İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/517 E. 2026/464 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/517
- Karar No
- 2026/464
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/517 Esas KARAR NO : 2026/464 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/07/2025 KARAR TARİHİ : 15/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 16/07/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından ... plakalı araç ... numaralı genişletilmiş hesaplı kasko sigorta poliçesi kapsamında 20/09/2023-20/09/2024 tarihleri arası dönem için sigortalandığını, 15.07.2024 tarihinde saat 00:10 sıralarında, müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç, ... Mahallesi’nde park halindeyken; ... plakalı çöp kamyonunun çöp toplama işlemi sırasında, aracın arka kısmından fırlayan cam şişe park halindeki sigortalı aracın ön camına isabet ederek camın kırılmasına neden olduğunu, bu kazanın gerçekleşmesinde ... plakalı aracın %100 kusuru bulunduğunu, meydana gelen trafik kazası sonucu, sigortalı araçta maddi hasar meydana gelmiş olup, müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç için toplamda 115.470,00 -TL hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, dava konusu kaza sebebiyle yapılan tazminat ödemesinden davalılar araç maliki ve sürücüsü sıfatıyla sorumlu olduğunu, bu sebeple, ... plakalı aracın %100 kusuruna isabet eden miktar açısından öncelikle .... İcra Dairesi 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip davalıların haksız itirazları nedeni ile durduğunu beyanla fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere; davanın kabulüne, davalıların .... İcra Dairesi 2025/... esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalıların asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair giderlerin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili 13/08/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket, müvekkili ... Turizm şirketinin maliki olduğu ... plaka sayılı araç, 15.07.2024 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresinde olduğu sırada çöp kamyonunun çöp toplama işlemi sırasında aracın arka kısmından fırlayan cam şişe, park halinde bulunan davacı ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı ... plaka sayılı aracın ön camına isabet ederek cam kırılmasına sebebiyet verdiğini iddia ettiğini, dava konusu uyuşmazlığa yönelik ... Sigorta A.Ş., kasko sigortalısı ... plaka sayılı aracın onarımına dair 25.09.2024 tarihinde 115.470 TL tutarında ödeme yapmış olup .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden 143.445,38 TL (115.470 asıl alacak + 27.975,38 TL geçmiş gün faizi) tutarında sigorta tazminatının tahsili amacıyla takip başlatmış olup takibe itiraz edilmesi üzerine huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, itirazın iptali davası yasal süresi içerisinde açılmadığını, davacı sigorta şirketinin rücuen alacak iddiasını ... Sigorta A.Ş.'den tahsil etmesi ön şart olup davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu olayda ise müvekkilinin aracı ZMMS poliçesi ile teminat altında olduğunu, bu durumda davacı sigorta şirketi, rücuen alacak talebini sigorta limitleri dahilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan müvekkili şirketin ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini, davacı şirket, gerçekleşen trafik kazası neticesinde rücu hakkının oluşması iddiasını müvekkil ... Turizm şirketinin maliki olduğu araç sürücüsünün %100 kusuruna dayandığını, davacı taraf, cam kırılmasına sebep olan cismin gerçekten müvekkili şirkete ait ... plakalı araçtan fırladığını, olayın müvekkili şirketin faaliyetinden kaynaklandığını ispat edemediğini, davacı yan, dilekçesinde her ne kadar dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin maliki olduğu aracın sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğunu iddia etmişse de, davacının işbu beyanları gerçekleri yansıtmadığını, müvekkili ... Turizm şirketinin maliki olduğu ... plaka sayılı araç, ... İç ve Dış Tic. A.Ş.'ye uzun süreli olarak kiraya verildiğini, ...şirketi tarafından ise ... Belediyesi'ne uzun süreli olarak kiralandığını, kazaya karışan aracın sürücüsü ... da müvekkili şirket bünyesinde çalışması bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 19/08/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve kısmi dava açılmasına itiraz ettiklerini, faize itiraz ettiğini, kabul etmemekle birlikte haksız fiilden sorumlu olan sürücü ile işletenin zarardan sorumluluğu kaza tarihinden itibaren başlayacağından kaza tarihinden yasal faizden de bu kişilerin sorumlu olacağı, sigorta şirketi ise dava/takip öncesi temerrüdünün bulunmaması nedeniyle faizden dava/takip tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini, meydana gelen trafik kazaları sonucunda üçüncü şahıslarda oluşabilecek zararlar Borçlar Kanununda ve KTK nda düzenlenen tazminatlarının konusunu oluşturduğunu, ayrıca değer kaybı talebinin hesaplanması ile ilgili olarak, değer kaybı konusunda uzmanlaşmış ya da sertifikalandırılmış eksperlerin görev yapması ve mevcut eksper tayin prosedürlerinin değer kaybı konusunda da işletilmesi gerektiğini, davacının bildirdiği kusur oranını kabul etmediğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğünün 2025/... sayılı dosyasının UYAP kayıtları, -Trafik Uzmanı ..., Makine Mühendisi ... ve Sigorta Uzmanı ... tarafından hazırlanan 02/03/2026 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası uyap sureti celp edilmiş incelenmesinde; Alacaklısının ... Sigorta A.Ş. olduğu, borçlusunun ... Turizm Taşımacılık Gıda İnşaat Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ve ... olduğu, takip konusu alacak miktarının 143.445,38TL, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edilmiş olduğu, borçluların süresinde İcra Müdürlüğü'ne itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. İstanbul BAM 9.HD'nin 2020/1079 Esas - 2022/1081 Karar sayılı ilamında da: ".. kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir..." şeklinde belirtilmiş olup, davada ihbar olunan ... Belediyesi tarafından sunulan evraklar incelendiğinde; kazaya karışan ... plakalı çöp kamyonunun Belediye bünyesinde uzun süreli kiralandığı bildirildiğinden davalı ... Turizm Taşımacılık Gıda İnşaat Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönünden işleten sıfatı ortadan kalkacağından mezkur davalı yönünden husumetten reddine karar verilmiş ve diğer davalı yönünden esas incelemeye devam edilmiştir. Mahkememizce resen görevlendirilen Trafik Uzmanı ..., Makine Mühendisi ... ve Sigorta Uzmanı ... tarafından hazırlanan 02/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında tam derecede etkili olduğu, ... plakalı araç sorumlusunun kusur ve etkisinin olmadığı, ... plaka sayılı araç için dava dosyasında bulunan kaza krokisi ve hasar fotoğrafları beraber değerlendirildiğinde; yedek parça ve işçilik olmak üzere hasar bedeli ödeme dekontunda onarım servisine hasar dosya no: ... için ödendiğine dair açıklama bulunması itibariyle 105.847,50 TL gerçek hasar bedeli ödemesi olarak değerlendirilebileceği, davacı sigorta şirketinin tazmin etmiş olduğu hasar tutarı kadar rücu hakkına halef olacağı ..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu sabit olduğundan hesaplanan hasar bedeli olan 105.847,50TL üzerinden takibin kısmen devamı yönünde karar verilmiş, ayrıca alacağın likit ve belirli olmaması, alacağın varlığı için yargılama yapılması gerekmesi sebebi ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile; 1-Davalı şirket yönünden; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Davalı Fatih yönünden; ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN 105.847,50TL yönünden İPTALİNE, takibin bu alacak yönünden kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, 4-Alınması gereken 7.230,44TL harçtan, peşin alınan 1.732,46TL harcın mahsubu ile bakiye 5.497,98TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 615,40TL başvurma harcı, 1.732,46TL peşin harç, 24.000,00TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 897,50 TL olmak üzere toplam 27.245,36TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 20.104,19TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
6100 sayılı HMK.nun 326/2 maddesi gereğince bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davalı ... şirketi kendini vekille temsil ettiklerinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00TL nin kabul red oranına göre 3.467,66TL sinin davalı ...'dan, 1.232,34TL sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/06/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır