İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/334 E. 2026/515 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/334
- Karar No
- 2026/515
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/334 Esas KARAR NO:2026/515
DAVA:Yönetim Kurulu Kararının İptali - Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti DAVA TARİHİ:09/05/2025 KARAR TARİHİ:11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...Kooperatifi 31.12.2024 tarihli genel kurul kararıyla usul ve esasa aykırı olarak müvekkiline ait ... 2 isimli teknenin liman dışına çıkarılması kararı almış olduğunu, işbu karar .... Noterliği'nin 08.04.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 09.04.2025 tarihinde sadece müvekkiline tebliğ edildiğini, gerçek dışı ve somut dayanaksız işbu kararın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı, itiraza konu genel kurul kararında müvekkiline ait ... 2 teknesi ile ... 2 teknesi arasında barınak dışında ... Açıklarında Avlanma Esnasında Gerçekleşen 24.12.2024 Tarihli Çatma olayından söz edilerek işbu olay sonrasında taraflar arasında gerginliğin devam ettiği ve bu hususun huzur ve güveni bozduğu gerekçesiyle Balıkçı Barınakları Yönetmeliği'nin "İşletme Esasları" başlıklı 9/c maddesi dayanak gösterilerek müvekkili teknenin barınaktan çıkarılmasına karar verilmiş olduğunu, madde metni incelendiğinde barınakta huzur, güven ve emniyeti bozan gemiler ve kişiler denilmekte olduğunu, 24.12.2024 tarihli barınak dışında gerçekleşen çatma olayının oluşmasına sebep veren ... 2 teknesinin kaptanı olmakla akabinde barınağa varıldığında da müvekkili teknesine çekiç, levye ve benzeri aletlerle saldıran aynı kişiler olduğunu, müvekkili tekneden tek bir kişi dahi olay günü kolluk kuvvetleri barınağa gelinceye kadar çıkmamış olduğunu, savcılık dosyasına ilgili Kooperatifin kameralarından celbedilen kayıtlar ve savcılık tarafından alınan görüntü kaydı izleme tutanaklarının ekte sunulduğunu, bu kayıtlarda ... 2 teknesinden çıkan kişiler ve barınakta toplanan kişilerce müvekkilinin teknesine saldırıldığı açıkça belirtilmiş olduğunu, barınakta huzur, güven ve emniyeti bozan kişilerin karşı taraf olduğu kamera kayıtlarında sabitken neden ... 2 teknesi için değil de; sadece müvekkilinin teknesi aleyhine karar alındığı izaha muhtaç olduğunu, bu olay akabinde de taraflar arasında huzur, güven ve emniyeti bozan başka bir olay da yaşanmamış olduğunu, teknelerin çatma olayı da barınak dışında yani kooperatifin sorumluluk alanı dışında gerçekleştiğini, davalı Kooperatifin genel kurul kararında belirtilen "devam eden gerginlik" soyut ve izaha muhtaç olduğunu, tüm bunlar bir arada değerlendirildiğinde müvekkili ve ortaklarının huzur, güven ve emniyeti bozan bir davranışının olmadığını, yine dayanak maddede "Barınakta huzur, güven ve emniyeti bozan gemiler ve kişileri uyarır." denilmekte olduğunu, şayet müvekkil tarafından huzur, güven ve emniyeti bozan bir davranış yapılmışsa taraflarının ilgili kanun maddesi uyarınca Kooperatif tarafından uyarılması da dayanak maddenin emredici hükmü olduğunu, kaldı ki; ilgili kararda da herhangi bir somut olaydan veya uyarıdan bahsedilmemekte olduğunu, bu haliyle tamamen soyut beyanlara dayalı, hiçbir somut veri barındırmayan ve yanlı olarak kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet esaslarına aykırı alınan işbu ...Kooperatifi Yönetim Kurulu'nun 31.12.2024 tarihli kararının iptalini talep ettiklerini, bir toplantı gerçekleştirildiği belirtilmişse de gerçekte toplantıya usule uygun bir çağrı yapılmadığını ve karar metni de üyelere gösterilmeksizin sokakta veya kahvehanede "kooperatif için imza gerekiyor" denilerek imzalatılmış olduğunu, özetle dosya kapsamı ve deliller ışığında, öncelikle tedbir taleplerinin kabulüne ve 31.12.2024 tarihli ...Kooperatifi yönetim kurulu kararının usul ve esasa aykırı olması sebebiyle iptali ile davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davayı süresinde açmadığını,davacının huzurdaki davayı ikame etmek için aktif husumetinin bulunmadığını, davacının müvekkili kooperatifin ortağı/üyesi ve/veya yönetim kurulu üyesinin olmadığını, bu nedenle yönetim kurulu kararının iptalini talep etmesinin mümkün olmadığını esas yönünden de haksız olan davacının davasının reddini talep ettiklerini, 24.12.2024 tarihinde ... arasındaki deniz sahasında, müvekkili ...Su Ürünleri Kooperatifinin 253 numaralı ortağı ... ve 254 numaralı ortağı ... ... ait ... 2 adlı tekne ile müvekkili Kooperatifin ortağı olmayan davacı ... ve ortaklarına ait ... 2 adlı teknenin çarpışması sonucu iki taraf arasında hukuki bir ihtilaf doğmuş olduğunu, işbu ihtilafa binaen taraflar arasında gerginlik yaşanmış ve limanda huzur ve sükunun bozulduğunu, bu olay çerçevesinde müvekkili Kooperatifin yönetimi tarafından sükunet ortamı oluşturulmaya çalışılmış olduğunu ve izleyen süreçte tarafların uzlaştırılmaya çalışıldığını, diğer yandan gerekli yasal işlemlerin hukuka uygun ve tarafsız bir şekilde yürütüldüğünü, işbu mevzuat hükmüne istinaden, müvekkili Kooperatifin Yönetim Kurulu 31.12.2024 tarihinde toplanmak zorunda kalmış ve davacı ve ortaklarına ait ... 2 adlı teknenin limandan çıkarılması hususunda gerekli işlemlerin başlatılmasına usulüne uygun bir şekilde oy birliğiyle karar vermiş olunduğunu, bu karar akabinde ...Tarım ve Orman Müdürlüğüyle yasal mevzuat çerçevesinde gerekli yazışmalar yapılmış olduğunu, Müdürlüğün E-...-..-... sayılı yazısı ile müvekkili Kooperatifin Yönetim Kurulu tarafından alınmış kararın davacıya noter vasıtasıyla tebliğ edildiğini, söz konusu teknenin liman dışına çıkarılması için süre verilmesi, verilen süre sonunda teknenin limanı terk etmemiş olması halinde durumun Müdürlüğe bildirilmesi gerektiğinin açıkça ifade edildiğini, bu minvalde, taraflarınca .... Noterliği 08.04.2025 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek davacıya balıkçı barınağını ve limanı terk etmesi için 30 gün süre verilmiş olduğunu, ancak verilen süre zarfında barınağı ve limanı terk etmeyen davacının, 09.05.2025 tarihinde haksız ve hukuka aykırı bir şekilde, mesnetsiz ve gerçek dışı iddiaları ile huzurdaki davayı ikame ettiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; dava konusu 31.12.2024 tarihli yönetim kurulu kararının, yönetim kurulunun toplanış şekli ve alınan kararın niteliği gereği kooperatif ana sözleşmesi, kanun ve iyi niyet kurallarına uyulup uyulmadığının tespiti ve davacıya ait balıkçı teknesinin ve davacının barınak dışına çıkartılmasının hukuka uygun olup olmadığının tespiti hususlarında toplanmıştır. Davacının ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu mahkememizin 01/07/2025 tarihli ara kararı ile talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce 02/04/2026 tarihli celsede dinlenen davalı tanığı ... beyanında özetle; "Ben davalı kooperatif çalışanıyım, bana okunan dava dilekçesinde bahsi geçen 24/12/2024 tarihli ... Barınağı davalı kooperatif tarafından yönetilmekte olup, bu kooperatif tarafından işletilen balıkçı barınağının limanın girişine yani dalga kırana 500 600 metre mesafede, ben kooperatifin merkezinin bulunduğu binadan, kooperatif binası limanın her tarafını görecek şekilde olduğu için bulunduğum yerden izlerken, davacıya ait ... 2 teknesi ... 2 teknesine çarpmak suretiyle dava konusu kaza gerçekleşti, bu tekneler çatmadan sonra balık çıkartma ağı (su iskelesi) geldiklerinde tekneleri istop edip bağladılar ve bu arada bu ... 2 yi ... kullanıyordu, ... 2yi ... isimli biri kullanıyordu, aslında çatma olayının sebebi ... kullandığı ... 2 teknesini barınak girişinde ... kullanmak isteyince buna kaptan Murat engel olmaya çalıştı ise de bu arada tekne ... 2 teknesiyle çarpmak suretiyle olay meydana gelmiştir, bu olayın etkisiyle aralarında yanaştıktan sonra bağırışma gibi olaylar gerçekleşti ve ...'in özür dilemesi diğer tarafça istenildi, bu gerçekleşmedi, sonrasında kooperatif ...'i çağırdı, başkanımız ... arabuluculuk yapmak istedi, oğlu ... bu olaya yanaşmadı, ...'ın abisidir ve her ikisi de ...'in çocuklarıdır, sonrasında olayın diğer tarafı ... ve ... ile aralarında husumetin devam ettiğini duyduk ve mahkemeye yansıdığını öğrendik, ben ... 2 teknesinin satıldığını ve şuanda maliklerinin serterler olmadığını biliyorum ama malikini bilmiyorum, ... ve ...kooperatifimizin üyesidir, kooperatif balıkçı balınakları yönetmeliğine göre kooperatifin liman içi huzur ve güvenin bozulmasından ötürü ... kooperatif olarak Serterlere ait teknenin liman dışına çıkarılmasına karar verilmiştir, benim bildiklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce taraf beyan ve iddiaları, dosya kapsamına sunulan deliller ve tanık beyanları dosyadaki deliller birlikte değerlendirilerek, dava konusu 31.12.2024 tarihli yönetim kurulu kararının, yönetim kurulunun toplanış şekli ve alınan kararın niteliği gereği kooperatif ana sözleşmesi, kanun ve iyi niyet kurallarına uygun olarak alınıp alınmadığının belirlenmesi, davacıya ait balıkçı teknesinin ve davacının barınak dışına çıkartılmasının hukuka uygun olup olmadığının tespiti bakımından bilirkişiler Ticaret Hukuku konusunda nitelikli hesaplamalar uzmanı ..., gemi makine işletme mühendisi ... ve yeminli mali müşavir ... marifetiyle inceleme icrası istenilmiş ise de bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi nedeniyle dosyanın bilirkişilere tevdii edilemediği, gerekli bilirkişi incelemesinin yapılamadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; huzurdaki davada davacı tarafça davalı ...Kooperatifi 31.12.2024 tarihli yönetim kurulu kararıyla usul ve esasa aykırı olarak dava tarihinde davacıya ait ... 2 isimli teknenin liman dışına çıkarılması kararı alınmış olduğu, iş bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu beyan edilerek yönetim kurulu kararının iptalinin talep ettiği görülmüştür. 1163 sayılı kooperatifler kanununa göre kooperatif üyesi olarak bulunmayan kişilerin yönetim kurulu kararının iptalini talep etme hakkı bulunmamaktadır. Ancak yargılamaya konu olayda söz konusu yönetim kurulu kararının doğrudan dava tarihinde davacıya ait olan teknenin liman dışına çıkarılmasına yönelik karar alınmış olduğundan davacının karar nedeniyle hakkı doğrudan etkilenen 3. kişilerden olması nedeniyle genel hükümler kapsamında dava açmakta aktif husumetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede ise; HMK'nun 114. Maddesinde düzenlenen dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mevcut bulunması gerekir ve bu hususlar mahkemelerce resen gözetilmesi gereken unsurlardandır. HMK'nun 114/1-h maddesinde yer alan hukuki yararının bulunması da dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hâkim tarafından da resen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti hâlinde davanın, 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesine göre dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. Davaya konu edilen yönetim kurulu kararında belirtilen ...-2 isimli balık avlama gemisinin 04.07.2025'de dava dışı üçüncü kişi ...'a satıldığı ve ... kod numaralı ''... 2'' isimli Balıkçı Gemileri İçin Su Ürünleri Ruhsat Tezkeresinin 08.07.2025 tarihinde ... İl Müdürlüğüne nakil giderek ... kod numarasıyla ve ''...'' ismiyle ruhsatlandırıldığı hususu mahkememizce yazılan müzekkereye Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünce verilen 04.11.2025 tarihli cevabi yazı ile anlaşılmıştır. Davacı tarafça iptali talep edilen ...Kooperatifi Yönetim Kurulu'nun 31.12.2024 tarihli kararına konu teknenin dava dışı 3. Kişiye satıldığı ve artık ... İl Müdürlüğü'ne nakli ile ... kod numarası aldığı ve ''...'' isimli gemi haline geldiği anlaşıldığından davanın artık konusunun kalmadığı, sonuç olarak dava konusu yönetim kurulu kararının davacı ile ilgili olması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunsa da, dava konusu davacıya ait teknenin davacı tarafça 3. Şahısa satıldığı ve ... İsimli gemi haline geldiği anlaşıldığından, davacının dava konusu barınma limanından satmış olduğu gemi nedeniyle faydalanmasını ortadan kaldıran yönetim kurulu kararının iptalinde hukuki menfaati kalmadığı anlaşılmakla, konusu kalmayan talebin esası hakkında karar tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. Yine davaya konu yönetim kurulu kararının davacı ile ilgili olması ve davacının hakkının etkilenmesi nedeniyle, davalı tarafın husumet itirazlarının reddi yönünde hüküm tesis edildiği ancak sehven 1 nolu kısa kararda '' 1-Davalının husumet itirazının dava konusu yönetim kurulu kararının davacı ile ilgili olması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından REDDİNE,'' denildiği anlaşılmakla, hükmün 1 nolu bendinin ''1-Davalının husumet itirazının, dava konusu yönetim kurulu kararının davacı ile ilgili olması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan REDDİNE,'' şeklinde düzeltilmesi ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının husumet itirazının, dava konusu yönetim kurulu kararının davacı ile ilgili olması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan REDDİNE, Dava konusu davacıya ait teknenin davacı tarafça 3. Şahısa satıldığı ve ... İsimli gemi haline geldiği anlaşıldığından, davacının dava konusu barınma limanından satmış olduğu gemi nedeniyle faydalanmasını ortadan kaldıran yönetim kurulu kararının iptalinde hukuki menfaat kalmadığı anlaşılmakla, konusu kalmayan talebin esası hakkında KARAR TESİSİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın alınması gerekli 732,00 TL harçtan mahsubu ile kalan 116,60 TL'nın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta ara karar tesisine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, 6-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı (e-duruşma), kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/06/2026
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza