İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/372 E. 2026/275 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/372
Karar No
2026/275
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/372 KARAR NO : 2026/275

DAVA : Marka Tecavüzü Tespiti, Durdurma, Giderme DAVA TARİHİ : 27/08/2025 KARAR TARİHİ : 15/06/2026 Yazım Tarihi: 29/06/2026

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin, enerji sektöründe ....'nde görevli tedarik şirketi sıfatıyla hizmet vermekte olan "..." markasını .... nezdinde 25.02.2022 tarihinde ... tescil numarasıyla tescil ettirdiğini, Davalının, .... bünyesinde faaliyet gösterdiğini ve davacı adına tescil ettirilen "..." markasını kendi spor kulübünün unvanına ek yaparak kullandığını, markasının itibarına zarar verdiği gibi ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte de kullandığını, davacı tarafından herhangi bir yetki ve izin verilmeksizin, herhangi bir ... anlaşması yapılmaksızın başka bir kulüp tarafından unvanına ek yapılmış olmasının 6769 sayılı Sanayi Mülkiyet Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, ünvanın kullanılması yanında takımına ait forma, bayrak vs. ekipmanlarda da bu unvanı içerir logo da bu amblemin kullanılması sebebi ile ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerektiğini, Davaya konu "..." markasının ... ... dahil herhangi başka bir kulübe devretme hakkına sahip olmadığını, davalının iddia etmiş olduğu ... sözleşmesinin bulunmadığını, ... ...'nün dernek statüsünde olmasından dolayı dernek karar defterinde yönetim kurulu veya genel kurul tarafından ... sözleşmesi yapılması yönünde herhangi bir kararın bulunmadığını, ... Sözleşmesi" adı altında sunulan belgenin ise imza altına alınması noter aracılığıyla olmadığını, son derece şaibeli bir biçimde hazırlanarak sunulduğunu, ayrıca belirtilen ... bilgisi ... ve .... bildirilmediği, hiçbir spor federasyona iletilmediği, dolayısıyla da dava tarihinden önce 15.02.2024 tarihinde imzalanmış olmasının şüpheli olduğu, Ayrıca, "... Sözleşmesi" adı altında sunulan belgede imzası yer alan dava dışı ... isimli kişinin ... ...'nün eski yöneticisi olduğu, aynı zamanda hali hazırda kendisi ile şirket arasında adli yargıya da intikal etmiş birtakım anlaşmazlıkların olduğunu, şaibeli bir biçimde imza altına atılan bir belgenin cevap dilekçesi aşamasında mahkemeye sunulması, spor kulübünün kayıtlarında yer alması ve kulüp yönetim kurulu ve genel kurulunun bilgisinin olmaması vb. hususlar birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu belgenin iddia edildiği gibi 15.02.2024 tarihinde imza altına alındığı savunmasını son derece şüpheli hale getirdiğini, bir diğer ifade ile işbu dava açıldıktan sonra adı geçen kişilerce sonradan imza altına alındığı sonucunu doğurduğunu, Ayrıca, davacının enerji sektöründe ...'nde görevli tedarik şirketi sıfatıyla hizmet vermekte olan "..." markasını çatısı altında bulundurduğunu, ... ...'nü (eski adıyla ... ...) devralmak suretiyle herhangi bir maddi kazanç amacı gütmeksizin bölgede gençlerin spora yönelmeleri hedef ve gayeleri ile hareket ettiğini, cevap dilekçesi 6 nolu paragrafta iddia edildiği gibi Ankara'da faaliyet gösteren davalı ... ile herhangi bir birleşmenin hiçbir zaman gündeme gelmediğini, iddia edildiği kulüp genel kurullarında bu hususa ilişkin hiçbir karar alınmadığını, "... Sözleşmesi" adı altında sunulan belgenin imza altına alındığı 15.02.2024 tarihinde dava dışı ...’in kulüp yöneticiliği yapmaktayken sonrasında davalı ... Derneğinde yönetici olarak görev yapmaya başladığını, bu durumun dahi "... Sözleşmesi" nin ne kadar şaibeli ve güvenilmez bir belge olduğunu kanıtlamaya yeterli olduğunu, dolayısıyla şu anda taraflarıyla anlaşmazlık yaşayan kulüp eski yöneticisi bir şahsın davalı ... üyesi olarak; davacıya ait bir ... adına dava tarihi öncesine ait tarihli bir belge imzalamasının belgenin salahiyetinden şüphe duymak için yeterli bir sebep olduğunu, Belirtilen sebeplerle, davacı adına 25.02.2022 tarihinde ... tescil numarasıyla tescil edilen “...” markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. ve 29. maddesinde belirtilen marka hakkına tecavüz fiilinin tespiti ile tecavüzün durdurulmasını ve tecavüzün giderilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı tarafından davanın, "..." markasının arkasına sığınarak, davalı kulübün hak ettiği ... ödemelerini yapmamak amacıyla tamamen kötüniyetli olarak açıldığını, “...” markasının, ... Dağıtım A.Ş.’nin enerji satış ve hizmet faaliyetlerinde kullandığı, Eksim Yatırım Holding A.Ş. çatısı altında tescilli bir marka olduğunu, ... merkezli olarak faaliyet gösteren ... Spor Kulübünün de bu holding yapısı içinde kurulduğunu, tüm mali ve idari yönetiminin söz konusu şirketin kontrolünde olduğunu, davalının ise Ankara merkezli olarak faaliyet gösteren, ... branşında profesyonel düzeyde mücadele eden bir ... olduğunu, ... ...’nün, ... ...seviyesinde mücadele eden profesyonel yapısının Ankara’da olması ve bu süreçte yönetimsel ve lojistik sebeplerle ...’nü ile yapılan anlaşma sonrası faaliyetlerini burada sürdürmeye başladığını, devrin ardından, ... ... ile ... arasında ... ve isim hakkı sözleşmesi imzalandığını, kulübün ... markasını, logosunu ve kurumsal kimliğini kullanmasına açıkça izin verildiğini, bununla birlikte sporcu giderleri, malzeme giderleri, sigorta giderleri ve tüm giderler ... ... tarafından ve bu kabul ile ... VE ... tarafından karşılanmaya başladığını, davalının “... ...” unvanını kullanmasının, Resmi ... sözleşmesine dayanarak, süreli ve karşılıklı edim yükümlülükleri çerçevesinde gerçekleştiğini, davacı tarafın “izinsiz kullanım” iddiasının tamamen dayanaksız olduğunu, taraflar arasında 15.02.2024 tarihli ... Sözleşmesi’nin bulunduğunu, sözleşme kapsamında, ...’nün, faaliyetlerini Depsaş ... çatısı altında sürdürme kararı aldığını, bu birleşme ile birlikte, ...'nün ... branşındaki tüm sportif, teknik ve idari tecrübesi ... ... bünyesine entegre edileceğini, kulüplerin genel kurullarında bu hususlara ilişkin kararlar alındığını, davalının ... branşında ... markasıyla müsabakalara katılma, marka logosunu formalarında ve tanıtımlarında kullanma yetkisini elde ettiğini, davacının bu kullanım karşılığında ve ... ile ilgili tüm bedelleri ödeme yükümlülüğünü üstlendiğini, bir takım ödemelerin de yapıldığını, dolayısıyla da davalının markayı kullanımının, izinsiz değil sözleşmeye dayalı, hukuken meşru bir kullanım olduğunu, Davacı holdingin bağlı şirketi olan ...’nin, kendi sosyal medya hesaplarında ve esmi internet sitesinde davalı kulübün elde ettiği başarıları defalarca paylaştığını, bu paylaşımlarda ve görsellerde davalı kulübün formasının, logosunun ve oyuncularının yer aldığını, dava konusu markanın davalı tarafından sportif temsilde kullanımını bizzat yayıp teşvik ederek bu kullanımı kamuya açık şekilde benimsediğini, davacı kendi kontrolünde yürüttüğü platformlarda defaatle markalı kullanıma yer verdikten, ... takımının başarılarını “...” adıyla sahiplenip duyurduktan sonra, aynı kullanımı “tecavüz” diye nitelendirmesinin mümkün olmadığını, bu tutum, TMK m.2 “dürüstlük kuralı” ile bağdaşmadığını, icazet verilmiş bir kullanımın sonradan inkârının, menfaatine uygun dönemsel faydalanmadan sonra karşı tarafı cezalandırma/ödemeden kaçınma niteliği taşıdığını, davacının “kamuya açık onay ve teşvik” davranışı ile “ izinsiz kullanım iddiası” arasında ağır çelişki olduğunu, bu durumun da kötü niyetli olduğunu, Belirtilen sebeplerle, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. maddesi anlamında bir tecavüz değil, aksine davacı tarafından kabul edilmiş bir işbirliğinin mevcut olduğunu, hatta davacı tarafın markasının bu kullanımdan ötürü bir zarara uğraması mümkün olmadığı gibi, fiilen markanın tanıtımına ve itibara katkı sağladığını, marka hukukunda korunmak istenen değerin, markanın ayırt ediciliği ve itibarı olduğunu, somut olayda da davalının kullanımının, bu değerlere zarar vermediğini, tam tersine markayı pozitif sportif başarılarla özdeşleştirdiğini, davacı tarafından kamuya açık şekilde paylaşılan ve sahiplenilen ... takımı başarılarını, marka itibarının güçlendiğini gösterdiğini, markanın ... branşında temsil edilmesinin enerji sektöründe bir itibar aşınması yaratmadığını, bilakis toplumsal görünürlük, kurumsal sosyal sorumluluk ve marka algısının yükselmesi sonucunu doğurduğunu, bu nedenle, davacı tarafın iddiası “zarar tehdidi” ile değil, aksine markadan haksız kazanç sağlandığı iddiasına dayanan soyut bir varsayım ile sınırlı olduğunu, ayrıca davalının yalnızca ticari bir işletme değil, ülke sporuna katkı sağlayan bir kamu yararı fonksiyonu da yerine getirdiğini, kulübün ... Süper Lig’inde mücadele ettiğini, ülkemizi de Avrupa kupalarında temsil ettiği gözetildiğinde, faaliyetlerinin durdurulmasının yalnızca kulübü değil, toplumun spora erişimini ve gençlerin katılımını da olumsuz etkileyeceğini, belirtilen sebeplerle ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddinin gerektiği belirtilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer aldığı; Hukuka uygunluk sebepleri Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.) Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.) Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.) Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.) Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.) Müktesep hak (6/6 m.) Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı taraf iddiasına göre; davacı tarafın ... tescil sayılı 07, 09, 11, 37, 39, 40. Sınıflarda kayıtlı "...+..." ibareli markanın davalı tarafça Spor Kulübünün unvanının eki olarak kullanıldığı, markanın itibarından haksız yarar elde edildiği, itibarına zarar verildiği, ayırt edici karakterini zedelediği, ... anlaşması yapılmadan ve izin almadan ... şeklinde ... ... adı altında müsabakalara katıldığı iddialarına bağlı marka hakkı ihlali edilip edilmediği; davalı taraf savunmasına göre davacının izni ile ve ... anlaşmasına ve sözleşme ilişkisine göre ... markasının kullanıldığı, davacı tarafın kötü niyetli olduğu, davacıya zarar verilmediği yönündeki savunmasının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın 17.09.2021 başvurusu yapılan, 25.02.2022 tescil edilen ... sayılı "...+..." ibareli 07, 09, 11, 37, 39, 40. sınıflarda Markası olduğu, dava tarihinde korunduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir. Davalı ... ... 08.12.2025 tarihli Kulüp bilgi formunda, halihazırda faal olduğu ve davacıya ait markanın kullanıldığı amblem ile birlikte, 17.03.216 tarihinde ... ... olarak kurulduğu görülmüştür. Davalı kulüp, 21.08.2024 tarihinde isim değişikliği yapılarak, ... ... ünvanını aldığı tespit edilmiştir. ... 24.03.2026 tarihinde, ....’nün yazısında, ... hakkında, “… (....) veritabanında yapılan incelemede, ilimizde kurulu dernekler arasında ilgi yazıda belirtilen isme sahip herhangi bir dernek kaydına rastlanmamış olup, ilimizdeki spor kulüplerine ilişkin iş ve işlemler .... yürütüldüğünden…” şeklinde cevap verilmiştir. ... Spor Kulübünün 30.03.2026 tarihinde ...’nden gelen yazıda, 24.03.2026 tarihli Kulüp Bilgi Formunda yer verilen bilgilerde adı geçen kulübün 04.09.2013 tarihinde kurulduğu görülmüştür. Ayrıca konu yazı kapsamında, ... kayıtları incelendiğinde ... adlı şahsın 25/08/2015 ile 27/12/2024 tarihleri arasında ... görevinde, 27/12/2024 ile 23/09/2025 tarihleri arasında yönetim kurulu asil üyeliğinde görev yaptığı, bu tarihten sonra da görevine son verildiği ifade edilmiştir. Aynı yazı kapsamında, ... ...’nün ilk olarak 04.09.2023 tarihinde ... adı altında kurulması sebebi ile ilgili Tüzüğü’nün yer aldığı, akabinde de ... ...’nün Tüzüğü’ne yer verildiği görülmüştür. Söz konusu değişiklik, ... ’nün, 07.04.2023 tarihli yazısı ile eksik görülmeksizin onaylanmıştır. Söz konusu Tüzük kapsamında da ... Kulübü’nün amblemi belirlenmiştir. 04/05/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; " MARKA İHLALİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRME: Bu çerçevede ilk olarak davalı ... ile davacı yapısında kurulmuş ... ... arasında usulüne uygun bir kulüp birleşmesi işleminin tesis edilip edilmediği ve davalı ... ile ... ... arasında bir ... sözleşmesi tesis edilip edilmediği hususları irdelenmiştir. Sonrasında ise davalının, davacının izni ile davacı markasını kullanıp kullanmadığı, diğer bir deyişle davalının kullanımının marka sahibinin izni ile kullanım olup olmadığı yönünde incelene yapılmış olup yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde tespit edilen hususlar aşağıdadır. SOMUT OLAYIN İNCELENMESİNDE: Davacının marka tecavüzü iddialarına karşılık davalı taraflar arasında ... Sözleşmesinin olduğunu ve bu kapsamda davacı markasının kullanıldığını, davacının bu ... anlaşmasından haberdar olup buna onay verdiğini, davalı ... kulübünün faaliyetlerinin bizzat davacı tarafından sosyal medya hesaplarında duyurularak reklamının yapıldığını iddia etmektedir. 1)Kulüplerin Birleşmesi: Dosya kapsamında yapılan incelemelerde tarafların iddiaları dikkate alındığında; Davacı tarafından, ... merkezli olan ... ...’nün, davacı yapısı içerisinde kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, ....'nde görevli tedarik şirketi sıfatıyla hizmet vermekte olan "..." markasını çatısı altında bulundurduğunu ve ... 'nü (eski adıyla ...) devralmak suretiyle herhangi bir maddi kazanç amacı gütmeksizin bölgede gençlerin spora yönelmeleri hedef ve gayeleri ile hareket ettiğini belirtmiştir. ....'da faaliyet gösteren davalı kulüp ile herhangi bir birleşme hiç bir zaman gündeme dahi gelmediğini, iddia edildiği kulüp genel kurullarında bu hususa ilişkin hiçbir karar alınmadığını belirtmiştir. Bu hususlara ilişkin süreç bilgilerine yukarıda yer verilmiştir. Davalı tarafından ise davalı ... Kulübünün ise .... merkezli olarak faaliyet gösteren, ... branşında profesyonel düzeyde mücadele eden bir spor kulüp olduğunu, ... ile kendi Kulüpleri olan ... ile yapılan anlaşma sonrası faaliyetlerini ....’da sürdürmeye başladığını, bu devrin ardından, ... ... ile ... arasında ... ve isim hakkı sözleşmesi imzalandığını, ... ... ünvanını aldığını, akabinde kulübün ... markasını, logosunu ve kurumsal kimliğini kullanmasına açıkça izin verildiğini, ayrıca sporcu giderleri, malzeme giderleri, sigorta giderleri ve tüm giderler ... ... tarafından ve bu kabul ile ... ... tarafından karşılanmaya başlandığını belirtmiştir. Bu iddialardan hareketle ilgili mevzuat dikkate alındığında; ... ile ...’nün devir ve akabinde ... Sözleşmesinin imzalandığı ve Sözleşmenin de 15.02.2024 tarihinde imzalandığı göz önünde bulundurulduğunda ilgili mevzuatın 2022 yılında yürürlüğe giren .... sayılı mevzuat hükümleri olduğu düşünülmektedir. Bu çerçevede; .... sayılı ....’un “Birleşme ve Mal Varlığının Devri” başlıklı 8. maddesi;....şeklinde ifade edilmektedir. Yukarıdaki madde hükümleri incelendiğinde, devre veya birleşmeye ilişkin yazılı bir sözleşmenin varlığı, en önemlisi aynı ildeki spor kulüpleri arasında bir devir ve birleşmenin gerçekleşebileceği ve bu durumun ... siciline tescili ile mümkün olabileceği ifade edilmiştir. Somut olayda ise davalı ....’da davalı bünyesindeki ... ise ...’da faaliyet gösterdiği, taraflar arasında devre ilişkin yazılı bir Sözleşme’nin dosyaya sunulmadığı veya devir işlemlerin ... sicilinde tescilinin yapılmadığı görülmüştür. 2)... Sözleşmesi: Davalı tarafından ileri sürülen ... Sözleşmesi’ne gelince, davalının cevap dilekçesinin ekinde sunulmuştur. 15.02.2024 tarihinde imzalanan sözleşme, ... Başkanı ... ve ... Başkanı ... tarafından imzalanmıştır. Söz konusu sözleşmenin varlığına ilişkin olarak Mahkemenizce yapılan araştırma neticesinde; ....’nün yazısında, “ .... kayıtlarında, ... ile ... arasında imzalanan herhangi bir ... sözleşmesi bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir. Yine, 30.03.2026 tarihinde ...’nden gelen yazıda da ... Sözleşmesine ilişkin herhangi bir bilgiye rastlanmadığı ifade edilmiştir. Diğer taraftan .... kurulan yapılardır. Ancak faaliyet alanlarına ve amaçlarına göre (özellikle spor kulüpleri için)2022 yılında yürürlüğe giren mevzuatla birlikte hukuki yapıları daha spesifik bir hale gelmiştir. .... sayılı .... tescil edilerek tüzel kişilik kazanmaktadırlar. Bununla birlikte, çok daha sıkı denetim ve mali şeffaflık kurallarına tabi olmuşlar ve Genel Kurul, .... olması zorunlu hale getirilmiştir. .... sayılı mevzuat ile ... Sözleşmesinin imzalanmasından önce imza yetkisi verilebilmesi için yönetim Kurulu Kararı şarttır. Kulübü kimin temsil edeceği tüzükle belirlenmiş olup, genellikle başkan ve genel sekreterin çift imzası aranmaktadır. Belirli bir tutarın üzerindeki ... gelirlerinin ve sözleşmelerinin ...’na bildirilmesi ve mali tablolara şeffaf şekilde yansıtılması zorunludur. Forma/Saha reklamı kullanılacaksa da ilgili Federasyona tescil için bildirilmesi gerekmektedir. Somut olaya gelince, davalı tarafından sunulan ... Sözleşmesi incelendiğinde herhangi bir bedele yer verilmediği ve/fakat karşılanacak giderlerin “Tarafların Mutabakatı” başlığı altında 8(sekiz) madde ile belirlendiği görülmüştür. Ancak birleşmeye dair bir yazılı Sözleşme’ye dosya kapsamında rastlanılmadığı gibi bu yönde yapılan araştırmalarda da resmi makamlar nezdinde ... Sözleşmesine ilişkin bir bilgi ve belge dosyaya kazandırılmamıştır. 4)Davacı Markası ve Kulüplerin Amblemleri: Davacıya ait markanın kullanım haklarının da kendi bünyesindeki ... Spor Kulübüne verilmediği de açık olup, aksi bir belgeye dosya kapsamında rastlanılmamıştır. Bu anlamda davacı markası ile spor kulüplerinin amblemleri aşağıda yer almaktadır. (RAPORDA) Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere davalı kulüp doğrudan “...” kelimesini birebir aynı, ... olarak ise hemen hemen aynı renkleri haiz markayı kendi logosunun üst kısmında biraz farklı konumlandırmasıyla kullanmaktadır. 5) Davalının usulüne uygun bir sözleşme olmadan davacı markasını davacının izni ile kullanıp kullanmadığı: Yukarıdaki incelemeler ve değerlendirmeler davalı (...) ... ile davacı ...’ne bağlı ... arasında usulüne uygun şekilde yapılmış bir ... sözleşmesinin bulunmadığını gösterdiği gibi davalı ile davacının bağlı ... arasında usulüne uygun olarak yapılmış kulüp birleşmesi işleminin de bulunmadığını göstermektedir. Bununla birlikte usulüne uygun yapılmış hukuki işlemler olmasa bile markanın sahibinin rızası ile kullanılması durumunda dahi marka hakkı ihlalinden söz edilmesi mümkün olmadığından bilirkişi heyeti Sayın Mahkeme tarafından tevdi edilen görev uyarınca uyuşmazlıkta son olarak davalı kullanımlarının davacının rızası ile gerçekleşip gerçekleşmediğini irdelemiştir. Dava dosyasında yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde: dava dışı ... Şirketi’nin, davacı ...’ne dahil şirketlerden biri olduğu, uyuşmazlık konusu ... tescil sayılı markanın bu şirket tarafından kullanıldığını ve bu şirkete ait ....URL adresli ... hesabında şirketin, davalı ... kendi ... şeklinde “... ” tanıttığını göstermektedir. İlgili internet görselleri aşağıdadır. (RAPORDA) Dolayısıyla dava dosyasında yer alan belgeler davalı ile davacının bağlı ... arasında usulüne uygun yapılmış ... sözleşmesi ve kulüp birleşmesi olmasa bile fiili bir ilişki bulunduğunu, davalı kulübün davacı holdinge dahil ... Şirketi’nin spor kulübüymüş gibi tanıtıldığını ve davalı kulübün kullanımlarının en azından davacı holdinge bağlı şirketin rızasıyla gerçekleştirilmiş kullanımlar olduğunu göstermektedir. Kaldı ki forma ve amblemlerde şirket markası kullanımı spor kulüplerinin başlıca gelir kaynaklarından biri olup, davalı gibi ... süper liginde mücadele eden değil alt liglerde rekabet eden bir kulüp bile, bu kadar maddi getirisi yüksek bir işlemi menfaat elde etmeden, izin almadan ve başka bir şirketin marka hakkına tecavüz edecek şekilde hukuka aykırı olarak kullandığını ileri sürmek de kolay değildir. Nitekim usulüne uygun yapılmamış olsa bile 15.02.2024 tarihinde imzalanan ... sözleşmesini ... adına imzalayan dava dışı ... davacıya bağlı söz konusu kulübün o tarihteki yetkili başkanıdır. Açıklanan nedenlerle bilirkişi heyeti davalı kulübün kullanımlarının en azından davacı holdinge bağlı ... Şirketi’nin bilgisi ve rızasıyla gerçekleştirilmiş izinli kullanımlar olduğu sonucuna ulaşmıştır. Burada akla ... Şirketi’nin davacı holdingden habersiz böyle bir işlem yaptığı marka sahibi davacı holdingin davalı kulübün kullanımından habersiz olduğu gibi buna rıza göstermediği gelebilir. Ancak holdinglerdeki bağlılık ilişkisi ve instagramdaki açık paylaşımlar nedeniyle bağlı bir şirketin, holdingden bağımsız ve habersiz olarak markasını başkasında kullandırması iddiasının kabul edilebilirliği kolay olmadığı gibi varsa bu işlem holdingin iç işleyişiyle ilgili olup holdinge bağlı spor kulübüyle sözleşme imzalayan ve kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen davalı ... bağlamamaktadır. Açıklanan nedenlerle bilirkişi bu olasılıkta dahi davalının marka kullanımının marka sahibinden veya holdinge dahil şirketten izin alınarak yapılan rızaya dayalı kullanım olduğu ve rızaya dayanması nedeniyle bu durumda marka hakkı ihlalinden söz edilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşmıştır. SONUÇ: Davalı (...) ... ile davacı ...’nin bağlı ... arasında usulüne uygun şekilde yapılmış bir ... sözleşmesinin bulunmadığı gibi davalı ile davacının bağlı ... arasında usulüne uygun olarak yapılmış kulüp birleşmesi işleminin de bulunmadığı, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler davalı kulübün kullanımlarının en azından davacı holdinge bağlı ... Şirketi’nin bilgisi ve rızasıyla gerçekleştirilmiş izinli kullanımlar olduğunu gösterdiği ve bu nedenle davalının ...+ ... ... şeklindeki markasal amblem kullanımının davacının ... sayı ile tescilli ...+... markasından doğan hakları ihlal etmediği, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor/ek rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE; Marka tecavüzü açısından; SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir. Davacı taraf yukarıda belirtilen ... sayılı "...+..." ibareli tescilli markasına bağlı davalı taraf kullanımlarının marka tecavüzü oluşturduğunu ileri sürmektedir. Davalı taraf vekili ise ... merkezli olarak faaliyet gösteren ... Spor Kulübünün de davacı ... yapısı içinde kurulduğunu, tüm mali ve idari yönetiminin söz konusu şirketin kontrolünde olduğunu, davalının ise .... merkezli olarak faaliyet gösteren, ... branşında profesyonel düzeyde mücadele eden bir ... olduğunu, ... seviyesinde mücadele eden profesyonel yapısının ....’da olması ve bu süreçte yönetimsel ve lojistik sebeplerle ...’nü ile yapılan anlaşma sonrası faaliyetlerini burada sürdürmeye başladığını, devrin ardından, ... ... ile ... arasında ... ve isim hakkı sözleşmesi imzalandığını, kulübün ... markasını, logosunu ve kurumsal kimliğini kullanmasına açıkça izin verildiğini, bununla birlikte sporcu giderleri, malzeme giderleri, sigorta giderleri ve tüm giderler ... ... tarafından ve bu kabul ile ... VE ... tarafından karşılanmaya başladığını, davalının “... ...” unvanını kullanmasının, Resmi ... sözleşmesine dayanarak, süreli ve karşılıklı edim yükümlülükleri çerçevesinde gerçekleştiğini, davacı tarafın “izinsiz kullanım” iddiasının tamamen dayanaksız olduğunu, taraflar arasında 15.02.2024 tarihli ... Sözleşmesi’nin bulunduğunu ileri sürmektedir. Tahkikat aşamasında alınan 04/05/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda " 5) Davalının usulüne uygun bir sözleşme olmadan davacı markasını davacının izni ile kullanıp kullanmadığı: Yukarıdaki incelemeler ve değerlendirmeler davalı (...) ... ile davacı ...’ne bağlı ... arasında usulüne uygun şekilde yapılmış bir ... sözleşmesinin bulunmadığını gösterdiği gibi davalı ile davacının bağlı ... arasında usulüne uygun olarak yapılmış kulüp birleşmesi işleminin de bulunmadığını göstermektedir. Bununla birlikte usulüne uygun yapılmış hukuki işlemler olmasa bile markanın sahibinin rızası ile kullanılması durumunda dahi marka hakkı ihlalinden söz edilmesi mümkün olmadığından bilirkişi heyeti Sayın Mahkeme tarafından tevdi edilen görev uyarınca uyuşmazlıkta son olarak davalı kullanımlarının davacının rızası ile gerçekleşip gerçekleşmediğini irdelemiştir. Dava dosyasında yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde: dava dışı ... Şirketi’nin, davacı ...’ne dahil şirketlerden biri olduğu, uyuşmazlık konusu ... tescil sayılı markanın bu şirket tarafından kullanıldığını ve bu şirkete ait .... adresli ... hesabında şirketin, davalı ... kendi ... şeklinde “... ” tanıttığını göstermektedir. İlgili internet görselleri aşağıdadır. (RAPORDA) Dolayısıyla dava dosyasında yer alan belgeler davalı ile davacının bağlı ... arasında usulüne uygun yapılmış ... sözleşmesi ve kulüp birleşmesi olmasa bile fiili bir ilişki bulunduğunu, davalı kulübün davacı holdinge dahil ... Şirketi’nin spor kulübüymüş gibi tanıtıldığını ve davalı kulübün kullanımlarının en azından davacı holdinge bağlı şirketin rızasıyla gerçekleştirilmiş kullanımlar olduğunu göstermektedir. Kaldı ki forma ve amblemlerde şirket markası kullanımı spor kulüplerinin başlıca gelir kaynaklarından biri olup, davalı gibi ... süper liginde mücadele eden değil alt liglerde rekabet eden bir kulüp bile, bu kadar maddi getirisi yüksek bir işlemi menfaat elde etmeden, izin almadan ve başka bir şirketin marka hakkına tecavüz edecek şekilde hukuka aykırı olarak kullandığını ileri sürmek de kolay değildir. Nitekim usulüne uygun yapılmamış olsa bile 15.02.2024 tarihinde imzalanan ... sözleşmesini ... adına imzalayan dava dışı ... davacıya bağlı söz konusu kulübün o tarihteki yetkili başkanıdır. Açıklanan nedenlerle bilirkişi heyeti davalı kulübün kullanımlarının en azından davacı holdinge bağlı ... Şirketi’nin bilgisi ve rızasıyla gerçekleştirilmiş izinli kullanımlar olduğu sonucuna ulaşmıştır. Burada akla ... Şirketi’nin davacı holdingden habersiz böyle bir işlem yaptığı marka sahibi davacı holdingin davalı kulübün kullanımından habersiz olduğu gibi buna rıza göstermediği gelebilir. Ancak holdinglerdeki bağlılık ilişkisi ve instagramdaki açık paylaşımlar nedeniyle bağlı bir şirketin, holdingden bağımsız ve habersiz olarak markasını başkasında kullandırması iddiasının kabul edilebilirliği kolay olmadığı gibi varsa bu işlem holdingin iç işleyişiyle ilgili olup holdinge bağlı spor kulübüyle sözleşme imzalayan ve kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen davalı ... bağlamamaktadır. Açıklanan nedenlerle bilirkişi bu olasılıkta dahi davalının marka kullanımının marka sahibinden veya holdinge dahil şirketten izin alınarak yapılan rızaya dayalı kullanım olduğu ve rızaya dayanması nedeniyle bu durumda marka hakkı ihlalinden söz edilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşmıştır. SONUÇ: Davalı (...) ... ile davacı ...’nin bağlı ... arasında usulüne uygun şekilde yapılmış bir ... sözleşmesinin bulunmadığı gibi davalı ile davacının bağlı ... arasında usulüne uygun olarak yapılmış kulüp birleşmesi işleminin de bulunmadığı, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler davalı kulübün kullanımlarının en azından davacı holdinge bağlı ... Şirketi’nin bilgisi ve rızasıyla gerçekleştirilmiş izinli kullanımlar olduğunu gösterdiği ve bu nedenle davalının ...+ ... ... şeklindeki markasal amblem kullanımının davacının ... sayı ile tescilli ...+... markasından doğan hakları ihlal etmediği, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde tespit ve değerlendirmelere mahkemece aynen iştirak edilerek davalı tarafın ... faaliyetlerinde ...+ ... ... şeklindeki markasal amblem kullanımının izinli olduğu değerlendirildiği gibi davacının tescilli markasının kapsamında 41.nci sınıfta "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). " spor hizmetleri yer almadığı, dolayısıyla davalının faaliyet gösterdiği spor olan ... faaliyeti hizmetlerinde davacının tescilli markası da bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.15/06/2026

Katip ... Hakim ... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/372, K. 2026/275, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-372-e-2026-275-k-a0b1977a93d8