İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/352 E. 2026/480 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/352
Karar No
2026/480
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/352 Esas KARAR NO : 2026/480

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 09/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun kullanımında olan tesisatta kurum tarafından 02.06.2024 tarihinde yapılan kontrolde "perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi kullandığı" tespit edildiğini, yapılan tespitlerin üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden 17.594,66-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı borçlu aleyhine 17.594,66-TL kaçak elektrik bedeline, 844,54-TL gecikmiş gün faizi ve 168,91-TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 18.608,11-TL'nin tahsili amacıyla ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalının ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır. Toplanan Deliller: ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... Şirketi'nden... seri numaralı zabıt sureti, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 08.02.2026 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, kaçak elektrik tahakkukuna dayalı alacak ve ferilerinin tahsili amacıyla yürütülen ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 23/07/2024 tarihinde, 17.594,66-TL asıl alacak, 844,54-TL işlemiş faiz ve 168,91-TL faizin KDV'si toplamı olan 18.608,11-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının ... numaralı sözleşme şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğinden evvel yasal süresinde olan 25/07/2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 16/05/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta, ... adresindeki ticarethanede, 07/06/2024 tarihinde idareye kayıtlı sözleşmesiz sayaçla kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği, sunulan fatura örneğinden, davalı adına 21/06/2024 son ödeme tarihli 17.594,66-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturasının tahakkuk ettirildiği, tutanak içeriğinden tahakkuka esas sayacın ... marka ... seri numaralı sayaç olduğu, sayaç işaretinin 10550 kwh olduğu, fatura alacağı ile ferilerinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, takibe yasal süresi içerisinde itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, beyan ve deliller, fatura ve kaçak elektrik tespit tutanağı nazara alınarak; davalı adresi olan "..." adresinde satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilmek suretiyle davalının kaçak elektrik tüketiminde bulunup bulunmadığı, kaçak elektrik tüketim faturası sebebiyle davalının kaçak elektrik tüketim bedelinden sorumlu olup olmadığı, tanzim edilen faturanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığı, dava konusu faturadan kaynaklı dağıtım şirketinin davalıdan asıl alacak ve ferileriyle birlikte takip tarihi olan 23/07/2024 itibariyle alacaklı olduğu toplam miktarın ne olduğu hususlarında ilgili mevzuatıyla birlikte açıklanmak suretiyle, dosyanın kaçak elektrik konusunda uzman ve elektrik mühendisi bilirkişiye tevdine karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, dava konusu adreste faaliyet gösterilen işyerinde, idareye kayıtlı ancak perakende satış sözleşmesi bulunmayan sayaç üzerinden elektrik enerjisi tüketildiği, bu hususun davacı kurum teknik personeli tarafından kaçak elektrik tespit tutanağı ile kayıt altına alındığı, davalı tarafından gerçekleştirilen söz konusu tüketimin; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/a maddesinde tanımlanan “perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketilmesi” hali kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla kaçak elektrik enerjisi tüketimi niteliğinde olduğu, davacı tarafın davalıyı, dava konusu tutanak nedeniyle 04.06.2022-07.06.2024 tarihleri arasında tüketmiş olduğu elektrik miktarını gerekçe göstererek 3575,00 kwh tüketim miktarından sorumlu tuttuğu, mahalde bilfiil tüketilen elektrik miktarından kullanıcı konumundaki davalının sorumlu tutulabileceği, bu hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükmünde geçen “tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre hesaplama yapılır" hükmüne uygun olduğu, davacı ... tarafından yapılan tahakkukun mevzuatta öngörülen süre sınırlamasını aşan bir süre hesabına değil, sayaç tarafından kaydedilen gerçek tüketim miktarına dayanması sebebiyle, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olduğu ve davacı kurumun talebinin bu yönüyle kabul edilebilir nitelikte bulunduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir. Taraf iddia ve savunmalarına, kurum tutanaklarına, CD içeriklerine ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından perakende satış sözleşmesi bulunmadan elektrik enerjisi kullanılması nedeniyle kullanımın kaçak elektrik kullanımı olduğu, davacı tarafından 04.06.2022-07.06.2024 tarihleri arasında tüketilen elektrik miktarı gerekçe gösterilerek ve 3575,00 kwh tüketim miktarı baz alınarak düzenlenen fatura içeriğinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olduğu, bu itibarla bilirkişi raporunda yer alan hesaplamalar doğrultusunda davalının fatura ve ferilerinden sorumlu olduğu, takibe yapılan itirazın ise yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve davanın kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ...Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olmayıp haksız eylemden kaynaklandığından icra inkar tazminatı talebinin reddine ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle; Davanın KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 17.594,66-TL asıl alacak, 844,54-TL işlemiş faiz ve 168,91-TL faizin KDV'si toplamı olan 18.608,11-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-Alacak likit olmadığından yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Kabul edilen dava değeri (18.608,11-TL) üzerinden alınması gereken 1.271,12-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 655,72-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.825,00-TL posta ve tebligat masrafı ile 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.825,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 18.608,11-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.09/06/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/352, K. 2026/480, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-352-e-2026-480-k-24394f73370b