İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/389 E. 2026/615 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/389
Karar No
2026/615
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/389 KARAR NO : 2026/615

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02.05.2025 KARAR TARİHİ : 23.06.2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.04.2023 tarihinde --- nezdinde sigortalı bulunan ---- plakalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin bu kaza sonucu ağır yaralanarak vücut bütünlüğünün bozulduğunu, kalıcı sakatlık, geçici ve daimi iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri zararlarının tazmini amacıyla davalı kuruma başvuruda bulunulduğunu,----numaralı hasar dosyası üzerinden yürütülen süreçte taraflar arasında sulh teklifi üzerinde anlaşıldığı halde davalı şirketin yönetim onayı alınamadığı ve kusur yönünden belirsizlik bulunduğu gerekçesiyle talebi reddettiğini, ---- Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen mütalaa raporunda müvekkilin sürekli iş göremezlik oranının %6 olarak belirlendiğini, altı ay sürecek iyileşme sürecinde yüzde yüz oranında maluliyetin söz konusu olduğunu ve iki ay boyunca bakıcıya muhtaç kaldığının tespit edildiğini,---Asliye Ceza Mahkemesinin ----- ceza sayılı dosyasında müvekkilin asli kusurlu kabul edilmesine rağmen ceza mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağına dair Yargıtay içtihatlarının mevcut olduğunu, bu nedenle kusur dağılımının yeniden incelenmesi gerektiğini, ---. Asliye Ceza Mahkemesi nezdindeki ceza dosyasının ve--- hasar dosyasının celbini talep ettiğini, ----- Hastanesi'nden tedavi evraklarının getirtilmesini istediğini, kusur ve aktüer bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek tazminat miktarları üzerinden şimdilik 50,00-TL sürekli iş göremezlik, 50,00-TL geçici iş göremezlik ve 50,00-TL geçici bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 17.04.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı tarafından açılan tazminat davasında, ----- plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde daha önce yapılan başvurunun 17.07.2024 tarihinde usulden reddedilerek kesin hüküm oluşturduğunu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine usulüne uygun ve eksiksiz belgelerle başvuru yapmadığını, sigortalı aracın kusursuz olduğunu, ceza dosyalarındaki raporların hukuk hakimini bağlamadığını, kaza tespit tutanağında kask takıp takmadığı belirsiz olan davacının kask takmadığının anlaşılması halinde yüzde yirmi oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan 03.11.2023 tarihli maluliyet raporunun Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu ve yetkisiz bir kurumdan alındığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin 6111 sayılı Kanun ve Genel Şartlar uyarınca SGK sorumluluğunda olduğunu, davacının kaza tarihinde çalışmadığını ve gelir kaybı yaşamadığını, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğini, bakıcı giderlerinin ispatlanamadığını ve aile birliği içindeki bakım yükümlülüğü nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu ile %1,65 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması ve yasal faiz işletilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davanın reddini, aksi kanaatte ise kusur ve maluliyet oranlarının tespiti ile aktüeryal hesaplama yapılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davalının ZMMS ile sigortaladığı araçtan kaynaklandığı iddia edilen trafik kazası sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatı, kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır.KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren kişi bu zararı karşılamakla yükümlüdür. Yine TBK m. 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereği, davalının meydana gelen zarardan sorumluluğu, kusurunun varlığına bağlıdır.17.04.2023 günü saat 19:39 sıralarında sürücü ---, yönetimindeki ----- plakalı araç ile ---- üzerinden seyirle olay yeri kavşağa geldiğinde, ----- sokak üzerinde sol tarafından gelen bir belediye otobüsünün yavaşlamasıyla sola dönüş manevrası yaparak ----- Sokağın kendi seyir yönüne ait şeridine girdiği sırada aracının sağ ön köşe kısımlarıyla; (seyir istikametine göre sol tarafından) kavşakta yavaşlayan otobüsü geçme yasağı bulunan yerde solundan geçmek suretiyle kavşağa doğru seyir halinde olan sürücü---yönetimindeki -----plakalı motosikletin sağ ön kısımlarının çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.----plakalı araç, ----- poliçe numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile 24.02.2023 tarihi ile 24.02.2024 tarihi arasında davalı tarafından sigortalanmıştır. ----Asliye Ceza Mahkemesi'nin----esas sayılı dosyasında, soruşturma aşamasında alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda davalının sigortalısının tali kusurlu olduğu, davacının asli kusurlu olduğunun belirtilmesi; kovuşturma aşamasında alınan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin 26.02.2024 tarihli raporunda davalı sigortalısının kusursuz, davacının asli kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında her iki rapor arasında çelişki olduğu anlaşıldığından, dosyanın ---- makine (trafik alanında uzman) kürsüsünde görevli üçlü bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş ve çelişkinin giderilmesi ve dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti istenilmiştir. Hazırlanan raporda, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına ve kazanın oluş biçimine uygun olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı ve buna göre davalıya sorumluluk yüklenemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 150,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/389, K. 2026/615, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-389-e-2026-615-k-75c1be9aefd9