İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/541 E. 2026/7 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/541
Karar No
2026/7
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/541 Esas KARAR NO : 2026/7

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2025 KARAR TARİHİ : 06/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, ile davalı arasında yapılan görüşmeler neticesinde ... şase nolu ... marka ... model aracın satın alınması için anlaşma yapıldığını, davalı tarafından davacı müvekkili firmaya atılmış olan evraklardan da anlaşılacağı üzere aracın yurt dışından getirileceğini ve bütün gümrük işlerini davalı kendisi tarafından yapılacağını beyan ettiğini, nitekim davalı taraf davacı müvekkiline göndermiş olduğu resimlerde aracın gemiye yüklediğini gösterdiğini ve aracın gümrük işlemleri yaptığına dair evrakları da gene davacı müvekkiline gönderdiğini, tarafların anlaşması gereği aracın davalı tarafından 1 ay içinde davacı müvekkiline teslim edeceğinin kararlaştırıldığını, tarafların anlaşması gereği davacı müvekkili aracın bedeli için kısmi ödeme olan 1.800.000,00-TL'nin 03.05.2024 tarihinde banka yoluyla gönderdiğini, "... Şase nolu aracın geri kalan ödemesi" şeklindeki açıklama ile davalıya ödeme yapıldığını, geri kalan aracın bedeli ise aracın noter satışı sırasında ödeneceğini, ancak davalı taraf parayı aldıktan sonra davacı müvekkilini oyalamaya çalıştığını ve aracın satışını yapmadığını, aracın satışına yanaşmayan davalı tarafın davacı müvekkili tarafından kendisine gönderilen 1.800.000,00-TL'nin iadesini yapmadığını, davacı müvekkili firmanın, davalının aracını satışını yapmayacağını analadığında ve ödenen paranında davalı tarafından iade edilmeyince ... 22. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalı vekili icra takip dosyasına itiraz edince taraflarınca arabulucuğa başvuru yapıldığını, ... 22. İcra Müdürlüğü ...Esas Saylı dosyasına sunulan itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihi itibariyle ticari faiz işletilmesine, davalının %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücreti karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır. Toplanan Deliller: ... 22. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı asilin sicil kayıtları, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün... tarih, ... sayılı yazı cevabı, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin ... tarih, ... sayılı yazı cevabı ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, kapora olarak ödenen bedelin sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı iadesine yönelik alacağın tahsili amacıyla yürütülen ... 22. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 37. maddesine göre, "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz". Bilindiği üzere, Mahkemelerin görevi Kanunla belirlendiğinden görev kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi, taraflarca ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen Mahkemece nazara alınması zorunludur. Bu sebeple Davanın esasına geçilmeden evvel, görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda değerlendirme yapılması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK'nın19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlığın, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali davası olduğu, kanunlarda sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, davacı taraf tüzel kişi tacirse de gelen müzekkere yanıtlarına göre, davalının esnaf kaydının bulunmadığı, gerçek kişi ticari işletme kaydının olmadığı, vergi mükellefiyetinin de olmadığının anlaşıldığı, öyleyse uyuşmazlığın nisbi ticari dava mahiyetinde olduğundan da söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın genel görevli asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, 2-Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine, Bu suretle dosyanın akabinde İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Belirtilen sürede talep olmadığı takdirde mahkememizce 6100 sayılı HMK'nın 20.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine, 4-Yargılama, harç ve giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/01/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/541, K. 2026/7, T. 06.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-541-e-2026-7-k-ec54554701e2