İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/461 E. 2026/334 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/461
Karar No
2026/334
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/461 KARAR NO : 2026/334

DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 26/06/2025 KARAR TARİHİ : 17/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ...parsel (eski ...) 5. kat 6 numaralı dairenin maliki iken binanın riskli yapı ilan edilmesi neticesinde ... oranında hisse maliki haline geldiğini, müvekkilinin hali hazırda 419 m² büyüklüğündeki arsanın 69,83 m² ile en yüksek paya sahip maliki olduğunu, belirtilen taşınmaz için ... sayılı yasa kapsamında riskli yapı kararı alındığını, 2/3 çoğunluk arsa payı sahibi kat malikleri ile karşı taraf yüklenici arasında ... 6. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeye itirazlarını belirttiğini ancak malikler tarafından itirazları dikkate alınmadığından ileride hak kaybına uğramamak adına sözleşmeyi ihtirazi kayıtla imzalamak durumunda kaldığını, bunun üzerine müvekkilinin karşı taraf ile ... 22. Noterliği ... tarih ... Yevmiye numaralı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesini imzaladığını, müvekkilinin ihtirazı kayıtla imzalamış olduğu işbu sözleşmenin uyarlanması için karşı taraf yüklenici ve malikler aleyhine ... 48. Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında uyarlama davası açtığını ve ayrıca kat:4 maliki tarafından ... 6. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin iptali talebi ile ... 48. Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas saylı dosyasında dava açtığını, işbu davaların derdest olduğunu ve yargılamasının devam ettiğini, davalı yüklenicinin sözleşmenin imzasıyla birlikte müvekkiline Kasım - Aralık (2023) ve Ocak 2024 sözleşme kira bedellerine mahsuben 120.000 TL ödediğini, davalı yüklenicinin devam eden aylara ilişkin kira bedellerini ise resmi şekilde imzalanan sözleşmenin açık hükmüne rağmen ödemediğini, sözleşme ile kararlaştırılan kira bedelleri ve ifaya ekli cezai şart bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... 29. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında 29.11.2024 tarihinde alacak ifaya ekli cezai şart ve faiz talepleri toplamı 1.164.338,08 TL alacak yönünden genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, borçlu şirketin tacir olduğunu ve iflasa tabi olduğunu, İİK m.43/2 hükmü gereğince haciz yolu ile yapılmış olan takibin harç ödemeden iflas yoluyla takibe dönüştürülmesinin mümkün olduğunu, bu nedenle borçlu hakkında genel haciz yoluyla başlatılan takibin 06.05.2025 tarihli talep ve eki takip talebine göre iflas takibine çevrildiğini, borçlu vekiline iflas ödeme emrinin tebliğ edildiğini ve borçlu vekili tarafından borcu olmadığından bahisle takibe itiraz edildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğunu, yüklenicinin 6306 Yasa uyarınca akdedilen sözleşme gereği ödeme yükümlüsü olduğu kira bedellerini ödemediğini ve ayrıca sözleşmede kararlaştırılan ifaya ekli cezai şart niteliğinde olan bedelleri de ödemediğini, yüklenicinin ödenmeyen her gün için her kira dönemi için ayrı ayrı 1.000 TL cezai şart ödemek durumunda olduğunu, bu bakımdan yüklenicinin müvekkiline 29.11.2024 tarihinde başlatılan icra takip tarihindeki borcunun 480.000 TL kira +641.000 TL cezai şart olmak üzere toplam 1.121.0000,00 TL olduğunu ve ayrıca sözleşmede açıkça kararlaştırıldığı üzere kira bedelinin 3 aylık vadeler ile peşin olarak ödeneceğinin belirlendiğini, bu itibarla ödeme vadelerinin de her 3. ay başında ödenmesi gereken kira bedelinin ayın ilk 5 günü olarak olarak hesap edildiğini, bu itibarla 29.11.2024 tarihi itibariyle davalının vadesinde ödenmeyen bedeller yönünden işlemiş faiz tutarının 43.338,08 TL olduğunu, sonuç olarak davalı aleyhine 29.11.2024 tarihine kadar ödenmeyen kira bedelleri ve ifaya ekli cezai şart bedelleri ile faiz toplamının 1.164.338,08 TL olduğunu, bu bedelin sözleşme ile kararlaştırılan sözleşme ile belirlenen bedeller olduğunu, davalının öğrenildiği kadarıyla kira bedellerini yalnızca müvekkiline ödemediğini, diğer maliklere ise düzenli ödeme yaptığını, borçlu şirket yüklenici ile bugüne kadar yapılan tüm görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, davalı tarafından takibe itiraz edilirken kira bedeli ödeme şartlarının doğmadığını ve müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini iddia ettiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında tüm edimlerini yerine getirdiğini, sözleşme maddelerinde davalının borcu ödemesinden kaçınabileceği hiçbir halin olmadığını, davalı borçlunun iflasa tabi kişilerden olduğundan borcun ödenmemesi halinde iflasına karar verileceğinin açıkça düzenlendiğini, dosyada yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacak miktarı tam olarak tespit edildikten sonra depo kararı verilmesi ve buna rağmen ödeme yapılmaz ise borçlu davalının iflasına karar verilmesi gerektiğini, iflas davalarında arabuluculuğa elverişli bir uyuşmazlık yok ise de davalı aleyhine iflas takibi başlatılması sonrasında arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve anlaşma da sağlanamadığını beyanla tüm bu nedenlerden dolayı; fazlaya dair ve vadesi gelmemiş alacak ve cezai şart yönünden talep ve dava hakları saklı kalmak ve sözleşmedeki hukuka aykırı hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla; dosyada iflas ilanları yapılarak; borçlunun ... 29. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına haksız itirazının kaldırılmasını, müvekkilinin alacaklı olduğu tutarlar dikkate alınarak alacağın 7 gün içinde müvekkiline ödenmesi ya da mahkeme veznesine yatırması için borçluya depo emri çıkarılmasını, depo emri üzerine borç müvekkiline ödenmez ve/veya mahkeme veznesine depo edilmezse davalının iflasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, görev yönünden davanın reddi gerektiğini, işbu davada görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülmesinin görev yönünden usule aykırı olduğunu, “Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi”nde inşaatın yapım süresi her ne kadar 22 ay olarak öngörülmüş ise de sözleşme hükümlerinde açıkça düzenlendiği üzere bu süreye eklenecek hallerin ayrıca belirtildiğini, sözleşmede öngörülen süreye eklenmesi gereken bu hususların dikkate alınmaksızın kira alacağı talebinde bulunulmasının hem sözleşme hükümlerine hem de hakkaniyete aykırı olduğunu, 21.11.2023 tarihinde imzalanan “Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi”nden yalnızca üç ay kısa bir zaman sonra müvekkili yüklenici firmaya karşı farklı mahkemelerde birden fazla dava açıldığını, sözleşmenin imzalanmasından bu kadar kısa bir süre sonra ardı ardına açılan davaların tesadüf olmadığını, bilakis müvekkili yüklenici firmayı yıldırmaya ve işbu sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmesini engellemeye yönelik olduğunun açık olduğunu, bu davaların açılmasının asıl sebebinin davacı ... ve kardeşi ...’in, işbu davaya konu olan Kat Karşılığı İnşaat ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin yüklenicisi olarak binanın yıkılıp yeniden yapılma işini alamamaları olduğunu, davacı ve dava dışı kardeşinin hissedarı olduğu şirketin kat maliklerine yazılı teklif vermelerine rağmen projeyi gerçekleştiremeyip yüklenici sıfatını kazanamamalarının müvekkil şirket...’nın üstlendiği bu projeye karşı husumet geliştirmelerine ve dava hakkını kötüye kullanmalarına neden olduğunu, bu nedenle ... ve ... tarafından açılan davalar ile müvekkili yüklenici firmanın faaliyetlerini engellemeye yönelik bir strateji izlendiğinin açıkça anlaşıldığını, “Kat Karşılığı İnşaat ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi”nin 23. maddesi uyarınca, müvekkili yüklenici firmanın kusurundan kaynaklanmayan idari kararlar idari muameleler ve idarenin keyfi uygulamaları ile öngörülemeyen durumların beklenmeyen hal ve mücbir sebep olarak kabul edildiğini, bu nedenle söz konusu süreçlerin tamamının inşaat süresine aynen eklenmesi gerektiğini, Kat Karşılığı İnşaat ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi”nin 23. maddesi uyarınca; müvekkili yüklenici firmanın kusurundan kaynaklanmayan ve inşaat sürecine doğrudan etki eden yasa değişikliklerin de sözleşmeye göre mücbir sebep ve beklenmeyen hal kapsamında olduğunu, ilgili “Kat Karşılığı İnşaat ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi”nin 15.16. maddesi uyarınca, kat maliklerinin veya arsa sahiplerinin yükleniciye vekaletname vermemesi halinde bu eksiklikten kaynaklanan gecikmelerin sözleşmede öngörülen 22 aylık inşaat süresine aynen ekleneceğinin açıkça hüküm altına alındığını, , davacı tarafından talep edilen kira alacağı cezai şart hükümleri ve bu alacak kalemlerine ilişkin faiz taleplerinin gündeme gelmesinin hukuken mümkün olmadığını, ilgili “Kat Karşılığı İnşaat ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi”nin 15.18. maddesi uyarınca, kat maliklerinin kat irtifakını kurma yükümlülüğünün derhal yerine getirmesinin açıkça düzenlendiğini, anılan hükme göre kat maliklerinin kusuruyla kat irtifakı kurulamazsa bu gecikme süresinin aynen inşaatın yapım ve teslim süresine ekleneceğini, dolayısıyla bu durumda kira alacağı cezai şart ve faiz taleplerinin de gündeme gelmeyeceğini, tüm bu gelişmeler karşısında sözleşmenin 15.18. maddesi uyarınca kat maliklerinin sorumluluğunda bulunan kat irtifakının derhal tesis edilememesi nedeniyle geçen sürenin inşaatın yapım ve teslim süresine birebir eklenmesi gerektiğini, zira müvekkili şirketin bu gecikmede herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi süreci ilerletmeye yönelik tüm girişimlerinin işbu davanın davacısı ... ile ...’in engelleyici tutumları nedeniyle sonuçsuz kaldığını, dolayısıyla süreci bilerek ve isteyerek büyük ölçüde aksatan bu kardeşlerden ...’in işbu davada kira alacağı talep etmesinin sürelerin uzamasına dayalı olarak cezai şart talebinde bulunmasının ve buna ek olarak faiz alacağı istemesinin hukuki bir zeminden yoksun olduğunu beyanla tüm bu nedenlerden dolayı davalı müvekkili şirket aleyhine açılan işbu davanın öncelikle görev yönünden incelenerek reddini, taleplerinin kabul edilmemesi halinde davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını, karşı yan aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. ...29. İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyada 26/03/2026 tarihi itibarıyla kapak hesabının yapılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabından duruşma tarihi itibari ile toplam borcun 1.702.944,92 TL'ye ulaştığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından 60.000,00 TL iflas avansının 08/07/2025 tarihinde mahkememiz veznesine depo edildiği anlaşılmıştır. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, İİK 156 ve devamı maddeleri kapsamında iflas yolu ile yapılan takibe itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen ... 22. Noterliği'nin ... tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin 16.2. maddesi uyarınca 2024 yılı Şubat ayından 2025 yılı Ocak ayına kadar (dahil) ödemesi gereken aylık kira bedelinin davalı tarafından davacıya ödenip ödenmediği, davacının kendi eylemleri ile davalı şirketin yapı ruhsatı almasına engel olup olmadığı, davacının davalı şirket tarafından alınan ruhsatın geç alınmasına neden olup olmadığı, davacının davalı şirketin ruhsat almasına engel olmadığının anlaşılması halinde davacının varsa ödenmemiş kira alacakları sebebiyle davalıdan sözleşmenin 20.1. maddesi kapsamında ifaya ekli cezai şartı talep edip edemeyeceği, davalının takipten önce temerrüte düşürülüp düşürülmediği, iflas takibine itirazın kaldırılması ve davalının iflasına karar verilmesi için gereken koşulların oluşup oluşmadığı konularından ibarettir. İİK'nun 154. maddesi gereğince iflas yolu ile başlatılan takibe karşı borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, takibin duracağı, alacaklının bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebileceği İİK‘nun 156/3. fıkrasında düzenlenmiştir. İflas davası basit yargılama usulüne göre incelenir. Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, mahkemece ilk önce davacı alacaklının İtirazın kaldırılması hakkındaki talebini inceler. Bu İtirazın kaldırılması talebinin incelenmesi, genel haciz yolundaki İtirazın kaldırılması talebinin incelenmesinden ( m.68-70) tamamen farklıdır. Genel haciz yolunda tetkik merciinin incelemesi yalnız belgelere göre ve ilamsız icra kuralları çerçevesinde yapıldığı halde, buradaki ticaret mahkemesinin incelemesi genel hükümlere ( yani HMK ‘daki hükümlere) göre olur. Bu nedenle borçlu, ticaret mahkemesindeki savunması sırasında ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı borçlu, İflas davasına karşı vereceği cevap layihalarında bütün savunma vasıtalarını ileri sürebilir. Ticaret mahkemesi normal bir alacak davasında olduğu gibi, tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borçlunun gerçekten borçlu olup olmadığını araştırır. İflas davasında alacaklı, alacağını ispat bakımından m.68. ‘de olduğu gibi tahdidi olarak sayılmış olan belgelerle bağlı değildir. Alacaklı normal bir alacak davasında olduğu gibi, alacağının varlığını HMK’ya göre mümkün olan her türlü delil ile ispat edebilir. Burada alacaklının alacaklı olup olmadığı maddi hukuk kurallarına göre esastan incelendiğinden ticaret mahkemesi borçlunun İtirazının ya kesin olarak kaldırılmasına veya kesin kaldırma talebinin (bununla İflas davasının) reddine karar verir. Burada, borçlunun itirazı esastan karara bağlanmakta ve alacağın esası hakkında hüküm verilmektedir. Bu hüküm normal bir alacak davasında olduğu gibi kesin hüküm oluşturur. Mahkeme, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda, davacının alacağının mevcut olduğunu tespit eder ve borçlunun itiraz ve defilerini yerinde bulmazsa, yani borçlunun borçlu olduğu kanısına varırsa borçlunun İtirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verir. Buradaki İtirazın kaldırılması kararı bir ara karardır. (Prof.Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Cilt 3.sayfa ,2672 vd, 1993 baskı). Bu nedenle yalnız başına istinaf edilemez. Yapılacak inceleme sonucu alacağın mevcut olduğu kabul edilirse borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verilir ve mahkemece aynı zamanda bir depo kararı verir. Bu depo kararı ile mahkeme, borçluya yedi gün içerisinde faiz ve icra giderleri ile birlikte borcunu ifa etmesini veya o kadar miktarı mahkeme veznesine depo etmesini emreder (m.158, II c. 2).Borçlu yedi günlük depo süresi içerisinde faiz ve giderleri ile birlikte borcu ödemez veya mahkeme veznesine depo etmez ise, mahkemece depo kararından sonraki ilk oturumda borçlunun iflasına karar verilir. Davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olduğu adresin mahkememiz yargı çevresinde bulunduğu, bu nedenle bu davaya bakma konusunda mahkememizin kesin yetkili olduğu, İİK 156/4. maddesi uyarınca, iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen ... 22. Noterliği'nin ... tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin 16.2. maddesi uyarınca 2024 yılı Şubat ayından 2025 yılı Ocak ayına kadar (dahil) ödemesi gereken aylık kira bedelinin davalıdan tahsili ve davalının iflasına karar verilmesi amacıyla ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında icra takibine konu borcun ödendiği iddiasında bulunulmadığı; davalı tarafından ödeme iddiasının bulunulmadığı ve davacının eylemleri nedeniyle yapı ruhsatının geç alındığının somutlaştırılarak iddia edilmediği anlaşılmakla davalının takibe itirazının (İİK 156/3 maddesi uyarınca) kaldırılmasına karar verilmiş ve aynı tarihli duruşmada İİK'nın 158. maddesi uyarınca davalı hakkında iflas davası açıldığı İİK'nın 166. maddesinde belirtilen usulle ilanına, ... 29. İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyada 1.121.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle bir sonraki duruşma tarihi itibari ile depo emrine esas kapak hesabının gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, 26.03.2026 tarihli duruşmada ise ... 29. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takibine konu 1.702.944,92 TL borcun 7 günlük kesin süre içerisinde mahkememiz veznesine depo edilmesi gerektiğinin, aksi halde İİK'nın 158. maddesi uyarınca bir sonraki duruşmada davalı şirketin iflasına karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Davacı vekili Av. ... UYAP'tan göndermiş olduğu 12.04.2026 havale tarihli dilekçesi ile 26/03/2026 tarihli duruşmasında depo kararı verildiğini, İşbu karar üzerine davalının ... 29. İcra Dairesi ...Esas dosyasında dosya borcunun tamamını ödediğini ve ödemenin reddiyatının yapılmasına muvafakati üzerine dosyanın tahsilatla infaz edildiğini, iflasa konu dosya borcu ödenmiş olup, davanın konusuz kaldığını, mahkemece uygun bulunması halinde dosyada harç ve yargılama giderleri yönünden dosya üzerinden karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili Av. ... UYAP'tan göndermiş olduğu 16.04.2026 havale tarihli dilekçesi ile 26/03/2026 tarihli duruşmasında verilen depo kararı üzerine, ... 29. İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı dosyasına konu borcun tamamının müvekkili tarafından ödendiğini ve dosyanın infaz olduğunu, yapılan ödeme neticesinde icra dosyası tahsilatla infaz edilmiş olup, iflasa konu dosya borcu ödenmekle davanın konusuz kaldığını, bu doğrultuda dosya üzerinden, duruşma günü beklenmeksizin karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 05.02.2026 tarihli duruşmasında itirazın kaldırılmasına karar verildikten sonra taraf vekillerinin beyanlarından anlaşıldığı üzere takip konusu borcun dava tarihinden sonra ödenmiş olduğu, davanın konusuz kaldığı, dava tarihi itibari ile davacının işbu davayı ikame etmekte haklı olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 365,80 TL ve 7.562,20 TL ilan masrafı olmak üzere toplam 7.928,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-İflas avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/04/2026

BAŞKAN ...

ÜYE ...

ÜYE ...

KATİP ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/461, K. 2026/334, T. 17.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-461-e-2026-334-k-b87cd1feaf45