İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/491 E. 2025/1166 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/491
- Karar No
- 2025/1166
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/491 Esas KARAR NO : 2025/1166
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/03/2025 KARAR TARİHİ : 29/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; ...'a ait ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, sigortalı aracın 01/06/2023 tarihinde Başakşehir, ..., ... Mahallesi, ... Sitesi, D blok önünde park halindeyken, forkliftin geri geri gelerek sigortalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafiği engellememek için araçları kenara çektiklerinde ise olay yeri bozulduğu için trafik polisi tarafından kaza tespit tutanağı tanzim edilmediğini, ancak olay anına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, dikkatsiz ve tedbirsiz sürüşü ile sigortalı araca zarar veren forklift sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu, kaza sonrası düzenlenen ekspertiz raporunda ise hasara uğrayan sigortalı aracın onarımı için gerekli olan tutar toplamının 60.903,11-TL olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine 60.903,11-TL'nin müvekkili şirket tarafından hasar tazminatı olarak 08/08/2023 tarihinde sigortalı aracın onarımını gerçekleştiren servislere ödendiğini, davalının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olması nedeniyle, müvekkili şirket tarafından sigortalı araç için ödenen araç tazminatının rücuen tahsili için davalıya karşı Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça söz konusu takibe itiraz edildiğini, bu sebeplerle, icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin 60.903,11-TL'lik kısmının devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin ilgili olayda hiçbir kusurunun söz konusu olmadığını, 01.06.2023 tarihinde forklift ile çalışma sahası içerisinde yükleri taşıyan çalışan dava dışı ... idaresindeki araca tüm uyarı işaret ve levhalarına rağmen uymayarak aracını zorla park etmeye çalışan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazaya sebebiyet verdiğini, davalı şirket adına kayıtlı olan forklift çalışma alanı kamera kaydından da görüleceği üzere yerde sarı çizgilerle sınırlandırılmış ve aynı zamanda forklift çalışma alanı şeklinde uyarı levhası da bulunmakta iken ... plakalı araç sürücüsü ...'ın gelip aracını park ettiğini, tüm dikkat ve özene rağmen ... idaresindeki iş makinası ile ... plakalı aracın çarpıştığını, aslında gelip çarpan ve hatalı park edenin ... araç sürücüsü olduğunu, iş makinasının çalışmasını görmesine rağmen ısrarla gelip aracın çalışma alanına park etmeye çalışmakta olduğunu, aracın henüz park pozisyonu almadan hadisenin gerçekleştiğini, davacının iddia ettiği gibi zarar gören ... plakalı aracın park halinde olmadığını, çalışmakta olan forktliftin arkasına zorla park etmeye açlışan ... plakalı aracı kullanan ...'ın olduğunu, araçların trafiği kapatacak durumda olmadığını, sanayi sitesi içerisinde davalı müvekkili şirkete ait eklentide olayın meydana geldiğini, Tüm bu iddiaların mesnetsiz olduğunu, izah edilen sebepler ve mahkemece resen dikkate alınacak sebeplerle %100 kusurlu olanın araç sahibi ... ve ... plakalı araç sürücüsü ... olduğunun aşikar olduğundan davanın reddini istemiştir. Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı 12/03/2025 tarihli görevsizlik kararı ile dosya mahkememizin yukarıdaki esasın kaydedilmiştir. DELİLLER : Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi, Küçükçekmece İcra Dairesi, İstanbul Defterdarlığı, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevabı, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 01/06/2023 tarihindeki trafik kazası nedeniyle davacı tarafından sigortalı araç için ödenen araç tazminatının rücuen tahsili için davalıya karşı başlatılan Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.01944 tarih ve 37 E. - 9 K. R. G. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araca, davalıya ait aracın çarpması nedeniyle, 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesi isteminden kaynaklanmaktadır. Davacının sigortalı ...ın halefi olarak eldeki davayı açtığı, halefi olduğu sigortalı ...'ın tacir olmadığı, sigortalı aracın hususi araç olduğu, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan davanın, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna ulaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2019/2892 E. 2020/1122 K.) HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır