İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/343 E. 2026/220 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/343
Karar No
2026/220
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/343 Esas KARAR NO : 2026/220

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2025 KARAR TARİHİ : 24/03/2026

Mahkememizde görülen Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 31.07.2023 tarihinde ... seri numaralı ... cihazı davalı şirketten satın aldığını, müvekkili şirketin bu cihaz için 32.033,00TL ödediğini, ilgili cihazın müvekkili şirketin yetkilisi ...'ın satın aldığını, ...'in, eşine hediye sebebiyle aldığı cihazı o esnada açıp kontrol etmediğini ancak evde kontrol edildiğinde ürün kasası üzerinde ezilmeyi ve cihazın mouse pad hizasında da açılma olduğunu fark ettiğini, müvekkili şirketin davalı firmanın satış yaptığı ...'a 01.08.2023 tarihinde giderek ürünün ayıpsız bir şekilde değiştirilmesini talep etmişse de herhangi bir sonuç alamadığını belirterek; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... cihazıın satış bedeli olan 32.033,00 TL’nin iadesi, bunun mümkün olmaması halinde cihazın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi veya satış bedelinden indirim yapılmasına, bedel iadesinde veya satış bedelinden indirim halinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olay ile alakalı olarak müvekkili şirketin kayıtlarında yapılan incelemede davacının cihaz kasasında eğilme mevcut olduğu gerekçesiyle müvekkili şirkete başvurduğunu bu kapsamda teknik incelemeye tabu tutulan cihazın kasasında ezilme şeklinde fiziksel hasarlar tespit edildiğini, bu nedenle davacıya cihaz üzerinde mevcut söz konusu yoğun hasarların fiziksel darbe, düşme, çarpma vb dış müdahalelere maruz kalmaksızın gerçekleşmesi ve kendi kendine meydana gelmesinin gerçeklikle bağdaşabilecek bir durum olmadığını, mevcut fiziksel hasarlara bağlı olarak arızalandığı açık olan cihaz bakımından ise davacıya garanti kapsamında ücretsiz servis desteği sağlanamadığını sorunların giderilmesini teminen ücretli onarım teklifinde bulunulduğunu, ürünün teslimi ile birlikte alıcılara teslim edilen kullanma Kılavuzu ve Garanti Belgesi de Kullanım Hataları Hususunda Alıcılarının Açıkça bilgilendirildiğini, hal böyleyken, söz konusu talimatlara aykırı kullanım sonucu arızalanan cihaz bakımından tespit edilen fiziksel hasarların Kanun bağlamında bir ayıp olarak nitelendirilemeyeceğinin açık olduğunu, davacıya garanti kapsamında ücretsiz servis teklif edilmemiş olması ilgili Kanun ve mevzuata uygun olduğunu belirterek; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; davacı şirket tarafından davalı şirketten alınan üründe oluştuğu iddia edilen ayıp neticesinde ödenen bedelin davalı şirketten talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin 2. Fıkrasında da alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Davacı tarafça alınan cihazın bilirkişi marifetiyle cihaz üzerinde yapılan tespitinde; "Bilgisayar dokunmatik yüzey iç ve dokunmatik yüzey bilgisayar alt kasada üretimden kaynaklı kusur bulunduğu ve cihazın ayıplı sayılması gerektiği" belirtilmiştir. Bilirkişi raporu, bilirkişinin bilgisyaar üzerinde fiziken inceleme yaptığı da nazara alındığında bu haliyle hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Davacı tarafından beklenen faydanın elde edilemediği aşikar olup, süresinde ( satın aldıktan sonra 2 gün içinde ) ayıp ihbarının da yapıldığı anlaşılmakla, bu aşamadan sonra davacının cihazın iade edilerek ödenen bedelin iadesi yönünde talepte bulunması hukuken korunabilir niteliktedir. Talep öncelikle bedelin iadesi olduğu için bu yönde karar verilmiş olup, daha önce temerrüt söz konusu olmadığından davadan önce tüketici hakem heyeti kararının tarihi olan 15.11.2023 tarihinde davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek, işin ticari iş olduğu da belirlenebilir nitelikte olduğundan ticari avans faizine hükmedilerek, karşılıklı edimler içerecek şekilde davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile, davacıya verilen ... Seri numaralı, ... model cihazın davacı tarafından davalıya iadesi koşuluyla davacı tarafça davalıya ödenen 32.033,00-TL bedelin 15.11.2023 tarihinden itibaren değişik oranlarda işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 2.188,17-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.572,77-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 32.033,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.230,80-TL ilk gider, 8.091,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 9.321,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 24/03/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/343, K. 2026/220, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-343-e-2026-220-k-c4c7934f3c45