İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/333 E. 2026/169 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/333
Karar No
2026/169
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/333 Esas KARAR NO : 2026/169

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 24/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili görevsiz Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09/03/2023 tarihinde 123.660 -TL değerinde olan ve herhangi bir hasar durumu olmadan teslimi için müşterisi olan söz konusu ...'nin, ... Mahallesi ... Caddesi No....Kuşadası-Aydın 'a gönderilmek üzere 09.03.2023 tarihinde ... şubesine RM .... takip numarası ile teslim etmiş olduğunu, müvekkilinin kargo şirketi ile yaptığı görüşme neticesinde ürünlerinin müşterisine teslim edilemediğini ve yangın çıktığını belirtmiş olduklarını, çantaların davalı nezdinde yangın sonucu zarara uğramış olduğunu, yangın söndürüldüyse dahi deri olan çantaların ıslandığında dahi zarara uğrayacağını, müvekkiline hiçbir bilgilendirme yapılmamış ve hatta bu süre içerisinde yangından çıktığı haliyle müvekkiline teslim edilmeye çalışılmış olduğunu, müvekkilinin aradan geçen çok uzun sayılabilecek bu süreye ve defalarca bu konuda bilgi istemesine rağmen ürünleri ile ilgili herhangi bir gelişmenin kendisine bildirilmemiş olduğunu, müvekkilinin hem müşterisine ürünlerini teslim edememiş ve ürünlerine de ulaşamamış olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin arabuluculuğa başvurmuş, müvekkilinin fatura bedelinin dahi ödenmemiş olduğunu beyanla; davanın kabulüne, dava konusu alackalarının ve zararının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 123.660 TL dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle de usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri adresinin ''... Mah. ... Cad. No:3B İç Kapı No:5 Sarıyer/İSTANBUL'' olduğundan, gerek taraflar arasındaki Sözleşme'de yer alan Yetki Şartı gerekse de meri mevzuat hükmü nedeniyle mahkememizin huzurdaki davaya bakma yetkisi bulunmadığını, dolayısıyla huzurdaki davada yargılama yetkisinin İstanbul (Çağlayan Adliyesi) Mahkemelerine ait olduğunun tespiti ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki taraflar arasında yer alan taşıma hizmet sözleşmesi 11. maddesi "Uyuşmazlıklarda Esas Alınacak Kayıtlar" gereğince de taraflar arası hukuki uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun düzenlenmiş olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu taşımada sorumlu olduğunu kabul manasına gelmemek üzere alıcısına ulaşmadığı iddia edilen davaya konu gönderiye ilişkin taleplerin, olayın meydana geliş tarihi nazara alınarak zamanaşımı yönünden de incelenmesi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunuyor olduklarını, müvekkili şirketin dava konusu kargo taşımasında üzerine düşen edimleri layıkıyla yerine getirmiş olduğunu, bu hususun müvekkili şirket kayıtlarıyla sabit olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin dava konusu kargo taşıması sebebiyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bir an için dava konusu gönderide yer alan ürünlerin davacının iddia ettiği gibi hasara uğradığı kabul edilse dahi bu hususta müvekkili şirkete kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, aksi yöndeki iddiaların davacı tarafından ispat edilememiş olduğunu, bu sebeple davacının gönderinin taşıma sırasında hasara uğradığından bahisle müvekkili şirketin sorumluluğu bulunduğu yönündeki beyan ve iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkememizce bir an için aksi kanaatte olunup dava konusu gönderide yer alan ürünlerin taşıma sırasında hasara uğradığı ve söz konusu hasardan da müvekkili şirketin sorumlu olduğu kabul edilse dahi söz konusu ürünlerin tümüyle zayi olmadığının gözetilmesi gerektiğini, davacı ve davacının bildirdiği alıcının, gönderiyi teslim almayı reddetmiş olduğunu, daha önce defaatle gönderilerin teslim alınabileceğinin davacıya belirtilmesine rağmen davacı tarafın gönderileri almaktan imtina etmiş, hatta üstelik görmediği gönderiler hakkında mesnetsiz şekilde hasarlı olduğu iddialarında bulunmuş olduğunu, gönderide yer alan ürünlerin zayi olmadığını ve mevcut halleriyle ekonomik bir değer ifade etmekte olduklarını, bu sebeple kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkememizce müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilecek olursa bu hususun nazara alınmasını ve tespit edilecek tazminattan ürünlerin mevcut değerlerinin mahsup edilmesini talep ediyor olduklarını, müvekkiline teslim edilen gönderilerin içeriğindeki emtianın tam olarak ne olduğu ve bu emtianın müvekkili şirkete tam ve hasarsız olarak teslim edildiğinin davacı tarafça kesin delillerle ispatı gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu kargo taşımasında üzerine düşen edimleri layıkıyla yerine getirmiş olduğunu, bu hususun müvekkili şirket kayıtlarıyla sabit olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin dava konusu kargo taşıması sebebiyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yukarıda yer alan beyanlarını tekrar etmekle birlikte dava dilekçesinde, söz konusu kargoların içeriğinde ''deri çanta" bulunduğu iddia edilmiş, ancak bu hususu ispatlar hukuken geçerli bir delil sunulmamış olduğunu, zira dava konusu gönderi içeriğine bakıldığından kargonun göndericisi davacı tarafından gönderi içeriğinin ''Paket'' olarak bildirildiğinin görülmekte, bu kapsamda gönderi içerisinde "deri çanta" bulunduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, irsaliye formundan gönderici davacının müvekkili şirkete ''Paket'' teslim ettiği anlaşılmakla birlikte paket içeriğinin beyan edilmediğinin sabit olduğunu, Medeni Kanunumuzun “İspat Yükü” başlığını taşıyan 6. maddesinin;“Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğunu, buna göre, "Müvekkil Şirkete dava konusu kargo içeriğinde bahsi geçen nitelikte ve değerde emtiaların teslim edildiği" iddialarının davacı tarafından kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, davacı tarafından bu ispat yükümlülükleri yerine getirilmemiş; gönderiler müvekkili şirkete teslim edilirken ''paket'' olarak beyan edilmiş ve müvekkili şirketin, gönderi içeriği hakkında bilgilendirilmemiş olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte; göndericinin, ürün teslimi sırasında gönderilenin cinsi, miktarı, niteliği gibi hususları tam ve doğru olarak bildirmekle yükümlü olduğunu, davacı tarafından dava konusu kargo içeriği yukarıda da beyan edildiği üzere ''Paket'' olarak belirtilmiş olup gönderi içeriğinde "deri çanta" olduğunun belirtilmemiş olduğunu, nitekim kapalı paket olarak teslim alınan gönderilerin içeriğinin müvekkili şirket tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, dava konusu gönderiye ilişkin işbu kanun maddesi kapsamında, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmamakta olup sorumluluğun gönderici sıfatına haiz davacıya ait olduğunu, gönderinin taşıma sırasında hasara uğradığı kabul edilecek olsa dahi söz konusu hasardan usûlüne uygun paketleme yapmamış olan davacının sorumlu olacağını, dava konusu gönderinin, müvekkili şirket tarafından paketlenmemiş olup gönderi davacı tarafından kapalı şekilde müvekkili şirkete teslim edilmiş olduğunu, taşınan ürünün taşıma sırasında hasar gördüğünü asla kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirket tarafından paketlenmeyen üründe -varsa- hasar, davacının ürünü yetersiz ambalajlamasından kaynaklanmış olduğunu, davacının gönderide yer alan ürünlerin hasarlanmasından müvekkili şirketi sorumlu tutabilmesi için söz konusu ürünlerin muhafazasına uygun paketleme yapıldığının ispat edilmesi gerektiğni, müvekkili şirketin gönderi içeriğini bilmediği/bilmesi gerekmediği için paketlemenin yeterliğini denetleyebilecek durumda olmadığını, bu hususta tüm sorumluluğun gönderene ait olduğunu, hal böyleyken yukarıda takdim edilen hususlara dair inceleme yapıldığında şayet davaya konu gönderi taşıma esnasında hasarlanmışsa bu hususta davacının bizzat kusurlu olduğunun görülecek olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından süresinde bildirim yapılmamış olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 874. Maddesinin; "Eşya, taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde teslim edilmezse, hak sahibi ona zayi olmuş gözüyle bakabilir. Sınır ötesi taşımalarda bu süre otuz gündür." yine mezkur Kanun'un 889. Maddesinin ise; “Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir.” hükümlerine havi olduğunu, müvekkili şirketin huzurdaki davaya konu uyuşmazlıkta sorumluluğu bulunmadığını tekrarla ve aksi yönde herhangi bir beyanı kabul anlamına gelmemek üzere; anılan düzenlemedeki süreler geçtikten sonra bildirimde bulunulduğunu, zira davacının, huzurdaki davaya konu gönderiyi müvekkili şirkete teslim ettiği tarihin 09.03.2023 olduğunu, hal böyleyken yukarıda belirtilen hüküm gereği müvekkili şirketin sorumluluğu bulunduğunu ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını tekrarla, müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesi ihtimalinde dahi talep edilebiecek tutarın TTK 880 ve 881. madde kapsamında gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu beyanla; huzurdaki davanın öncelikle usule ilişkin itirazları doğrultusunda usulden reddine, her halükarda cevapları doğrultusunda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Açılan davanın alacak istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafından davalıya taşıma amacıyla teslim edilen ürünlerin belirlenen yere gönderilmemesi ve zarar görmesi nedeni ile davacının gönderilerin bedelini davalıdan talep edebilip edemeyeceği, taşınan gönderilerin hasara uğrayıp uğramadığı, davacının gönderilerin niteliğini davalıya bildirim yükümlüğünün bulunup bulunmadığı, davalı taraftan talepte bulunabilip bulunamayacağı, bulunabilecek olması halinde miktarı hususlarına ilişkindir. Dosyanın mahkememize Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas ..... Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı ile tevzi edildiği anlaşıldı. Dava konusu uyuşmazlık yurt içinde yapılan taşıma işinden kaynaklandığından, uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun 864. Maddesinde; Gönderen, kusuru olmasa da; a) Yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden, b) Taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden, c) Tehlikeli malın bu niteliği hakkında bildirimde bulunmamaktan, d) 860 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen belge ve bilgilerdeki eksikliklerden, gerçeğe aykırılıklardan, belge ve bilgilerin yokluğundan, kaynaklanan, taşıyıcının zararları ile giderlerini tazminle yükümlüdür. (2) Ancak, gönderenin bu durumlarda sorumlu olduğu tazminat miktarı, gönderinin net olmayan ağırlığının her kilosu için 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır. Bu hâlde de 882 nci maddenin dördüncü fıkrası ile 885 ilâ 887 nci maddeler kıyas yoluyla uygulanır. (3) Zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları da dikkate alınır. (4) Gönderen tüketici ise, taşıyıcıya karşı ancak kusuru hâlinde ve birinci ile ikinci fıkra hükümlerine göre, zarar ve giderleri tazminle yükümlü tutulur. (5) Tüketici, sözleşmeyi ticari veya meslekî faaliyeti ile ilgili olmayan bir amaçla yapan bir gerçek ya da tüzel kişidir. Yine aynı kanunun; "Zıya veya hasar ile gecikmeden doğan zarardan sorumluluk" başlıklı 875. Maddesinde; (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.(2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.(3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun." düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nin 882. Maddesi ; “(1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının,b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır.(4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.” hükmünü haizdir. Buna göre eşyanın tamamının veya bir kısmının zıyaı veya hasarı halinde 880 ve 881. maddeleri gereğince hesaplanan tazminat, eşyanın tamamının veya değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının (brüt ağırlığının) her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkı’nı (SDR) karşılayan tutar ile sınırlandırılmıştır. Gecikme hâlinde ise taşıyıcının sorumluluğu taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. Davacı tarafın mevcut teslim belgesi ile faturalar nazara alınarak dava konusu edilen gönderilerin kaybolmasında tarafların kusur durumunun belirlenmesi ile varsa gönderilen emtiaların bedellerin piyasa rayiçleri ve yasal sınırlamalar dikkate alınarak hesaplanması amacıyla dosyanın tekstil mühendisi ve bir taşıma alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına, bilirkişinin mahkememizce resen belirlenmesine karar verilmiş olup, Tekstil Mühendisi bilirkişi ... ve Taşıma Uzmanı bilirkişi .... 03/10/2025 tarihli raporlarında özetle; davacı .... Çanta - .....'in, brüt 198 kg (net 180 kg) ağırlığındaki 2 paket (koli) emtiayı İstanbul’dan Kuşadası’ndaki müşterisi ...’ye götürmesi için 09.03.2023 tarihinde davalı ... Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’nin ... şubesine teslim etmiş olduğunu, davalının düzenlediği 678,19 TL tutarındaki 09.03.2023 tarihli taşıma hizmeti faturası numarası RM .... olduğunu, taşınan kolilerin 24.03.2023 tarihinde davalının Kuşadası’ndaki .... şubesine teslim edilmiş olduğunu, tarafların taşınan kolilerin davacının müşterisi alıcıya da gönderici davacıya da teslim edilmediği konusunda mutabık olduklarını, davalının davacının paket gönderdiğini, paket içeriğini bilmediklerini beyan etmiş olduğunu, davalının düzenlediği 678,19 TL tutarındaki 09.03.2023 tarihli RM .... nolu taşıma hizmeti faturası üzerinde kargonun “brüt 198 kg - desi (net 180 kg) ağırlığında 2 paket (koli)” olduğunun yazmakta olduğunu, 2 kolinin toplam hacminin 198 desimetreküp olduğunun anlaşılmakta olduğunu, davacının müşterisi ....’ye kestiği 123.660,00 TL tutarındaki 09.03.2023 tarihli .... nolu fatura üzerinde 57 adet bayan çantasının satıldığının yazmakta olduğunu, toplam 198 dm3 hacmindeki koliye 57 çanta konulduğu iddia edildiğine göre 1 çantanın ortalama hacminün (198 dm3 / 57 adet =) 3,47 dm3 olduğunu, 3,47 dm3 boyutundaki çanta ölçülerinin, (24 cm x 18 cm x 8 cm), (30 cm x 21 cm x 5,5 cm)….vb ölçülerde olabileceğini,198 dm3 hacmindeki koliye konulan 57 adet çantanın ölçülerin piyasadaki bayan çantası ölçüleriyle uyumlu olduğunu, davalının düzenlediği 678,19 TL tutarındaki 09.03.2023 tarihli .... nolu taşıma hizmeti faturası konusu taşınan 2 koli içerisinde davacının 123.660,00 TL tutarındaki 09.03.2023 tarihli ,.... nolu faturasında yazan 57 adet bayan çantasının bulunduğu kanaatine varılmış olup takdirin mahkememize ait olduğunu, davacının gönderinin taşıma esnasında çıkan yangında hasarlandığını, yangın söndürülse bile deri çantalar ıslandığından zarar gördüğünü, hasarlı çantaları müşterisinin kabul etmediğini, hasarlı çantaların kendisine teslim edilmek istendiğini, ancak kabul etmediğini, ürünlerin kayıp olduğunu iddia etmekte olduğunu, deri ürünleri yanarak hasar görebileceğini, ıslanan deriler bekletildiğinde küflenme ve ağır koku oluşarak zarar görebileceğini, dava konusu çantalar bilirkişi incelemesine sunulmadığı gibi çantaların ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu da sunulmadığından çantaların ayıplı olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğunu, ancak her halükarda davalının 09.03.2023 tarihinde RM .... nolu taşıma hizmeti faturası ile taşınmak üzere teslim aldığı 2 koli içerisinde 57 adet bayan çantasının davacıya veya müşterisine teslim edilmemiş olduğunu, davalı tarafından taşınan, davacıya veya müşterisine teslim edilmeyen çantalara ait 23.660,00 TL tutarındaki 09.03.2023 tarihli ..... nolu faturadaki bayan çantası birim fiyatları kadri maruf olup piyasa rayicini yansıtmakta olduğunu, çantalar davacıya veya davacının müşterisine teslim edilmediğinden sovtaj değeri bulunmadığını, davacının teslim edilmeyen çantalar nedeniyle zararı (KDV hariç) 114.500,00 TL olduğunu, davalının düzenlediği 678,19 TL tutarındaki 09.03.2023 tarihli .... nolu taşıma hizmeti faturası üzerinde kargonun “brüt 198 kg - desi (net 180 kg) ağırlığında 2 paket (koli)” olduğunun yazmakta olduğunu, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutarın (198 kg x 8,33 =) 1.649,34 SDR (özel çekme hakkı) olup, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği 09.03.2023 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 882.maddesine göre taşıyıcının sorumluluk üst sınırının (1.649,34 SDR x 25,1091 TL/SDR =) 41.413,44 TL olduğunu (09.03.2023 tarihinde T.C. Merkez Bankası verilerine göre 1 SDR = 25,1091 TL’dir) davalının davacının paket gönderdiğini, paket içeriğini bilmediklerini beyan etmiş olduğunu, davalının düzenlediği 678,19 TL tutarındaki 09.03.2023 tarihli ..... nolu taşıma hizmeti faturası üzerinde kargonun “brüt 198 kg - desi (net 180 kg) ağırlığında 2 paket (koli)” olduğunun yazmakta olduğunu, davacının taşıma başlamadan önce taşınan eşyanın içeriğini bildirme sorumluluğu bulunmakta olup taşımacının paketin içeriğini kontrol etmek gibi hakkı da sorumluluğu da bulunmadığını, dolayısıyla taşınan eşyanın cinsinin deri çanta olduğunun gönderici tarafından beyan edilmekte olduğunu, davaya konu olan olayda hasar oluşmuş ise de hasarlı veya hasarsız eşyanın göndericiye de alıcıya da teslim edilmediği anlaşılmakta olup bu durumda hasardan ziyade kayıp muamelesinin yapılmasının daha doğru olacağını, taşıma belgelerine gönderinin içerik bilgisinin tam ve doğru verilmemesinin gönderici sorumluluğunda olduğunu, göndericinin bir ticaret işletmesi olduğu göz önüne alındığında dosyada bulunan faturaların gerçekten bu gönderimleri ait olup olmadığının ispata muhtaç olduğunu, taşınmacının sorumluluk sınırının 41.413,44 TL olarak hesaplanmış olup, mahkememizin karar gününde TCMB verilerine göre 1.649,34 SDR karşılığı hesaplanarak sorumluluk sınırının güncellenebilecek olduğunu, davacının talep ettiği zarar miktarı hesaplanan bu bedelden fazla olduğu için takdir mahkememize ait olmak üzere taşımacının sınırlı sorumluluk bedelinden sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: davalının 09.03.2023 tarihinde ..... nolu taşıma hizmeti faturası ile taşınmak üzere teslim aldığı 2 koli içerisindeki 57 adet bayan çantasının davacıya veya müşterisine teslim edilmediğini, davacının teslim edilmeyen çantalar nedeniyle 114.500,00 TL (KDV hariç) zararının oluştuğunu, davacıya veya davacının müşterisine teslim edilmeyen gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutarın 1.649,34 SDR olduğunu, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği 09.03.2023 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 882.maddesine göre taşıyıcının sorumluluk üst sınırının 41.413,44 TL olduğunu, mahkememizin karar gününde bu tutarın güncel olarak hesaplanabileceğini, davalı taşımacının, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca sorumluluk sınırı bedeli ile sorumlu tutulmasının uygun olduğunu, davalı taşımacının sorumluluk sınırı bedeli ile sorumlu tutulmasının yerinde olduğunu bildirmişlerdir. Dosyanın tarafların beyan ve itirazları uyarınca ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi heyeti 18/01/2026 tarihli ek raporlarında özetle; davacı ... Çanta - ....in, brüt 198 kg (net 180 kg) ağırlığındaki 2 paket (koli) emtiayı İstanbul’dan Kuşadası’ndaki müşterisi ....’ye götürmesi için 09.03.2023 tarihinde davalı .... Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’nin ... şubesine teslim etmiş olduğunu, taşınan kolilerin 24.03.2023 tarihinde davalının Kuşadası’ndaki Güvercinada şubesine teslim edilmiş, ancak davacının müşterisi alıcıya teslim edilmemiş olduğunu, davalının düzenlediği 678,19 TL tutarındaki 09.03.2023 tarihli .... nolu taşıma hizmeti faturası üzerinde kargonun “brüt 198 kg - desi (net 180 kg) ağırlığında 2 paket (koli)” olduğu yazmakta olduğunu, 2 kolinin toplam hacminin 198 desimetreküp olduğunun anlaşılmakta olduğunu, davacının müşterisi ....’ye kestiği 123.660,00 TL tutarındaki 09.03.2023 tarihli ...... nolu fatura üzerinde 57 adet bayan çantasının satıldığının yazmakta, toplam 198 dm3 hacmindeki koliye 57 adet çanta sığabildiğini, davalının düzenlediği 678,19 TL tutarındaki 09.03.2023 tarihli RM .... nolu taşıma hizmeti faturası konusu taşınan 2 koli içerisinde davacının 123.660,00 TL tutarındaki 09.03.2023 tarihli .... nolu faturasında yazan 57 adet bayan çantasının bulunduğu kanaatine varılmış olup takdirin mahkememize ait olduğunu, davaya konu olan olayda hasar oluşmuş ise de hasarlı veya hasarsız eşyanın göndericiye de alıcıya da teslim edilmediği anlaşılmakta olup bu durumda hasardan ziyade kayıp muamelesinin yapılmasının daha doğru olacağını, davalının 09.03.2023 tarihinde RM ... nolu taşıma hizmeti faturası ile taşınmak üzere teslim aldığı 2 koli emtianın davacıya veya müşterisine teslim edilmemiş olduğunu, davacının teslim edilmeyen çantalar nedeniyle zararının (KDV hariç) 114.500,00TL olduğunu, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutarın (198 kg x 8,33 =) 1.649,34 SDR (özel çekme hakkı) olup, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği 09.03.2023 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 882.maddesine göre taşıyıcının sorumluluk üst sınırının (1.649,34 SDR x 25,1091 TL/SDR =) 41.413,44-TL olduğunu, mahkememizin karar gününde TCMB verilerine göre 1.649,34 SDR karşılığı hesaplanarak sorumluluk sınırının güncellenebilecek olduğunu, davacının talep ettiği zarar miktarı hesaplanan bu bedelden fazla olduğu için takdirin mahkememize ait olmak üzere taşımacının sınırlı sorumluluk bedelinden sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: tarafların kök bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları yukarıda değerlendirilmiş olup, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığını bildirmişlerdir. Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yapılan bu açıklamalar uyarınca somut olayın değerlendirmesinde davacının davalıya teslim etmiş olduğu çanta niteliğindeki gönderilerin davacıya veya gönderilene teslim edilmediğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, davalı tarafın savunması uyarınca paket içeriğinin taraflarına bildirilmediğinin belirtildiği, dosya arasında mevcut taşıma belgesinde bu hususta herhangi bir belirtmenin yapılmadığı, TTK m.864/1 hükmü uyarınca taşıma belgelerine gönderinin içerik bilgilerinin tam ve doğru verilemesinin davacı gönderinin sorumluluğunda olduğu, buna göre davalının sorumluluğunun 864/2 hükmü uyarınca sınırlı sorumluluk niteliğinde olduğu ve önderinin net olmayan ağırlığının her kilosu için 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlı olacağı, taşınan emtianın ağırlığının teknik bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 198 kg olduğu, davalının sorumluluk sınırının 1.649,34 SDR olduğu, karar tarihi olan 24/02/2026 tarihinde SDR kurunun 60,2098 TL olduğu anlaşılmakla davalının meydana gelen hasardan kaynaklı sorumluluğunun (1.694,34*60,2098 TL=) 99.306,43 TL'yi aşamayacağı anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 99.306,43 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-99.306,43 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 6.783,62 TL harçtan peşin alınan 2.111,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.671,81 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.670,45 TL'nin davalıdan 409,55 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.539,41 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 18.481,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%80,31) ret oranı (%19,69) dikkate alınarak hesaplanan 14.842,09-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 24.353,57 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/02/2026

Katip ... Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/333, K. 2026/169, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-333-e-2026-169-k-68cf7f9fdf77