İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/520 E. 2026/707 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/520
- Karar No
- 2026/707
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/520 Esas KARAR NO : 2026/707
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/07/2025 KARAR TARİHİ : 05/10/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığını, ancak davalının .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasında devam eden konkordato başvurusuna sunduğu ön projenin 3. sayfasında dava konusu fatura borcunu açıkça beyan ettiğini, bu durumun HMK'nın 188/1. maddesi uyarınca mahkeme içi ikrar ve kesin delil niteliğinde olduğunu ileri sürerek; davanın kabulü ile davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili İntursa Denizcilik ve Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmekte olan bir konkordato sürecinin bulunduğunu ve mühlet içinde icra takibi yapılamayacağını, esasa ilişkin olarak ise müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşmesel veya ticari ilişkinin mevcut olmadığını, davacının tek taraflı düzenlediği faturalara dayanarak haksız alacak iddiasında bulunduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları ve TTK'nın 21. maddesi uyarınca faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olmasının malın teslim edildiği veya hizmetin ifa edildiği anlamına gelmeyeceğini, taraflar arasında borç doğurucu bir hukuki ilişkinin varlığını ve edimin yerine getirildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, müvekkili tarafından teslim alınan bir mal veya hizmet bulunmadığını beyan ederek; zamanaşımı itirazlarının kabulü ile haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 22.09.2026 tarihinde davadan feragat ettiklerine dair beyan dilekçesi sunmuş olduğu görüldü. Davacı vekilinin feragat dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilmesi üzerine, davalı vekilinin 04.10.2026 tarihinde davacı tarafın feragat dilekçesi doğrultusunda dosyanın feragat nedeniyle kapatılmasını, dosya kapsamında herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığına dair beyan dilekçesi sunmuş olduğu görüldü. Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlığın; davacı tarafın davalıdan ticari ilişki olduğu iddiası ile gerçekleştirdiği takibe ilişkin alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. H.M.K'nun 307. maddesinde; davadan feragatin talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçme olduğu, H.M.K'nun 309. maddesinde; feragatin dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, feragatin kayıtsız ve şartsız olması gerektiği, H.M.K'nun 310. maddesinde; feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, H.M.K'nun 311. maddesinde; feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, H.M.K'nun 312. maddesinde; feragat beyanında bulunan tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği, feragat talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyetin ona göre belirleneceği, H.M.K'nun 74. maddesinde vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerektiği düzenlenmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamede feragat yetkisinin bulunduğu, feragatin hüküm ifade etmesinin, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın peşin yatırılan 1.332,05-TL harçtan mahsubu ile bakiye 600,05-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Taraf vekillerinin beyanı doğrultusunda herhangi bir taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/10/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*