İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/448 E. 2026/350 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/448
Karar No
2026/350
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/448 KARAR NO : 2026/350

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine ---. İcra Müdürlüğü ------ esas sayılı dosyasıyla yaptıkları ilamsız icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durduğunu, davalı borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetli olup, iptali gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki tesis edilmiş olup iki şirket arasında laboratuvar malzeme ve cihazları alım satım ilişkisi mevcut olduğnu, fakat davalının bir süredir aldığı malzemelerin ödemelerini ifa etmediğini, 01.01.2024-31.12.2024 hesap dönemli cari hesaba göre davalı şirketin faizler ve feriler haricinde 148.974,97 hesap bakiyesi bulunmakta olduğunu, davalı tarafın tüm ihtarlarımıza rağmen borcunu ifa etmemesi sebebiyle --- İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı kapsamında takip başlatılmış olup davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı borçlu tarafından aleyhine başlatılan icra takibine karşılık itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali ve takibin devamını sağlamak amacıyla sayın mahkemenizde itirazın iptali davası açılmadan önce 6102 sayılı TTK’nun 5/A maddesi gereğince 03.03.2025 tarihinde yasal arabuluculuk yoluna başvurulduğunu arabuluculuk başvurusu üzerine tarafımızın katılımı ile 25.04.2025 tarihinde gerçekleştirilen toplantı neticesinde anlaşmama sonucuna ulaşıldığını, ayrıca takip konusu meblağ davalı tarafça bilinmekte olup, aynı zamanda likid bir alacaktır. İİK m. 67/2’ye göre davanın sonunda verilen karar ile diğer davalardan farklı olarak alacak dışında bir de tazminata hükmedilebileceğinin düzenlendiğini, Bu hükmün getiriliş amacı alacaklının alacaklı olmamasına rağmen haksız olarak icra takibi yapmasını, borçlunun ise borçlu olduğunu bildiği tutarı ödememek veyahut sürüncemede bırakmak için haksız itiraz etmesini engellemektir. İcra-İnkar tazminatına hükmedilmesi için alacağın likid olması gerektiğini, alacağın likit olmasından kasıt alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerektiğini, görüleceği üzere takip dayanağın düzenlenen cari hesap alacağı ve davalı tarafından yapılan ödeme alacağın likid olduğuna karine teşkil ettiğini, davalı tarafça başlatılmış olan icra takibine haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ederek borcun tahsilini engellemeye çalışmakta olduğunu beyan ederek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya katılmamış ve cevap dilekçesi de sunmamıştır.

DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle --- Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali isteminden ibarettir.---İcra Müdürlüğü ---- Esas nolu dosyasının Uyap sureti, ----- Vergi Dairesi ve ----- Vergi Dairesine müzekkere yazılarak tarafların BA/BS formları incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere uzman Mali Müşavir bilirkişiden alınan 13/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, GİB onaylı beratlarının zamanında alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirket inceleme günü gelemediği ve defter belge ibraz etmediği için incelenemediği. Davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, takip konusu alacağını oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemenin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesin delil olma şartlarını değiştiren “…veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi…” madde hükmü şartının davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı Alacağı Yönünden: Davalı şirketin defter belge sunmadığı için incelemediği, Bs-Ba formlarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin görüldüğü, Davacı şirket tarafından düzenlenen E Faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, E faturaların Senaryosunun Temel Fatura olduğu yani elektronik ortamda RED edilemeyeceği İade Faturası yada Noter ihtarnamesi kanalıyla itiraz edilebileceği ancak dosya kapsamında Davalı tarafından söz konusu Davacı E Faturalarına bir İade rastlanmadığı ve davacının tüm E faturalarının davalı şirkete GİB ortamında elektronik olarak teslim edildiği görüldüğünden davacının takip tarihi olan 23.10.2024 takip tarihi itibariyle 148.974,97 TL Anapara alacağını talep edebileceği, Faiz: Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebi yerinde olmadığı, Ancak, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir.

İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır." tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi raporunun döndüğü taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, davalı tarafın yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmadığı görülmekle, davacı şirketin defterlerinde, taraflar arasındaki ticari ilişkide, davalı tarafa 348.974,97 TL borç kaydettiği, karşılığında kendisine davalı tarafından gelen ödemeler karşılığı 200.000,00 TL alacak kaydettiği ve takip tarihi olan 23.10.2024 itibariyle kendi defterlerinde 148.974,97 TL alacaklı olduğu görülmüştür. 2024 yılına ait BS-BA analizlerinin incelenmesi neticesinde, davalıya 11 adet fatura düzenlediği davalının faturaları elektronik olarak teslim aldığı, davacı kayıtlarında davalı tarafından iade faturası bulunmadığı, kdv hariç tutarın 254.769,35 TL (Kdv dahil 305.723,23 TL) olduğu, dolayısıyla davalı şirketin bu faturalara konu mal ve hizmeti davacıdan aldığını kabul ettiği kanaatine varılmıştır. Takip konusu fatura alacağının likit olduğu, asıl alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalı taraf takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiş, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile; --- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 148.974,97-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına, 2-)İşlemiş faiz talebinin reddine, 3-)Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 148.974,97-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-) Alınması gerekli 10.176,48-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.718,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.458,08-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40-TL. başvurma harcı, 2.718,40-TL peşin harcın toplamı olan 3.333,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 10.943,00-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına (%70,37-%29,63) göre hesaplanan 7.700,59-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-)Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 8-) Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına (%70,37-%29,63) göre hesaplanan 3.237,02-TL'sinin davalıdan, bakiye 1.362,98-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/448, K. 2026/350, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-448-e-2026-350-k-9f1b32e278da