İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/381 E. 2025/176 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/381
- Karar No
- 2025/176
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/381 KARAR NO:2025/176
DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/09/2025 KARAR TARİHİ:03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.12.2023 tarihinde saat 14:45 sularında, Müvekkilimiz ... idaresindeki ... plakalı araç, ... mevkiinde seyir halindeyken tek taraflı trafik kazası yaşandığını, kazanın meydana gelmesinde üçüncü bir kişi ya da aracın etkisi bulunmadığını, kaza neticesinde müvekkiline ait araçta ciddi hasar olduğunu, bu hasar sonucunda maddi zarar olduğunu, meydana gelen hasarın tazmini için ilgili sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak sigorta şirketinin ruhsatlarının iptal edilmesi ve borçlarının ... Hesabına geçmiş olması nedeniyle sonuç alınamadığını, ... ... ve ... A.Ş ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınmaması nedeniyle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu zararın giderilmesi amacıyla aracın kaza tarihindeki rayiç değerine göre belirlenecek kasko bedelinin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle davanın görevli mahkemeden açılmadığından usulden reddini, başvuru şartı usulüne uygun gerçekleşmediğini, bu sebeple davanın dava şartı sebebiyle usulden reddi gerektiğini, “belirsiz alacak davası” ya da "kısmi dava" şeklinde ikame edilmesi HMK'nın ilgili maddelerine açıkça aykırı olduğunu, davacının aracının uğradığı iddia edilen zararın kasko poliçesi genel şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle kasko poliçesinde yer alan muafiyet ve onarım-hasar tazmin klozlarının işbu kaza bakımından dikkate alınması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili kurum KDV'den sorumlu olmadığını, müvekkili kurumun sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, 04.12.2021 tarihinden sonra kesilen poliçeler bakımından, 04.12.2021 tarihli “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar” tebliğinin uygulanması gerektiğini, ... hesabının sorumluluğu kaza tarihi itibari ile geçerli olan zorunlu trafik sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sınır olduğunu, temerrüt oluşmadığından faiz isteminin reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Görev hususundaki ihtilafın çözümü için, mülga 4077 sayılı Kanunla 5464, 6102 ve 6502 sayılı kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesi'nin 2015/5263 Esas-2018/7645 Karar sayılı 11.09.2018 tarihli kararı ile; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli kılındığı, taraflar arasında akdi bir ilişki olduğu, davalının sorumluluğunun kaynağının davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesi olduğu, görev konusu kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerektiği, davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki ise 6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklandığı, bu nedenle davacının açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dava konusu olayda uyuşmazlık, davacının hususi kullanımdaki aracında meydana gelen trafik kazası sonrası meydana gelen hasarın sigortasından tahsiline ilişkin olup ... şirketinin ruhsatlarının iptal edilmesi ve borçlarının ... Hesabına geçmiş olması sebebi ile davalı ... hesabına husumet yöneltilmiş ise de sorumluluğun kaynağının davacı ile sigorta şirketinin yaptığı kasko sigorta sözleşmesi olduğu, taraflar arasında akdi bir ilişki olduğu, davaya konu aracın kullanımının hususi olduğu, davacının sigorta şirketi ile tüketici sıfatıyla sigorta sözleşmesi imzaladığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle uyuşmazlığın, anılan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca, tüketici mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde, TTK 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
Hakim ...