İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/445 E. 2025/464 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/445
Karar No
2025/464
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :... KARAR NO : ...

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ..... VEKİLİ : Av... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :...

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın hem Türkiye'de hem de Almanya'da yaşadığını, davalı tarafın sık sık Türkiye'ye gelerek iş ve işlemlerini yaptığını davalı adres olarak ... Mah. ... sok. ... Sok. No.12 Kocasinan/Kayseri adresi gösterdiğini, davalının bizzat icra müdürlüğüne vekilinin sunduğu vekaletnamedeki adres yurt dışı adresi olduğundan hangi adrese tebligat yapılacağı hususun mahkemenin kararına bıraktığını, müvekkilinin inşaat mühendisi olduğunu, müteahhitlik işleri yaptığını, buna istinaden eser sözleşmesi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi şeklindeki sözleşmeler karşılığında arsa sahiplerine/iş sahiplerine talepler doğrultusunda ve sözleşme gereğince inşaatlar yapıldığını, bu iş müvekkilinin ticari işi olduğunu müvekkilinin basiretli bir tacir olduğunu, davalının arsasına müvekkilinin 2 adet villa yapmasına ilişkin bir inşaat yani eser sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin ise yapılacak iş karşılığında sözleşmede belirtilen bedeli almasını taahhüt ettiğini, müvekkilinin iş bu davaya konu sözleşme karşılığında ön ödeme olarak 250.000 TL ödeme aldığını, devamında sözleşme gereğince inşaat tamamlanıncaya kadar hak ediş usulü ödeme alınacağının kararlaştırıldığını, sözleşmede inşaat bedeli olarak 2.130,00 TL olarak taraflar arasında kararlaştırıldığını, 28/04/2022 tarihinde ödendiğini, ve inşaat işlerine başlandığını, müvekkili tarafından inşaatın tamamının bitirildiğini, iskan alınma aşamasına gelindiğini, ancak müvekkilinin iskan ruhsatı başvurularını yapılamadığını,iş sahibinin resmi işlemler için verdiği vekaletnamede müvekkilini azlettiğini, geriye kalan parasını alamadığını,davalı tarafından ödenmeyen 1.880.000,00 TL için Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu/davalı vekili tarafından takibe itiraz edildiğini takibin durdurulduğunu belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile birlikte haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeni ile davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP: Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiş dolayısıyla davalı taraf davaya herhangi bir cevap vermemiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, icra takibine karşı davalının itirazının iptalin talebine ilişkindir. TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır. Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır. Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından mahkememize sunulan 15/05/2025 tarihli müzekkere cevabında davalı ...'ın 01/01/2024 tarihi itibariyle 0012- Gayrimenkul Sermaye İradı yönünden mükellefi olduğunu, başkaca herhangi bir kaydının bulunmadığı hususu mahkememize bildirmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir. Dosya kapsamına göre, davacı tacir değildir ve dava mutlak ticari dava olmadığından dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-HMK.'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi' nde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

*5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/445, K. 2025/464, T. 16.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-445-e-2025-464-k-07f3427f3a84