İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/527 E. 2025/861 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/527
- Karar No
- 2025/861
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/527 Esas KARAR NO : 2025/861
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 24/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy Kadın Kapah Ceza İnfaz Kurumunda şoför olarak görev yapan ....'ın sürücüsü olduğu 05/12/2022 tarihinde ... plakalı kurum aracı ile .... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Meydana gelen kaza neticesinde düzenlenen maddi hasarlı kaza tespit tutanağında, Adalet Bakanlığı resmi taşıtlarından .... plakalı aracın karıştığı kaza ile ilgili aracı kullanan şoför ...'ın %25 kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer ... plakalı aracın % 75 kusurlu olduğu, kuruma ait olan ... plakalı aracın .... plakalı araç ile maddi hasarlı kaza sonrasında oluşan hasar giderlerinin %75 ...plakalı aracın sigorta şirketi tarafından karşılandığı, geri kalan %25 hasar giderleri şoför ...’ın üye olduğu ... Derneği tarafından 13/01/2023 tarihinde karşılandığını, Müvekkilinin idare aracı ile meydana gelen kazada %75 kusurlu olan .... plakalı aracın ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait olduğu, mahrumiyet kaybı iş durması alacağı olarak Bakırköy ... İcra Dairesinde 15/03/2023 tarih ve ... sayılı ilamsız takiplerde ödeme emri ile Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü ve ... adına takip başlatıldığını, Bakırköy ... İcra Dairesi tarafından ... sayılı ödeme emri ...’ın ev adresine 20.03.2023 tarihinde tebliğ edilmeyerek iade edildiğini, Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna 22.03.2023 tarihinde tebligat yapıldığı ancak tebligatın ödeme emrinde borçlu olarak görünen şoför ...’a teslim edildiği ancak tebligatlarda karışıklık olması nedeniyle şoför ... ‘in müvekkili idare Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gelen tebligatı kendisine gelen tebligat olarak kabul etmesi nedeniyle Bakırköy ... İcra Dairesine itirazda bulunulduğunu ve takibin ... yönünden durduğunu, müvekkili idareye usulüne uygun tebligat yapılmaması nedeniyle usulsüz olarak müvekkili idare yönünden takibin kesinleştiğini, Davalı .... Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmadan likit olmayan alacağa icra takibi başlatıldığını, Müvekkili idarece Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Sürecine başvurulmuşsa da taraflar arasında görüşme sonucunda anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin öncelikle durdurulması ile icra takibinde müvekkili bakanlığın 7.681.23-TL borçlu olmadığının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline, davanın diğer borçlu ...’a ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Bakırköy .. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin öncelikle durdurulması ile icra takibinde müvekkili Bakanlığın 7.681.23-TL borçlu olmadığının tespitinin istendiğini, aynı konuda Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasından 25/07/2023 tarihinde dava açıldığını, söz konusu davanın derdest olduğunu, huzurdaki davanın açılış tarihinin ise 24.06.2025 olduğunu, aynı konuda kesinleşmemiş bulunan bir dava dosyası bulunduğunu, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası derdest olduğundan, huzurdaki davanın ilk olarak derdestlik itirazı kapsamında dava şartı yokluğundan reddini, Bakırköy .... Icra Dairesi ... sayılı dosyası ile ilgili ikame edilmiş olan işbu tüm 24.06.2025 tarihli dava öncesi söz konusu icra dosyasından 19/06/2023 tarihinde gerekli harçlar yatırılarak feragat edildiğini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasından yazılan müzekkere ile de bu durumun tespit edildiğini, davacının bu nedenle ilgili davayı takip etmediğini, bu nedenle de huzurdaki davada hukuki yarar olmadığından, davanın reddini, söz konusu kazada, her iki araca %50'şer kusur verildiğini, davacının iddia ettiği gibi davacı %25 değil, %50 kusurlu olduğunu, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasından Bakırköy KAdın Kapalı Ceza İnfaz Kurum Müdürlüğü'ne tebligat yapıldığını, tebligat zarfında da Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü bilgisi yer aldığını, Bu nedenle, davacının iddia ettiği gibi borçlulardan ...'ın tebligatı ile diğer davacı borçlunun tebligatında bir karışıklık bulunmadığını, bu nedenlerle derdestlik-hukuki yarar- dava şartı itirazları ve davaya cevapların arzı ile davanın reddi ile %20 oranında tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit isteminden ibarettir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı) Dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı Adalet Bakanlığı'ın tacir sıfatının bulunmadığı, ayrıca, uyuşmazlığın TTK da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, 7-Tedbir hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza