İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/326 E. 2026/301 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/326
Karar No
2026/301
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/326 Esas - 2026/301 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/326 KARAR NO : 2026/301

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 K.YAZIM TARİHİ : 16/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı(borçlu) aleyhinde, dayanak mal/malzeme alım faturasına istinaden, ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/18007 Esas sayılı dosyası ile Genel Haciz Yoluyla İcra Takibi başlatılmdığını, davalı(borçlu) ya Örnek-7 numaralı ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı-borçlu tarafından icra dosyasına 17/03/2025 tarihinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı-borçlunun yapmış olduğu itiraz her türlü hukuki dayanaktan yoksun olup, takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkide müvekkili davalıya fatura karşılığı mal satmış ve bu malları teslim ederek ticari defterine işlediğini, davalı tarafından icra takibi ve dava konusu olan 42.647,47 -TL ödenmediğini, tüm şifahi istemlere rağmen davalının borcunu ödememesi nedeni ile ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/18007 e. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, tarafların ticari ve yasal defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda bu gerçeğin ortaya çıkacağını, davalı yan itirazında borçlu olmadığı iddiasında olduğunu, mahkeme tarafından taraflara ait ticari defter ve kayıtların dosyaya kazandırılması ve yine aynı şekilde davalının 2025 yılı şubat ayına ait BA formları ile müvekkilinin de 2025 yılı şubat ayına ait BS formlarının tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesinden celbi ile bu belgeler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davalının müvekkili şirkete borçlu olduğunun görüleceğini, müvekkili bir tacir olarak üzerine düşen tüm edimlerini yerine getirmiş, satışını yaptığı malın faturasını kestiğini, ticari defterine işlediğini, vergi dairesine bildirimini de yapmış ve malı davalıya teslim ettiğini, davalının, müvekkilinin likit olan alacağına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olup, bu nedenle davalı(borçlu) şirketin %20’dan az olmamak kaydı ile İcra İnkar Tazminatı ödemesine mahkum edilmesini, izah edilen ve dava aşamasında ortaya çıkacak nedenler ile, davalı(borçlu) şirketin itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu şirketin %20’dan az olmamak kaydı ile İcra İnkar Tazminatı ödemesine mahkum edilmesine, dava masraf ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirket davacı şirket tarafından herhangi bir mal ve hizmet satın almadığını, davacı tarafından müvekkili şirket adına kesilen fatura şirket kayıtlarına işlenmediği gibi ilgili faturayı kabul etmediklerine dair ihtarname gönderilmiş olup işbu ihtarname davalıya tebliğ edildiğini, davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve fatura konusu hizmeti ispatlayacak herhangi hukuki delil sunulmadığını, huzurda görülen davada, davacı yanın taraflar arasındaki ticari ilişki ve akdi ilişkiyi somut bir delille ispatlama mecburiyeti bulunduğunu, somut olayda senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, ilgili fatura bedeline konu malların davacı tarafından müvekkili şirkete teslim edildiğine dair somut belgelerin sunulması gerektiğini, ancak davacı tarafından bu şekilde somut bir delil sunulamamış olup, huzurda görülen davanın salt soyut iddialar ile kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, açıklanan sebepler neticesinde davacı yanın müvekkili şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarını bir kez daha yinelediklerini, davacı tarafından ikame edilen huzurda görülen haksız ve mesnetsiz davanın reddini, arz ve izah edilen sebepler ile sayın mahkemece re'sen gözetilecek sebepler ile; Haksız ve hukuki mesnetten yoksun ikame edilen davanın esastan reddine, huzurda görülen davaya konu icra takibine yapılan itirazlarının kabulüne, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasının olduğu anlaşıldı. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi heyetinden 28.01.2026 tarihli raporda:Ticari defter kayıtlarına 239 Yevmiye numaralı 05/02/2025 tarihli KME2025000000067 seri no'lu 42.647,47 -TL bedelli e-fatura kayıt edildiği davalının ödemesi görünmediği dava konusu fatura E ticari fatura olarak düzenlendiği sistem üzerinden başarılı ile kabul edildiği görüldüğü ( E ticari kabul fatura durum belgesi) davacının 42.647,47 TL alacaklı olabileceği bildirilmiştir. Dava, satış sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67) Davacı tarafın davalıya muhtelif mallara ilişkin olarak keşide ettiği 05/02/2025 tarihli KME2025000000067 seri no'lu 42.647,47 -TL bedelli e-faturayı dayanak 13.03.2025 tarihinde başlattığı icra takibi üzerine davalı tarafça 14.03.2025 tarihinde faturanın defterlerine işlenmediğine ve fatura içeriğini kabul etmeyip itiraz ettiklerine dair ihtarname düzenlediği tespit edilmiştir. Dava süresinde açılmıştır. Mahkememizce taraflara defter ibrazı hususunda "aksi takdirde HMK'nun 222 ve 83 maddeleri gereği defter ibrazından kaçınmış ve defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, ayrıca karşı tarafın usulüne uygun tutulan kayıtlarına itibar edileceği" yönünde ihtaratlı kesin süre verilmiş, taraflarca süresinde usulüne uygun tutulan defterler ibraz edilmiştir. Davacı defterlerine göre davacının davalıdan 42.642,47 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre davalının davacıya borçlu görünmediği, davacının düzenlemiş olduğu faturanın davalının davalının ticari defterlerine işlemediği, ancak kayıtlı faturalara herhangi bir itiraz kaydı olmadığı gibi, BA formlarında KDV hariç 35.539,56 TL |faturaların bildirildiği, tarafların BA-BS bildirimlerinin de birbirini doğruladığı, böylelikle ticari ilişki ve teslimin karine olarak sübut bulduğu, aksinin ispatı hususunda davalı yanca herhangi bir delil ibraz edilmediğinden, icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak faturadan kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KABULÜ ile; ... 1. Genel İcra Dairesinin 2025/18007 E. Sayılı icra dosyasında davacı tarafından yapılan takibe davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, 8.529,49TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davalıya verilmesine, Alınması gereken 2.913,24TL harçtan peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile eksik alınan 2.297,84TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 1.318,30TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 42.647,47TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 10.160,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/326, K. 2026/301, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-326-e-2026-301-k-4d2215718eaf