İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/369 E. 2026/232 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/369
Karar No
2026/232
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/369 KARAR NO:2026/232

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:09/09/2025 KARAR TARİHİ:27/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 15.05.2023 tarihinde ... ... hizmet sahası içinde bulunan ... Mah. 478. Sk. No:10 .../İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirket tarafından giderilmiş olup hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 2.630,96-TL borcun davalıya tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 2.630,96-TL hasar bedeli ile 196,11-TL işlemiş faiz olarak toplam 2.827,08- TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borçluya örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu belirterek; itirazinin iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; çalışmayı yapan şirketin 2021 yılı ... Abone İşleri Daire Başkanlığı Avcılar ve ... İlçeleri İçme Suyu ve Atıksu Yapım, Bakım ve Onarım İşi (4) (2022 /... ) ihalesi kapsamında yüklenici firma “... Pet. Haf. İnş.Tic.A.Ş" firması olduğunu, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin rayice ve gerçeğe uygunluğunun şaibeli olduğunu, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini belirterek; davanın reddine, davanın ... Petrol Hafri. İnş. Nak. Temz. İth. İhr. San Ve Tic. A.Ş.'ye davanın ihbarına, davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Hasar tespit tutanakları, Hasar dosyası, Altyapı Kazı dosyası, Hizmet alım sözleşmesi, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlular hakkında 13/10/2023 tarihinde 2.630,97-TL asıl alacak ve 196,11-TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalının süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Elektrik mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; "davalı ... Müdürlüğü’nün, icra takibine yaptığı itirazlarının iptal edilerek .... İcra Müdürlüğünün 2023/... sayılı dosyasına ilişkin icra takibinin işbu raporda saptanan 1.973,66 TL üzerinden devam etmesi gerektiği" şeklinde görüş bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı borçlu tarafından gerçekleştirilen haksız eylem neticesinde davacı şirketin tesislerinde oluşan zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Uyuşmazlık; 15.05.2023 tarihinde ... ... hizmet sahası içinde bulunan ... Mah. 478. Sk. No:10 adresinde gerçekleştirilen alt yapı çalışmaları nedeniyle oluşan zarar arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı, davalının sorumlu olup olmadığı, var ise tespit edilen zarar kalemlerinin davalıların haksız fiiline nazaran kadri maruf olup olmadığı ve talep edip edemeyeceği, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı konularında toplanmaktadır. Davacı şirketin, 15.05.2023 tarihinde ... ... hizmet sahası içinde bulunan ... Mah. 478. Sk. No:10 " adresinde bulunan alt yapı tesislerinin davalı İskinin ihale ile işi verdiği yüklenici dava dışı ihbar olunan ... petrol şirketi tarafından hasara uğratıldığı, davacı şirket personeli tarafından düzenlenen hasar tutanağı ile tespit edildiği, çalışma yapan davalı kuruma ait iş makinasının fotoğraflandığı görülmüştür. 15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği" nin 4. Maddesinde tanımlandığı üzere "altyapı" kavramı "içme suyu kanalizasyon projeleri, elektrik doğalgaz, telefon, kablolu televizyon bağlantı hatları gibi telekomünikasyon projeleri hafif yaylı toplu taşıma ve metro projeleri, termal ısınma ve enerji besleme projeleri ve benzerleri gibi raylı toplu taşıma sistemleri ile yollar ve kaplamaları" ifade etmekte ve kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, yüklenicinin kazıyla ilgili belediyeden alt yapı kazı müsaadesi almadan ve bölgede alt yapısı olabilecek kurumdan gözcü talep etmeden, kabloya hasar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda anlatılan gerekçelerle yüklenicinin kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, yüklenicinin kazıyla ilgili belediyeden alt yapı kazı müsaadesi almadan ve bölgede alt yapısı olabilecek kurumdan gözcü talep etmeden, alt yapı araştırması yapmadan kazıya başlanılmış olması ve çalışmalar sırasında kazı çalışması yapanın daha dikkatli olması, çalışmalarını ona göre yönlendirmesi ve gerekiyorsa elle kazı yapması gerektiğinden , meydana gelen olayda yüklenicinin kazı yaparken dikkatsiz çalıştığı ve gereken tedbirleri almadığı anlaşılmıştır. Hasar yerine ilişkin fotoğraflar dikkate alındığında; ... Kablo Tesis Şartnamesinde, ‘’ Kablo kanalın açılması, kanal dibine kum serilmesi, kablonun üzerine kum serilmesi, kuınun üzerine tuğla yerleştirilmesi, üzerine tuvanen malzemenin doldurulması, ikaz bandının serilmesi, zeminin eski haline getirilmesi" hükmü olmasına rağmen, dosyadaki arıza yeri fotoğraflarının incelenmesinden dava konusu mahalde davacı şirketin kablonun üstüne ve altına kum sermediği, kablonun üzerine koruyucu tuğla koymadığı, ikaz bandı olmadığı yani kabloyu ... Şartnamesine uygun döşemediği anlaşıldığından davacının %30 oranında davalının %70 oranında kusurlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı vekilince müvekkiline husumet düşmeyeceği savunulmuş ise de işveren konumunda olan davalı kurumun yüklenici firma tarafından yapılan işlerin yönetmelik ve şartnamelere uygun olarak yapılmasını denetlemek ve kontrol etmekle gözetim ve denetim yetkisi bulunmaktadır. Bu itibarla davalı kurumun sorumlu olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; düzenlenen bilirkişi raporu ve mahkememizde görülen emsal dosyalar dikkate alınarak davaya konu hasarlarla ilgili olarak davacı tarafından onarılarak çalışılır hale getirilen işlerin ... birim fiyatlarına göre hesaplama yapıldığı, davacının oluşan hasar tutarı bakımından mahkememizce resen yapılan değerlendirme ile; kablo onarım bedelinin KDV dahil (185,60-TL malzeme +33,41-TL kdv) 219,01-TL hesaplandığı, davalının %70 oranında kusurlu olmakla 219,01-TL x %70 =153,31-TL hasar bedeli ve ( 15.05.2023-11.10.2023 tarihleri arasında değişen oranlarda avans faiz işletilmesi ile 11,42-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 164,73-TL hasar tutarında sorumlu olduğu, davacı tarafından talep edilen araç, personel ve montaj talebi yönünden Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/12/2010 tarih 2010/7-530 .... 2010/636 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olduğu, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği ve zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olmakla zararla ilgisinin bulunmadığı, özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemeyeceğinden hasarın özel olarak adam tutulup çalıştırılmak suretiyle giderildiğine ilişkin fatura vs. İspatlayıcı belge sunulmadığı anlaşılmakla haksız fiillerde gerçek zarar ilkesinin benimsendiği bu anlamda gerçek zarar olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla montaj ve araç ve personel giderleri talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacı tarafça talep edilen dağıtılamayan enerji bedeli talebi yönünden Yargıtay 4. HD'nin 2015/10383 .... 2015/12692 K., Yargıtay 3. HD 2012/19781 .... 2012/24032 K.) Sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere;" tüketilmeyen elektrik santrallerde otomatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemez." "Hasar nedeniyle enerji nakil enerjisinin beslediği mahalde bir miktar elektrik kesintisinin olduğu muhakkaktır. Davacı elektrik enerjisi üreten bir şirket değildir, sadece dağıtımını yapmaktadır. Dolayısıyla kesinti nedeniyle henüz üreticiden bir elektrik almamıştır. Öte yandan mesken ve işyerlerine kullanılan elektrik miktarı günün değişik saatlerinde farklılık göstermektedir. Kablodaki hasar nedeniyle bir mahaldeki kesintinin hasar görmeyen enerji nakil hattından beslenmesi olanağı da mevcuttur. Kullanılan enerjinin kesinti süresinin kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında satılamayan enerji bedeli talep edilmesi usul ve yasaya uygun değildir."(İzmir BAM 4. HD 2018/563 .... 2019/524 K.) içtihatlar gereğince gerçek zarar ilkesine göre davacının dağıtılamayan enerji bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacının eşik kesinti süresi aşım bedeli talebi yönünden Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre, abonelerin, yıllık eşik değerlerin aşılmasında veya günlük süreleri aşan kesintilerde dağıtım şirketi tarafından ilgili kullanıcıya tazminat ödenmesi gerekmektedir. Yani, sözü geçen yönetmelik, davacı şirketin abonelere tazminat ödemesine ilişkindir. Bu nedenle, davacı şirketin eşik kesinti süresi aşım bedelini davalıdan talep edebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini somut belgelerle kanıtlaması gerekmekte olup dosyada bu konuda bilgi ve belge bulunmadığı ve ispatlanamadığı anlaşılmakla gerçek zarar ilkesi gereğince eşik kesinti süresi aşım bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiştir. Dava konusu hasar haksız fiil şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Faiz bu tarihten itibaren başlayacaktır. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda, istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekte olup mahkememizce resen hesaplama yapılmıştır. Uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, likit olmayıp kimin ne kadar ve hangi sebeple sorumlu bulunduğu yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Kabul oranı: % 7,87) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; a)Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyasında davalı tarafından 153,31TL asıl alacak ve 11,42TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 164,73-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden ve takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, c) Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinin 10 farklı takip dosyası için yürütüldüğü görülmekle işbu davaya konu icra takibi yönünden anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan ( arabuluculuk ücretinin 1/10) 460,00TL'nin 36,20TL sinin davalıdan, 423,80TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 11.043,70-TL yargılama giderinin kabul oranına göre 869,14-TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 164,73-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T 13/3 göre 164,73-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Artan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.27/03/2026

Katip ... Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/369, K. 2026/232, T. 27.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-369-e-2026-232-k-7ee75d8ee015