İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/602 E. 2026/217 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/602
- Karar No
- 2026/217
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/602 Esas KARAR NO :2026/217
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/09/2014 KARAR TARİHİ:31/03/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin "... ..." nın yapımını yüklenici olarak üstlendiğini, müvekkili şirket ile de mekanik tesisatın yapılması için 09/01/2009, 03/05/2010, 30/06/2011 tarihli "işçilik ve malzeme alım sözleşmeleri" imzalandığını, sözleşmelere göre müvekkilinin ... ... ... Toplu Konutlarının ..., Çarşı ve Sosyal Tesisler inşaatını "09/01/2009- 105 ve 150 metre kare A4, A5, A6, A7 Blokların tüm mekanik tesisat işlerini", "03/05/2010-A Blok otoparklarının tüm mekanik tesisat işlerini" ve "30/06/2011 -Sosyal Tesisin tüm mekanik tesisat işlerini" yapacağını, ayrıca sözleşmelerdeki hüküm gereği davacı (Taşeron) ve ekibinin hatalarından kaynaklanan ve davalı işveren şirketin tespit ettiği noksan ve kusurlu işlerin hiçbir ek ücret talep edilmeksizin talep edilebileceğini, müvekkilinin 09/01/2009 tarihli sözleşme gereği 105 ve 150 metre kare A4, A5, A6, A7 Blokların tüm mekanik tesisat işlerinin yapımını süresinde başladığını, ancak doğal gaz tesisatını imalatı için çizilen proje ... a verilerek onaylandıktan sonra ... Mekanik kontrol şefinin onaylanan projeyi kabul etmemesi üzerine imalatın durduğunu, bu hususta davacı tarafından davalıya 02/10/2010 tarihinde gönderilen faks ile bildirim yapıldığını ve ... mekanik şefi tarafından yapılan imalatın kabul edilmemesi dolayısıyla imalatların gecikeceği ve işin bitim tarihine yetiştirilemediği takdirde sorumluluk kabul edilmeyeceğinin ihtar edildiğini, işin konusu konutlarda A4, A5, A6, A7 Blokların davacı şirketin sorumluluğunda olup, bu sorumluluk kapsamında tesisattan kaynaklanan ve tespit edilen arızaların giderilmesinin, daire sakinleri konutlarda ikamet etmeye başlamadan önce tespit edilen arızaların davalı şirket yetkilileri tarafından doğrudan davacı şirkete iletildiğini, davacı şirketçe de gerekli onarımların ücretsiz olarak yapıldığını, daire sakinleri konutlarda ikamet etmeye başladıktan sonra ise herhangi bir arıza halinde daire sakini tarafından bina yönetimi ve ... yetkilisinin görevli olduğu ofise bildirim yapıldığını, bu ofisten davacı şirkete gelen bildirim doğrultusunda arızaların tamir edildiğini, bugüne kadar davacıya bildirilen tüm hatalı işlerin tamirini ücretsiz olarak derhal yapıldığını, bu uygulamaların tamamını iş emirleri ile sabit olduğunu ve iş formlarını dosyaya sunduklarını, davacının edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalı tarafından hak ediş alacaklarının ödenmediğini ve teminatın da çözülmediğini, akabinde davalı tarafından 27/04/2012 tarihli .... Noterliğinin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacıya ".... Yapılan konutların kullanılmaya başlanması ile birlikte bir çok kusurlu imalatın ortaya çıkmaya başladığından ve kusurlu işlerin bedelsiz olarak tamamlanması gerektiğinden 3 gün içinde hatalı imalatların düzeltilmesi için çalışmaya başlanması, aksi halde bu işlerin başka bir firmaya yaptırılarak davacıya fatura edileceği ve teminattan mahsup edileceğinin" ihtar edildiğini, oysa kendilerine bildirilen tüm hatalı işlerin tamirinin derhal yapıldığını, ancak bazı daire sakinlerinin alt kattaki sızıntı beni ilgilendirmez diyerek tamirata müsaade etmediklerini, bu gibi durumlarda bina yönetiminin müdahalesinin gerektiğini, birkaç münferit olay dışında talep edilen ve tamiratı yapılmayan hiçbir tesisatın olmadığını, buna rağmen imalatın başka firmalara yaptırılmasının ve/veya teminatın haksız olarak yapılacak mahsupların kabul edilemeyeceğinin davalı tarafa bildirildiğini, akabinde de 153.717,61 TL alacağın tahsil edilememesi dolasıyla .... İcra Müd nün 2013/... E sayılı dosyasıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe "hatalı imalatların düzeltilmemesi" gerekçesiyle itiraz etmesi sonucunda takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile birlikte icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında "03/05/2010-A Blok otoparklarının tüm mekanik tesisat işlerini" yapılması konulu, "30/09/2011 -Sosyal Tesisin tüm mekanik tesisat işlerini" yapılması konulu, "09/01/2009- 105 ve 150 metre kare A4,A5,A6,A7 Blokların tüm mekanik tesisat işlerini" yapılması konulu "işçilik ve malzeme alım sözleşmesi " imzalandığını, öncelikle davacı tarafın alacak iddiasına konu ettiği meblağın muaccel bir alacak olmadığını, 09/01/2009 tarihli sözleşmenin 12.maddesi uyarınca "....hakedişlerden geçici kabul eksikliklerini tamamlayana kadar %6 nakit teminat kesintisi yapılacaktır. Geçici kabul eksiklikleri tamamlanınca %3 ü kesin kabulden sonrada %3 ü iade edilecektir" hükmünün bulunduğunu, henüz geçici kabul eksikliklerinin tamamlanmadığını, bu nedenle davacının %6 teminatını tutulması gerekirken müvekkili şirketçe 97.518,09 TL teminat tutulduğunu, bu bedelin teminatın %3üne denk geldiğini, bu paranın kesin kabul yapılmadığından teminat olarak tutulabileceğini, kesin kabul işleminin yapılıp yapılmadığının asıl işveren ... tan sorulabileceğini, diğer taraftan davacı ile imzalanan 2 adet sözleşme olduğunu, bu iki sözleşmenin de 12.maddelerinde davacı hak edişlerinden ne kadar teminat tutulacağının açıkça ifade edildiğini bu işlerden dolayı davacı hak edişlerinden 30.706,62 TL teminat kesintisi yapıldığını, bu teminatların da sözleşme gereği kesin kabulden sonra muaccel olacağını, müvekkili şirketin de asıl işveren ... a teminat verdiğini, davacı gibi bazı taşeronların eksik ve kusurlu işleri nedeniyle hala kesin kabulün yapılamadığını ve kendi verdiği teminatların da çözülemediğini, davacının cari hesaplarında teminat haricinde 17.190,23 TL + 8.301,74 TL alacak göründüğünü, bu alacakların da, teminatların davacının kusurlu imalatlarını karşılamama ihtimaline binaen tutulduğunu, bu meblağı davacıya ödemezlik def i olarak öne sürdüklerini, ayıp ve kusurların 27/04/2012 tarihli ihtarname ile davacı tarafa bildirildiğini, ancak davacı tarafın itiraz ettiğini ve icra takibine başladığını, ayıp ve kusurları gidermeden işbu davayı açtığını, davacı tarafın ayıp ve kusurlu imalatları tamir ettiğini iddia etmiş ise de bunların yalnızca bir kısımını tamir ettiğini, bir kısım ayıp ve kusurların müvekkili şirketin istihdam ettiği personel tarafından giderildiğini, buna ilişkin delilleri sunduklarını, 07/03/2013 tarihli yazı ile site yönetiminin davacıya havuz ısıtma sisteminin arızalı olduğunu, tesis yangın söndürme sisteminin çalışmadığını bildirdiklerini, bu arızaların davacı tarafından giderilmediğini, davacının yalnızca 2012 yılının Ocak ayı sonuna kadar tamiratları yaptığını, daha sonra tamirat yapmadığını, daha sonra müvekkili şirket elemanlarınca, dosyaya sunulan tutanaklarda da görüleceği gibi 200 den fazla tamirat işini yaptıklarını, taraflar arasında imalanan sözleşmenin 11. Maddesinin e bendinde kusurlu imalatların ücret talep etmeden düzeltileceği ve r bendinde imalatta kusur tespit edildiği vakit bu kusurlar giderilmedikçe teminatı kendisine iade edilmez, içerideki teminatı karşılığında başka taşerona yaptırılır hükmünün bulunduğunu, delil listesi eklerinde asıl işveren ... tarafından hazırlanmış mekanik tesisat eksik ve kusurlar listesinin bulunduğunu, bu listede şimdiye kadar yapılan tamiratların dışında daha ne kadar harcama yapılması gerektiğinin belirtildiğini, tüm bu nedenle müvekkilince yaptırılarak taşeron olan davacıya rücu edilmesinin normal olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce yapılan kontrolde işbu davanın davacı vekili tarafından 20/11/2013 tarihinde açılmakla ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/... Esasına kaydının yapılmış olduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin kapatılması üzerine dosyanın Mahkememizin 2014/... Esasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair 20.06.2017 tarihinde verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2018/139 Esas, 2019/1329 Karar Sayılı, 31.10.2019 tarihli ilamı ile mahkememizin kararı kaldırılmakla dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı teminat kesintisi iadesi ve bakiye cari hesap alacağının tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davalının asıl yüklenici olarak yapımını üstlenmiş olduğu "... ... ... ... ..."nın mekanik işlerinin yapımı konusunda davacı ile arasında 3 ayrı yazılı eser sözleşmesi akdedilmesi üzerine davacının alt yüklenici sıfatını kazandığı, davacının üstlenmiş olduğu edimler akabinde davalının yapmış olduğu 128.224,71 TL tutarındaki teminat kesintilerinin iadesi ve 25.491,97 TL bakiye cari hesap alacağının tahsili istemiyle davacı tarafından davalı asıl yüklenici aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı dosyasından toplam 153.717,00 TL'nin tahsili istemiyle başlatılmış olan icra takibinin davalının itirazı üzerine durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Taraflar arasında akdedilmiş olan ve işbu uyuşmazlığın temelini teşkil eden sözleşmeler eser sözleşmeleri olup uyuşmazlığın çözümünde TBK'nın eser sözleşmelerine ilişkin hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Bu kapsamda genel olarak açıklama yapılması gerektiğinden; Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Somut olayda uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 474-478. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir. Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık veya gizli olabileceği gibi maddî veya hukukî ayıp şeklinde de olabilir. Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır. Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır. Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmesi ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. Gerek TBK’da gerekse mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda (BK) iş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup, işin niteliği ve olayın özelliğine, imal edilen eserin büyüklüğü ve genişliğine göre süreler farklı olacak ve işin uzmanı bilirkişiler tarafından belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi veya ayıbın belirlenmesini iş sahibi bizzat yapabileceği gibi, TBK’nın 474/2. maddesine göre mahkeme aracılığıyla bilirkişi raporu ile de tespit ettirmesi mümkündür. Açık ayıpta iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmezse, TBK’nın 477/2. maddesine göre eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur. Gizli ayıplarla ilgili TBK’nın 474/1. maddesindeki makul sürede muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin düzenleme mevcut değildir. Ancak TBK’nın 477/3. maddesinde, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması hâlinde, iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilerek gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etmek yükümlülüğü getirilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nda eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye bildirim şeklinin nasıl olacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde, aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dâhi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir. Ayıp hâlinde iş sahibinin hakları TBK’nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. İş sahibi bu seçimlik haklarının yanında ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de isteyebilir. Başka bir anlatımla iş sahibi tazminat hakkı ile seçimlik haklarını birlikte kullanabilir. Tazminatın istenebilmesi için de, ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması ve ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması gerekir (Hukuk Genel Kurulunun 04.11.2021 tarihli ve 2018/(15)6-1102 E., 2021/1337 K. sayılı kararı). Yapılan bu genel açıklama akabinde somut uyuşmazlık konusu incelendiğinde işin niteliği gereği yargılama esnasında işbu dosyada keşif yapılarak raporlar alınmış ise de kaldırma ilamı akabinde tarafların raporlara karşı sunmuş oldukları itirazları ve beyanları da dikkate alınarak işin tamamlanma süresinin üzerinden geçen zaman dikkate alındığında keşif yapılması halinde eksik ve ayıp iddialarının tespit edilemeyecek olduğu hususu da nazara alınarak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi heyetinin kendi içerisinde muhalefetlerinin olduğu da görülmekle tüm dosya nezdinden kaldırma öncesi ve sonrasında alınan raporları karşılaştırarak incelenmesi için işbu kez yeni bir rapor alınması gerekmiştir. Bu kapsamda son alınan kök ve ek raporda özetle; Davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarı ile davalıdan 153.717,61 TL alacaklı olduğu tespit edildi. 2009-2013 tarihleri arasında davacının düzenlediği faturaları, davacıya yapmış olduğu ödemeleri teminat kesintilerini, gününde ilgili yevmiye maddeleri ile yevmiye defterine kaydettiği, 2012 yılı sonu - takip tarihi itibarı ile davacıya 153.717,51 TL borcu olduğu, 2012-2023 tarihleri arası ... hesaplarda herhangi bir hesap hareketi olmadığı, 153.717,51 TL davalı borcunun devam ettiği, Davacı ile davalı ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda “2009-2013 tarihleri arasında davacının davalıya düzenlediği faturaların ve davalının yapmış olduğu ödemelerin karşılıklı olarak ticari defter kayıtlarına işlendiği, dolayısı ile davacı tarafından davalı aleyhine düzenlenen faturaların her iki tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı tespit edildi, Somut ihtilafta 31.12.2010 tarihli geçici kabul tutanağı, 14.05.2010 tarihli ek protokol, 31.03.2011 tarihli geçici kabul tutanağı, 01.11.2011 tarihli davalı tarafından imzalı A4..AT Bloklara ait Geçici kabul eksiklerin giderildiğini belirten tutanak, 09.01.2009 (04.02.2009) tarihli A4, A5,A6 ve A7 Blokların mekanik işlerin bittiğine dair tutanak, 03.05.2010 tarihli A Blok otopark mekanik işlerine ait geçici kabul tutanağı, 30.06.2011 tarihli Sosyal tesis mekanik işlerine ait 23.06.2012 tarihli teslim tutanağı olduğunun anlaşıldığı, Dosyaya mübrez ihtarnamenin 27.04.2012 tarihli olduğu nazara alındığında konutların kullanılmaya başlaması ile kusurların ortaya çıkması daha sonrasında 27.04.2012'de ihtarname keşide edilmesi arasındaki sürenin uygun süre olduğu kanaatine varılırsa ayıp ihbarı olduğunun ifade edilebileceği, nitekim kök raporda birtakım ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu, hemen fark edilemeyeceği nazara alındığında ayıp ihbarı için uygun süreden bahsedilebilecekse de kök raporda açık ayıp olarak nitelendirilen; A4-A5-A6-A7 blok kırık doğalgaz kutularının değiştirilmesi ve kutu içindeki doğalgaz borularının boyanması 4x600=2400 TL A1-A10 blokların ısıtma hattı kaçaklarının tadilatından sonra izolasyonlara verilen deformasyonların onarımı (toplam bedel 6.000TL, A4-A5-A6-A7 bloklara ait bedel) 0,4x6000=2400 TL Ayıplar bakımından uygun süre içerisinde ayıp ihbarının yapılmadığının düşünüldüğü, zira, 01.11.2011 tarihli davalı tarafından imzalı A4..A7 Bloklara ait Geçici kabul eksiklerin giderildiğini belirten tutanak olduğunun görüldüğü, ayıp ihbarının tarihinin ise 27.04.2012 olduğu, Davacı ile davalı ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda “2009-2013 tarihleri arasında davacının davalıya düzenlediği faturaların ve davalının yapmış olduğu ödemelerin karşılıklı olarak ticari defter kayıtlarına işlendiği, dolayısı ile davacı tarafından davalı aleyhine düzenlenen faturaların her iki tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığının tespit edildiği, Kesinti yolu ile tutulan tazminat tutarı olan 128.225,54 TL'nin cari hesap bakiyesi olan 153.717,51 TL'nin içinde olduğu (30.706,62 TL * 97.518,92 TL) davacının kesin kabul yapılmış kabul ederek tamamı üzerinden alacak talebinde bulunduğu, dolayısı ile eksik ve ayıplı işlerin tespiti ile bulunacak bedelin cari hesap alacağından mahsubu sonucunda borç- alacak tutarının saptanabileceği, Davacı ile davalı ticari defterlerine göre cari hesap açısından mutabık oldukları; davacının davalıdan 153.717,51 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Her ne kadar alınan kök ve ek raporlara taraflarca itiraz dilekçeleri sunulmuş ise de yargılamanın gelmiş olduğu aşama dikkate alındığında dosyaya celp edilebilecek başkaca herhangi bir delilin kalmadığı görülmekle tarafların rapora karşı itirazları hukuki nitelendirme kapsamında mahkememizce değerlendirileceğinden yeniden ek rapor alınması yoluna gidilmemiş, hukuki nitelendirmenin hakime ait olması sebebiyle aşağıda detaylı şekilde açıklanacağı üzere tarafların aralarında akdetmiş oldukları sözleşmeler ve dosya kapsamında bulunan tüm deliller bir bütün olarak incelenmek suretiyle uyuşmazlığın çözümüne gidilmiştir. Taraflar arasında akdedilmiş olan 09/01/2009 Tarihli 105 ve 150 metre kare A4, A5, A6, A7 Blokların tüm mekanik tesisat işlerinin yapımına yönelik eser sözleşmesi kapsamında inceleme yapıldığında; -Sözleşmenin Taşeronun sorumlulukları başlığını taşıyan 11. Bendinin r fıkrasında "İş bitiminde yapılan imalatta kusur tespit edildiği vakit bu kusurlar giderilmedikçe taşeronun teminatı kendisine iade edilmez, verilen süre içerisinde kusurlar giderilmezse içerideki teminatı karşılığında iş başka taşerona yaptırılır." -Sözleşmenin diğer Şartlar başlığını taşıyan 12. Bendinde "Hakedişlerden geçici kabul eksikliklerini tamamlayana kadar %6 nakit teminat kesintisi yapılacaktır. Geçici kabul eksiklikleri tamamlanınca %3'ü kesin kabulden sonra %3'ü ide edilecektir." düzenlemelerinin bulunduğu, -Sözleşme bedelinin Sözleşmenin 6. Maddesinde İşin Bedeli başlığı altında 1.601.600,00 TL + KDV olarak belirlenmiş olduğu ve keşif bedelinin ise 1.625.301,50-TL+ KDV olarak belirlenmiş olduğu, -Keşif bedeli üzerinden %6 teminat kesintisi yapıldığında bu sözleşmenin kesilen teminat tutarının 1.625.301,50x6/100= 97.518,09-TL olduğu ve bu miktarın davalı tarafından teminat kesintisi olarak uhdelerinde bulunduğu noktasında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın söz konusu teminat kesintisine yönelik iade şartlarının oluşup oluşmadığına yönelik olduğu, -Dosyaya ibraz edilmiş olan 01.11.2011 tarihli el yazısı ile düzenlenen Tutanakta "... ... Konutları A4, A5, A6, A7 Bloklardaki tüm geçici kabul eksiklikleri MTT ŞTİ. Tarafından bugün itibari ile tamamlanmıştır." şeklinde belirtilerek davalı Biat İnşaat tarafından imzalandığı, -31.03.2011 Tarihli "Geçici Kabul Tutanağı"nda işbu sözleşmeye ilişkin olarak "1-Yapılan işin sözleşme, şartname ve projesine uygun olarak yapıldığı ve geçici kabulün yapılmasına engel olabilecek herhangi bir eksiklik, kusur ve arızanın bulunmadığı anlaşılmıştır. 2-Sonuç olarak geçici kabul yönünden incelenmesi görevi heyetimize verilen bu işin yukarıda belirtilen kayıtlara ve 31.03.2011 Tarihinde itibar edilmek üzere geçici kabulün yapılması heyetimizce uygun görülmüş ve işbu geçici kabul tutanağı tarafımızdan iki nüsha olarak tanzim ve imza edilmiştir." şeklinde tutanak tutularak davalı şirket tarafından kaşe basılıp imzalandığı, onay verildiği, -Dinlenen tanık beyanlarına göre, davacı yüklenicin Mart 2012 sonuna değin iş yerinde eleman bulundurduğunun beyan edilmesi, davacı şirketin 31.01.2012 tarihinde işten fiilen ayrıldığı ve ancak eksik ve ayıpların Mart 2012 tarihine kadar giderilmeye devam edildiğinin anlaşılmış olması karşısında söz konusu davalı tarafından tutulmuş ve imzalanmış olan tutanaklar uyarınca davacı tarafından geçici kabul eksikliklerinin giderilmiş olduğu işbu sözleşmeden kaynaklı olarak Geçici kabul eksiklikleri tamamlanınca %3'ü iade edilecektir şeklindeki kararlaştırma kapsamında davalı uhdesinde bulunan 97.518,09-TL teminat kesintisinin yarısının yani 48.759,04 TL'nin iade edilmesinin koşullarının oluşmuş olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında akdedilmiş olan 03/05/2010 Tarihli -A Blok otoparklarının tüm mekanik tesisat işlerinin yapımına yönelik eser sözleşmesi kapsamında inceleme yapıldığında; -Sözleşmenin Taşeronun sorumlulukları başlığını taşıyan 11. Bendinin r fıkrasında "İş bitiminde yapılan imalatta kusur tespit edildiği vakit bu kusurlar giderilmedikçe taşeronun teminatı kendisine iade edilmez, verilen süre içerisinde kusurlar giderilmezse içerideki teminatı karşılığında iş başka taşerona yaptırılır." -Sözleşmenin diğer Şartlar başlığını taşıyan 12. Bendinde "Hakedişlerden geçici kabul eksikliklerini tamamlayana kadar %4 nakit teminat kesintisi yapılacaktır. Geçici kabul eksiklikleri tamamlanınca %2'si kesin kabulden sonra %2'si ide edilecektir." düzenlemelerinin bulunduğu, -Sözleşme bedelinin Sözleşmenin 6. Maddesinde İşin Bedeli başlığı altında 489.942,00 TL + KDV olarak belirlenmiş olduğu ve keşif bedelinin ise 511.777,15 TL olarak belirlenmiş olduğu, -Taraflar arasındaki sözleşme ve diğer sözleşmenin uygulanması kapsamında belirlenen keşif bedeli üzerinden teminat kesintisinin yapılmış olduğu anlaşıldığından bu doğrultuda yapılan hesaplama uyarınca 511.777,15 TL'nin %4'ünün 20.471,08 TL olduğu ve davalı tarafından bu miktar üzerinden teminat kesintisi yapılması gerektiği halde taraflar arasında akdedilmiş olan işbu otoparka ilişkin sözleşme ve 30/06/2011 Tarihli Sosyal Tesisin tüm mekanik tesisat işlerinin yapımına dair sözleşme uyarınca ayrı ayrı ne kadar kesinti yapıldığına dair detaylı açıklama yapılamadığı, her iki sözleşme bakımından davalının uhdesinde bulunan toplam teminat miktarının 30.706,62 TL olduğunun beyan edilmiş olması sebebiyle anılan sözleşme ile işbu sözleşmenin birlikte incelenmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda her iki sözleşme bakımından birlikte değerlendirme yapılmıştır. -31.12.2010 Tarihli "Geçici Kabul Tutanağı"nda işbu sözleşmeye ilişkin olarak "1-Yapılan işin sözleşme, şartname ve projesine uygun olarak yapıldığı ve geçici kabulün yapılmasına engel olabilecek herhangi bir eksiklik, kusur ve arızanın bulunmadığı anlaşılmıştır. 2-Sonuç olarak geçici kabul yönünden incelenmesi görevi heyetimize verilen bu işin yukarıda belirtilen kayıtlara ve 31.12.2010 Tarihinde itibar edilmek üzere geçici kabulün yapılması heyetimizce uygun görülmüş ve işbu geçici kabul tutanağı tarafımızdan iki nüsha olarak tanzim ve imza edilmiştir." şeklinde tutanak tutularak davalı şirket tarafından kaşe basılıp imzalandığı, onay verildiği görülmüştür. Taraflar arasında akdedilmiş olan 30/06/2011 Tarihli Sosyal Tesisin tüm mekanik tesisat işlerinin yapımına yönelik eser sözleşmesi kapsamında inceleme yapıldığında; -Sözleşmenin Taşeronun sorumlulukları başlığını taşıyan 11. Bendinin r fıkrasında "İş bitiminde yapılan imalatta kusur tespit edildiği vakit bu kusurlar giderilmedikçe taşeronun teminatı kendisine iade edilmez, verilen süre içerisinde kusurlar giderilmezse içerideki teminatı karşılığında iş başka taşerona yaptırılır." -Sözleşmenin diğer Şartlar başlığını taşıyan 12. Bendinde "Hakedişlerden geçici kabul eksikliklerini tamamlayana kadar %6 nakit teminat kesintisi yapılacaktır. Geçici kabul eksiklikleri tamamlanınca %3'ü kesin kabulden sonra %3'ü ide edilecektir." düzenlemelerinin bulunduğu, -Sözleşme bedelinin Sözleşmenin 6. Maddesinde İşin Bedeli başlığı altında ekli keşif listesinde görüldüğü gibi 353.775,28 TL olarak belirlenmiş olduğu, -Taraflar arasındaki sözleşme ve diğer sözleşmenin uygulanması kapsamında belirlenen keşif bedeli üzerinden teminat kesintisinin yapılmış olduğu anlaşıldığından bu doğrultuda yapılan hesaplama uyarınca 353.775,28 TL'nin %6'sının 21.226,52 TL olduğu ve davalı tarafından bu miktar üzerinden teminat kesintisi yapılması gerektiği, =Taraflar arasında akdedilmiş olan 03/05/2010 Tarihli A Blok otoparklarının tüm mekanik tesisat işlerinin yapımına yönelik sözleşme ve 30/06/2011 Tarihli Sosyal Tesisin tüm mekanik tesisat işlerinin yapımına yönelik sözleşme kapsamında bir bütün olarak toplam 30.706,62 TL teminat kesintisinin davalının uhdesinde tutulmuş olduğunun beyan edilmesi karşısında yukarıda yapılan hesaplama uyarınca işbu iki sözleşmeden kaynaklı olarak toplam yapılması gereken teminat kesintisinin (20.471,08 TL + 21.226,52 TL) 41.679,60 TL olması gerektiği halde davalının uhdesinde bulunan kesinti miktarı kontrol edildiğinde 30.706,62 TL bulunduğu ve geçici kabule ilişkin her bir sözleşme bakımından yarı oranında iade ihtimallerine binaen ayrı ayrı yapılan hesaplama uyarınca tutulan teminatın bu miktarı karşılamadığı, davalının uhdesinde bulundurduğu bu bedelin 03/05/2010 Tarihli -A Blok otoparklarının tüm mekanik tesisat işlerinin yapımına yönelik sözleşme bedeli olan (keşfen belirlenen ve diğer sözleşme uyarınca taraflar arasında teamül kapsamında keşif bedeli üzerinden hesaplama yapıldığı da dikkate alındığında) 511.777,15 TL'nin %6'sına tekabül etmiş olduğu hususunda davacı tarafça her ne kadar beyan dilekçesi sunulmuş ise de davalının söz konusu teminatların her iki sözleşme için birlikte yapıldığına dair beyanına ağırlık verilmiş olup bu kapsamda ve sözleşme hükümleri ve sözleşme tarihleri dikkate alındığında eski tarihli olan otoparka ait sözleşme uyarınca tam teminat kesintisi yapıldığı kabul edilmiş, otopark yapımına ilişkin sözleşme kapsamında sözleşme bedeli olan 511.777,15 TL'nin %4'ünün 20.471,08 TL olduğu, bu miktarın otopark sözleşmesi kapsamında davalının uhdesinde kaldığı, bakiye kalan (30.706,62 TL - 20.471,08 TL=) 10.235,54 TL'nin ise sosyal tesis sözleşmesi kapsamında davalının uhdesinde bulunduğu kabul edilmiş olup (sosyal tesis sözleşmesinin bedeli olan 353.775,28 TL'nin %6'sının 21.226,52 TL, bu bedelin yarısının ise 10.613,26 TL olduğu hususu da dikkate alındığında) davalı tarafça sosyal tesis sözleşmesinin teminat kesintisinin yaklaşık olarak yarısının uhdesinde bulunduğu anlaşıldığından bu sosyal tesise ilişkin geçici kabul yapıldığının zımni olarak kabul edildiği kanaatine varılmıştır. -Dinlenen tanık beyanlarına göre, davacı yüklenicin Mart 2012 sonuna değin iş yerinde eleman bulundurduğunun beyan edilmesi, davacı şirketin 31.01.2012 tarihinde işten fiilen ayrıldığı ve ancak eksik ve ayıpların Mart 2012 tarihine kadar giderilmeye devam edildiğinin anlaşılmış olması karşısında söz konusu davalı tarafından tutulmuş ve imzalanmış olan tutanaklar uyarınca davacı tarafından geçici kabul eksikliklerinin giderilmiş olduğu; yukarıda detaylı olarak açıklanmış olduğu üzere davalının uhdesinde sosyal tesis sözleşmesi kapsamında geçici kabule kadar tutulması gereken bir teminat bulunmadığından bu sözleşme bakımından kesin kabul şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerekmiş; davalının uhdesinde otopark sözleşmesine ilişkin tutulan tam teminat kapsamında 31.12.2010 tarihi itibari ile tutulmuş olan geçici kabul tutanağı uyarınca 20.471,08 TL'nin yarısı olan 10.235,54 TL teminatın iadesinin koşullarının oluştuğu, sosyal tesise ilişkin ise davalının uhdesinde geçici kabule ilişkin bir teminat kesintisinin bulunmadığı, yalnızca kesin kabul aşamasına ilişkin tutulan yarı oranında teminat kesintisinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davalının uhdesinde bulunan teminat kesintilerinin sözleşme kapsamında bir kısmının kesin kabulden sonra iade edilmesi gerektiğinin taraflarca kararlaştırılmış olması sebebiyle somut olayda davalıda bulunan A Bloklara ilişkin 09.01.2009 tarihli sözleşme uyarınca tutulan 48.759,04 TL + Otoparka ilişkin 03.05.2010 Tarihli sözleşme uyarınca tutulan 10.235,54 TL + Sosyal Tesise ilişkin 30.06.2011 Tarihli sözleşme uyarınca tutulan 10.235,54 TL toplamı olan 69.230,12 TL'nin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti bakımından öncelikle kesin kabulün yapılıp yapılmadığı, yapılmamış ise yapılmamasının sebebinin ne olduğu, kusurun kimden kaynaklandığı, ayıp iddialarının incelenmesi gerekmekte olup bu kapsamda yapılan incelemede; Dosya arasına celp edilmiş olan ... kayıtları incelendiğinde; her ne kadar müzekkere üst yazısında "... 2. Konutları A Blok, A blok Otopark ve A Blok Sosyal Tesisin Kesin Kabul İşlemleri tamamlanmış olup (kesin kabul tarihlerini de içeren) kesin kabul tutanakları ekte sunulmuştur." denilmiş ise de ekinde ibraz edilen tutanaklar incelendiğinde söz konusu tutanakların KISMİ KESİN KABUL tutanağı olduğu; nitekim 28.03.2017 tarihli müzekkere cevabında da söz konusu işe ait Kesin Kabul Tutanaklarının değil Kısmi Kesin Kabul Tutanaklarının mevcut olduğunun beyan edilmiş olduğu anlaşılmış olup ekinde gönderilmiş olan geçici ve kısmi kesin kabule ilişkin tutulan tutanaklar uyarınca; -28.02.2011 Tarihli kısmi geçici kabul tutanağında işin "Ana Sözleşme Kapsamı için olan A- B- C Tipi Bloklar ile Bu Bloklara Ait Otopark Dahil Altyapı ve Çevre Düzenleme İşleri olarak belirtildiği ve yerinde yapılan inceleme akabinde "Yapılan işin sözleşme, şartname ve projelerine uygun olduğu, kesin kabule engel olabilecek eksik ve kusurların bulunmadığı görülmüş olup yapılan tespitlerde 33 sayfa eksik ve kusurlu işler listesi düzenlenmiştir. ... (mekanik tesisat eksik ve kusurları 2 sayfa) ... Çıkan eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için müteahhit firmaya 28.02.2011 tarihine kadar 70 takvim günü süre verilmesi uygun görülmüştür. SONUÇ: Kısmi Geçici Kabul bakımından incelenmesi heyetimize verilen bu işin yukarıda yazılı kayıtlara ve 16.08.2010 gününden itibar edilmek üzere Kısmi Geçci Kabulünün Yapılması heyetimizce uygun görülmüş ve Genel Müdürlüğün onayına sunulmak üzere işbu Kısmi Geçici Kabul Tutanağı 3 nüsha olarak düzenlenmiştir. 28.02.2011" şeklinde tutanak tutulmuş olduğu, aynı zamanda tutanağın alt kısmında "KISMİ GEÇİCİ KABUL HEYETİ TARAFINDAN TESPİT EDİLEN EKSİK VE KUSURLAR MÜTEAHHİT TARAFINDAN VERİLEN SÜRE İÇERİSİNDE TAMAMLANMIŞTIR." Şerhinin yazılmış olduğu, -14.05.2012 Tarihli kısmi geçici kabul tutanağında işin Ana Sözleşme Kapsamı içinde olan Çarşı ve Sosyal Tesis İnşaatlarının Kat Karşılığı - Hasılat Paylaşımı Usulü ile yapılması işi" olarak belirtildiği ve yerinde yapılan inceleme akabinde "Yapılan işin sözleşme, şartname ve projelerine uygun olduğu, kesin kabule engel olabilecek eksik ve kusurların olmadığı Müteahhidin sözleşme konusu işinden dolayı 2286 sayılı kanunun ilgili maddeleri saklı kalmak kaydıyla kesin kabulün tekamül etmesi heyetimizce uygun görülmüştür. SONUÇ: Kısmi Geçici Kabul bakımından incelenmesi heyetimize verilen bu işin yukarıda yazılı kayıtlara ve 02.05.2012 gününden itibar edilmek üzere Kısmi Geçci Kabulünün Yapılması heyetimizce uygun görülmüş ve Genel Müdürlüğün onayına sunulmak üzere işbu Kısmi Geçici Kabul Tutanağı 3 nüsha olarak düzenlenmiştir.14.05.2012" şeklinde tutanak tutulmuş olduğu, -21.05.2013 Tarihli kısmi kesin kabul tutanağında işin "Ana Sözleşme Kapsamı için olan A- B- C-D Tipi Bloklar ile Bu Bloklara Ait Otopark Dahil Altyapı ve Çevre Düzenleme İşleri olarak belirtildiği ve yerinde yapılan inceleme akabinde "Yapılan işin sözleşme, şartname ve projelerine uygun olduğu, kesin kabule engel olabilecek eksik ve kusurların bulunmadığı görülmüş olup yapılan tespitlerde 32 sayfa eksik ve kusurlu işler listesi düzenlenmiştir. ... (mekanik tesisat eksik ve kusurları 2 sayfa) ... Çıkan eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için müteahhit firmaya 21.05.2013 tarihine kadar 90 takvim günü süre verilmesi uygun görülmüştür. SONUÇ: Kısmi Kesin Kabul bakımından incelenmesi heyetimize verilen bu işin yukarıda yazılı kayıtlara ve 16.08.2011 gününden itibar edilmek üzere Kısmi Kesin Kabulünün Yapılması heyetimizce uygun görülmüş ve Genel Müdürlüğün onayına sunulmak üzere işbu Kısmi Kesin Kabul Tutanağı 3 nüsha olarak düzenlenmiştir. 21.05.2013" şeklinde tutanak tutulmuş olduğu, işbu tutanaktan sonra verilen süre kapsamında kısmi olarak işlerin tamamlanmadığı ve yüklenici olan... şirketinden kesinti yapılması gerektiğine ilişkin ... tarafından 21.05.2013 tarihinde Ana Sözleşme Kapsamı için olan A- B- C Tipi Bloklar ile Bu Bloklara Ait Otopark Dahil Altyapı ve Çevre Düzenleme İşlerine ait olmak kaydıyla tutanak tutulduğu, söz konusu tutanakta Mekanik Tesisatına ilişkin eksik ve kusurların toplamının 268.020,00 TL olarak belirlendiği, söz konusu bedelin 181.890,00 TL'lik kısmının A bloka ilişkin olduğu ve 12 kalem halinde eksikliklerin tek tek belirtildiği, -26.07.2013 Tarihli kısmi kesin kabul tutanağında kısmi kesin kabulü yapılan işin "Ana Sözleşme Kapsamı içinde olan Çarşı ve Sosyal Tesis İnşaatlarının Kat Karşılığı - Hasılat Paylaşımı Usulü ile Altyapı ve Çevre Düzenleme işleri" olarak belirtildiği ve yerinde yapılan inceleme akabinde "Yapılan işin sözleşme, şartname ve projelerine uygun olduğu, kesin kabule engel olabilecek eksik ve kusurların bulunmadığı görülmüş olup fakat 8 sayfa eksik ve kusurlu işler listesi düzenlenmiştir. ... (mekanik tesisat eksik ve kusurları 1 sayfa) ... Çıkan eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için müteahhit firmaya 26.07.2013 tarihine kadar 45 takvim günü süre verilmesi uygun görülmüştür. SONUÇ: Kısmi Kesin Kabul bakımından incelenmesi heyetimize verilen bu işin yukarıda yazılı kayıtlara ve 02.05.2013 gününden itibar edilmek üzere Kısmi Kesin Kabulünün Yapılması heyetimizce uygun görülmüş ve Genel Müdürlüğün onayına sunulmak üzere işbu Kısmi Kesin Kabul Tutanağı 3 nüsha olarak düzenlenmiştir. 26.07.2013" şeklinde tutanak tutulmuş olduğu, işbu tutanaktan sonra verilen süre kapsamında kısmi olarak işlerin tamamlanmadığı ve yüklenici olan... şirketinden kesinti yapılması gerektiğine ilişkin ... tarafından 26.07.2013 tarihinde Ana Sözleşme Kapsamı içinde olan Çarşı ve Sosyal Tesis İnşaatlarının Kat Karşılığı - Hasılat Paylaşımı Usulü ile Altyapı ve Çevre Düzenleme işlerine ait olmak kaydıyla tutanak tutulduğu, söz konusu tutanakta Mekanik Tesisatına ilişkin eksik ve kusurların toplamının 105.900,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Dinlenen tanık beyanları, tutulan tutanaklar, ilgili kaldırma ilamı kapsamında davacı yüklenicinin 31.01.2012 tarihinde işten fiilen ayrıldığı ve ancak eksik ve ayıpların Mart 2012 tarihine kadar giderilmeye devam edildiği, bu tarihten sonra davalı tarafından davacıya davacıya keşide edilmiş olan .... Noterliğinin 27 Nisan 2012 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde "... Yapılan konutların kullanılmaya başlanılması ile birlikte birçok kusurlu imalat ortaya çıkmaya başlamıştır. Daire sahiplerinden sürekli sıhhi tesisat (özellikle banyo ve tuvaletlerde) ve ısıtma tesisatı ile ilgili olarak şikayetler almaktayız. Tesisatlarda patlama ve kaçaklar meydana gelmektedir. Tarafınızla imzalanan "işçilik ve malzeme alım sözleşmesi" taşeronun sorumlulukları başlıklı maddesi uyarınca kusurlu işleri bedelsiz olarak tamamlamanız gerekmektedir. İşbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde hatalı imalatların düzeltilmesi çalışmaya başlanılması aksi halde şirketimiz tarafından bu işlerin başka bir firmaya yaptırılarak bedeli tarafınıza fatura edilmek suretiyle teminatınızdan mahsup edileceği ihtar olunur." şeklinde kusurlu imalatların onarılmasına ilişkin davacıya genel beyanlardan ibaret ihtarat yapıldığı, davacı tarafından ise .... Noterliğinin 03 Mayıs 2012 tarihli ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde kusurlu olan işlerin öncesinde giderildiği, daire sakinlerinden bazılarının izin vermemesi sebebiyle dairelere girilip onarım yapılamadığının davalıya ihtar edilmiş olduğu görülmüş olup davalının ayıp ihbarının usulüne uygun olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapıldığında dosya kapsamında bulunan delillerden dava dışı ... tarafından şikayet formu ile birlikte davacıya yapılan arıza bildirimlerinin davacı tarafından giderildiği ve bu kapsamda davacının işi bırakmasından kısa bir süre önce eksikliğin bulunmadığına ilişkin tutanak tutulmuş olduğu nitekim ... tarafından 14.05.2012 Tarihli (Çarşı ve Sosyal Tesis'e ait olmak üzere düzenlenen) kısmi geçici kabul tutanağında herhangi bir eksikliğin bulunmadığının belirtilmiş olduğu dikkate alındığında davalı tarafından bahsi geçen ayıpların neler olduğuna dair basiretli tacir olarak davacıya tek tek belirtilmek suretiyle onarıma elverişli olabilmesi amacıyla usulüne uygun bir ihtarat yapılmamış olduğu, soyut beyanlardan ibaret şekilde ayıpların olduğunun belirtilmiş olması karşısında davacının bu ayıpları gidermediği savunmasının birbiri ile çelişmekte olduğu, nitekim davalı tarafından söz konusu eksikliklerin dava dışı 3. Firmaya gidertildiği ve bu kapsamda dava dışı firmaya yapılan ödemenin davacının teminatından kesildiği, davalının davacıdan alacaklı olduğu iddiasıyla 26.02.2013 tarihinde başlatılmış olan takibe itiraz edilerek takip durdurulmuş ise de söz konusu takip tarihinden sonraki bir tarihte dava dışı asıl işveren ... tarafından tutulan tek taraflı tutanakta mekanik işler de dahil olmak üzere birden fazla kalemden kaynaklı eksiklikler bulunduğu iddia edilerek kesin kabulün yapılmadığı, yalnızca kısmi kesin kabulün yapıldığı belirtilmiş olup davalı tarafından dava dışı 3. Kişiye davacının ayıplı işlerinin onarımının yaptırıldığının beyan edilmiş olmasına rağmen eksikliklerin halen devam ettiğine ilişkin asıl yüklenicinin tutmuş olduğu tutanağın davalının iddiası ile çeliştiği, davalı tarafından davacının ayıplı imalat hatalarının bulunduğu, söz konusu ayıpların gizli ayıp olduğu ve sonrasında da devam ettiği hususunda (her ne kadar ... tarafından -davacının işin tesliminden çok sonraki bir tarihte- 2013 yılında tek taraflı olarak tutanak tutulmuş ise de söz konusu tutanağın davacıya ihtar edilerek usulüne uygun şekilde gizli ayıpların bulunduğu ve bu ayıpların giderilmesi gerektiğine yönelik davalının herhangi bir ihbar ya da ihtarının da bulunmadığı dikkate alındığında) işin kendisine tesliminden ve ayıplı olduğunu öğrenmesinden itibaren makul sayılabilecek süre içerisinde bir ayıp ihbarının bulunmadığı, usulüne uygun şekilde ihbarda bulunulduğu ve bu ayıpların dava dışı 3.kişiye yaptırıldığının ispat edilememiş olduğu, bu hali ile davalının davacıdan ayıp iddiasından kaynaklı bir alacak isteminde bulunamayacağı kanaatine varılmıştır. Ayıp iddiasının dayanağını teşkil eden tutanaklar incelendiğinde söz konusu tutanakların dava dışı ... şirketi tarafından tek taraflı olarak tutulmuş olması, bunlar yönünden davalının almış olduğu herhangi bir tespit raporunun bulunmamış olması, ayıplı işlerin niteliği ve kimden kaynaklandığı kimin tarafından hangi bedelle giderildiği hususunun usulüne uygun şekilde delillendirilerek davalı tarafından ispatlanamadığı, bu sebeple davalının gidermiş olduğunu iddia ettiği eksikliklere rağmen dava dışı ...'ın kısmi kesin kabul yapmasında gelinen aşama itibari ile davalının kusurunun bulunduğu, celp edilen tüm belgeler uyarınca halen kesin kabul yapıldığında dair bir evrakın bulunmadığı, kesin kabul süresi dolmasına rağmen dava dışı asıl yükleniciden bu hususun talep edildiğinin, eksikliklerin giderildiğinin ispatlanamadığı nazara alındığında kesin kabulün yapılmamış olmasındaki söz konusu kusurun davacıya yüklenemeyeceği, davalının kendi kusurundan ve ihbar külfetini usulüne uygun olarak yerine getirmemiş olmasından kaynaklı olarak davacının kesin kabul şartına bağlı elinde tutmuş olduğu teminat kesintilerini iade etmemesinin haklı bir sebebe dayanmadığı, neticeten davalının davacıya ait uhdesinde tutmuş olduğu bakiye 69.230,12 TL teminat kesintisi tutarı bakımından da iade koşullarının oluştuğu, davalının iddialarını ispatlayamadığı, icra takibine yapmış olduğu itirazında haksız olduğu kanaatine varılmakla tarafların birbiri ile örtüşen defter kayıtları da dikkate alındığında davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun aleyhine inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde; İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 153.717,00 TL 'nin %20'si oranında olan 30.743,40 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile; takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 153.717,00 TL 'nin %20'si oranında olan 30.743,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli olan 10.500,41-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.856,65-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.643,76-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 1.884,70 -TL (başvurma, vekalet harçları, peşin harç) davetiye, posta gideri: 620,00-TL, bilirkişi ücreti: 31.500,00-TL olmak üzere toplam: 34.004,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır