İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/372 E. 2026/135 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/372
Karar No
2026/135
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/372 KARAR NO : 2026/135

DAVA : Sözleşmenin Feshi ve Tazminat DAVA TARİHİ : 23/08/2016 KARAR TARİHİ : 19/02/2026

Mahkememizin 27/04/2023 tarihli, ... Esas,... K. sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ...E. ,...K. sayılı kararı ile kaldırılmakla dosya bu kez mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiş, asıl ve birleştirilen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı...dava dışı ...Şti. İle ... 34. Noterliğinde ... sayı ile 25.09.2013 tarihinde "..." işi ilgili olarak bir sözleşme imzaladığını, bu sözleşmenin Kurbağalı deresi ıslah çalışmaları {2+633 km-O+OOO km) arası alanı kapsadığını,...Şti. çalışma güzergâhını, çalışma bölgesinde bulunan yerleri "geçici işgal ve kamulaştırma nedeniyle doğacak süre matım hakkı saklı kalması" ihtirazı kaydı ile 23.10.2013 tarihinde teslim aldığını, daha sonra davalı ... muvafakati ile... sayılı sözleşme, müvekkili ...Ştl. ile ... Ltd. Şti. arasında imzalanan ... tarihli ... yevmiye numaralı Devir Sözleşmesi ile...'a devredildiğini, davalı ...kamulaştırma işlemlerinin müvekkilinin yapacağı çalışmaların aksatılmadan tamamlanacağına ve işgallerin kaldırılacağına dair güvence vermesi ve bu konuda müvekkilini ikna etmesiyle işe başlandığını, müvekkilinin bu sözleşme uyarınca yapacağı işin; daha önceki yıllarda başka yükleniciler tarafından inşa edilen fakat ihtiyacı karşılamadığı için taşkınlara sebebiyet veren 5 metre genişliğindeki dere kesitini 20 metre genişliğinde bir dere haline getirmek ve atık su tüneli inşa ederek derenin ıslahını yapmak olduğunu, bu arada müvekkilinin işe başlarken... talebi üzerine ...'ın 12.09.2014 tarih ve ... mektup nolu 3,600.000,- TL kesin teminat mektubunu ve ...'ın ... tarih ve ... mektup nolu 150.000,- TL kesin teminat mektubunu da verdiğini, müvekkilinin devraldığı ve sözleşme gereğince yapım işini üstlendiği sözleşmeden doğan tüm vecibelerini yerine getirmek için çalışmalarını sürdürürken, davalının uygulamalarından kaynaklanan birçok olumsuzluklarla karşılaştığını, işin yapımı sırasında ortaya çıkan hafriyatların atılacağı yerin davalı ... tarafından gösterilmemesi ve hafriyatların atımı için döküm sahası tahsis edilmemesi, geçiş güzergâhındaki taşınmazların kamulaştırmalarının yapılamaması ve işgallerin kaldırılmaması, kanalın geçiş güzergâhında bulunan ... hatlarının kaldırılmaması (... yapılmaması) yine geçiş güzergâhında bulunan bir parsele dokunulmamasına yönelik davalının talimatı nedeniyle kanal güzergâhının ilgisiz yerlerden geçirilmesi zorunda kalınması, ayrıca buna bağlı ve diğer nedenlerle ortaya çıkan (20) metre genişliğindeki derenin doğrudan (5) metre genişliğindeki dereye bağlanması taleplerinin yarattığı mansap sorunları, müvekkilinin edimini yerine getirmesinde fiili ve hukuki imkânsızlığı da beraberinde getirdiğini, bu sorunların ortadan kaldırılması zımmında müvekkilinin daha önce yaptığı yazışmalara ilaveten ...tarih ve ... sayılı yazı davalı ...'ne ile bir kere daha başvurarak, sözleşme eki kabul edilen Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 6. Maddesinin 4. fıkrasında düzenlendiği üzere ... her türlü toprak işlerine ait olup sözleşme veya eklerinde belirlenmiş veya sonradan idarece tespit edilmiş olan ariyet ve depo yerlerini bedelsiz olarak teslim etmekle yükümlüdür, sözleşmemiz ekindeki düzenlemeler ve işin niteliği gereği, taraflarınca hafriyat döküm ücreti ödenmemesi gerektiğini, zira firmalarınca özel mülkiyete ait ticari bir faaliyette bulunmadığını, dere ıslah çalışması ile kamu hizmeti görmek olduğunu, ... ihalesi ile alınan kurumsal hizmet görülürken ...'nin bağlı bulunduğu ...'nin diğer kuruluşuna hafriyat döküm ücreti ödendiğini, açıklanan nedenlerle hafriyat bedeli olarak ödedikleri 1.504.310-TL'nin taraflarına iadesi ve işin katan kısmına ait hafriyat için taraflarına döküm sabası tesis edilmesi talebinde bulunduklarını, ancak davalı ... müvekkilinin bu talebine ve diğer başvurularına olumsuz {Ret} cevap verdiğini, müvekkili Ak-Yal, 20 metre genişliğindeki dere ıslah işlerini yaparken; Davalı... kanal geçiş güzergâhında bulunan ve kamulaştırılması gereken taşınmazları kamulaştıramadığını ve işgalleri kaldıramadığı için bu parselleri atlayarak daha sonraki parsellerden işe devam etmesi için müvekkilini yönlendirdiğini, müvekkilinin buna razı olmadığını ve bu yönlendirmenin teknik yönden sakıncalarını anlatarak bu uygulamayı yapamayacağını bildirdiğini, işin bu şekilde yapılmasına rıza gösterilseydi, 20 metre genişliğindeki derenin suyunun 5 metre genişliğindeki dereye bağlanması nedeniyle meydana gelebilecek ilk taşkında can ve mal kaybının söz konusu olacağını, müvekkilinin yaptığı ikazların karşılıksız kalması üzerine ... tarih ve ... sayılı ve içme suyu ve elektrik hatları deplaseleri ve derç güzergâhı konulu yazısı ile ... yeni bir başvuru yaptığını, Sözleşmenin feshi ve teminat mektuplarının nakde tahvili sebebiyle ticari itibarının zedelenmesinden çekinen müvekkilinin bu süreç içerisine teminat mektuplarının karşılığını nakit olarak yatırmak üzere ...tarih ve ... sayılı yazı ile başvuruda bulunduğunu, ... 12.09.2014 tarih ve ... no.lu 3.600.000,- TL bedeli kesin teminat mektubu İle ...15.12.2015 tarih ve ... no.lu 150.000,- TL kesin teminat mektubunun müvekkili şirkete iade edilerek, karşılığında teminat mektup tutarlarının ... hesabına nakit olarak yatırma talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin tamamıyla ticari itibarini korumak amaçlı ve ihtilafın sulhen çözümü İçin yaptığı ve davalı ... için hiçbir sakıncası olmayan nakit bloke/depo talebi ... tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden ... tarih ve ... sayılı yazısı ile reddedildiğini, bunun üzerine, söz konusu teminat mektuplarından; ... 12.09.2014 tarih ve ... nolu 3,600.00,- TL bedeli kesin teminat mektubu karşılığı 3.600.000 TL 31.05.2016 tarihinde banka teminat mektubunun tarih ve sayısı da bildirilmek suretiyle ... hesabına yatırıldığını, ayrıca ... 15.12.2015 tarih ve ... no.lu 150.000,- Tl kesin teminat mektubu karşılığı 150.000 TL 31.05.2016 tarihinde banka teminat mektubunun tarih ve sayısı da bildirilmek suretiyle ... hesabına yatırıldığını, teminat mektubu karşılıklarının nakit olarak yatırılması üzerine ... tarihine ... sayılı dilekçe ile ...'ne müracaat edilerek ...ve ...'a ait teminat mektuplarının karşılıksız kalması nedeniyle müvekkili şirkete iadesinin talep edildiğini, iade talebine rağmen, davalı ..., teminat mektuplarını iade etmediğini, daha sonra idare, ... tarih ve ... sayılı yazısı içeriğinde belirttiği yazı ile müvekkilinin sözleşmeyi devraldığı tarihin de öncesine geçerek sözleşmeden sorumlu olmadığı dönemi de kapsayacak şekilde ceza tahakkuk ettirilmek suretiyle, teminat mektuplarını nakde tahvil etme konusunda harekete geçildiğini, bu süreçte ve bu arada davaya konu sözleşme ... Yönetim Kurulu tarafından (EK-15: 23.06.2016 tarih ve ... sayılı kararla) fesih edildiğini ve teminat mektuplarının nakde tahvil edilmemesi için yatırdığı 3.750.000,- TL tutarındaki nakdi teminatı ... tarih ve ... sayılı makbuzla irat kaydedildiğini ve ayrıca teminat mektuplarının nakde tahvil edilmesi için çalışmalara başlanıldığını, nakit teminatın irat kaydedilmesi ve açıkta kalan teminat mektuplarının nakde tahvil edilmesine tevessül edilmesi üzerine... 8. Asliye Hukuk Mahkemesine... Değişik İş. sayılı dosya ile müracaat edilerek banka teminat mektuplarının nakde tahvil edilmemesi için ihtiyati tedbir verilmesini talep ettiklerini, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi de bu talebi uygun görerek gerekli ihtiyati tedbir kararını verdiğini, işin icrası için gerekli olan kamulaştırma işlemlerinin ve işgallerin kaldırılması işlerinin işbu davanın tarihi itibariyle bile yapılmadığının ortada olduğunu, bu husus ilgili tapu dairelerine yazılacak müzekkerelerle de ortaya çıkacağını, açıklandığı üzere, idarece kamulaştırma İşlemleri yapılmadan, çalışma yapılacak alanlardaki işgaller sonlandırılmadan ihaleye çıkarıldığını, ilgili mülkiyet sorunlarının işbu dava tarihine kadar devam ettiğini, davalı idareye verilmiş bulunan ... 12.09.2014 tarih ve ... sayılı ve 3.600.000 TL bedelli kesin teminat mektubu ile ... 15.12.2015 tarih ve ... sayılı ve 150.000- TL bedelli teminat mektubunun karşılıksız kalması nedeniyle ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. iş sayılı dosyasından teminat mektuplarının paraya çevrilmemesine dair verilen ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, karşılıksız kalan teminat mektuplarının müvekkiline iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde iptaline, banka teminat mektuplarının nakde tahvil edilmesini engellemek ve ticari itibarını korumak amacıyla müvekkilinin teminat olarak ... veznesine nakden yatırdığı ve 13.07.2016 tarihinde davalı tarafından haksız olarak irat kaydedilen toplam 3.600.000 TL + 150.000 TL = 3.750.000 TL'nin davalı idareden ticari işlerde uygulanan en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte istirdadına, müvekkili ile davalı arasında imzalanan ...Kanalı ve Dere Islahı İnşaatı sözleşmesinin sözleşme kurulması sırasındaki geçersizlik, sözleşme sonrasında davalının sözleşmeye aykırı davranışına bağlı ifa imkansızlığı nedeniyle geriye yönelik olarak feshine, müvekkilinin gerek bu sözleşmenin kurulmasından önce ve gerekse sözleşmenin ifası sırasında yaptığı harcamalardan ve maruz kaldığı zararlardan şimdilik 50.000 TL'nin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde sözleşmenin haksız yere fesih edildiği iddialarına dayanak gösterilen sebeplerin hiç birini kabul etmediklerini, ...İKN' li Asya Bölgesi 2013 yılı 3. Kısım atık su Tünel ve Şebekesi Yağmursuyu Kanalı ve Dere ıslahı İnşaatı isi: ... Şti. firmasının taahhüdü altında iken; yapım İşleri Genel Şartnamesi 19. Maddesi yapım işleri Genel Şartnamesi 47-2. maddesi ve taraflarca imzalanan yapım işlerine ait sözleşmenin 27. Maddesine istinaden Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 20. Maddesine göre nedenleri açıkça belirtilen ihtara rağmen aynı halin devam etmesinden dolayı, ... sayılı ... Yönetim Kurulu Kararı gereği feshedildiğini, fesih kararının hukuka uygun olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine bu feshe sebep olanın davacı yan olduğunu, müvekkili idare ile yükleniciye teslim edilen projelerin geçtiği güzergâhlarda kamulaştırma sorunu bulunmadığını, onaylı imar planlarında dere bandı olarak gösterilen kısımlarda dere ıslah projesi hazırlandığını ve genelde kamu arazisi ve kamu vakalarının mülkiyetinde bulunan parsellerden proje planlandığını, Kamu vakıf arazilerinin üzerindeki parselden geçen kısımların tahsis işlemlerinin ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapıldığını, kaldı ki yüklenici firmanın gerek işgal gerekse kamulaştırma işlemlerinden kaynaklanan herhangi bir aksaklık yaşanmadığı gibi 12 nolu hak ediş itibari İle onaylı iş programına göre işin %53,23 olması gerekirken rıakdi olarak %30,66 tamamlanmış olduğunu ve proje kapsamında çalışmaya başladığı noktalarda işleri tamamlamayıp eksik bıraktığını, hafriyat döküm sahasının bedelsiz olarak idareden temini ve 24 saat çalışma izni için ... tarih ... sayılı yan ile detaylı bir şekilde cevap verildiğini ve süre sonu olan 08.05.2017 tarihine kadar işlerin tamamlanması akabinde süre uzatma talebinin idarece değerlendirileceğinin belirtildiğini, müvekkili idarenin yüklenici firmadan projenin +1.700-30 metresinden başlanılmasını İstediğini, ancak yüklenici firmanın Beton Santralini proje güzergâhı üzerine kurması ve bu beton santralinin iş ile ilgisi bulunmayan ticari faaliyetlerde bulunarak asıl isi olan dere ıslah projesine »1.400-00 metresinden 4 av sonra çalışmalara başlayabildiğini, yüklenici firma proje güzergâhı üzerine kurmuş olduğu işgal durumundaki beton santralin başka firmalara 02.10.2015 tarih 493206 sayılı yazıda belirtildiği üzere ticari faaliyette bulunmaması ve dere ıslah sahası içinde kalması nedeni ile beton santralinin kaldırılmasının yüklenici firmadan istendiğini, ...tarih ... sayılı yazıda alt yapı tesislerinin deplaseleri için İnşaat İşleri Genel Teknik Şartnamesi 3.5.1 maddesine "servislerin daimi veya geçici alarak yönlerinin değiştirilmesi gerekirse bu işlerin ilgili kuruluşlar tarafından yapılması için başvurulacak, ilgili kuruluşlar tarafından bu işlemler yapılmazsa servislerin daimi veya geçici olarak yönlerinin değiştirilmesi işleri idare tarafından yükleniciye yaptırılacaktır," denilmekte olup yüklenici firmanın İlgili kurumlarla temas kurularak işlemlerin hızlandırılması ve gerekli koordinasyonun sağlanmasının istendiğini, dava dilekçesinde 21 den fazla proje çizilerek idareye sunulduğunun belirtildiğini ancak idarelerinde yüklenici firmanın proje revize güzergâhını gösteren resmi yazılı herhangi bir belge bulunmadığını, ... tarih ... sayılı yazı ile yüklenici firmanın teminat mektuplarına karşılık idaremiz hesabına yatırdığı 3.750.000,00 TL tutarındaki nakit irat olarak kaydedildiği ve yapım İşleri teknik şartnamesinin 47. Maddesinin 5. Bendinde "4735 Sayılı Kanunun 19. 20 ve 21. Maddelerine göre söyleşmenin feshedilmesi halinde kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek teminatların tutan arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir* amir hükmüne binaen teminatların alındığı tarihten gelir kaydedildiği tarihe kadar ... tarafından yayınlanan TEFE endeksine göre güncellenmesi gerektiğinden hesaplanan fark tutarının 15 gün içinde hesaba yatırılması aksi halde fark tutarın teminat mektuplarından teshil edileceğinin yüklenici firmaya bildirildiğini, yüklenici firmanın 3.750,000.-TL nakit tutan irat kaydedilmesi için idareleri hesabına kendi isteği ile yatırması da yapılan fesih ve irat işlemlerini kabul ettiği anlamına geldiğini, bu durumda basiretli bir tüccar olarak Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47/5 maddesinde bahsedilen farkın yatırılmasının müvekkili idare tarafından talep edileceğinin öngörmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. BİRLEŞTİRİLEN ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalı arasındaki ... yılı 3. Kısım atıksu tünel ve şebekesi yağmursuyu kanalı ve dere ıslahı inşaat işinin davalının ihale sözleşmeleri kanunun 20. Maddesi uyarınca feshedildiğini ve toplam 3.750.000 TL'lik teminat bedelinin idare hesaplarına irat kaydedildiğini, ancak Yapım işleri genel şartnamesinin 48. Maddesine göre güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki farkın yükleniciden tahsil edilmesi gerektiği, bu nedenle hesaplanan 669.525,21 TL fark bedelin ihtar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı aleyhine açtıkları davayı kazandıkları taktirde işbu davanın dayanaksız kalacağını, davalar arasında bağlantı bulunduğunun açık olduğunu, bu nedenle her iki davanın birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İşbu davada davacının sözleşmenin feshine ve teminat mektuplarının iadesi ile yatırdığı nakit teminatın istirdadını istediği ve sözleşmenin davalı tarafından ihlal edilip üzerinde düşen yükümlülüklerini yerine getirmediği, gerekli kamulaştırmaların yapılmadığı, dolayısıyla davalının kusurlu olması nedeniyle yüklenici olan davacının edimlerini yerine getiremediğini ileri sürdüğü, davalının ise kamulaştırma sorunu olmadığını, işe +1700-30 metreden başlanılmasının istendiğini, kusurun davacıda olduğunu, işin bir kısmına hiç başlamadığını, bir kısmının tamamlamadığını, fesihle birlikte idarenin kamu ihale yasasına göre teminatları irat kaydedebileceği gibi yine aynı yasa gereğince teminatların güncellenmiş bedeline göre fark varsa bu bedeli de tahsil edebileceğini, davanın haksız olup fesihte haklı olduklarını ileri sürdüğü anlaşılmakla sunulan tüm deliller tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, tüm dosya kapsamı ve kamu ihale yasası, sözleşme hükümleri ve tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek tarafların edimlerin yerine getirip getirmediğini, ne kadarını yerine getirdiğin, hangi tarafın kusurlu olduğu ve davalının fesihte haklı olup olmadığı davacının teminat mektuplarının iadesini ve gelir kaydedilen nakdi teminatın istirdadını isteyip isteyemeyeceği konusunda Mahkememizin 21.09.2017 tarihli duruşma ara kararı gereğince resen seçilecek 3 teknik bilirkişi ve 1 muhasip bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler ..., ..., ...ve ... tarafından sunulan 03.05.2018 havale tarihli raporda özetle, davacı yüklenici firmanın hafriyat bedeli olarak ödedikleri 1.504.310-TL'yi talep edemeyeceği, 4734 sayılı Kanun hükümlerine göre, teminat mektupları karşılığının tedavüldeki Türk Parası ile değiştirilebilmesinin mümkün olduğu, bu nedenle teminat ve ek teminat karşılığının nakit olarak yatırılması ile birlikte Banka teminat ve ek teminat mektuplarının davacı firmaya iade edilmesi gerektiği, ... Genel Müdürlüğünce tek taraflı olarak yapılan fesih işleminin haklı bir nedene dayanmadığı ve fesih işleminin mevzuata uygun olmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 05.07.2018 tarihli duruşma ara kararı gereğince dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi istenilmiş, bilirkişiler....,..., ... ve ... tarafından sunulan 06.02.2019 havale tarihli ek raporda özetle, davacı yüklenici firmanın kök raporda belirtildiği gibi hafriyat bedeli olarak ödedikleri 1.504.310-TL'yi talep edemeyeceği,... tek taraflı olarak yapılan fesih işleminin haklı bir nedene dayanmadığı ve fesih işleminin mevzuata uygun olmadığı yönündeki görüşlerinde bir değişikliğin olmadığı, ... tarafından yapılan feshin usul ve yasaya uygun olmadığı yönündeki kanaatlerinin mahkemece benimsenmesi halinde irat kaydedilen 3.600.000 TL ile 150.000 TL tutarlı nakit teminatın iade edilmesi gerektiği yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Dosyada mevcut bulunan kök rapor ve ek raporda taraflar arasındaki sözleşmenin davalı ... tarafından feshedilmesinin haksız bir fesih olduğunun belirtildiği ancak yargılama sırasında davalı tarafın savunmalarında davacının işi geciktirdiği ve bıraktığının ileri sürüldüğü, taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde davalı ... tarafından davacıya 12 adet hakediş ödemesinin yapıldığı, sözleşmeye konu olan ve davacının yükümünde bulunan bir kısım imalatların davalı tarafından kamulaştırmaların yapılmaması ve işgallerin çözüme kavuşturulmaması nedeniyle yapılamadığının belirtildiği anlaşılmakla öncelikle davalı tarafından davacıya 12 adet hakediş ödemesinin yapıldığı, buna göre yapılan imalatların olduğu, hakedişe konu olan imalatlarda bir gecikmenin olup olmadığı, yahut bu imalatlar nedeniyle davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişilerce değerlendirme yapılarak açıklayıcı rapor düzenlenmesine, bunun dışında irat kaydedilen nakdi teminatın davacıya iadesi gerektiğinin kök ve ek raporlarda ifade edildiği, ayrıca ek raporda teminat mektuplarının da iade edilmesinin açıklandığı, ancak taraflar arasındaki sözleşmede yapım işleri genel şartnamesinin sözleşmenin eki olduğunun kararlaştırıldığı ve kesin teminatların ne şekilde iade edileceğinin de şartnamede açıkça gösterildiği dikkate alınarak Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 45. maddesi (kesin teminatların iadesine ilişkin düzenleme) çerçevesinde mektupların iadesi koşullarının tartışılarak ek rapor düzenlenmesinin istenmesine, ayrıca birleşen davadaki taleplerin de istenebilir olup olmadığı hususunun değerlendirilmesine, bilirkişi heyetine mahkememizce resen seçilecek kamu ihaleleri sözleşmeleri konusunda uzman bir bilirkişinin dahili suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiş bu kez bilirkişiler ...,..., ..., ...ve... tarafından sunulan 01.07.2020 havale tarihli 2. ek raporda özetle, asıl davada davacı yüklenici firmanın hafriyat bedeli olarak ödediği 1.504.310,00 'TL 'yi talep edemeyeceği (kök rapordan) hakedişlere konu imalatlarda bir gecikme olduğu ancak bu gecikmeden dolayı davacının bir kusurunun olmadığı, kamulaştırma işlemleri tamamlanmadığı ve mansap şartı oluşmadığı için işin yapılamadığı, kök raporda da belirtildiği üzere, davalı idarenin dava konusu iş ile ilgili olarak kamulaştırma yapması gerektiği halde bunu gerçekleştirmediği, deplaselerin yapılmaması, işgallerin kaldırılmaması vb. yani kendine düşen hazırlık fiillerini gerçekleştirmediği, davalı idarenin halihazırda alacaklı temerrüdünde olduğu ve bu nedenle sözleşmeyi feshetmiş sayılamayacağı/ haklı nedenle sözleşmeyi feshetmediği, bu nedenle davalı idarenin teminatları irat kaydetmesinin uygun olmadığı, birleşen davada asıl dava bakımından davalı-karşı davacı yüklenicinin ifa imkansızlığında kusuru olmadığı teknik inceleme ile tespit edildiğinden davacı-karşı davalı idarenin kesin teminat mektuplarının irat kaydedilmesinden fark bedeli talep etmesinin uygun olmadığı, davalı -karşı davacı yüklenicinin idareden 13- Fesih Numaralı Yapım İşleri Hakediş Raporuna göre 891.460.14 TL alacağı olduğu yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Asıl dosyada davacı vekilinin birleştirilen dosya yönünden de davayı takip ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Asıl dosyada davacı dava dilekçesinde sözleşmenin geriye dönük feshi ve uğradığı zararların (menfi zarar 50.00,00 TL) tahsilini talep etmesine rağmen bilirkişi heyetince müspet zarar kapsamında kalan kâr kaybının hesaplandığı anlaşılmakla dosyanın önceki bilirkişi heyetine borçlar hukukunda uzman bir bilirkişi de dahil edilerek taraflar arasında eser sözleşmesinin kurulmamış olması halinde yapmaktan kurtulacağı masraflar nazara alınarak davacının sözleşmeye güvenden doğan zararının dosyaya sunulan belgeler kapsamında tespitinin yapılmasının istenilmiş, bilirkişiler ... ..., ..., ..., ...ve ... tarafından sunulan 22.09.2022 havale tarihli 3. ek raporda özetle, önceki raporlardaki hesaplamalar ve teknik görüşler doğrultusunda, daha önceki teknik görüş ve hesaplamalara ilişkin ekleme yapılacak bir husus olmadığı kanaatiyle, 02.05.2018 tarihli kök rapordaki, tabloda belirtilen, 11.806.339,33 TL'nin, menfi zarar kapsamında istenebilecek imalat bedeli olarak değerlendirilmesi hususunda nihai takdirin mahkemede olduğu, davacı yüklenici firmanın hafriyat bedeli olarak ödedikleri 1.504.310-TL'nin, yine Yargıtay kararlarında (menfi zararın tanımına/kapsamına yönelik olarak yer verilen) ''uygulanacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin yerine getirilmemesi sonucu güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarar'' şeklindeki tanım kapsamında değerlendirilebileceği ve talep edilebileceği yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmıştır. Asıl dosyada davacı vekili tarafından sunulan 08/10/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile menfi zarara konu dava değeri ıslah edilerek teminatların iadesine ve 12.191.598,48 TL zararın tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce asıl dosyada davanın kısmen kabulüne, birleştirilen dosyada davanın reddine dair verilen karar taraflarca istinaf edilmiştir. Davacı/ Birleşen dosyada davalı vekili istinaf dilekçesinde , Mahkemece ... E. sayılı dosyası ile açılan dava ile, davalı ... ile imzalanan (dava dışı ...Ltd. Şti.'den devralınmak suretiyle) 25.09.2013 tarihli ... ve Şebekesi Yağmursuyu Kanalı ve Dere Islah İnşaatı ile ilgili sözleşmenin davalı ... tarafından haksız olarak fesih edilmesinden kaynaklanan zararların tahsili talep edildiğini, mahkemece alınan 02.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacı/ birleşen dosyada davalının zararları 11.300.138,44 TL olarak hesaplandığını, hafriyat bedeli olan 1.504.310 TL'nin talep edilemeyeceğini belirtildiğini, bilirkişi Raporu'na yapılan itirazlar üzerine, 04.02.2019 tarihli Bilirkişi Ek Raporu alındığını, ek raporda da yine, zarar hesabı 11.300.138,44 TL olarak yapıldığını, hafriyat bedeli olan 1.504.310 TL'nin talep edilemeyeceğini belirttiğini, itirazlar üzerine alınan Bilirkişi 2. Ek Raporu'nda da zarar miktarı 12.191.598,58 TL olarak hesaplandığını, davanın bu bedel üzerinden ıslah edildiğini, dosyaya sunulan 21.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre de zarar miktarı 11.806.339,33 TL olarak hesaplandığını ayrıca 1.504.310,00 TL tutarında hafriyat bedelinin de talep edilebileceğini, toplam zarar miktarı 13.310.649,33 TL olarak hesaplandığını, mahkemece 27.04.2023 tarihli kararı zarar kalemlerinden asıl dosya yönünden başlıklı 1. paragrafında yalnızca 8.124.839,50 TL'lik kısım kabul edildiğini, asıl davanın bilirkişi raporlarında tespit ediliği üzere, ıslah dilekçesi çerçevesinde tam kabul ile sonuçlanması gerekirken, davanın kısmen kabulüne yönelik karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasını ve ıslah dilekçesi çerçevesinde asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davalı idare bünyesinde çalışan bütün yüklenicilerin inisiyatifi dışında gelişen durumlarda kanun gereği ek süre talep edilmesi durumunda süre uzatımı baki olup kendilerine ek süreler verildiğini, bu durumda yükleniciler de verilen süre içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının yüklenici firma idare tarafından teslim edilen işgal ve kamulaştırma işlemlerinden kaynaklanan herhangi bir aksaklık yaşamadığını, hatta inşaat faaliyetlerini yerine getirebilmesi için kendisine her türlü imkan sağlandığını, yüklenicinin sözleşmeden doğan sorumluluğunu yerine getirmediğini, yapılan tüm uyarılara rağmen işi yarım bırakarak sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, açıkçası davalı idareye sözleşmeyi feshetmek dışında bir seçenek tanımadığını, sözleşmenin feshine ilişkin idari işleme itiraz süresi olan 60 günlük süre içerisinde de idareye herhangi bir itiraz başvurusunda bulunmadığını, işin esasına dair itirazda bulunmamış olmasının niyetinin işi tamamlamamak olduğunu gösterdiğini, izah edilen sürecin sonunda davalı idarenin haklı sebeplerle fesih hakkını kullandığını, mevzuat hükümlerine aykırı herhangi bir iş veya işlem yapmadığını, işin feshinin davacının iş programına uymamasından kaynaklandığını, mevzuat hükümleri doğrultusunda dava konusu mahkeme kararı hukuka aykırı olduğundan kararın kaldırılmasını ve davanın usul ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. Mahkememizin 27/04/2023 tarihli, ...Esas, ... K. sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ...E. , ... K. sayılı kararı ile asıl dosyada davacı talepleri arasında yer alan sözleşmenin geriye dönük feshi talebi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan ve hüküm oluşturulmadan yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle mahkememizin 27/04/2023 tarihli,...Esas, ... K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiğinden dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Asıl dava, eser sözleşmesi kapsamında davalıya verilen teminat mektuplarının iadesi, teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi amacıyla davalı hesabına depo edilen aynı miktarda nakit teminatın iadesine ve sözleşmenin geriye dönük olarak feshine karar verilmesi ayrıca sözleşmenin kurulmasından önce ve sözleşmenin ifası sırasında yapılan masrafların tahsili istemine ilişkin olup, birleştirilen dava ise taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshi nedeniyle Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 48. maddesine göre güncellenen teminat tutarı ile irat kaydedilen teminatlar arasındaki farkın tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci maddesinde , “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Davalı ... ile dava dışı ...şirketi ile 25.09.2013 tarihli Asya bölgesi 2013 3. Kısım atıksu tüneli ve şebekesi yağmursuyu kanalı ve dere ıslahı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı tarafın muvafakati ile dava dışı ...inşaat şirketi sözleşmeyi davacı şirkete yüklenici sıfatı ile 19.09.2014 tarihinde devir etmiştir. Sözleşme gereğince davacı yüklenicinin yükümlülüğü, 5 metre genişliğindeki dere kesitini 20 metre genişliğinde bir dere haline getirmek ve atık su tüneli inşaa ederek derenin ıslahını yapmaktır. ...İnşaatı İşinin , ... tarafından ... tarih ve...Sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile dava dışı ''... ŞİRKETİ'' ne ihale edildiği ancak işin ... tarih ... Sayılı Yönetim Kurulu kararı ile asıl dosyada davacı-birleştirilen dosyada davalı ... ŞİRKETİ'ne devredildiği, iş süresinin 730 gün olarak belirlendiği , 08/09/2015 tarihli karar ile iş süresinin 579 gün uzatıldığı, davalı-birleştirilen dosya davacısı tarafından yapılan ihtarlara rağmen sözleşme kapsamında dere ıslahı faaliyetine devam edilmediğinden bahisle sözleşmenin ... tarafından alınan karar ile feshedildiği ve 3.750.000,00 TL tutarlı teminatların irat kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davalı-birleştirilen dosyada davacı ... tarafından yapılan fesih işleminin geçerli ve haklı olup olmadığı buna bağlı olarak asıl dosyada davacının menfi zarar talebi ile teminatların iadesi talebinin; birleştirilen dosyada iş sahibi ...'nin ise teminat farkı taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. TBK m.97 uyarınca, “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.” Bu hükme dayandırılan “ödemezlik def'i, karşılıklı ve aynı anda ifası gereken edimlerden biri ifa edilmedikçe diğer tarafa edimini ifadan süresiz olarak kaçınma hakkı vermektedir. İncelediğimiz uyuşmazlıktaki gibi, aynı anda ifa edilecek olmayıp, daha önce ifası gereken bir edim ifa edilmedikçe, daha sonra ifa edilecek edimin borçlusunun da ifadan kaçınabileceği, ödemezlik def'i hükmüne nazaran öncelikle/evleviyetle (a fortiori) kabul edilmektedir. Karşılıklı edimler içeren bir sözleşmede ödemezlik defi veya sair bir haklı sebeple edimini ifadan kaçınan borçlunun, alacaklısı tarafından temerrüde düşürülmesi mümkün değildir. Zira borçlu temerrüdü TBK m.117 uyarınca ancak borçlunun haklı bir sebep olmaksızın ifadan kaçındığı durumlarda söz konusu olabilir. Gecikmeye sebep olanın iş sahibi olması halinde müteahhit temerrüde düşmeyecektir. Borçlar Hukukunda kural, yasal veya sözleşmesel olarak haklı sebebe dayanmayan bir fesih beyanının hukuki sonuç doğurmaması, sözleşmeyi sona erdirmemesidir. Ancak bu prensibin yasada istisnaları vardır. Bunlardan biri de eser sözleşmesinde iş sahibinin tazminat karşılığı fesih hakkıdır (TBK m.484). Bu özel durumlarda, kanun sözleşme taraflarından birine haksız da olsa tek yanlı beyanıyla sözleşmeyi sona erdirme hakkı tanırken, bunun sonucu olarak karşı tarafın uğradığı/uğrayacağı olumlu zararının (sözleşmeden beklediği fakat elde edemediği çıkarlarının) tazmini yükümlülüğü getirmektedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 04/06/2024 tarih ve ...Esas....K kararı" Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 04/06/2024 tarih ve... Esas ...Karar sayılı bozma ilamıyla; "Yasalarda sözleşmenin feshinin bazı koşullara bağlı tutulduğu istisnalar dışında, sözleşmeden dönme (fesih), mahkeme kararına gerek olmaksızın ileri sürülebilen, karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran, karşı tarafa ulaştıktan sonra tek taraflı geri alınması mümkün bulunmayan bozucu yenilik doğuran tek taraflı irade beyanıdır. Genel kural bu olsa da kat karşılığı inşaat sözleşmesi, kira sözleşmesi, iş sözleşmesi gibi bazı sözleşmeler yönünden yasalarda öngörülen sınırlayıcı kurallardan doğan istisnalar da mevcuttur. Nakit bedel karşılığı eser sözleşmeleri yönünden ise sınırlayıcı istisnai bir kural bulunmadığından mahkeme kararına gerek olmaksızın tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeden dönme mümkündür. Hukuk Genel Kurulu'nun 08.11.2006 tarih... Esas,...Karar sayılı kararı ve Dairemizin 04.06.1998 tarih... Esas, ... Karar sayılı kararında da bedel karşılığı eser sözleşmesinden dönme için tek taraflı irade beyanının yeterli olduğu benimsenmiştir. Tek taraflı irade beyanı ile dönme (fesih) mümkün olmakla birlikte, sözleşmeyi haksız ya da kusuruyla fesheden taraf, fesih bildiriminin sonuçlarına da katlanmak durumundadır. Fesih sonucu zarara uğrayan kimse koşulları mevcutsa haksız fesih sebebiyle uğradığı zararlarının tazminini isteyebilir. Fesihle sona eren sözleşme nedeniyle hiç kimse sona eren sözleşme ile bağlı kalmaya zorlanamayacağından feshin iptali ya da bu şekilde yaratılan muarazanın men’ine karar verilemez. İzah edildiği şekilde karşı tarafa ulaştırılacak irade beyanı ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, ayrıca fesih suretiyle sona eren sözleşme yönünden de mahkemece aynen ifa kararı verilemeyeceği dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde kabulü doğru olmamıştır" şeklindedir. TBK m.484'e göre, “iş sahibi eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir” (TBK m.484). Bu madde ile iş sahibine, hiçbir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshetme hakkı tanınmış fakat yapılan kısmın bedelini ödeme ve yüklenicinin zararını tazmin etme zorunluluğu getirmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı-birleştirilen dosya davacısı tarafından yüklenici davacının çalışmaya devam etmediği gerekçesine dayanılarak eser sözleşmenin feshedildiği, tanzim ettirilen bilirkişi raporları ile dosya kapsamından anlaşıldığı üzere sözleşme konusu dere ıslahı güzergahında özel mülkiyete ait taşınmazların bulunduğu, Kamu İhale Kanunun 62. maddesi uyarınca ihaleye çıkılmadan önce özel mülkiyete konu bu taşınmazların kamulaştırılması gerektiği, sözleşme konusu iş güzergahında özel mülkiyete konu taşınmazların kamulaştırılmamış olması nedeniyle ıslah çalışmalarına devam edilemediği, kamulaştırma işlemlerini yerine getirme yükümlülüğü kendisine ait olan ... tarafından sözleşmenin feshi işleminin haklı olmadığı, haklı nedenle yapılmış bir fesih bulunmadığından sözleşme gereği alınan teminatların irat kaydedilemeyeceği , birleştirilen dosya yönünden davacının Yapım İşleri Şartnamesinin 47. maddesi kapsamında teminatları irat kaydedebilmesi için taahhüdün yerine getirilememesinin yükleniciden kaynaklanması gerektiği buna karşılık taahhüdün gerçekleştirilememesinde yükleniciye atfedilebilecek kusur bulunmadığı anlaşılmakla birleştirilen dosyada teminat farkına ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin... E, ...K. Sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere TBK 480/2. Maddesi uyarınca eser sözleşmesinde bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemeyeceği (TBK 480/1), ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğu, dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenicinin ancak fesih hakkını kullanabileceği (TBK 480/2) düzenlenmiştir. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri başlıklı geçici 4. madde hükmüne göre; 31.8.2018 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılan (3 üncü maddesindeki istisnalar dâhil) ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden sözleşmeler, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idarenin onayına bağlı olarak feshedilip tasfiye edilebilir veya devredilebilir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; eser sözleşmesinin konusu işin davalı şirkete devredildiği 09/09/2014 tarihinden sonra; 08/09/2015 tarihli karar ile iş süresinin 579 gün uzatıldığı , yükleniciye ödemesi yapılan 12 hakediş bulunduğu, ... Yağmursuyu Kanalı ve Dere Islahı İnşaatı İşine dair sözleşmenin fesih ve tasfiyesi için asıl dosya davacısı tarafından 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun "Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri " başlıklı geçici 4. Maddesine uygun şekilde idareye yazılı şekilde başvuru yapılmadığı anlaşılmakla asıl dosyada davacının sözleşmenin geriye dönük feshi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği bununla birlikte asıl dosyada davacının , davalı tarafından yapılan haksız fesih nedeni ile TBK m.484'e göre menfi zararlarını talep edebileceği anlaşılmıştır. Menfi zarar , sözleşmenin kurulmamasından yahut geçersiz olmasından doğan zarardır ve bu bağlamda sözleşmenin kurulduğuna veya geçerli olarak kurulmuş bulunduğuna duyulan güvenin boşa çıkmasından doğan bir zarar söz konusudur. Alacaklının malvarlığının hâlihazır durumu ile sözleşme yapılmamış olsaydı arz edeceği durum arasındaki fark, menfi zararı meydana getirir. Menfi zarar da tıpkı müspet zarar gibi fiili zarar ve yoksun kalınan kâr yani kaçırılan fırsattan oluşur. Bu bağlamda yapılan sözleşmenin geçerliliğine güvenerek başka bir sözleşme yapmamak suretiyle kaçırılan fırsatlar da menfi zararın bir türünü oluşturur (Fikret EREN: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2019, s.1186). Açıklanan ilkeler çerçevesinde , sözleşmenin haklı neden bulunmaksızın davalı idare tarafından feshedilmiş olması nedeniyle asıl dosyada davacının TBK m.484 ve TBK 125/2 maddesi uyarınca menfi zararını talep edilebileceği, asıl dosyada davacının 13 nolu hakediş nedeniyle ...'den 891.460,14 TL alacaklı olduğu ve...'ye verilen teminat mektuplarının iade koşullarının oluştuğu, irat olarak kaydedilen nakit teminatın da davacıya iadesinin gerektiği, imalat bedeli ile hafriyatın kaldırılmasına ilişkin masrafların menfi zarar kapsamında kaldığı, asıl dosyada davacı yüklenicinin sözleşmenin fesih tarihine kadar yaptığı imalat bedelinin 26.416.558,62 TL olduğu ve davalı ... tarafından yapılan ödemeler toplamının 19.796.029,11 TL olduğu, davacının bakiye 6.620.529,50 TL imalat bedeli ile 1.504.310,00 TL hafriyat kaldırma bedelini talep edebileceği, dava tarihinden önce sözleşmenin idare tarafından feshedilmiş olması sebebiyle asıl dosyada davacının sözleşmenin feshinin tespitini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı bu nedenle tespit talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından hakedişlerden yapılan nakit teminat kesintileri de imalat bedeline dahil edilerek zarar konusunda hesaplama yapılmış ise de aynen ifa talep edilmediğinden mahkememizce imalat bedeli hesaplamasına ilişkin bilirkişi heyeti görüşüne itibar edilmemiş ve imalat bedeli mahkememizce 26.416.558,62 TL- 19.796.029,11 TL= 6.620.529,50 TL olarak hesaplanmış ; menfi zarar talebi yönünden asıl davanın kısmen kabulüne, menfi zarar kapsamında kalan (1.504.310,00 TL hafriyat kaldırma bedeli + 6.620.529,50 TL ödenmemiş imalat bedeli) 8.124.839,50 TL'nin ...'den alınıp davacıya verilmesine, menfi zarar kapsamında kalmayan fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine, 12/09/2014 tarih, 3.600.000 TL bedelli ...'a ait teminat mektubu dava tarihinden sonra iade edilmekle teminat mektubunun iadesi istemi konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Denizbank tarafından düzenlenen 15/12/2015 tarih, ... sayılı, 150.000 TL bedelli teminat mektubunun davalıdan alınarak davacıya iadesine, ... tarafından haksız şekilde irat kaydedilen nakit teminat tutarı 3.750.000,00 TL'nin ...'den alınıp davacıya verilmesine, birleştirilen dosyada teminat farkına ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-ASIL DOSYA YÖNÜNDEN; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 3.750.000,00 TL'nin 13/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 8.124.839,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 12/09/2014 tarih, 3.600.000,00 TL bedelli T Bank'a ait teminat mektubu dava tarihinden sonra iade edilmekle teminat mektubunun iadesi istemi konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Denizbank tarafından düzenlenen 15/12/2015 tarih, 3980TM2188 sayılı, 150.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davalıdan alınarak davacıya iadesine, Davacının fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddine, Davacının sözleşmenin geçersizliğinin ve geriye dönük feshedildiğinin tespiti talebinin reddine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 1.067.332,79 TL olduğundan peşin alınan 64.894,50 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 64.040,62 TL harç ile ıslah harcı 208.202,02 TL'nin mahsubu ile bakiye 730.195,64 TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsubuna karar verilen harçlar toplamı 337.137,15 TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat ücreti 799,22 TL, bilirkişi masrafı 18.800,00 TL olmak üzere toplam 19.599,22 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 15.512,15 TL'sinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan posta ve tebligat ücreti 490,00 TL, bilirkişi masrafı 5.100,00 TL olmak üzere toplam 5.590,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1.165,69 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına, 6-Asıl dosyada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 1.182.496,79 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Asıl dosyada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 566.843,44 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, B-BİRLEŞTİRİLEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2017/861 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL harcın davacı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Birleştirilen dosya yönünden davacı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 106,25 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Birleştirilen dosya yönünden davalı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 11,82 TL yargılama giderinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Birleştirilen dosya yönünden davalı ... Ltd Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 106.428,78 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine, 6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM İstinaf Yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/02/2026

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/372, K. 2026/135, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-372-e-2026-135-k-ecf06cc9354c