İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/501 E. 2025/546 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/501
Karar No
2025/546
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/501 Esas KARAR NO : 2025/546 Karar

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 16/06/2025 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin; tabela, matbaa, ozalit, kartvizit vb. işlerin tasarımı ve hazırlanması işini yaptığını, müvekkilinin, davalı şirkete; broşür, menü, dekota, poster, kartvizit, kaşe gibi ürünlerin tasarımı ve hazırlanması hizmeti verdiğini, müvekkilinin, hizmetleri karşılığında davalı şirket çalışan ve yetkilileriyle anlaştığı üzere, icra takibine konu edilmiş olan ve belirtilen faturaları düzenlendiğini, 28.08.2024 düzenleme ve vade tarihli, ..... numaralı, 2.760-TL bedelli fatura, 28.08.2024 düzenleme ve vade tarihli, ..... numaralı, 39.480-TL bedelli fatura, 28.08.2024 düzenleme ve vade tarihli, ..... numaralı, 49.686-TL bedelli fatura, 06.09.2024 düzenleme ve vade tarihli, ..... numaralı, 5.826-TL bedelli fatura, 14.10.2024 düzenleme ve vade tarihli, .... numaralı, 50.400-TL bedelli fatura, 14.10.2024 düzenleme ve vade tarihli, ..... numaralı, 1.500-TL bedelli fatura, müvekkilinin yaptığı hizmetler karşılığında toplamda 149.652,00-TL'lik bir alacağı olmasına rağmen davalı tarafından yalnızca 10.10.2024 tarihinde, "cari hesaba mahsuben" açıklaması ile 50.400,00-TL'lik bir ödeme yapıldığını, müvekkilinin, bakiye alacağı olan 99.252,00-TL için davalı tarafın çalışan ve yetkilileriyle görüşmesine rağmen sürekli oyalanmış ve ödemesini alamamış olduğunu, bunun sonucunda davalı aleyhinde Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası tahtında icra takibine başlanmış ancak davalı tarafından haksız bir itiraz ile icra takibi durdurulduğunu, bu nedenle de işbu davayı ikame etmek gereği hasıl olduğunu, işbu davaya konu itirazın iptali talebi, ticari alacaktan kaynaklandığı için dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak arabuluculuk süreci anlaşamama olarak sonuçlanmış ve son tutanak elektronik ortamda hazırlanmış olduğunu, müvekkili ile davalı şirket çalışanlarından ..... isimli kişi ve ..... isimli kişi arasındaki yazışmalar da taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve yapılan hizmetleri ispatlar nitelikte bulunduğunu, müvekkilinin; düzenlemiş olduğu e-faturaları, maliye veritabanından davalıya tebliğ etmiş ve işbu faturalar davalı şirket tarafından herhangi bir itiraza uğramaksızın kabul edildiğini, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ispata yarar en önemli delil; müvekkilinin ve davalı şirketin ticari defterleri olduğunu, nitekim itiraza uğramaksızın kabul edilen e-faturalar davalı tarafın ticari defterlerine işlenmiş olup, ticari deftere işlenmiş bulunan faturaların içeriği kabul edilmiş sayılacağını, davanın kabulüne, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılmış haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, icra dosyasındaki alacak tutarı olan 99.252,00-TL üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkar tazmınatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafça dosyaya sulunmuş bir cevap dilekçesi bulunmamaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Mahkememizce İstanbul Esnaf ve Sanatklar Odasına,İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne, Avcılar ve Büyükçekmece Vergi dairesine yazılan müzekkere cevap verildiği görüldü. Dava, hukuki niteliği itibariyle, kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ..... Numaralı dosyasında 31/12/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 41.526,00-TL 28/08/2024 düzenleme ve vade tarihli 10/10/2024 tarihli ödeme mahsup edildikten sonra kalan bakiye, 5.826,00-TL 06/09/2024 düzenleme ve vade tarihli fatura, 50.400,00-TL 14/10/2024 düzenleme vade tarihli fatura, 1.500,00-TL 14/10/2024 düzenleme ve vade tarihli fatura, toplam 99.252,00-TL toplam alacak yönünden 02.12.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından 13/12/2024 tarihinde ödeme emrine, borca ve faturalara, takibe, faiz oranına, işlemiş faize ve takimin tüm ferilerine itiraz üzerine takibin durduğu ve bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.

6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi, aynı yasanın 114/1-c bendi ile 115/1. Hükmü nedeni ile öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; 6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, 6100 Sayılı HMK nın 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. Dava haksız fatura nedeni ile başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Nispi ticari dava olup olmadığına ilişkin ise tarafların tacir araştırması yapılmış olup her ne kadar davalı tacir ise de davacının tacir olmadığı İTSM, Avcılar Vergi Dairesi, Büyükçekmece Vergi Dairelerine yazılan müzekkereler ile tespit edilmiştir. Davacının tacir olmaması nedeni ile dava nispi ticari dava niteliğinde de değildir. Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine, Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 26/06/2025

Katip ..... ¸e-imzalı Hakim ..... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/501, K. 2025/546, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-501-e-2025-546-k-dca877ca14a8