İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/501 E. 2026/434 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/501
- Karar No
- 2026/434
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/501 Esas KARAR NO : 2026/434
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/06/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasında personel taşıma hizmetine ilişkin ticari ilişki ve sözleşme bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki taşıma edimini tam ve kusursuz olarak ifa ettiğini, hizmet karşılığında düzenlenen faturaların davalılara tebliğ edildiğini ve yasal süresinde itiraz olunmayarak kesinleştiğini, sözleşmenin 18. maddesi uyarınca ödemelerin fatura tebliğinden itibaren 30 gün içinde yapılması kararlaştırılmış olmasına rağmen davalıların temerrüde düştüğünü, alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalılarca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek; öncelikle davalıların mal varlığı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalıların icra takibine vaki itirazlarının iptali ile takibin devamını ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... TURİZM SEYAHAT PAZARLAMA TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, borçlusunun .... MAKİNA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu, 576.419,57-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .....'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 19.01.2026, tarihli raporunda özetle; " Rapor içeriğinde de detaylıca izah edildiği üzere; Davacı defterlerinin e-defter olduğu, beratların süresinde verildiği ve davacı lehine delil olma niteliği taşıdığı değerlendirilmiştir. Taraflar arasında 29.12.2023 tarihli Personel Taşıma Hizmet Alım Sözleşmesi bulunduğu ve hizmetin 01.01.2024-31.12.2024 dönemini kapsadığı, sözleşmeye göre hakedişlerin fatura edileceği ve faturanın tebliğ tarihini takip eden 30. gün sonuna kadar ödenmesi gerektiği kararlaştırıldığı, Davacının alacak talebinin 4 adet fatura alacağına dayandığı ve faturaların e-fatura statüsünde olan satış faturalarından oluştuğu, davalının ayıp/eksik ifa yönünden bir itirazı olmadığı gibi davacı 5/6 aleyhine iade faturası düzenlemediği, davacı tarafından düzenlenen satış faturalarının davalıya GİB portal üzerinden elektronik olarak tebliğ ve teslim edildiğini, ayrıca buna ilişkin sistemsel ekran görüntülerinin de temin edildiği ve borcun ödendiğine ilişkin ödeme belgesi ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı yan defter ve kayıtlarına göre kaydi olarak davalının takip tarihi 18.02.2025 itibarıyla 449.195,49 TL borç bakiyesi bulunduğu, akdedilmiş olan sözleşmeye göre “30 gün” kuralını esas alınarak faturaların muaccel hale geldiği tarihten itibaren yapılan faiz hesaplamasında davacının 112.253,84 TL faiz talep edebileceği hesaplanmışken ödeme emrinde davacının faiz talebinin 127.224,08 TL olduğu, Hukuki takdir ve nihai karar Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz ederim." şeklinde belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına konu faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa ne kadar olduğu konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafça defterlerin sunulduğu ve sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahibi lehine delil vasfını taşıdığı, davacı tarafın defter ve kayıtlarına davacının takip tarihi olan 16/02/2025 tarihi itibariyle 449.195,49-TL alacağının bulunduğu, alacağa dayana teşkil eden faturaların davacı tarafından davalıya GİB portal üzerinden tebliğ ve teslim edildiğinin, davalının B formlarında davacı adına iade faturası düzenlenmediğinin bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin temelini oluşturan "Personel Taşıma Servis Hizmet Alım Sözleşmesi"nin ödemeler başlıklı 18.maddesinde ödemelerin fatura tebliğ tarihlerini izleyen 30. gün sonuna kadar yapılacağının kararlaştırılmış olması karşısında, alacağa dayanak teşkil eden faturaların tarihleri dikkate alınarak davacının davalıdan takip tarihine kadar işlemiş faiz olarak 112.253,84-TL istemde bulunabileceği, netice itibariyle davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle icra takibine konu ettiği asıl alacağının bulunduğunun davacı defterleri üzerinde inceleme yapan bilirkişice tespit edildiği, davacının davalıdan takip tarihine kadar işlemiş faiz olarak 112.253,84-TL istemde bulunabileceği kanaatine varılmış ve bu kanaatler doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ve asıl alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın 449.195,49-TL asıl alacak, 112.253,84-TL işlemiş faiz alacağı bakımından İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 449.195,49-TL asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 89.839,09 -TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 38.352,60 TL ilam harcından peşin alınan 6.961,37 TL harcın 2.882,53 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 28.508,70TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 615,40 TL Başvuru Harcı, 6.961,37 TL Peşin Harç, 2.882,53 TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 10.459,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.480,53 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 119,46 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen 6.500,00 TL bilirkişi ücreti, 195,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.695,00 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 6.521,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 88.217,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026
Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır