İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/752 E. 2025/720 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/752
- Karar No
- 2025/720
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/752 KARAR NO : 2025/720
DAVA :6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) DAVA TARİHİ : 31/05/2024 KARAR TARİHİ : 14/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, çek cirantalarını hiçbir şekilde tanımadığı ve her hangi bir ticari ilişki de bulunmadığını, müvekkil adına çek ile ilgili ... C.B.Savcılığı'na ... Soruşturma numarası ile Suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca savcılığa suç duyurusu dışında çekle ilgili ... 2.ATM... esas sayılı dosyasından zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığı ve halen devam ettiğini, dosyada müvekkilin ve diğer çeklerde ciranta olan ... tarafından teminat yatırıldığı ve içlerinde davaya konu çekinde bulunduğu 18 adet çek hakkında ödemeden men yasağı alındığını, her ne kadar ziyaı ve iptal davası açılmış ise de; ilgili çekler kötü niyetli kişilerin eline geçtiği ve bu kişiler vasıtası ile ibraz edildiği ve müvekkil aleyhine icra takipleri yapıldığını, söz konusu çekler hakkında ödemeden men yasağı olduğu için her hangi bir ödeme yapılamayacağından iş bu takibin durdurulması gerektiğini, davalı banka tarafından ödeme yasağı bulanan çeke dayanılarak icra takibine konulduğunu, bununla ilgili ... 12. ATM ... esas sayılı dosyasından açılan davanın kazanıldığını, davalının ağır kusurlu davranışı nedeniyle takip konusu alacağın % 20 oranında tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, çek arkasında imzası bulunan şirketlerin gerçek şirketler olmadığı çekin çalıntı olduğunu bildikleri halde çeki ciroladıkları, dolaysıyla mali kayıtlarının incelenmesi gerektiği, bahsi geçen ...Şti, ...Ltd Şti, ... A.Ş firmaları hakkında haricen yapılan araştırmada tamamen fason ve naylon şirket olduğu, bu konuda Türkiye genelinde açılan davalarda davacılar lehine kararlar verildiğini, dava konusu çekte davacının taraf ve yetkili hamil olduğu, davalı söz konusu çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiği ve ağır kusurlu olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; davalı aleyhine açılan çek istirdadı davasının kabulüne, ayrıca müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve sonrasında istirdadına, takibin iptaline lehe % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil banka ile dava dışı ....A.Ş arasında imzalanan GKS uyarınca dava dışı şirkete kredi hesabı tesis edilerek krediler kullandırıldığını, yine dava dışı borçlu şirket tarafından keşidecisi ... olan ... A.Ş'nin ... seri nolu 30.000 TL tutarlı ve 31.05.2023 tarihli çek müvekkili bankaya cirolanıp teslim edildiğini, müvekkil bankaya cirolanan çek ilgili bankaya 31.05.2023 tarihinde takas merkezi üzerine ibraz edilmiş ancak çekin Takas Merkezine ibraz edilmesi ile birlikte ... 2 ATM ... esas sayılı dosyasından verilen karar uyarınca çek üzerinde her hangi bir işlem yapılamayacağına dair şerh düşüldüğünü, çek bedelinin tahsil edilememesi üzerine Müvekkil banka tarafından ... Banka alacakları İcra Md..... E sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davacının keşideci sıfatı ile çekte isminin yer aldığı görülmekle birlikte icra takibinde borçlu olarak başvuruları borçlular arasında yer aldığını, müvekkil banka müşterisi olan dava dışı...A.Ş tarafından cirolanarak kendine teslim edilen çek hakkındaki bütün iddia ve davalardan ancak ve ancak çekin ödeme günü geldikten ve Takas Sistemine ibrazı gerçekleştikten sonra haberdar olduğunu, müvekkil banka yasal olarak çekin ödeme günü geldiğinde Takas Sistemine çeki ibraz ederek karşılığı olup, olmadığını varsa tahsilini sağlamaya yetkili olduğunu, ancak, çekin ödeme günü gelmeden evvelki bir tarihte bir önceki ciranta tarafından kendisine teslim edildiği esnada Takas Sistemine girerek çekin karşılığı olup olmadığını yahut çek ile ilgili tahsili engelleyecek başkaca bir sebep olup olmadığını sorgulama/kontrol etme gibi bir yetkisi olmadığı gibi böyle bir yükümlülüğü de bulunmadığını, çekle ile ilgili davacı tarafından açılan çekin iptali davası ve ödememe yasağına dair karar verilmiş olması müvekkili banka tarafından takip başlatılmasına engel bir hukuki gerekçe oluşturmadığını, davacı tarafın çekin çalındığına ilişkin itirazlarının kabulünün mümkün olmamakla birlikte, iyi niyetli hamil olan müvekkil bankaya karşı bu yöndeki itirazların ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı çekin kaybolduğunu ve çekin çalıntı olduğunu ileri sürmüş ise de, çek cirantısı ...'inde çek iptal davasında teminat yatırdığını ve bu suretle ödeme yasağı alındığı beyanında bulunduğunu, dava ve takip dayanağı çek incelendiğinde ...'inde cirantalardan olduğu, bu halde çekin Davacı ... tarafından ...'e teslim edildiğinin ve bu nedenle de Davacı ...' ün rızası dışında elinden çıktığı ve çalındığı yönündeki iddialarının yerinde olmadığı ve reddi gerektiğini, takipte çek cirantalarından ...'in açı adresi ve TC bilgileri çek üzerinde bulunmadığından takibe yarar bilgi tespit edilemediğinden takibe borçlu olarak dahil edilemediğini, dava konusu İcra takibine ilişkin dosya borcu diğer borçlu ... LTD. ŞTİ tarafından yatırılarak icra dosyasının kapatıldığını, çekin istirdadı olarak ikame edilen işbu davanın da konusuz kaldığını, davacı tarafın diğer cirantalar ile hiçbir ticari ve hukuki ilişkisi olmadığı yönündeki beyanlarının hukuki dayanağı bulunmadığını, menfi tespit ve istirdat talebi yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek; davanın reddine, davacı hakkında %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, yazı cevabı içerikleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir. Dava, çek istirdatı ve menfi tespit istemine ilişkindir. Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır ve Mahkememizce re'sen seçilen bankacı bilirkişi ...'a taraf iddia ve savunmaları, dosyaya celp olunan kayıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle davacı yanın davalılardan icra takip dosyası kapsamında alacaklı olup olmadığı, alacaklıysa miktarının ne olduğunun tespiti bakımından dosyanın rapor tanzim edilmek üzere tevdi edildiği, bilirkişi tarafından 10/09/2025 tarihli raporun tanzim edilerek mahkememize ibraz edildiği anlaşılmış olup; bilirkişi kök raporunun incelenmesinde özetle; " ... Banka Alacakları İcra Dairesi 13.06.2023 tarih...E Sayılı Dosyasından yapılan Kambiyo takibine konu edilen...Şubesinin 31.05.2023 keşide tarihli ... seri nolu 30.000.00 TL bedelli çekin, Keşideci Davacı ... tarafından Ticari İlişki gereğince Hamiline düzenlenen çekte ilk Ciranta olarak ... olduğu, Dava konusu çekin Davacı ... tarafından Hamiline olarak keşide edilen çekte ilk Ciranta ...ile olan ticari ilişkisi gereğince düzenlendi ve 17.11.2022 tarih ... Kargo Teslim Fişi ile ...A.Ş'ne (18 adet çek 1.685.000,00 TL toplamdaki çekler) teslim edildiği, Dava konusu çekin de aralarında bulunan 18 adet çekin Kargoda kaybolduğu / zayi olduğunun anlaşılması üzerine, ... 2 ATM 12.12.2022 tarihinde ... E Sayılı dosyasından Çek Zayi ve Ödemeden Men Kararı verildiği, Çek İle ilgili olarak, çekte ilk ciranta olan ...tarafından ... C.Başsavcılığı ... Soruşturma numaralı dosyası ile Müşteki ... vekili tarafından 04.04.2023 tarihinde şikayette bulunularak, şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, Çekin, davalı banka tarafından 23.03.2023 tarihli çek tevdii bordrosu ile teslim alındığı, ve çekin iskonto edilerek Dava dışı ...Tic A.Ş lehine iskonto kredisi kullandırıldığı, İşbu raporun “3113.-) Bankacılık Yönünden Yapılan İnceleme, Tespit ve Değerlendirme.” başlık altında yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, dava konusu çekin davalı banka tarafından teslim alınması ve çek üzerinden İskonto Kredisi kullandırımı yapılması, Dava dışı Şirketin Kredi geri ödemelerinin aksaması ile Dava dışı şirkete Kat ihtarı keşide edilmesi, Şirketin halen İFLAS HALİNDE ...A.Ş olarak Kredi risklerinin devam ettiğinin, anlaşılması, Dava konusu çek ile ilgili olarak 12.12.2022 tarihinde Çek zayi ve Ödemeden Men kararı alınmış olması, Davalı banka tarafından dava konusu çek ile ilgili olarak Bankacılık uygulama ve taamülleri gereğince yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan teslim alınması ve kredi kullandırımın yapılmasında kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, Dava konusu çekte Ciranta olarak yer alan ....Ltd Şti ve ...A.Ş'in benzer nitelikteki davalarda taraf oldukları, tespit ve değerlendirmeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Dava konusu çekin davalı tarafından elde edilmesinde ve akabinde çek üzerinden İskonto Kredisi kullandırımında, yeterli ve gerekli özenin, gösterilmeden elde edildiği ve davacının Dava konusu çekin istirdadı talebinin hukuki takdiri Mahekemnizde olacağı..." şeklinde tespitler yapılmıştır. Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde: Dava konusu çekin davacı elindeyken hırsızlık sonucu elinden çıktığı, imza ve kaşesi taklit edilerek 3. Kişiler tarafından cirolanarak haksız yere davalı eline geçmesi nedeniyle çekin istridadına ilişkindir. Dosyanın ilk açıldığı ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesince hazırlanan 03/06/2024 tarihli tensip zaptı 13 nolu ara kararı ile davacı vekiline dava tarihinden önce arabuluculuk kurumuna başvurulup başvurulmadığına yönelik beyanda bulunmak ve varsa arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilerek, aksi halde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği ihtar edildiği, davacı vekilince sunulan 20/06/2024 e-imza tarihli beyan dilekçesi ile; huzurdaki davanın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını beyan ile ara karardan dönülmesi talebinde bulunulduğu, son tutanağın sunulmadığı görülmüştür. "7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Ticari davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle bu fıkrada yer alan ''paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında'' ibaresi ''para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında'' şeklinde değiştirilmiştir. 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 31.maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesinin son hali "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olmuştur. Eldeki dava, 17.05.2024 tarihinde açılmıştır. Bu yasal düzenlemeler gereğince, dava şartı arabuluculuk kapsamında kalan ticarî davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, HMK'nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115.maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu bilgilere göre; 7445 sayılı Kanun'un 31.madde hükmü ile TTK'nın 5/A hükmünde değişiklik yapıldığı, davanın çek istirdadı istemine ilişkin olduğu ve mutlak ticari dava olduğu, konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren çek istirdadı davasının da 01.09.2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği, davanın konusunun bir miktar para olduğu anlaşıldığından, arabuluculuk yoluna başvurmadığı sabit olan davacı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Her ne kadar Dairemizin 14.03.2022 tarihli ve ...Esas, ... Karar sayılı kararında çek istirdadı davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı belirtilmiş ise de, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2024 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı uyarınca eldeki davada olduğu üzere çek istirdadı davasının arabulucuğa tabi olduğu görüşüne varılmış ve Dairemizce uygulama değişikliğine gidilmiştir."(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar ve 17/07/2025 tarihli kararı) Mahkememizce dosyanın gönderme kararı sonrasında her ne kadar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerince çekin istirdadı davalarında arabuluculuk dava şartının bulunmadığına yönelik devam eden uygulamaları nedeniyle yargılamaya devam olunmuş ise de; yukarıda değinilen ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar ve 25/12/2024 tarihli ilamı dayanak alınarak verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar ve 17/07/2025 tarihli kararı uyarınca eldeki davanın kararın gerekçesinde belirtildiği üzere Kanunda yer alan değişikliğin yürürlük tarihinden itibaren geçerli olacak ve çek istirdadına ilişkin davaları da kapsayacak şekilde arabuluculuğa tabii davalardan olduğunun kabulü ile, davacı vekilinin 20/06/2024 tarihli beyan dilekçesi ile dava tarihinden önce yapılmış arabuluculuk başvurusunun bulunmadığı hususu da göz önüne alınarak HMK'nın 114/2. ve 7445 sayılı Kanunun 31. madde hükmü ile değişik TTK'nın 5/A maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu ile reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 566,94-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 48,46TL harcın davacıdan alınarak Hazineye GELİR YAZILMASINA, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesine göre belirlenen 33.197,50TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası ilgilisine İADESİNE, 6-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.14.11.2025
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır