İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/454 E. 2026/215 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/454
Karar No
2026/215
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/454 Esas KARAR NO : 2026/215 Büyükçekmece İcra Dairesi : ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2025 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari satıma ilişkin hukuki ilişki kurulduğunu, davalı şirkete faturalar içeriğinde gözüken ürünlerin, malların teslim edildiğini, teslim edilen ürünlere istinaden ... sayılı, ... sayılı, ... sayılı, ... sayılı, ... sayılı, ... sayılı, ... sayılı, .... sayılı, ... sayılı, ... sayılı, ... sayılı faturalar düzenlendiğini, ticari ilişkiden kaynaklı ödenmeyen 362.043,62-TL'nin (asıl alacak) tahsili için Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız ve kötüniyetli olarak itirazda bulunduğunu, icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalının icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin aynen devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen yıllık reeskont avans faiziyle birlikte ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiştir. Dosyanın 15/05/2025 tarihinde Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasını alarak tevzi olduğu, 15/05/2025 tarihinde ... karar numarası alarak mahkememize gönderildiği, 16/05/2025 tarihinde mahkememizin yukarıdaki esasına tevzi olmuştur. DELİLLER : Büyükçekmece İcra Dairesi ’nün .... esas sayılı dosyası, Düzce Vergi Dairesi, Avcılar Vergi Dairesi, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki ticari satıma dayalı başlatılan Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilinin alacaklı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, faize, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Büyükçekmece İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 362.043,62 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 05.01.2025 tarihli raporunda; Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı şirkete ait ticari defterler, davacı şirket inceleme sırasında e-defter mükellefi olduklarını ve ticari defterlerin elektronik ortamda tutulduğu beyanla USB teslim ettiklerini, kayıtlarını e-defter olarak tutmakta olduklarını, davacı tarafından sunulan USB içeriğinde defterlerin e-defter olduğunu 13.12.2011 tarih 28141 sayılı resmi gazetede, elektronik ortamda defter tutulmasına imkân sağlayan elektronik defter genel tebliğinin yayınlanmış olduğunu, elektronik defter tutanlar için hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınmasının ise kapanış onayı yerine geçtiğinden yevmiye ve kebir defterinin beratlarını zamanında yapmış olduğundan ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varıldığını, Davalıya Ait Ticari Defterler: Sayın mahkemenin 20.10.2025 tarihli celsesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, İnceleme günü davalı tarafın incelemeye katılmadığı ve ticari defterlerini ibraz etmediğini, Davacıya Ait Ticari Defterlerde Davalı İle Olan Cari Münasebeti Borç Alacak Bakiye Durumu: Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunduğu, taraflar arasında yazılı olmayan cari hesap benzeri bir ticari münasebet (Açık Hesap İlişkisi) bulunduğu, açık hesap ilişkisinin ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu olduğu, açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türü olduğunu, Tarafların iddia ve Savunmaları doğrultusunda uyuşmazlığın; davacının alacağına ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı ile takibin durması sonrasında itirazın iptaline ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusunun davacının alacaklı olup olmadığı noktasında olduğunun tespit edildiğini, huzurdaki davada, davacının davalıya kestiği faturaların tutarını talep etmekte olduğunu, taraflar arasındaki ticari faaliyetin 2024 yılı öncesi başladığı ve davacının davalıdan 2023 yılından gelen 59.309,04 TL tutarlı alacağının bulunduğunun görülmekte olduğunu, 2024 yılı içerisinde davacının, davalıya çok sayıda fatura kestiği, bu faturalara karşılık olarak davalının davacıya bono keşide ettiğinin anlaşıldığını, söz konusu bonoların vadesinde karşılıksız çıkması üzerine, muhasebe kayıtlarında ters kayıt yapılmak suretiyle davalının hanesine borç kaydı oluşturulduğunun görüldüğünü, 2024 yılından 2025 yılına devreden dönemde, davacının davalıdan toplam 645.198,89 TL alacağının bulunduğu, bu dönemde herhangi bir fatura satışının gerçekleşmediği, yalnızca senet giriş-çıkışları ile protesto masraflarının davalı hanesine borç olarak kaydedildiğinin tespit edildiğini, 2025 yılında ise senetler ve protesto masrafları kapsamında oluşan 266.005,41 TL tutarındaki cari hesap borcunun davalı tarafından ödenmediği, söz konusu tutarın davacının yevmiye defterine usulüne uygun şekilde davalıdan alacak olarak kaydedildiğinin anlaşıldığını, Davacının davalıdan takip tarihi ile ticari defterlerinde 266.005,41 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunu, Dava Konusu Edilen Faturaların Davalı Şirkete Tebliğ Edilip Edilmediklerine Dair İnceleme; Davacı tarafından davalıya kesilen tüm faturaların elektronik ortamda temel fatura olarak kesilmiş olduğunu, temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülme imkanı bulunmayacağını, faturanın davalıya kesin olarak tebliğ edilmiş olduğunu, dosya içeriğinde davalı şirketin bu faturaları kabul etmeyip itiraz ettiğine dair hiçbir işaret olmadığını, bu sebeple davalı tarafın davacı tarafından kendisine gönderilen dava konusu faturayı kabul ettiği ve Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük süre içerisinde itiraz etmediğinin değerlendirilmiş olduğunu, Ba Bs Beyannameleri: Dosyaya celbedilen davalı vergi dairesi kayıtları BA-BS beyannamesi incelendiğinde, taraflar arasında beyan edilen kayıtların birbiriyle uyumlu olduğunun tespit edildiğini, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında takipteki toplam alacağın 362.043,62 TL olduğunu, İşlemiş Faiz Hesabı Ve Temerrüt Faizi Talep Edilmesi: Davacı alacaklı takip talebinde takip öncesi 56.224,50 TL işlemiş faiz talep etmekte olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından davacının faiz talep edebilmesi için davalıyı TBK 117. Maddesi gereği temerrüde düşürmesi gerektiği, dosyada fatura bedelinin ödenmesini içerir bir ihtarnamenin mevcut olmadığını, b nedenle davacının dava öncesi faiz talebinin yerinde olmadığını, T.C. Yargıtay ... Hukuk Dairesi Esas .... , Karar ... sayılı kararında davacı alacaklı tarafça takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceğinin değerlendirildiğini, Davalı Açısından İnceleme: Davalı taraf inceleme günü defter ibraz etmemiş yerinde inceleme talebinde de bulunmamış olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediğini, davacının ticari defter kayıtlarında, davalıdan 266.005,41 TL alacaklı bulunduğunun görünmekte olduğunu, bu hesapların davacının sunulan 2024 yılı cari hesap dökümünün ve fatura fotokopilerinin incelenmesi sonucunda elde edildiğini, davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığından cari hesap özeti anlamında tarafların kayıtlarını karşılaştırma olanağı bulunamadığını, Sonuç: Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile “Temel Fatura ve Temel İrsaliye Senaryosu” ile müşterilerine gönderdiğini, temel fatura senaryosu ile kesilen faturaların alıcısına kesin olarak tebliğ edildikleri ve bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğu ve davacıya 266.005,41 TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerekeceği davacının, davalıdan Büyükçekmece İcra Müdürlüğü .... esas sayılı dosyası ile, 305.819,12 TL asıl alacak, 56.224,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 362.043,62 TL talep ettiği, yapılan incelemede, davacının davalıyı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi uyarınca temerrüde düşürmediği, bu nedenle takip öncesine ilişkin 56.224,50 TL tutarındaki işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığını, davacının, davalıdan takip tarihi ile 266.005,41 TL talep edebileceği ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık %44,25 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz oranından faiz işletilmesi gerekeceğini bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu içeriğine göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)

İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 266.005,41-TL alacaklı olduğu anlaşıldığı, BA-BS beyannameleri incelendiğinde taraflar arasında gerçekleştiği beyan edilen faturalara ait kayıtların birbiriyle uyumlu olduğu, davanın dayanağını teşkil eden faturaların davalıya tebliğ edilmiş geçerli bir e-fatura olduğu, davaya konu olan faturalara davalının süresi içerisinde itiraz etmediği, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın ispat edilen ana para bedeli olan 266.005,41-TL yönüyle davanın kabulüne, davalı usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; 266.005,41 TL asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin 266.005,41 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ve faize ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 53.201,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 18.170,83 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 4.372,58 TL harcın mahsubuyla bakiye 13.798,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 4.372,58 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.987,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 11.363,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 8.349,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 3.379,00 TL davalıdan bakiye 1.221,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/03/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/454, K. 2026/215, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-454-e-2026-215-k-b673cf0bc0d7