İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1089 E. 2025/1090 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1089
- Karar No
- 2025/1090
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1089 Esas KARAR NO : 2025/1090
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 18/11/2025 KARAR TARİHİ : 20/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin üzerine kayıtlı araç ile müvekkilinin aracı arasında 25/12/2024 tarihinde kaza gerçekleştiğini, davalı şirketin üzerine kayıtlı aracın sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin davalının sigorta şirketinden değer kaybı ve hasar tazminatlarını Sigorta Tahkim Komisyonu aracılığı ile temin etmiş ancak araç mahrumiyet bedeli ve çekici masraflarını tazmin edemediğini, bunun üzerine işbu davaya konu olan icra takibi gerçekleştirildiğini, davalı borçlu aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından, 23/09/2025 tarihi itibariyle 18.100,00 TL tutarındaki ana alacak, işleyecek faiz, icra harç ve masrafları vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlunun, kendisine gönderilen ödeme emri üzerine alacak miktarı dışındaki tutar için itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu beyan ederek davalı tarafından Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafından takibe karşı haksız ve kötüniyetli şekilde yapılan itiraz sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı adına kayıtlı araçta meydana gelen araç mahrumiyet bedeli ve çekici masrafının tazmini istemine ilişkindir. -Mahkememiz dosyasında dava konusu edilen uyuşmazlık yönünden davacının gerçek kişi olması nazara alınarak öncelikli olarak dava şartlarından olan görevi hususunun irdelenmesi gerekmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde nisbi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan doğan davalar nispi ticari dava, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar mutlak ticari dava olarak nitelendirilmiştir.Nispi ticari davalar tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. -Öte yandan uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Yine Sermaye şirketine ortak ya da yönetici olmak, tek başına o kişinin tacir olduğu anlamına gelmez. -Bu haliyle davacı adına kayıtlı .... plakalı aracın hususi araç niteliğine haiz olduğu, davacının tacir sıfatının bulunmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nazara alındığında nisbi nitelikte ticari bir dava bulunmadığı gibi, TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde sigorta hukuku vs. sebepten kaynaklı mutlak ticari dava da mevzuahis olmadığı nazara alındığında, haksız fiilden kaynaklı davaya bakmak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. -Bu kapsamda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanına girmediği, uyuşmazlığın genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerektiği kanaatine varıldığından, davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine, 2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına, 5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.20/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır