İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/360 E. 2025/367 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/360
Karar No
2025/367
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/360 Esas KARAR NO:2025/367

DAVA TARİHİ:09/04/2025 KARAR TARİHİ:29/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş.’nin .../2 numaralı poliçe kapsamında sigortaladığı ... adresindeki konutta meydana gelen su baskını sonucu sigortalıya 07.10.2024 tarihinde 27.320,00 TL ödeme yaptığını, ekspertiz raporunda hasarın konutun yatak odası, salon parkeleri, duvar boyaları ve mutfak tezgahının şişmesiyle oluştuğunun tespit edildiğini, tesisat kaçağı bulunmadığı, hasarın...’ye ait temiz su borusundan kaynaklandığı ve... tarafından onarım yapıldığının belirtildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlattığını, davalı...’nin bu takibe kötü niyetli ve mesnetsiz biçimde itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine takibin durduğunu, sigorta halefiyeti ilkesi gereği zararın...’den rücuen tahsili gerektiğini, ...’nin kamu kurumu olsa da ticari faaliyet yürütmesi sebebiyle tacir sıfatı taşıdığını ve özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesi gerektiğini, sigorta tazminatına ilişkin ödeme tarihinin 07.10.2024 olduğunu, bu tarihten itibaren faize hak kazanıldığını, alacağın ekspertiz raporu ve ödeme dekontuna dayalı olarak belirlendiğini ve likit nitelikte olduğunu, bu nedenle İcra ve İflas Kanunu m.67/2 uyarınca %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılamanın uzun sürebileceği ve alacağın tahsilinin riske girebileceği gerekçesiyle davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını, aksi halde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, sigortalanan konutta su baskını sonucunda oluşan hasar nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin, 6102 Sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca rücuen tazmin talebine yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve takibin devamına istemine ilişkindir. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında verilen 14/04/2025 tarihli Görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşıldı. Her ne kadar .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş ise de; Dava; davacı şirketin poliçe kapsamında dava dışı şahsa ödediği hasar ve zarar kapsamında ödenen bedelin rücusuna ilişkin itirazın iptali davasıdır. Dava, sigortalanan konutta su baskını sonucunda oluşan hasar nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin, 6102 Sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca rücuen tazmin talebine yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve takibin devamına istemine ilişkindir. Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda; sigortalı konutta, ...'ye ait tesisatta meydana gelen patlama sonucu hasar oluştuğu iddia edilmiştir.Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmü karşısında davacının dava dışı ...'ün dava haklarına halefiyet yoluyla sahip olduğu açıktır. Davada onun sahip olduğu tüm haklara halefiyet gereği davacı da sahiptir. Diğer bir anlatımla somut olaya ilişkin dava, dava dışı sigortalı ... Tarafından davalı aleyhine açılmış olsa idi nasıl aradaki ilişkinin ticari bir iş olmadığı ve sorunların çözüm yerinin de Ticaret Mahkemeleri değil de Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu söyleyebiliyorsak, halefiyet prensibi gereği de aynı şeyi düşünmek zorunludur. Değişen tek şey davacının taraf sıfatındadır. Bu da halefiyet prensibi gereği davada davacıya aktif husumet ehliyeti tanımaktadır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nun 4. maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan davaların ticari dava olduğu düzenlenmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmemektedir.. Esasen hasar gören ve sigorta teminatı altında bulunan yer işyeri değil konuttur. Açıklanan nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek, HMK'nın 114/1.c, 115/2. maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin karşı GÖREVSİZLİĞİNE davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 2-Mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının halli merci tayini için dosyanın HMK. 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL B.A.M. ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3-Merci tayini sonrasında verilen kararda mahkememizin görevli bulunmaması halinde dosyanın re'sen görevli .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-6100 sayılı HMK. 331/2 madde ve bendi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair tarafların / vekillerinin yokluğunda; taraflara gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 29/05/2025

Katip ... (E-İmzalı)

Hakim ... (E-İmzalı)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/360, K. 2025/367, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-360-e-2025-367-k-1ae77bace008