İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/4 E. 2026/137 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/4
- Karar No
- 2026/137
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/4 Esas KARAR NO : 2026/137 DAVA : Patent (Patent Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Patent (Patent Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/01/2025 KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin sektöründe öncü bir yere sahip olduğu ,Davalı şirket ortaklarının müvekkili şirkette uzun yıllar çalıştıktan sonra müvekkiline ait bilgi belge ve ticari sır niteliğinde teknik verileri de davalıya götürmüş oldukları, Müvekkilinin --------- no.lu ve -------- no.lu patentin sahibi olduğu, Müvekkile ait patentli makinelerin davalı şirket tarafından haksız kullanımlarının tespiti amacıyla ilgili makinelerin --------- 12.10.2024 -16.10.2024 tarihlerinde davalı şirket tarafından sergilenmesi nedeniyle, ---------- D.İş. Sayılı dosyası ile tespit yapıldığı, Davalı tarafın müvekkilinin patent hakkını ihlali sebebiyle, müvekkilinin maddi ve manevi zararları olduğunu ileri sürülerek patent hakkına tecavüzün ve TTK m.54 vd uyarınca haksız rekabetin tespiti men ve refi ile tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
ASIL DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Davalı şirket yetkililerinin önceki şirketteki makineleri kopyalama gibi bir kastı olsa bu şirketi ayrıldıktan 6 yıl sonra değil hemen akabinde kurma girişiminde bulunacağını, Müvekkili şirketin kurulmasından sonra davacı tarafından sürekli husumet yöneltildiği , Müvekkili aleyhinde yapılan tespitten sonra hazırlanan bilirkişi raporunda her ne kadar benzer noktalar tespit edilmişse de makineler arası ayrıştırıcı özellikler bulunduğu, Her ne kadar patent alınmış olsa da ilgili makinenin sektörde uzun yıllardır yaygın kullanımı olduğu, Zarar iddialarının asılsız olduğu zira satış yapılmadığı, ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
BİRLEŞEN DAVANIN DAVA DİLEKÇESİNDE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı tarafın,-------- sayılı patentin ihlal edildiği gerekçesiyle taraflarına yönelik haksız bir tecavüz ve tazminat davası açtığını, oysa ki söz konusu patentin, hem yenilikten hem de buluş basamağından yoksun olduğunu ve iptali gerektiğini, her ne kadar davalının açmış olduğu dava devam etmekte ise de işbu dava ile söz konusu patentin iptalini talep etme gerekliliği hasıl olduğunu, iptali talep edilen patentin konusu olan sistem/mekanizma, patent başvuru tarihinden önce sektörde yaygın biçimde kullanılan bir makine sistemi olduğunu, Davalı şirketin başvurduğu patent, teknik olarak bilinen ve kullanılan çözümleri aynen içermekte olduğunu, davaya konu patentin başvuru tarihi olan 29.12.2015’ten önce sektörde benzer makinelerin üretildiği ve kullanıldığının çeşitli somut örneklerle sabit olduğunu, davalıya ait --------- sayılı patentin 6769 sayılı Kanun’un 138. maddesi uyarınca hükümsüz kılınmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Asıl davada; davalı tarafça üretilerek teşhir edilen uçan bıçak makinesi isimli makine dolayısı ile davacı adına tescilli -------- ve ----------- nolu patentler yönüdnen patent hakına tecavüzde bulunup bulunmadığı, eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet teşkil edip etmediği, birleşen davada ise davalı adına tescilli ----------- tescil numaralı patentin hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. --------- Değişik iş sayılı dosyasının bir örneğinin uyap üzerinden gönderildiği görüldü. --------- 09/01/2025 tarihli cevabı yazısında; Davacı ---------- ŞİRKETİ adına --------- ve -------- sayılı patent belgelerinin gönderildiği ve halen sahibi adına geçerliliğini sürdürmekte olduğu ve söz konusu belgeler üzerinde herhangi bir devir veya lisans kaydına rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür. ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 13.01.2025 tarihli cevabı yazısında; anonim şirketlerinin kuruluş tescilinden sonra meydana gelen pay geçişlerine ait değişiklikler tescile tabi olmadığından anonim şirketlerinin ortaklık yapısının sicil kayıtlarının saptanması mümkün bulunmadığının, ---------- sicil numaralı ----------- ŞİRKETİ ' nin 28.11.2000 tarihinde tescil edildiğinin bildirildiği görüldü. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Lamine panel folyo boy kesme makinesi olup, özelliği; alt kısmında konumlandırılan ve üst yüzeyleri kaplanmış ahşap ürünlerinin üzerinde ilerlemesini sağlamak üzere üst kısmında konumlandırılan konveyör hattına (1.2) sahip ana gövde (1), üst kısmında konumlandırılan ve taşıdığı gezer kesme platformunun (3) konveyör hattının (1.2) üstünde +x ve –x yönlerinde hareket etmesini sağlamak üzere x ekseni hareket motorunun (1.5) hareket verdiği x ekseni tiger kayışı (1.6) yardımıyla +x ve –x yönlerinde hareket eden gezer köprü (2), - gezer köprü (2) üzerinde konumlandırılan ve konveyör hattı (1.2) üzerinde ilerleyen ahşap ürünlerinin üst yüzeylerindeki kaplamanın ürünlerin ayrım noktasından kesilmesini sağlamak üzere alt kısmında konumlandırılan kaplama kesme bıçağına (3.7) sahip gezer kesme platformu (3) içermesidir. Asıl Davada --------- no.lu Patentten Doğan Haklara Tecavüz Bir patente tecavüzden bahsedilebilmesi için anılan patentin kapsamında kalan bir ürünün SMK m.141/1’de tecavüz olarak nitelendirilen fiillere konu edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından davalının suçlanan ürünleri ticaret alanına çıkarttığı (fuarda teşhir ettiği) anlaşılmakla, bu duruma istinaden uyuşmazlığın çözümünde suçlanan ürünün patent kapsamında kalıp kalmadığı belirleyici olacaktır. Bir ürünün bir patentin kapsamında kaldığından bahsedilebilmesi için ise o üründe patent istemlerinden en az birindeki unsurların aynen ya da eşdeğeriyle bulunması gerekir. Patentin en geniş kapsamlı isteminin ana istemi olduğundan hareketle, bu değerlendirmenin ana istem üzerinden yapılması pratik olacaktır. Zira bağımlı istemler bağlı oldukları istemdeki özellikleri de taşımak zorunda olduğundan ana isteme göre daha dar bir koruma kapsamına sahiptir ve ana istemdeki özelliklerin tamamını içermeyen bir ürünün bu ana isteme bağlı yazılmış bağımlı istemlerdeki özelliklerin tamamını içermesi teknik olarak mümkün değildir. Bir istemde mevcut bütün unsurların aynısının veya eşdeğerinin karşılaştırma konusu üründe mevcut olması halinde o istemde korunan unsurlar açısından ihlalden söz edilir. Bir istemdeki unsurların yalnızca bir kısmının karşılaştırma konusu üründe bulunması ve buna karşılık diğer unsurların yerine eşdeğerlik arz etmeyen başka unsurların kullanılması veya hiç bulunmaması halinde ürünün koruma kapsamında olduğundan söz edilemeyecektir. Bu aşamada eşdeğer kavramına da değinmek gerekir. 6769 sayılı SMK m. 89/5’de belirtildiği üzere bir unsur, esas itibariyle istemlerde talep edilen unsur ile aynı işlevi görüyor, bu işlevi aynı şekilde gerçekleştiriyor ve aynı sonucu ortaya çıkarıyorsa, genel olarak istemlerde talep edilen unsurun eşdeğeri olarak kabul edilir. O halde istemlerde yer alan bir unsurun eşdeğerinden söz edilebilmesi için unsurun istemlerde yer alan unsur ile aynı işlevi görmesi yeterli olmayıp, üç şartı kümülatif olarak taşıması gerekmektedir. Bunlar, aynı işlevi, aynı şekilde görme ve aynı sonucu ortaya çıkarmadır. Bu üç şartın birlikte sağlanması halinde üçüncü kişilerin ürettikleri ürünün unsurları patent / faydalı model ile korunan buluşun istemlerindeki unsurların eşdeğeri sayılacak ancak bu üç şarttan herhangi birinin eksik olması halinde eşdeğerlikten söz edilemeyecektir. Bu temel ilkeler sonrasında dava konusu lamine panel folyo boy kesme makinesinin davacıya ait -------- no.lu patent kapsamında kalan bir ürün olarak değerlendirilmesi için aşağıdaki istem unsurlarını aynen veya olmayanın eşdeğeriyle içermesi gerekmektedir: Ürünlerin üzerinde ilerlemesini sağlamak üzere üst kısmında konumlandırılan konveyör hattına (1.2) sahip ana gövde (1), Üst kısmında konumlandırılan ve taşıdığı gezer kesme platformunun (3) konveyör hattının (1.2) üstünde +x ve –x yönlerinde hareket etmesini sağlamak üzere x ekseni hareket motorunun (1.5) hareket verdiği x ekseni triger kayışı (1.6) yardımıyla +x ve –x yönlerinde hareket eden gezer köprü (2), Gezer köprü (2) üzerinde konumlandırılan ve konveyör hattı (1.2) üzerinde ilerleyen ahşap ürünlerinin üst yüzeylerindeki kaplamanın ürünlerin ayrım noktasından kesilmesini sağlamak üzere alt kısmında konumlandırılan kaplama kesme bıçağına (3.7) sahip gezer kesme platformu (3) Bu değerlendirmeler--------- D. İş Sayılı dosyası kapsamında toplanan deliller üzerinden yapılmaktadır. Bu doğrultuda, anılan tespit dosyasında yer alan davalı tarafa ait ürün (lamine panel folyo boy kesme makinesinin) üzerinde patent isteminde yer alan unsurlar işaretlenmiş olup aşağıda sunulmaktadır. Bu işaretlemelerden görüleceği üzere davalı tarafa ait lamine panel folyo boy kesme makinesi davacıya ait ---------- no.lu patent ana istemi olan 1 no.lu istemdeki unsurların tamamını aynı şekilde içeren bir makinedir. Bu nedenle söz konusu makinenin davacıya ait ---------- no.lu patentin koruma kapsamında kaldığı kanaatine ulaşılmıştır. Davalı tarafın bu hususta savunmaları arasında ürünlerinin başkaca ayrıştırıcı özellikleri olduğu yönündedir. Bu açıklamalara ilişkin değerlendirmelerimiz her bir madde altında sunulmaktadır . Ana şase üzerinde yer alan konveyör sisteminin bağlı bulunduğu platform, pvc bant şeklinde olup makinenin ana gövdesinden bağımsızdır. Davacıya ait makinede ise rulo bant sistemi kullanılmaktadır. Fark olarak ileri sürülen bu özellik patent isteminde yer verilen bir özellik değildir. Üstte gezen kesme platformu ve köprü sistemi de tamamen ana makineden bağımsız olarak ayrı bir ünite şeklinde modüler bir sistem olarak üretilmektedir, kullanım alanına göre boyut ayarlanabilme özelliğine sahiptir. Fark olarak ileri sürülen bu özellik patent isteminde yer verilen bir özellik değildir. Raylar ve hareket sistemi davacıya ait makineden farklı olarak yekpare olarak değil birbirinden bağımsız modüler sistemler olarak üretilmektedir. Fark olarak ileri sürülen bu özellik patent isteminde yer verilen bir özellik değildir. Davacı makinesinde kullanılan asenkron motor yerine müvekkile ait makinede servo motor sistemi kullanılmakta olup yukarıda belirtilen farklılıklara ek olarak bu husus da her iki makine arasındaki farklardan birini ortaya koymaktadır. Fark olarak ileri sürülen bu özellik patent isteminde yer verilen bir özellik değildir. Yukarıdaki açıklamalardan da görüşeceği üzere davalının fark olarak ileri sürdüğü unsurlar patentin en geniş koruma kapsamını belirleyen ana isteminde yer alan özellikler değildir. Ancak patent tecavüzünde önemli olan suçlanan ürünün patent istemindeki özelliklerin tamamını taşıyıp taşımadığıdır. Bu anlamda bir ürün patentin ana istemindeki özelliklerin tamamını içerdikten sonra ek özellikler içerse bile bu nedene dayalı patent tecavüzünden kaçınması mümkün değildir. Esas olan istemdeki unsurların tamamının üründe olup olmadığıdır ki somut olay bakımından davalı ürününde dava konusu patent ana istemindeki unsurların tamamının yer aldığı görülmektedir. dava konusu patente tecavüz olup olmadığı hususuna ilişkin olup, bu görevlendirme kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davalıya ait lamine panel folyo boy kesme makinesinin davacıya ait --------- no.lu patent ana istemi olan 1 no.lu istemdeki unsurların tamamını aynı şekilde içeren bir makine oluğu ve bu nedenle söz konusu makinenin davacıya ait ---------- no.lu patentin koruma kapsamında kaldığı kanaati yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:551 sayılı KKHK'nın 5,7,ve 129. Maddeleri, SMK'nın 70,73,81,109,111,145 maddeleri,
GEREKÇE:Asıl dava, davalı adına tescilli davalı tarafça üretilerek teşhir edilen uçan bıçak makinesi isimli makine dolayısı ile davacı adına tescilli ------- ve --------- nolu patentler yönünden patent hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası, birleşen dava ise davacı-birleşen davalı adına tescilli --------- tescil numaralı patentin hükümsüzlüğü davasıdır. Karşı dava yönünden yasal düzenleme incelendiğinde, 551 sayılı KHK'nin 5. maddesinde, yeni, tekniğinin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşların patent olarak korunacakları düzenlenmiştir. 551 sayılı KHK'nin 7. maddesinde ise, tekniğin bilinen durumuna dahil olmayan buluşların yeni olduğu, tekniğinin bilinen durumunun patentin başvurusunun yapıldığı tarihten önce, buluş konusunda dünyanın herhangi bir yerinde toplumca erişilebilir yazılı veya sözlü tanıtım, kullanım veya başka yolla açıklanan bilgilerden oluştuğu belirtilmiştir. 551 sayılı KHK'nin 129. maddesine göre, patentin yenilik özelliğine sahip olmaması, teknik alanda bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı ispat edilmişse, patent konusunun yapılmış olan başvurunun kapsamı dışına çıktığı ispat edilmişse zarar gören kişiler veya Cumhuriyet Savcıları tarafından patentin hükümsüzlüğü talep istenebilir. 551 sayılı KHK’nin 5. maddesine göre, yeni, tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşlar, patent verilerek korunur. Diğer bir anlatımla patent koruması için “yenilik”, “buluş basamağı” ve “sanayiye uygulanabilirlik” ölçütlerinin her üçünün de bulunması zorunludur. 551 sayılı KHK 131/1 maddesi gereğince "patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın sonuçları geçmişe etkili doğar, bu nedenle patent veya patent başvurusuna hukuki bakımdan KHK ile sağlanan koruma hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılır" Asıl davadaki talepleri dikkate alındığında, Patent ve faydalı model hakkına tecavüz sayılan haller 6769 S. SMK'nın 141. Maddesinde düzenlenmiş, yine aynı kanunun 149. Maddesinde hakkı tecavüze uğrayan tarafın talep edebileceği haklar tazminat ve tazminatın belirlenmesine ilişkin SMK'nın 150 ve 151. Maddeleri düzenlenmiştir. Bu talepler dikkate alındığında asıl davada davalı tarafın davacı tarafın patent hakkını ihlal ettiğinden bahsetmek için asıl dava davacının korunabilir bir geçerli patentinin olması gerektiği, patentin hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği halde hükümsüzlüğün SMK'nın 139. Maddesine ve 551 Sayılı KHK'nın göre Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olur ve patent veya patent başvurusuna bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır hükmü gereği baştan itibaren korumanın kalkacağı değerlendirilerek öncelikle hükümsüzlük talebi yönünden değerlendirme yapılmış ve birleşen davadaki talepler değerlendirilmiştir. Bu açıklamalardan sonra davacı-karşı davalı taraf adına tescilli patentin --------- tescil numaralı Lamine Panel Folyo Boy Kesme makinesi buluş başlıklı patent olduğu, patentin ana istem ve bağlı 3 bağlı istemden oluştuğu, alınan 09.02.2024 tarihli raporda belirlendiği üzere 18.11.2011 tarihli ----------- videosuna konu ------- --------- isimli makine dava konusu patent ana istemi olan 1 no.lu istemdeki unsurların tamamına sahip bir makine olduğu, bu nedenle 1 no.lu istem bu makine karşısında yeni olmadığı Yeni olmayan bir istemin buluş basamağı kriterine sahip olmadığı, bu hali ile 1 nolu ana istemin yenilik kriteri taşımadığıve buluş basamağı kriterlerine sahip olmadığı ve bu hali ile 1 no.lu istem bakımından mülga 551 s. KHK m.129-a gereği hükümsüzlük koşullarının gerçekleşeceğine dair tespitler sonrası değerlendirilen 2 numaralı istemin de 18.11.2011 tarihli -------- videosuna konu ---------- isimli makine dava konusu patent 2 no.lu istemdeki unsurların tamamına sahip bir makine olduğu ve bu nedenle 2 no.lu istem bu makine karşısında yeni olmadığı, yeni olmayan bir istemin buluş basamağı kriterine de sahip olmayacağı, yine Video incelendiğinde köprü tipi bir yapı, bu yapı üzerinde hareket eden bir kesme platformu ve eksenel hareket kabiliyeti sağlayan lineer sistemler açıkça görülmekte olup, bu anlamda belirtilen bu unsurların tamamının video konusu makinede yer aldığı anlaşıldığından dava konusu makine karşısında 3 no.lu istemin yeni olmadığı ve buluş basamağı da olmayacağı, incelenen 4 numaralı istem yönünden yapılan değerlendirmede, referans alındığında istemdeki ekseni taşıma gövdesi (3.1), y ekseni taşıma gövdesinin (3.1) ön kısmında konumlandırılan y ekseni taşıma arabaları (3.2), z ekseni taşıma gövdesi (3.3), z ekseni hareket pistonu (3.4), z ekseni taşıma arabaları (3.5) ve z ekseni hareket rayı (3.6) unsurlarının veya bu unsurlarla özdeş unsurların varlığına kanaat getirmek mümkün olmakla beraber, görüntülerden kesme bıçağının her iki yanında konumlandırılan baskı tekerlekleri (3.8) unsurunun makinede bulunmadığı bu durumda video konusu makinenin dava konusu patentin 4 no.lu istemindeki özelliklerin tamamını taşıyan bir makine olduğundan söz edilemeyeceği, bu hali ile 4 numaralı istem yönünden davacı-birleşen dava davalısının patentinin yeni olduğu, ancak buluş basamağı kriteri açısından yapıln değerlendirmede, İstemde fark olarak yer alan unsur kesme bıçağının (3.7) her iki yanında konumlandırılan baskı tekerlekleri (3.8) unsuru olduğu, bu unsurun işlevi kaplama malzemesinin üst yüzeyine oturup kaplama malzemesi üzerinde dönerek ilerleyen ve kaplama kesme bıçağının kaplama malzemesini düzgün bir şekilde kesmesine yardımcı olduğu, bu durumda fark unsurun etkisi; kesim sırasında malzeme sabitlenmesi ile titreşim / kayma azalması ve buna bağlı olarak da kesim hassasiyeti ile sürekliliğinin artması olduğu, bu durumda objektif teknik problem “Kesim sırasında malzeme hareketinden kaynaklanan hassasiyet kayıplarının nasıl önleneceği” şeklinde tanımlanabileceği, İstem bu probleme çözüm olarak kesme bıçağının (3.7) her iki yanında konumlandırılan baskı tekerlekleri (3.8) unsurlarının kullanımını önermekte olduğu, her ne kadar videoda bu şekilde bir yapılanma önerilmemiş olsa da bu tür baskı elemanlarının kesim makinelerinde kullanımı teknik alanda bilinen ve yaygın bir uygulama olduğu, bu nedenle, video konusu makineden hareketle ilgili teknik alandaki uzman kişinin söz konusu özelliği rutin tasarım tercihleri kapsamında ve aşikâr şekilde gerçekleştirebileceği değerlendirildiğinde, 4 no.lu istem konusu buluş, tekniğin bilinen durumuna göre aşikâr nitelikte olduğundan buluş basamağına sahip olmadığı tespitleri dikkate alındığında 1 nolu ana istem ile 2 ve 3 nolu bağlı istemlerin yenilik ve buluş basamağı kriterlerini taşımadığı, yine 4 nolu isteminde buluş basamağı kriterini taşımadığı dikkate alındığında davacı-karşı davalı adına tescilli -------- tescil numaralı patentin hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kabul edilerek karşı davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu kabul karşısında davacı-karşı davalı tarafın patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri değerlendirildiğinde, davacı-karşı davalı tarafın hükümsüz kılınan patent hakkına dayanmasının 551 S. KHK'nın 131 ve SMk'nın 139. Maddesi gereği patent hakkına tecavüz talebinde bulunamayacağı, zira patentin tescilden bu tarafa geçeriz hale geldiği, her ne kadar alınan davalı tarafa ait makinenin davacı taraf adına hükümsüz kılınan patent yönünden koruma kapsamında ise de az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın patentinin 1 numaralı ana istem ve 2 ve 3 numaralı bağlı istemler yönünden yenilik ve buluş basamağı kriteri taşımadığı ve 4 numaralı istem yönünden de buluş basamağı kriteri taşımadığı dikkate alındığında davacının özgün bir ürününden bahsedilemeyeceği ve bilinen ve sektörel olarak kullanılan rutin tasarım tercihi olarak üretilen makineler yönünden haksız rekabet koşullarının da oluşmayacağı kabul edilerek asıl davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; A-Asıl davanın REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 7.001,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.269,78 TL ' nin davacıya iadesine, 2-Davacı-birleşen dava davalısı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı-birleşen dava davacısı tarafından yapılan 15.000,00 TL gider avansının davacı-birleşen dava davalısından alınarak davalı-birleşen dava davacısına verilmesine, 4-Davalı-birleşen dava davacısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden patent hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TLvekalet ücretinin davacı-birleşen dava davalısından alınarak davalı-birleşen dava davacısı verilmesine, 5--Davalı-birleşen dava davacısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve önlenmesinin davası üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacı-birleşen dava davalısından alınarak davalı-birleşen dava davacısı verilmesine, 6--Davalı-birleşen dava davacısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı-birleşen dava davalısından alınarak davalı-birleşen dava davacısı verilmesine, 7--Davalı-birleşen dava davacısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacı-birleşen dava davalısından alınarak davalı-birleşen dava davacısı verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, B-Birleşen davanın KABULÜ İLE, 1-Davacı-Birleşen dava davalısı adına tescilli ---------- tescil numaralı patentin tüm istemler yönünden HÜKÜMSÜZ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşinen alınan 615,40 TL harçtan eksik alınan 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı-birleşen dava davacısı tarafından yapılan 55,00 TL gider masrafının davacı-birleşen dava davalısından alınarak davalı-birleşen dava davacısına verilmesine, 4-Davalı-birleşen dava davacısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacı-birleşen dava davalısından alınarak davalı-birleşen dava davacısına verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2026