İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/420 E. 2026/241 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/420
Karar No
2026/241
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/420 Esas KARAR NO : 2026/241

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/06/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirketlerine Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile sigorta ... plaka sayılı araca 26.08.2023 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu hasarlandığını, şirketlerinin ... plaka sayılı aracın hasarını ödendiğini, davalı aracının ZMSS olan ... Sigorta A.Ş. tarafından poliçe teminatı olan 120.000,00.- TL. nin rücuen tazminat olarak ödendiğini, davalıların bakiye 432.759,01.- TL. zarardan sorumlu olduklarını, davalılar aleyhine ... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının kazanın meydana gelişinde tam kusurlu olduğunu, davalının zarardan sorumlu olduğunu beyanla, ... İcra Müd. ...E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, 9620 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana geldiği yerde hız sınırının 50 km/ saat olarak belirlendiğini, Müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın dönerek sağ şeride geçtiği ancak sağ şeritte durmuş vaziyette olduğu sırada söz konusu kazanın meydana geldiğini, davacı şirket tarafından sigortalanmış olan...plakalı aracın hız sınırı olan 50 km/saat sınırlamasının 2 katından daha fazla bir süratle ilerlemesi neticesinde yolun ortasında durmuş vaziyette ki müvekkile ait araca ve yola dikkat etmemesi neticesinde meydana geldiğini, kazaya ilişkin olarak kusurun tamamı ile karşı tarafta olduğu bir durumda, davacı yanın kasko sigortası kapsamında yapmış olduğu ödemeyi müvekkillerinden talep etme hakkının bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın beyan etmiş olduğu masraf hususunun fahiş ve gerçek dışı olduğunu, kaza ile hiçbir ilgisi olmayan hususlarda sanki bu kaza neticesinde meydana gelmiş gibi hasar kapsamına alınmış olduğunu, davacı yanın taleplerine bu yönü ile de itirazlarının bulunduğunu, bu nedenlerle kusur durumuna ve hasar bedeli ile miktarına ilişkin itirazlarının kabulü ile yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, Yargılama giderleri ile ücret -i vekâletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, Davacının ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarındadır. ... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine sigorta tazminatı ödemesinden kaynaklanan 432.759,01 TL asıl alacak, 6.936,00 TL faiz olmak üzere toplam 439.695,01 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra, Dava konusu trafik kazasında araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle kaza nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin uygun olup olmadığı ile varsa davalıya rücu edebileceği alacağın, ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında alacaklı olup olmadığı (asıl alacak, faizin ayrı ayrı hesaplanarak) miktarın tespiti hususunda dosya ... Otomotiv Kürsüsü görevlisi makine mühendisi bilirkişi ... ve sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi ...'na tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; Kusur, hasar, sigorta tazminatı yönünden yapılan incelemeler neticesinde, a) Davacı şirketin kasko sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zararı sigortalısına ödeyerek T.T.K. 1472. Maddesi kapsamında dava ve talep hakkının bulunduğu, b) Davalı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelişinde asli ve tam kusurlu olduğu, c) Davalıların 432.759,00.- TL. zarardan ve 6.396,00-TL işlemiş faiz sorumluluğu bulunacağı..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı kararında; "......Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun ... Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak idi ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. ....." şeklinde belirtilmiştir. Taraflar tacir olduğundan mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas,...karar sayılı kararı) Somut olayda; alınan bilirkişi raporu ile, meydana gelen kazada, davalı sürücü ... yönetimindeki araç ile virajlı yolda belirtilen kurallara uymadan seyrini sürdürmesi sonucu kontrolunu kaybederek orta refüje çarptığından, bu çarpmanın da etkisi ile sağa yönelip kendi seyir şeridinde seyreden davacı aracına çarptığından olayda tedbirsizliği, dikkatsizliği, trafik nizam ve kurallarına aykırı hareketi sabit olup tamamen kusurlu olduğu, davacı şirket tarafından kasko sigortalı aracın sürücüsü ... olay sırasında kendi seyir şeridini takiben seyrederken diğer aracın kontrolsüz seyri sonucu darbesine maruz kaldığından olayda kusuru görülmemiş olup kazayı önlemek için alabileceği tedbir bulunmadığı tespit edilmiştir. Meza Travel şirketi adına kayıtlı ... plaka sayılı araç, davacı Sompo Sigorta tarafından ... no’lu ve 11/07/2023- 11/07/2024 vadeli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanmıştır. Dosya kapsamında sigortalı araçta zarar meydana geldiği ispatlanmıştır. Davacının zarar gören aracın hasarı olarak onarımı yapan servise 13.02.2024 tarihinde ödeme yaptığı belgelenmiştir. Davacının sigortalısının araç hasarının 552.759,00.-TL. olduğu, davalının ZMSS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. nin poliçe teminatı olan 120.000,00.- TL. ödediği ve davalıların sorumlu olacağı zarar bedelinin 432.759,00. TL olduğu, Davacı şirketin kasko sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zararı sigortalısına ödeyerek T.T.K. 1472. Maddesi kapsamında dava ve talep hakkının bulunduğu, Davalı 55 SR 929 plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelişinde asli ve tam kusurlu olduğu, Davalıların 432.759,00.- TL. zarardan ve 6.396,00 TL işlemiş faiz sorumluluğu belirtildiğinden dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu mahkememizce de hükme esas alınmış ve Davanın kabulüne, davalıların .. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne, davalıların ... İcra Müdürlüğü ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 30.035,56 TL ilam harcından peşin yatırılan 5.310,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.725,14 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 70.351,20 TL TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 5.310,42 TL peşin harç, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 960,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 22.885,82 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/04/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/420, K. 2026/241, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-420-e-2026-241-k-03d92178d59c