İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/368 E. 2026/265 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/368
- Karar No
- 2026/265
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/368 Esas - 2026/265 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/368 KARAR NO : 2026/265
... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 11/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilleri firmanın tütün ürünleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...”, “....” gibi tanınmış markaların üreticisi ve tescilli tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, Türkiye de dahil olmak üzere 110’dan fazla ülkede “...” markalarının müvekkilleri şirket adına tescilli olduğunu, ....” ibareli marka başvurusunu 18., 25. ve 35. sınıflar bakımından.... nezdinde 03.02.2023 tarihinde gerçekleştirdiğini, müvekkilleri şirketçe SMK m. 6/5 uyarınca itiraz edildiğini,.... tarafından itirazların reddine karar verildiğini, Kurum kararına yapılan itirazın da reddedildiğini, SMK m. 6/5’in şartlarının somut olayda oluştuğunu,... tarafından verilen kararda müvekkillerine ait “...” esas unsurlu markalar ile dava konusu “.....” ibareli marka başvurusunun benzer olarak kabul edildiğini, “....” ibaresinin başvuruda yan/tali unsur niteliğinde olduğunu, “...” ibaresinin ise dominant unsur olduğunu, müvekkillerinin “...” markalarının yüksek tanınmışlığı ve diğer emsal kararlar da göz önüne alındığında “...” esas unsurlu davaya konu başvuru ile aralarındaki benzerliğin izahtan vareste olduğunu, müvekkilleri markasının tanınmışlığının, yalnızca tütün sektörü kullanıcılarına mahsus olmadığını, gerek ülkemizde gerek tüm dünya çapında, müvekkillerinin ürünlerinin kullanıcısı olsun veya olmasın geniş kitlelerce bilindiğini, müvekkili markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğini, müvekkillerinin tanınmış “...” markalarından haksız yarar sağlamaya çalıştığını beyan ederek... ibareli marka başvurusunun yargılama esnasında tescili halinde SMK m. 25 uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen marka başvurusu kapsamında kalan ve tescili talep edilen hizmetler ile davacıya ait itiraz gerekçesi markaların kapsamında kalan mal veya hizmetlerin benzer veya ilişkili türden olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı tarafın SMK m.6/4 ve m.6/5 tanınmışlık gerekçesine dayalı itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kurum kararının hukuka uygun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs vekili cevap dilekçesi ile ; markalar arasında esas unsurlarının, koruma kapsamlarının ve hizmet verdikleri sektörlerin farklı olması sebebiyle hiçbir şekilde benzerliğin mevcut olmadığını, markaların görsel olarak karıştırılmasının mümkün olmadığını, tüketici kitlesi tarafından "..." ibareli markaların sarı renkli deve ikonu ile özdeşleştirilmiş olduğunu, tüketici kitlesinde alışagelmiş, halk arasında davacı şirket markasının duyulduğu zaman akla gelen genel özellikler ile müvekkili markasının genel görünümünün tamamen farklılık arz ettiğini, markaların esas unsurlarının tamamen farklı olduğunu, davacı tarafa ait markalar ile müvekkillerine ait marka arasında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin zayıf karakterli olduğunu, tek bir kişinin inhisarına bırakılmasının mümkün olmadığını, marka sorgulaması yapıldığında, içerisinde "..." ifadesini barındıran 351 kayıt bulunduğunu, başvuruya konu markanın bir kısmını oluşturan "... ... ibaresinin Türkçede "deve gezgini" anlamına geldiğini, müvekkilleri tarafından ayrı ayrı ayırt edici olan iki kelime bir araya getirilerek sözcüksel buluş niteliğinde bir marka ibaresi oluşturulduğunu, müvekkili markası ile davacı şirkete ait markaların faaliyet gösterdikleri sektörlerin tamamen farklı olduğunu, tanınmışlık iddiasının haksız olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davalı şahsın, 03.02.2023 tarihinde,.... evrak numarası ile 18.(01-04), 25.(01-03). 35.(01). sınıfta yer alan mallar / hizmetler yönünden başvuruda bulunduğu; .... tarafından, başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, yayım üzerine davacı şirket ve dava dışı üçünü kişiler tarafından itiraz edildiği, davalı yanın karşı görüşünün ek listesinde yer almadığı, .... Başkanlığı, 18.09.2024 tarihli kararı ile itirazı kısmen kabul / kısmen reddettiği, dava dışı üçüncü kişilere ait itirazın kabul edildiği, davacı yanın itirazının ise reddedildiği, davacı yan itirazı ile ilgili olarak “(6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali - Haksız Bulunmuştur, (6/5) Tanınmışlık - Haksız Bulunmuştur” ibaresine rastlandığı, mesnet gösterilen markalar ile ilgili “Markalar benzer görülmekle birlikte farklı mal / hizmeti kapsadığından karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir” kaydının yer aldığı, üçüncü kişilerin itirazı üzerine markadan “SINIF KODU : 25Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.SINIF KODU : 35Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” mallarının çıkartıldığı, karar üzerine muteriz davacı tarafından Kurum kararına itiraz edildiği, davalı yanın karşı görüşünün yer aldığı, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu, yapmış olduğu incelemede, davaya konu 28.06.2025 tarih ve .... sayılı kararı ile itirazı reddettiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; İnceleme Konusu Markaların Mal/Hizmet Listelerinin Karşılaştırılması; Mal ve hizmetlerin benzerliğinde ortalama alıcı kitlesi, son kullanıcıları, malın satın alınmasına ayrılan zaman, satışa sunulma kanalları ve biçimi, birinin diğerini ikame etmesi gibi faktörler etkili olacağı kabul edilmelidir. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte, aynı mal ve hizmetin birden fazla isme sahip olması veya piyasada anıldığı isimle teknik, bilimsel, literatüre geçmiş isminin farklı olması veya yabancı dildeki isminin Türkçeye de geçmiş olması durumlarında da mal ve hizmetler farklı şekilde ifade edilmiş olsalar da aynı olarak kabul edilecektir. Benzer mal ve hizmetler ifadesi, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Bu çerçevede, aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayılabilecek ilişkili mal ve hizmetler de benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriğine girmektedir. Mal / hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği aşağıdaki durumlarda ortaya çıkabilir: − Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, − Malların fiziksel görünümünün benzerliği, − Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, − Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, − Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. Bu kapsamda; Davaya konu markanın başvuru aşamasında bir kısım mallarının başvurudan çıkartıldığı, davanın kalan mallar açısından açıldığı görülmekle, inceleme kalan mallar açısından yapılmıştır. “sarma tütünü / sarmalık tütün” veya “elde sarmak için tütün” ifadesinden kasıt, sarmalık kıyılmış tütünü, “cigarillolar”/ “ince purolar” ifadesinden kasıt, kısa ve ince purolar, sigarilloları, “sigara tüpleri” / “içi boş sigara filtreleri”, “hazır filtreli içi boş sigaralar” ifadesinden makaronları, “snus” ifadesinden kasıt emme yoluyla tüketilen tütün içeren küçük keseleri, “sigara kağıtları” / “sigara kâğıdı” / “sigara sarma kağıtları” ifadesinden kasıt yaprak sigara kağıtları şeklindedir. .... Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamul ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/ tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerektiğine yukarıda yer verilmiştir. Somut olayda dava konusu marka ile davacı markalarının kapsadığı mallar karşılaştırıldığında, dava konusu marka kapsamında aynı/aynı tür ve benzer mallar ile birlikte, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından yapılan değerlendirmede, davaya konu markanın dava konusu edilen 18. sınıfta yer alan mallarının davacı şirket markalarının tescilli olduğu sınıfta yer alan mallar ile farklı olduğu, İnceleme Konusu Markaların/İşaretlerin Karşılaştırılması; Davaya konu marka ile davacı markası arasında aynı / benzer nitelikte mallar / hizmetler bulunmakla, işaretler karşılaştırıldığında, genel olarak kelime markaları oldukları, farklı şekilde ve yazı karakterleri ile kompozisyon edildikleri, davaya konu markanın “.....” ibaresini, davacı yan markaların ise “...” ortak unsurlu olacak şekilde... şeklinde olduğu, Markaların anlamsal / kavramsal açıdan yapılan karşılaştırmada, ortak “...” ibaresinin İngilizce olduğu, Türkçeye “deve” olarak çevrilebileceği, davaya konu markada yer alan diğer ibarelerin de İngilizce olduğu, markada yer alan diğer ibarelerden “voyager” ibaresinin, “gezgin, yolcu, seyyah” şeklinde Türkçeye çevrilebileceği, “travel” ibaresinin, “seyahat etmek, seyahat”, “healthiest” ibaresinin, “en sağlıklı”, “addiction” ibaresinin ise “bağımlılık” şeklinde Türkçeye çevrilmesi halinde bir bütün olarak, “...... ifadesi bütün olarak, “gezgin deve, seyahat en sağlıklı bağımlılıktır” şeklinde olacağı, davacı yanın markalarında ise “...” ibaresinin ayırt edici unsur olduğu, bir kısım davacı yan markasında yer alan diğer öğelerin ise yan unsur olarak markada yer aldığı, davacı yanın tütün ürünleri ürettiği, bu nedenle de.... sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ve ... sayılı .... tabi olduğu, söz konusu ibarenin marka olarak kullanılmasında ... sayılı Kanunlar kapsamında bir engelin bulunmadığı, taraf markalarında yer alan “...” ibaresinin zayıf bir ibare olduğu yönündeki savunma kapsamında yapılacak değerlendirmede ise marka hukukunda yerleşik ilke uyarınca, ayırt edici gücü zayıf olsa dahi asgari düzeyde ayırt edicilik şartını sağlayan kelime unsurlarının tescili mümkündür. Ancak bu durum, söz konusu markaların geniş veya güçlü bir koruma kapsamından yararlanacağı anlamına gelmemekte, aksine bu tür “zayıf markaların” koruma kapsamının dar yorumlanması gerektiği kabul edilmektedir. Zira ayırt edici niteliği düşük olan unsurların, ilgili sektörde yaygın kullanıma açık olması nedeniyle, bu unsurlar üzerinde münhasır hak iddiasının sınırlandırılması gerekmektedir. Nitekim uygulamada da,..... sayılı kararında vurgulandığı üzere, markaların ortak olarak içerdiği unsurun ayırt edici niteliğinin düşük olması halinde, karıştırılma ihtimali değerlendirmesi bu ortak unsurdan ziyade, markaların bütünsel izleniminde belirleyici olan diğer (ortak olmayan) unsurlar üzerinden yapılmalıdır. Bu kapsamda, özellikle ortak olmayan unsurların görsel, işitsel ve kavramsal farklılıkları ile ayırt edici güçleri ön plana çıkmakta; zayıf ortak unsurların tek başına iltibas ihtimaline yol açması kural olarak mümkün görülmemektedir. Dolayısıyla, zayıf markalar bakımından koruma alanının dar olduğu ve küçük farklılıkların dahi markaları birbirinden ayırt etmeye yeterli olabileceği kabul edilmelidir. Diğer taraftan davacı markasında da yer alan ortak “...” ibaresinin, uyuşmazlık konusu sınıflar ve hitap edilen tüketici kesimi, ortalama alıcı kitlesi ve nihayetinde halk nezdinde, davacı şirketin tescilli markalarında yer alan malları ile davaya konu markanın tescile / davaya konu edilen malları açısından tanımlayıcı hale ulaşmadığı, kullanım şekli itibari cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirtmediği, malların zamanı göstermediği değerlendirilmiş, ayırt edici özelliğe sahip olduğu kabul edilmiştir. Diğer taraftan davacı yanın uzun süreden beridir kullandığı ve seri marka oluşturduğu “...” markasının belli bir ayırt edicilik düzeyine ulaştığının da kabul edilmesi gerekmektedir. Taraf markalarında yer alan ortak “...” ibarelerinin “...” şeklinde okunacağı, taraf markalarında yer alan diğer öğelerin sesçil yakınlığı düşüreceği, Görsel olarak yapılan karşılaştırmada ise, davaya konu markanın siyah tonlardaki fon üzerinde yer alan beyaz kısımda “... .... ibaresini, altında çok daha küçük boyutta ...” ibaresini içerdiği, davacı yan markalarının ise kelime markaları olduğu, beyaz zemin üzerine, siyah tonlarda, farklı boyut ve yazı karakteri ile tescile konu edildikleri, .... sayılı markanın şekil unsuru içerdiği, Anlamsal / kavramsal, sesçil, görsel olarak bütünsel karşılaştırmanın esas olması hususu dikkate alındığında; davacı yanın markasının “...” ibaresinden oluştuğu, başvuruya konu “... ...” ibaresinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, markada yer alan “travel is the healthiest addiction” ibaresinin slogan niteliğinde kaldığı, bu nedenle de ayırt ediciliğinin bulunmadığı, markada yer alan unsurların baskınlık değerlendirmesi yapılırken, her bir unsurun kendi asli niteliği ile diğer unsurların etkisinin birlikte ele alınması gerektiği, bu hali ile taraf markalarının “...” / “... ...” şeklinde esas unsurlara sahip olduğu, “...” ibaresinin her iki markada da aynen yer aldığı, tütün ürünleri bakımından “...” ibaresinin kavram adına uzak bir ibare olması nedeniyle yüksek ayırt ediciliğe sahip bulunduğu, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde bir benzerlik bulunduğunun kabulü gerektiği, SMK m.6/1 kapsamında, aynı / aynı tür veya benzer mal ve hizmetlerin bulunması halinde, tespit edilen ortak unsurun, ortalama tüketici nezdinde belirli bir çağrışım ve bağlantı ihtimali doğurabilecek nitelikte olduğu, taraf markalarındaki diğer kelime, şekil ve renk unsurlarından doğan tali farklılıkların göz ardı edilebilir olduğu, taraf markalarında ayırt edici, esas unsurun görsel, anlamsal ve seçil olarak benzer olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu hali ile de taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunduğu, potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (imperfect collection) tekrar marka tercihi yapacakları için, markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları, somut olayda ilgili alıcı kitlesinin, ortak ibarelere odaklanacağı, bu nedenle de taraf markalarında yer alan işaretlerin benzer olduklarının kabul edilmesi gerektiği, İtiraz Gerekçesi Olan Tanınmış Marka Açısından Değerlendirme; Davacının sunmuş olduğu deliller kapsamında, satış rakamları, şirkete ait bilgiler, marka bilinirlik araştırmaları, yurt içi ve yurtdışı tescilleri, tanınmış marka kaydı bir bütün olarak değerlendirilmiş, davacı yana ait “...” ibareli markalarının, “türün ürünleri” açısından tanınmış marka olduğu, coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde çağrışım yapacak seviyeye ulaştığı kabul edilmiştir. Somut olay kapsamında yapılan incelemede; davaya konu marka açısından yapılan itiraz sadece SMK m.6/(5) ile sınırlıdır. Gerçekten de, taraf markalarına ait mal / hizmet listesi açısından yapılan karşılaştırmada aynı / aynı tür veya benzer nitelikte mal / hizmete rastlanmamıştır. Tanınmışlık açısından yapılan karşılaştırmada ise, davacı yanın “...” ibaresini sigara emtiasında kullandığı, söz konusu ürünlerin üretimi ve satışının sıkı izinlere tabi olduğu, aynı şekilde, sigara ve diğer tütün ürünlerinin reklamı ve tanıtımının da tamamen yasak olduğu, marka isimleri kullanılarak, farklı ürün veya hizmetler içerisinde dolaylı reklam anlamına gelecek faaliyetlerin de söz konusu yasak içerisine girdiği, sponsorluk, promosyon, hediye dağıtımı gibi faaliyetlerin sigara markaları altında yapılamadığı sabittir. Bu nedenle de genel olarak tütün ürünlerine ait markaların farklı ürünler üzerinde kullanılması, markanın genişletilmesi mümkün olmamaktadır. Diğer taraftan, gerek tescil talebine konu markanın kapsamı ve gerek de davacı yanın tanınmış olduğu ürün grubu açısından ilgili tüketicinin dikkat düzeyinin ortalamanın üzerinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, diğer bir deyiş ile birbirlerinden çok farklı sektörlerde olduğu, tanınmış marka korumasının uygulanabilmesi için, sonraki markanın kullanımının ilgili tüketici kesimi nezdinde ya bir bağlantı kurulmasına, ya markanın ayırt edici karakterine zarar verilmesine, ya itibarından haksız yarar sağlanmasına ya da itibarına zarar verilmesine yol açması gerekmektedir. Somut olaya ilişkin yapılan değerlendirmede, davaya konu markada yer alan “... ...” ibaresi, her ne kadar davacının tanınmış “...” markası ile ortak ibare içeriyor olsa da taraf markalarının farklı sektörlerde tescilli / tescile konu edilmiş olması, ortalama tüketici nezdinde taraf işaretleri arasında ekonomik ya da ticari bir bağlantı kurulmasını engellemektedir. İlgili tüketici kitlesinin bu iki farklı ürün grubu arasında doğal bir ticari bağlantı kurmasının beklenemeyeceği, özellikle tütün ürünlerine ilişkin sıkı yasal düzenlemeler ve marka kullanım sınırlamaları da dikkate alındığında, markalar arasında bir genişleme veya lisans ilişkisi bulunduğu yönünde bir algı oluşmayacağı, markaların birbirinden uzak, ilişkisiz sektörlerdeki kullanımları söz konusu olduğundan bu markalar arasında imaj transferi ihtimali olmadığı, markaları oluşturan işaretler arasında benzerlik bulunmakla birlikte, gerek davacı ve davalı markalarının kullanacakları sektörlerin farklı olmasının yanı sıra, marka işaretlerinin bilinen, anlamlı sözcükler olması, bu bağlamda tanınmış “...” markasının varlığının tek başına SMK 6/5. maddesinin uygulanması açısından yeterli olmadığı, başvuruya konu markanın kullanımının, tanınmış markanın ayırt edici karakterine zarar vereceği, itibarından haksız yarar sağlayacağı, ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerinin de mevcut olması gerektiği, Son olarak, davaya konu markada da yer alan “...” ibaresinin Türkçe karşılığının “seyahat en sağlıklı bağımlılıktır” ibaresi açısından da yapmış olduğu değerlendirmede, ...” ibaresinin slogan niteliğinde olduğu, fiziksel / psikolojik ve zararlı bir bağımlılığa değil, olumlu bir alışkanlığa atıf düzeyinde bir pazarlama dili unsuru olduğunu, bu nedenle söz konusu sloganın doğrudan tütün ürünleri veya sigara bağımlılığına gönderme yapar nitelikte olmadığı, diğer bir deyiş ile davaya konu başvuru markasında yer alan bu sloganın, tanınmış “...” markası ile olumsuz da olsa kavramsal bir bağ kuracak nitelikte olmadığı, markalar arasında ekonomik bağlantı bulunduğu izlenimini yaratmayacağı, tanınmış markanın çağrışım alanından haksız yarar sağlayacak nitelikte olmadığı, bu gerekçeler ile davacının SMK m.6/5 kapsamındaki itiraz gerekçesinin yerinde olmadığı, Netice itibariyle, Davaya konu ... sayılı markanın tescili talep edilen/tescilli 18. sınıftaki malları ile davacı yanın davasına mesnet markalarında yer alan malların aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olmadığı, Davaya konu ... sayılı davalı şahıs markası ile davacı şirketin itiraza ve hükümsüzlük talebine dayanak marka işaretlerinin benzer olduğu, farklı malları kapsaması nedeni ile aralarında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, Davaya konu ... sayılı davalı şahıs markasının tescili talep edilen/tescilli 18. sınıftaki malları açısından 6769 s. SMK’nun 6/5. maddesi şartlarının oluşmadığı, ... sayılı kararının yerinde olduğu, davaya konu ... sayılı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı kanaatlerine varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şahıs kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şahsın yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şahıs vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır