik itirazların da denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmesiyle istinaf kaldırma ilamındaki eksiklikleri gideren ek rapor tanzim edilmesinin istenildiği, bilirkişi ek raporunda eksik ve ayıplı işleri ayrı ayrı açıkladığı, yapılan imalatta 4.500 TL eksik iş ve 8.000 TL ayıplı iş bedeli bulunduğu, ayıpların gizli ayıp olduğu, fiziki oran yöntemine göre %75 oranında işin tamamlandığı bildirilmiştir.Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin bedeli 50.000 TL +KDV olmak üzere 59.000 TL olup, tamamlanma oranı uygulandığında hak edilen iş bedeli 59.000 TL *%75 = 44.250,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı yüklenici vekilince süresinde sunulan cevaba cevap dilekçesinde, davalı iş sahibinin ileri sürdüğü ayıplara ilişkin süresi içerisinde bir ayıp ihbarında bulunulmadığı itirazı bakımından yapılan değerlendirmede davalı tanıkları dinlenmiş olup, teknik incelemede gizli ayıp olduğu tespit edilen ayıplar bakımından süresinde davacıya yana bildirim yapıldığı sonucuna varılmıştır.Davalı yanca 42.500 TL ödeme yapılmış olup, yapılan ödemenin hak edilen imalat bedelinden mahsup edilmesiyle davacının bakiye alacağının 1.750,00 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulü ile alacağın varlığı ve miktarı yargılama gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebi bakımından ispat yükü davalı tarafta olup, ispat yükü yerine getirilemediği ve yasal şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından------------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.750,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz İŞLETİLMESİNE, 3-Alacağın varlığı ve miktarı yargılama gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 199,28 TL, harcın mahsubu ile bakiye 532,72 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 6-Davacı tarafından yatırılan 199,28 TL peşin harç ve 35,90 başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 1.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 14.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafından yapılan 162,10 istinaf başvuru harcı, 3.600,00 TL bilirkişi ücreti ve 700,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.462,10 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 473,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 10-Davalı tarafından yapılan toplam 314.00 keşif harcı, 650.00 TL bilirkişi ücreti, 1.036,80 TL keşif masrafı/ posta gideri olmak üzere 2.000,80 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 1.789,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa iadesine, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/544, K. 2026/290, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-544-e-2026-290-k-7a60f1498136