İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/386 E. 2026/713 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/386
- Karar No
- 2026/713
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/386 Esas KARAR NO : 2026/713
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 28/05/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ... ... ve Ticaret Anonim Şirketine ait ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 24.05.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiğini, kusur oranlarının değişmesiyle birlikte ... plakalı araç sürücüsüne kusur atfedildiğini, kusur oranlarının değişmesinden önce ... plakalı araç sahibi olan ... Anonim Şirketi'ne 29.07.2022 tarihinde 21.390,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, alacağın tahsili amacıyla 02.04.2024 tarihinde yazılı bildirimde bulunulduğunu, ödeme yapılmaması üzerine .... İcra Dairesi 2024/... takip sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek HMK m. 391 kapsamında öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... ... Limited Şirketi arasında imzalanan 14.10.2020 tarihli ve ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi uyarınca kiralanan ... plakalı aracın kazaya karıştığını, kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporuna göre karşı aracın %100 kusurlu bulunduğunu, sigorta şirketinin değer kaybı ödemesini müvekkil şirkete yaptığını, müvekkilin ise bu tutarı kiracı şirketin hesabına aktardığını, davacının kusur oranının değiştiğini ileri sürerek .... İcra Dairesi’nin 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden başlattığı haksız icra takibine itiraz ettiklerini, müvekkilin araç maliki sıfatıyla husumet ehliyetinin bulunmadığını, 2918 ve 3226 sayılı kanunlar ile Yargıtay kararları gereğince uzun süreli kiralamalarda işletenin kiracı olduğunu ve 3. kişilere verilecek zararlardan kiracının sorumlu tutulduğunu, ayrıca kiracı şirketin sunduğu 16.07.2024 tarihli taahhütnamede tüm süreçlerde müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını kabul ettiğini, davacının kusur oranının hangi gerekçeyle değiştirildiğini açıklamadığını belirterek davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER , TAHKİKAT VE GEREKÇE: Dava; davacıya sigortalı ... plakalı araç ile davalıya ait ... plaka sayılı araç arasında gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası sonrasında, davalıya ödenen değer kaybı bedelinin kusur oranlarının değiştiğinden bahisle iadesine ilişkin alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemidir. Dosyamız arasına alınan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine hasar bedeli alacağına dayalı 21.390,00 TL nin yasal faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; husumete, ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından hazırlanan 13/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Davacıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın % 100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, davalıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'un kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... plakalı aracın dava konusu kazada uğramış olduğu hasar giderildikten sonra ortaya çıkan değer kaybının kaza tarihi itibarıyla 21.436 TL olacağı, davalı şirkete ait ... plakalı araç sürücüsü ...'a kazada atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan, davacı sigorta şirketinin davalıya yaptığı değer kaybı ödemesinden kusur durumuna göre iade talep edemeyeceği" mütalaa etmiştir. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacıya sigortalı ... plakalı araç ile davalıya ait ... plaka sayılı araç arasında 24.02.2022 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası sonrasında, davacı tarafça davalıya dosyada bulunan dekonttan anlaşıldığı üzere 29.07.2022 tarihinde 21.390 TL değer kaybı bedeli ödendiği, sonrasında davacı tarafça kusur oranlarının değiştiğinden bahisle ödenen bedelin iadesine ilişkin alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının takibe vaki itirazı üzerine eldeki davanın ikame edildiği, kaza tespit tutanağında görüldüğü üzere davacıya sigortalı aracın, kavşaktaki geçişini tamamlamak üzere olan davalı aracına, sol arkadan çarpmış olduğu, yine Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da davacıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kazadan yaklaşık 2 yıl sonra ve nedenleri somut olarak açıklanmadan davalıya % 100 kusur atfeden sonraki kusur tespitinin kazanın oluş şekli dikkate alınarak hükme esas alınamayacağı, böylece davacıya iadesi gereken bir tutar olmadığı, yine davalı taraf husumet itirazında bulunuş ise de; kendisine işleten sıfatıyla ve bir zararın tazmini amacıyla dava açılmadığı, ödeme alan taraf davalı olduğundan iadesi gereken bir tutar var ise bunun da davalı tarafça iade edilmesi gerektiği, bu sebeple pasif husumetin bulunduğu, ancak davalıya ait araç sürücüsüne atfedilecek bir kusur bulunmadığı anlaşılmakla; davanın reddine, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin de reddine dair miktar itibari ile kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 732-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile arta kalan 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça gider yapılmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 21.390,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinden sayılan 4.600-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341.maddesi gereğince miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır