İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/458 E. 2025/458 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/458
- Karar No
- 2025/458
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/458 Esas - 2026/365 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/458 KARAR NO : 2026/365
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/06/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 K.YAZIM TARİHİ : 05/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari alım satımdan kaynaklı bir borç ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin davalıya 26.07.2024 tarihli 2.703,64TL, 26.09.2024 tarihli 56.283,06 TL, 10.10.2024 tarihli 2.703,64 TL ve 03.12.2024 tarihli 1.839,46 TL bedelli faturalar karşılığında muhtelif ürünler sattığını, toplamda 69.857,94-TL cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine İstanbul ... .... .... E. Sayılı dosyası ile 07.05.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 08.05.2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalının 13.05.2025 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek; 69.857,94-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamını ve alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... .... .... .... .... .... .... .... E. sayılı dosyası üzerinden başlattığı takibe konu edilen alacak iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, tek taraflı olarak düzenlenen faturaların alacağın ispatı için yeterli ve kesin delil teşkil etmediğini, bu kapsamda ispat yükünün davacı tarafta olduğunu ve hizmetin verildiğinin kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek; davanın reddini ve davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasının olduğu anlaşıldı. Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyası, BA-BS formları dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 220. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, sunulan defterler incelenmiştir. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 12/01/2026 tarihli raporda: Davacının 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre, 03.12.2024 tarihli bakiyenin 69.857,94 TL olduğu ve davalının bu tutarda borçlu göründüğü, bu tarihten sonra herhangi bir işlem (ödeme, yeni satış, iade vb.) olmadığı, bakiyenin 31.12.2025 tarihinde de devam ettiği, bu kapsamda icra takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 69.857,94 TL alacaklı göründüğünü, bu tutarın takip konusu yapılan tutarı karşıladığı, alacağa dayanak olan faturaların e-fatura (temel fatura) olarak düzenlendiğini, buradan her iki tarafın da e-fatura mükellefi ile iade faturası düzenlenmemiş olması nedeniyle bu faturaların davalı tarafından kabul edildiğinin anlaşıldığını, davalı tarafından dosyaya, bu faturaların kabul edilmediği, reddedildiği veya iade edildiği yönünde HMK'ya göre caiz olan herhangi bir delil sunulmadığını, takip tarihinden sonra davacıya ödeme yapıldığına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığını, davalı tarafından da bu yönde bir belgenin dosyaya İade-mahsup vb. gibi borcu azaltacak herhangi bir işlemin de gerçekleşmediğini, dolayısıyla takip konusu borcun işbu rapor tarihi itibariyle ödenmediğini ve borcun 69.857,94 TL olarak devam ettiğini, davacının icra takibi tarihinde, davalıdan 69.857,94 TL alacaklı olduğunu, 08.05.2025 tarihinde temerrüde düşürüldüğünu, bu kapsamda icra takibinden önceki döneme ilişkin faiz hesaplanmasının mümkün olmadığını, buna karşın davacının icra takibinden itibaren faiz talebinin yerinde olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 27/03/2026 tarihli raporda; Dosya kapsamındaki faturalar, BA/BS formları, ticari defterler, cari hesap ekstresi birlikte değerlendirilerek aşağıdaki tespit ve hesaplamalar yapıldığını, 03.12.2024 tarihli, PRO2024000009468 numaralı ve 1.839,46 TL bedelli fatura, 10.10.2024 tarihli, PRO2024000007924 numaralı ve 2.703,64 TL bedelli fatura, 26.09.2024 tarihli, PRO2024000007474 numaralı ve 56.283,06 TL bedelli fatura, ve 26.07.2024 tarihli, PRO2024000005645 numaralı ve 9.031,78 TL bedelli faturaların toplam tutarı 69.857,94 TL olduğunu, tarafların BA/BS formları üzerinde yapılan karşılaştırmalı inceleme neticesinde; davacının toplam 232.556,77 TL tutarındaki 4 adet faturayı, davalının da aynı tutar ve adetle ilgili vergi dairesine bildirdiği, her iki tarafın form bildirimlerinin birbiriyle tam uyumlu olduğunu ve karşılıklı teyit sağlandığını, davalının 2024 yılı Ocak-Aralık dönemine ait e-defter beratlarını yasal süresi içerisinde yüklemediği tespit edildiğini, ticari defter kayıtlarının davalı lehine delil teşkil etmediğini; buna karşın, davacının incelemeye sunduğu ticari defterlerinin, raporun 2.2. bölümündeki açıklamalar ışığında HMK m. 222/2 uyarınca davacı lehine delil teşkil ettiği değerlendirildiğini, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan karşılaştırmalı incelemede; kayıtların birbiriyle tam uyumlu olduğu ve ticari ilişkiyi teyit ettiğini, davalının kendi kayıtlarında da sabit olduğu üzere; toplam 283.611,24 TL tutarında mal alışı yaptığını, buna karşılık 213.753,29 TL ödeme gerçekleştirdiğinin saptandığını, davalının kayıtlarında 69.857,94 TL, davacı kayıtlarında ise 69.857,95 TL borçlu göründüğünü, teslim olgusunun, faturaya konu malların fiilen davalıya teslim edilip edilmediğine bağlı olduğunu, sevk irsaliyeleri, teslim tutanakları ve diğer somut belgelerle teslimin doğrulanması durumunda, BA/BS formu ve ticari defter kayıtları alacak talebinin destekleyici unsuru olarak değerlendirilebileceğini, dosya kapsamında faturaya konu malların teslimini doğrudan gösteren sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya eşdeğer nitelikte başka bir yazılı belge bulunmadığını, teslim olgusunun yeterliliği ve alacak talebinin kabul edilip edilmeyeceği hususunun mahkemeye ait olduğunu, teslim olgusunun gerçekleştiği kanaatine varması halinde toplam alacağın 89.951.69 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Davalı tarafça yetkiye yapılan itiraz usulüne uygun olmadığından yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Dava, taraflar arasındaki ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, 26.07.2024 ile 03.12.2024 tarihleri arasında düzenlenen toplam 4 adet fatura içeriği ürünlerin teslim edildiğini ve 69.857,94 TL tutarındaki bedelin ödenmediğini iddia etmektedir. Davalı ise faturaların tek taraflı düzenlendiğini ve borcun bulunmadığını savunmaktadır. Toplanan delillere göre; taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı borcun olmadığı ve faturaya konu malı teslim almadığına ilişkin davalı savunmasına karşın, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede her iki taraf defterinde davaya konu faturaların kayıtlı olduğu ve defterlerin alacak/borç hususunda birbirini doğruladığı, yine BA-BS bildirimlerinin de karşılıklı olarak yapıldığı, davalı tarafça süresinde iade faturası düzenlenmediği ve itiraz edilmediği bu hali ile ticari ilişkinin ve teslimin karine olarak ispat edildiği, aksinin ispatı hususunda davalı yanca ispata elverişli herhangi bir delil ibraz edilmediği, böylelikle icra takibine konu edilen alacak yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Buna ilişkin olarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak faturadan kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KABULÜ ile; İstanbul 21.İcra Dairesinin 2025/16388 E. Sayılı icra dosyasında yapılan icra takibinin davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, Alacağın %20'si oranında hesaplanan 13.971,58TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 4.771,99TL harçtan peşin alınan 843,71TL harcın mahsubu ile eksik alınan 3.928,28TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 1.546,61TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 19.505,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/04/2026