İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/744 E. 2026/143 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/744
- Karar No
- 2026/143
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/744 Esas KARAR NO : 2026/143
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2025 KARAR TARİHİ : 24/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı sigorta şirketi nezdinde iş yerim paket sigortası olduğunu, poliçede kötü niyetli hareketler klozu ile üçüncü kişilerin sözleşmeye taraf kişilerce sözleşmesel bir bağlantısı varsa sigortalıya zarar verme kastı ile gerçekleştirdiği eylemler nedeni ile oluşan zararların ayrıca teminat altına alındığını, davacının kiracısının kira sözleşmesini sona erdirerek işyerini boşaltırken cam doğrama ısıcam mermer alçı sıva boya ve benzeri bina kıymetlerine ağır zarar verdiğini, zararın tespiti amacıyla onarım ve yenileme bedellerine ilişkin proforma fatura dokümanları temin edildiğini, rizikonun ihbarı üzerine davalı tarafından atanan ekspertizin hasar mahallinde inceleme yaptığını, hasarı 588.150,00 TL olarak hesapladığını, davalı sigorta şirketinin zararların teminat kapsamında olmadığını ileri sürerek ödeme yapmayı reddettiğini, uyuşmazlığa konu kötü niyetli hareketler klozunda '' sözleşmesel ilişkide bulunan kişiler dışındaki herhangi bir üçüncü kişi '' ibaresinin kapsamı daraltan yoruma elverişli nitelikte olduğunu, klozun lafzi ve amaçsal yorumu birlikte yapıldığında teminatın özünde sigortalı şeylere yönelmiş kasıtlı muzip fiillere güvence verildiğini,somut olayda kiracının sözleşmesel ilişki içinde bulunmasının tek başına teminatı ortadan kaldırmadığını,ayrıca söz konusu daraltıcı ibarenin sigortalıya sözleşme kurulurken bildirilmediğini, dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını, kiracının iş yerini boşaltırken sabit kıymetlere verdiği kasıtlı/kötü niyetli zararın sigortalı menfaate yönelmiş kötü niyetli hareket kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şimdilik 10.000 TL nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, İş yerim Paket Sigortası Kötü Niyetli Hareketler Klozunda, sigortalının ve sigortalının usul füru ve sözleşmesel ilişkide bulunduğu kişiler dışındaki herhangi bir 3.şahsın kötü niyetli eylemlerinin teminat altına alındığını, davacı ile dava dışı kiracı arasında sözleşmesel ilişki bulunduğundan meydana gelen zararların poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, kaldı ki kiracının sigortalıya zarar verme maksadı ile hareket ettiğine dair bir emare bulunmadığını, zararın poliçe vadesi içinde meydana geldiğinin ispatı gerektiğini, davacının TTK 1423/ 2 hükmü uyarınca sigorta sözleşmesini poliçede yazılı şartlar ile kabul etmiş bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasarın 588.150,00 TL olarak belirlendiğini, her halükarda dava konusu zararın mufiyet altı kaldığını, kötü niyetli hareketler klozunda; sigorta bedelinin %20 si sigortalı üzerinde kalmak kaydıyla, sigortacının sorumlu olduğu %80 oranındaki kısım üzerinden % 2 oranında bulunacak bir tenzili muafiyetin uygulanacağının belirlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen kasko sigorta poliçesi kapsamında davacının uğradığı zararların tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen iş yerim paket sigorta poliçesi kapsamında davacının kiracısının iş yerine vermiş olduğu hasarın davalı sigorta şirketinden tazmininin talep edilip edilemeyeceği, kiracının vermiş olduğu zararın poliçe kapsamında olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya sigorta hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "...davacının dava dışı zarar veren kiracısı ile sözleşmesel ilişkisi bulunduğu, poliçede; sigortalının sözleşmesel ilişkisi bulunduğu kişiler tarafından kötüniyetli hareketler ile verilecek zararların teminat dışı bırakıldığı, TTK 1423/2 maddesi kapsamında sigortalı davacı tarafından sigorta sözleşmesinin yapılmasına ondört gün içinde itiraz edilmediğinden, sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış sayılacağı, poliçe teminatı kapsamına girmeyen zarardan davalı sigorta şirketinin sorumluluğun oluşmayacağı,..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Davacının .... Mahallesi ... Caddesi adresinde bulunan işyerinin davalı sigorta şirketi nezdinde 07/01/2025-07/01/2026 tarihleri arasında ... sayılı poliçe ile "İşyerim Paket Sigortası" bulunduğu anlaşılmaktadır. Sigortalı işyerinin 2015 tarihinde dava dışı ... isimli şahsa kiraya verildiği, kiracının kiralanan işyerini tahliye etmesi neticesinde işyerine zarar vermiş olması nedeni ile davacının 05/05/2025 tarihinde davalı sigorta şirketine ihbarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesinin "Kötü Niyetli Hareketler" klozu bölümünde; "Sigortalı ve sigortalının usul ve füru ve sözleşmesel ilişkide bulunduğu kişiler dışındaki herhangi bir 3.şahsın sigortalıya zarar vermek maksadı ile gerçekleştirdiği kötü niyetli eylemler ve bu olayları önlemek ve etkilerini azaltmak üzere yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucu sigortalı şeylerin tahrip edilmesi, yıkılması, bozulması veya kullanılamaz hale gelmesi gibi doğrudan meydana gelen yangın ve infilak sonucu hariç bütün zararlar teminata ilave edilmiştir. Hırsızlık, hırsızlığa teşebbüs, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık yolu ile verilen maddi zararlar bu kloz kapsamında değildir. İşbu kötü niyetli hareketler teminatı, sigorta ettirenin, işbu poliçenin ilgili Genel Şartlarında öngörülen beyan yükümlülüğüne ilaveten bu klozla ilgili sorulara ilişkin yazılı ve imzalı cevaplarına dayanılarak verilmiştir." düzenlemesi yer almaktadır. TTK'nın "Aydınlatma Yükümlülüğü" başlıklı 1423. maddesinde; "(1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. (2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. (3) Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemelerini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler." hükmü yer almaktadır. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafından davalı sigorta şirketine yaptırmış olduğu İşyerim Paket Sigorta Poliçesi kapsamında, işyerinde meydana gelen zararın davalı sigorta şirketinden tazmini istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça sigortalı işyerinin kiracısı tarafından zarara uğratıldığı belirtilmiş olup, bu kapsamda zarara uğradığını ve bu zararın sigorta poliçesinin "Kötü Niyetli Hareketler Klozu" kapsamında davalı sigorta şirketince giderilmesi gerektiğini belirtmiş ise de, taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesinin ilgili bölümünde sigortalının sözleşmesel ilişkisi bulunduğu kişiler tarafından kötüniyetli hareketler ile verilecek zararların teminat dışında bırakıldığı, bu durumda davacının işyerine kiracısı tarafından verilen zararın da aralarındaki sözleşmesel ilişki göz önünde bulundurularak teminat dışı olduğunun kabulü gerektiği, davacı taraf sigorta sözleşmesinin TBK 125.maddesi uyarınca genel işlem koşulları içerdiğini beyan etmiş olup, bu iddianın kabulü halinde dahi TTK'nın 1423/2.maddesi uyarınca sigorta ettiren davacının sözleşmenin yapılmasına ondört gün içerisinde itiraz etmediği takdirde sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla gerçekleşmiş olacağı, bu durumda taraflar arasında akdedilen ve geçerli olan sözleşme hükümleri göz önünde bulundurularak davacının uğradığı zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği ve teminat kapsamında olmayan zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olmayacağı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza