İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/535 E. 2025/1038 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/535
- Karar No
- 2025/1038
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/535 Esas KARAR NO : 2025/1038
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 17/06/2025 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ticari maksatla kullanılan .... plakalı aracını, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir şoför ile birlikte yurt dışına gönderdiğini, bahse konu araç, Macaristan sınırları içerisinde, ..... Plakalı davalı firmaya ait Şoförü ..... olan araç yüzde yüz kusurlu olarak müvekkilinin leasing sözleşmesiyle bağıtlanmış olduğu, ..... plakalı park halindeki araca sol tarafından çarparak maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, söz konusu trafik kazasına ilişkin olarak Macaristan ülkesinde trafik polislerinin kaza ile ilgili tutanak tutulmadığı, şoförlerin kendi aralarında bir tutanak tuttuğunu, tutanakta da beyan edildiği gibi ..... Nakliyat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi' ne ait aracın tam kusurlu olduğunu, müvekkili aracı, kazada ciddi hasar aldığını ve tamiri için 78 gün beklemek durumunda kaldığını, aracın karşı tarafın sigorta şirketi tarafından yapılan işlemler sonrasında onarılmış olsa da, toplamda 78 gün boyunca araç kullanılamamış, müvekkili kullanamamış olduğu araç için Leasing sözleşmesi uyarınca aylık 1760 Euro ödediğini ve müvekkilinin aracı 78 gün kaldığını, araçtan mahrum kalınan gün bedelini müvekkili 78 gün süreyle aracından mahrum kalması nedeniyle uğramış olduğu araçtan mahrum kalınan gün bedeli yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenerek, müvekkilinin aracının serviste kalmış olması sebebiyle, işe çıkamaması sebebiyle ticari kazanç kaybı, davalı firmadan kaza tarihi itibariyle uygulanacak reeskont avans faiziyle birlikte tazmin edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, müvekkili şirkete ait ...... plakalı aracın, ..... plakalı araca çarpması sonucu aracının kullanılamaz hale geldiğini ve 78 gün serviste kaldığını iddia etmişse de olay Macaristan’da gerçekleşmiş olmasına rağmen, herhangi bir resmi trafik polis raporu veya sigorta eksper raporu sunulmadığını, davacı taraf sadece dava dışı sürücü tarafından imzalandığı iddia edilen bir tutanak bulunduğunu iddia ettiğini, bu tutanak, resmi geçerliliği olmayan ve tarafsızlığı şüpheli bir belge niteliğinde olduğunu, işbu belgeye dayanılarak hüküm kurulması mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, meydana geldiği iddia edilen araç mahrumiyeti hususunda müvekkilinin şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, meydana gelen kazanın tek ve asli sebebi, davacı olduğunu, müvekkili şirket, dava konu hasarın meydana geldiğinin iddia olunduğu tarihte .... Sigorta Şirketi nezdinde ..... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ve ..... numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğundan, davanın sigorta şirketine ihbarına haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davanın ihbarı talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız fiil sebebiyle açılan tazminat davasıdır. Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin ..... Esas ve .... Karar sayılı ilamı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ..... Esas ve .... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için, Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması kararın kaldırılmasını gerektirecek bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda, davacının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, aracın ticari olmasının davayı da ticari davaya dönüştürmeyeceği, İBAM ..... HD. .... Esas ve .... Karar sayılı ilamında da bu hususun belirtildiği anlaşıldığından, davanın görev şartı yokluğundan reddi ile görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/11/2025
Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim..... ¸e-imzalıdır