İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/485 E. 2026/510 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/485
- Karar No
- 2026/510
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/485 Esas KARAR NO :2026/510
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:03/07/2025 KARAR TARİHİ:01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; uzun süredir müvekkiline ait kitapların davalı internet sitesinde satışa sunulmadığını, ilgili sayfalarda “tedarikçi bekleniyor” ibaresiyle okuyucuların bu yayınlara erişiminin engellendiğinin tespit edildiğini, bu durumun, müvekkiline ait ilgili eserlerin okuyuculara ulaşmasını engellediğini, aynı zamanda ticari faaliyetlerini sekteye ve müvekkilini zarara uğrattığını, davalının bu haksız tutumunun, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca müvekkili ... A.Ş.'nin, pazarda rakipleriyle rekabet edebilmesini engellediğini, müvekkiline ait kitapların ... internet sitesinde satışa sunulmasını ve "tedarikçi bekleniyor" ibaresinin kaldırılmasını ihtaren davalıdan talep ettiklerini, her ne kadar davalı 06/02/2025 tarihli cevabi ihtarnamesi ile mevcut hukuksuzluğun kendisinden kaynaklanmadığını savunsa da bunun doğru olmadığını, İhtarnameye rağmen davalı şirketin gerekli aksiyonu almadığını ve sürecin madden ve manen müvekkilinin mağduriyetini intaç ettiğini beyanla . davalının haksız ve objektiflikten uzak eylemleri, kast/kusuru ile müvekkilini zararlandırmış olması nedeniyle şimdilik 100.000,00-TL.'nin haksız eylem tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının şikayetine konu olan "tedarikçi bekleniyor" ibaresinin, müvekkilinin web sitesinde yer alan, ilgili ürünün anlık olarak stokta bulunmadığını ve tedarik sürecinin davacı yayıncıdan veya dağıtımcıdan kaynaklandığını gösteren standart bir bildirim olduğunu, bu ibarenin, müvekkilinin sisteminin otomatik olarak belirlediği ve genel bir stok/tedarik durumu göstergesi olduğunu, davacıya veya herhangi bir esere yönelik kasıtlı bir engelleme veya ayrımcılık amacı taşımadığını, aksine, davacının kendi ticari kararları ve tedarik zinciri yönetimindeki aksaklıkların bu durumun temelini oluşturduğunu beyanla davanın reddini talep etmitşir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; haksız rekabetten kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 10/03/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini, feragat istemleri yönünde karar verilmesini talep ettiği görüldü. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa,karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. " şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, dava feragat ile sonuçlandığından yargılama gideri ve vekalet ücreti davacı üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 488,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.219,75 TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine, 6-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davalı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2026
Katip ...
Hakim ...