İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/362 E. 2026/34 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/362
Karar No
2026/34
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/362 Esas KARAR NO :2026/34

DAVA :İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:29/07/2020 KARAR TARİHİ:20/01/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin 29/04/2017 tarihli ve 30052 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 690 Karar Sayılı KHK'nın 73.maddesi uyarınca harçtan muaf olduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında 12/10/2017 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığı, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı olarak 130.582,47TL alacaklı olduğunu, ancak davalılar tarafından 100.000,00TL'lik ipotek tesis edilmesi nedeniyle ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas dosyası üzerinden 100.000,00TL'nin tahsili için takip başlattıklarını, davalıların ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup yukarıda anılan ve cevap dilekçesi ibraz eden davalılar dışındaki diğer davalılar tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalıların dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır. Mahkememizce yapılan kontrolde; işbu davanın 29/07/2020 tarihinde açılmakla mahkememizin 2020/... Esasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda 12/04/2022 tarihinde verilmiş olan karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 2022/1497 Esas, 2025/356 Karar sayılı, 06/03/2025 Tarihli "... Mahkemece yapılacak iş, ilk önce icra takibinden önce davacı tarafından davalılara borç muacceliyet ihtarının gönderilip gönderilmediğinin, gönderilmesi halinde tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması ve buna ilişkin belgelerin celbi ile TMK'nın 887 maddesi hükmünün değerlendirilerek usulüne uygun bir icra takibinin bulunup bulunmadığının tespiti, usulüne uygun bir icra takibinin bulunduğunun tespit edilmesi halinde davalının defter ve kayıtlarının incelenmesi için adresi doğrultusunda ilgili Mahkemece talimat yazılarak ve talimat Mahkemesi tarafından bilirkişi inceleme günü belirlenmek suretiyle davalıya defter ve belgelerinin ibrazı için ibraz etmemenin sonuçları da hatırlatılmak suretiyle usulüne uygun ihtaratlı davetiye çıkarılmasının sağlanması, defter ve belgelerinin ibraz edilmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, tarafların defter ve belgelerinde uyuşup uyuşmayan noktaların tespiti ile uyuşmayan noktalardaki kayıtlarında dayanaklarının bulunup bulunmadığının, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve taahhütnameye uygun olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre, davalı tarafından defter ve belgelerin ibraz edilmemesi halinde davacı defter ve kayıtlarının dayanak belgelerinin bulunup bulunmadığının, sözleşmeye ve taahhütnameye uygun olup olmadığının ve tarafların ba-bs formlarının da celbedilerek değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesidir. " şeklindeki gerekçeli ilamıyla kaldırılmakla dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapıldığı görülmekle kaldığı yerden yargılamaya devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava; davacı ile davalı ... arasında akdedilen 17/10/2017 acentelik sözleşmesi ve ek sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağının sözleşmenin teminatı olarak davalı ...'ın taşınmazı üzerine konulan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla tahsiline ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; davacı ile davalı ... Buran arasında akdedilen 17/10/2017 acentelik sözleşmesi ve ek sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşme ile davacıya ait taşıtların yükleme, boşaltma, gümrükleme ve pazarlama işlemleri ve diğer acentelik hizmetlerinin davalı tarafından yapılmasına ilişkin davalıya acentelik yetkisi verildiği, sözleşmenin teminatı olarak diğer davalı ...'ın ... ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 190 ada, 95 parsel, 150-D02-D-1-A-2 pafta numaralı, 6 bağımsız bölümünün üzerine 1.dereceden 100.000,00TL bedel ile ipotek konulduğu, davacı tarafından davalı ...'a gönderilen .... Noterliği'nin 19/07/2019 tarih ve 28419 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının önceki ihtarlara dayanan kasa açığının kapatılmaması ve müşterilerden tahsil edilen kargo ücretlerinin zamanında davacı hesabına yatırılmaması sebebiyle sözleşmesinin feshedildiği, davacının davalı ...'dan cari hesap alacağı olduğu iddiası ile davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 100.000,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalılar tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu ve iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. İleride doğacak veya doğması muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak verilen ipotek üst sınır ipoteği olarak kabul edilir ve bu durumda alacaklının bu ipoteğe dayanarak başvurabileceği takip ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takiptir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No:2011/12-778 Karar No: 2012/94 sayılı kararı bu yöndedir). Somut davada ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu ve davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yaptığı, takip borçlusu davalılar tarafından itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. TMK'nun 887. maddesine göre, "ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır." Burada zorunlu takip ve dava arkadaşlığı söz konusudur. Diğer bir deyimle, alacağın muaccel olması için bir ihbarın yapılması gereken durumlarda, bu ihbarın hem asıl borçluya hem de borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan taşınmaz maliki üçüncü kişiye yapılması zorunlu olduğu için alacaklı, hem asıl borçlu hem de üçüncü kişiye ihbarda bulunduğunu belgelemeden icra takibinde bulunamaz. Bu husus takip ve dava şartı olup re’sen dikkate alınır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 10.10.2016 tarih ve 2016/3763 Esas, 2016/13155 Karar, 05.04.2016 tarih ve 2015/13315 Esas, 2016/5930 Karar, 19.12.2017 tarih ve 2016/8906 Esas, 2017/8057 Karar sayılı kararları ile Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 07.04.2021 tarih ve 2020/ 3023 Esas, 2021/3418 Karar sayılı kararları). 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." Yargılama esnasında davacı vekiline işbu dava açılmadan önce davacı tarafından davalılara borç muacceliyet ihtarının gönderilip gönderilmediğine ilişkin beyanda bulunulmasının, gönderilmiş ise ihtarnamenin ve davalılara tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının bir suretinin mahkememize ibraz etmek üzere verilen süre akabinde sunulan beyan dilekçesinde "Daha önceki tarihlerde dosyaya sunulan ve keşidecisi davacı şirket olan ihtarnamelerde davalının borcun ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağı konusunda ihtar edildiği görülmektedir." şeklinde beyanda bulunulmuş olduğu, dosyada bulunan ihtarnamelerin fesih ihtarnamesi olduğu gibi yalnızca acente olan davalı ...'a keşide edilmiş olduğu, her iki davalıya birlikte borcun ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılacağına yönelik olarak herhangi bir ihtarnamenin gönderilmemiş olduğu, buna ilişkin davacı tarafça dosyaya herhangi bir belgenin ibraz edilmemiş olduğu görülmüş olup İİK'nun 149/b uyarınca asıl borçlu ile ipotek borçlusu arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davalılara takipten önce usulüne uygun şekilde ihtar çekilmemiş olması nedeniyle TTK m.887 hükmü uyarınca somut olayda takip şartının gerçekleşmediği, ortada usulüne uygun bir icra takibinin bulunmadığı görülmekle davacının davasının usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının geçerli bir icra takibinin bulunmaması sebebiyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00-TL karar ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, 4-Davalı ... tarafından sarf edilen toplam 132,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalılar yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/362, K. 2026/34, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-362-e-2026-34-k-b147af62d2c2