İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/315 E. 2025/955 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/315
Karar No
2025/955
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/315 Esas - 2025/955 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/315 Esas KARAR NO : 2025/955

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/02/2022 KARAR TARİHİ: 16/10/2025 K.YAZIM TARİHİ: 20/11/2025

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; davacının 22/12/2021 tarihinde ... gönderi takip numaralı ve 40.887,00TL tutarındaki ürünün yer aldığı kargoyu davalı şirketin ... Şubesine teslim ederek ...’a bizzat teslim edilmesini istediği ancak ilgili gönderinin ... kargo ... şubesinden kimliği bilinmeyen bir başkası tarafından davacı tarafın bilgisi ve onayı dışında teslim alındığı, ilgili teslim sürecinde şirketin ve ilgili çalışanların kusuru neticesinde davacının mağdur edildiği, davacının bizzat ...’a adresinde teslim talebine rağmen ilgili kargonun şubeden, alıcı ile bağlantısı olmayan birine teslim edildiği, bunun açıkça kusurlu bir davranış olduğu, bu davranış neticesinde doğan zararın tazmininin gerektiği ve davacı tarafın şirketin de yaşanan olay neticesinde kolluk kuvvetlerine olayı ihbar ettiğini haricen öğrendiklerini, ekte sundukları faturadan görülebileceği üzere kargonun içeriği ve bedelinin belli olduğu ve bu nedenle tazmin edilmesi gereken bedelin 40.887,00TL olduğunun aşikar olduğunu, davalı şirkete zararın tazmini için ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen ilgili şirketin makul süre içerisinde zararı tazmin etmediği, ilgili uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuğa başvurulduğunu ancak toplantının anlaşamama ile sonuçlandığını, TTK madde 875 uyarınca taşıyıcının eşyanın teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içerisinde eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumlu olduğunu ve taşıycının aynı zamanda TTK madde 879 uyarınca adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğunu, somut olayda ziyaın taşıma sırasında meydana geldiği açık bulunduğundan davalının TTK madde 875 gereğince meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değerin TTK madde 880 dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği ve ilgili madde uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun kural olarak eşyanın tamamı değerini kaybetmişse tamamını kapsadığını, TTK madde 886 hükmü uyarınca zarara kasten veya pervasızca bir bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilin veya ihmalin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının yasada öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı, somut olayda işbu hüküm ışığında davalının pervasızca hareket ettiği, prosedürlere uyulmadan, baştan savma şekilde teslimat yaparak zarara sebebiyet verdiği ve açıklanan sebeplerle zarara uğrayan davacının zararının tazmin edilmesi maksadıyla bu davanın açılması zaruriyetinin doğduğu, ... kargo şirketi tarafından taşıma esnasında kaybolması nedeniyle bedeli ilgili faturada belli olan 40.887,00 TL’nin tazmini ve olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davacının iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, dava dilekçesindeki taleplerin taraflarına tebliğ olunmadığını ve bu nedenle davanın esası hakkında beyanda bulunulması mümkün olmadığından belgelerin tebliği halinde davanın esası hakkında beyanda bulunma haklarının saklı tutulması gerektiğini, müvekkil şirketin göndericinin verdiği bilgiler dikkate alınarak ilgili kargoyu 02/09/2021 tarihinde taşımış olup TTK madde 889 uyarınca bildirim süresi geçtiğinden işbu davanın açıldığı tarih dikkate alındığında davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiği, davaya konu kargonun müvekkil şirketçe göndericinin verdiği bilgiler ışığında taşınıp teslim edildiği, teslimi yapan şirket çalışanının kargoyu teslim almak için gelen ve kendini kargonun alıcısı olarak tanıtan kişiye kargonun ayırt edici unsurlarını sorduğu ve doğru cevap verilmesi üzerine kimlik kontrolü ile kargoyu teslim ettiği, davacının kargonun yanlış kişiye teslim edildiğine dair şubede çekilmiş fotoğraf kayıtlarını dosyaya sunmuş ise de bu fotoğrafların kargonun fotoğrafta yer alan kişiye teslim edildiğinin ispatına yarar nitelikte olmadığı keza ilgisiz herhangi bir kişinin teslim şubesine gidip kendisini kargo alıcısı olarak tanıtmak suretiyle kargo ile ilgili bilgileri de vererek kargoyu teslim almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kargo şirketlerindeki genel işleyişin göndericinin verdiği bilgiler uyarınca kargonun taşınıp teslimi yönünde olduğu ve bu halde kargonun, ekli teslim tutanağı ile sabit olduğu üzere alıcıya teslim edildiği sabit olup haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiği belirtilmiş, dayanak olarak da işbu dava ile benzer olay nedeniyle yapılan yargılama sonucu verilen emsal Ankara ... Tüketici Mahkemesi ... E., ... sayılı kararı gösterilmiştir. İlgili karar “Bir hizmetin sözleşmede belirlenen sürede başlamaması veya ifa edilmemesi ya da sözleşmede belirtilen biçimde gereği gibi yerine getirilmemesi halinde ayıplı olduğundan söz edilebilir. Taşımacılık sözleşmesinde taşıyıcının eşyayı gönderilene teslim etmemesi halinde ayıplı hizmetin varlığının kabulü gerekir. Hizmetin ayıplı sunulması nedeniyle oluşan zararın kendisinden kaynaklanmadığını taşıyıcının kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulur aksi halde zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklindedir. Davacının dava dilekçesinde eklediği taşımacılık sözleşmesi uyarınca taşınan ürünün teslim edileceği kişi kimliği olarak ... yazılı olup teslim alacak kişinin bilgilerine ilişkin başka bir açıklamanın yer almadığı, davalının sunduğu Kargo Teslim Tutanağı başlıklı belgeden ürünün nüfus cüzdanına göre ... vatandaşlık numaralı ... imzasına teslim edildiğinin anlaşıldığı teslim işlemini yapan ve tutanakta imzası bulunan ... tanık olarak beyanında ürünü alıcıya nüfus cüzdanını kontrol ederek teslim ettiğini belirttiğini, davalının TTK madde 850 vd. maddelerinde açıklanan eşya taşıma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin hükümlere aykırı olarak hareket ettiği başka bir anlatımla ürünü süresi dışında veya taşıma sözleşmesinde belirtilen alıcıdan başkasına teslim edildiğine dair bir kanıt sunulamadığını dolayısıyla davacının isteminin yerinde olmadığını ve buna dair değerlendirilmelerin kabul edilmediğini, kargonun yanlış kişiye teslimi iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu iddianın kabul edildiği varsayımıyla hareket edilse dahi TTK madde 858 hükmü uyarınca davacının kargo içerisinde belirtilen vasıflarda emtia bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının ilgili hükme uygun şekilde ispat koşulunu yerine getirmeden kargo içerisinde belirttiği vasıflarda ve fiyatı son derece yüksek eşya bulunduğu iddiasında olmasının son derece suistimale açık olup davalı tarafca kabul edilmediğini, davacının kargo içeriğine dair iddiasını usulünce ispat edemediği takdirde TTK madde 882 hükmü uyarınca müvekkil şirketin sorumluluğun tespit edilmesi gerektiği ve kargo içeriğinin ispatından sonra tazmin edilecek miktarın TTK madde 880 uyarınca eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerinin hesaplanmasından sonra belirlenmesi gerektiğini beyan ederek, davacının iddialarının kabulü ile öncelikle hak düşürücü yönünden davanın reddine, aksi kanaat halinde esasa ilişkin belirtilen savunmalar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi ve dava konusu kargoya ilişkim tüm bilgi ve belgeler, 15/09/2022 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, dava konusu sözleşme doğrultusunda davalının adrese teslim edilmesi gereken gönderiyi şubede 3. bir kişiye teslim etmiş olduğu, TTK’nın 882. maddesi doğrultusunda davalının 2.388,20-TL’den sorumlu olabileceği, davacının gönderi emtiasına dair iddiası kabul edilir ise talep edebileceği zararının 40.887,00-TL olabileceği belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan malın taşıma esnasında kaybolması nedeniyle bedelinin davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Davacı yan açmış olduğu dava ile ... gönderi takip numaralı kargonun dava dışı ...'a adresinde teslim edilmesi gerekirken kargonun şubede ... dışında birine teslim edildiğini iddia ederek teslim edilmesi gereken kişiye teslim edilmeyerek kaybolan kargo sebebiyle oluşan zararının tazminini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; mahkememizin 11/10/2022 tarihli ... esas, ... karar sayılı kararı ile; "davanın reddine" karar verilmiştir. Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 06/02/2025 tarihli ve 2022/2206 esas, 2025/230 karar sayılı ilamında; "...Somut olayda davacı tarafça kargo içeriğinin ekran kartı ve anakart olduğu iddia edilmiş, eşyanın taşınmak üzere taşıyıcıya teslimi anında davalının düzenlediği belgede eşyanın türü açıklanmaksızın "1 paket " ve "15 Kg- 15 ..." olarak belirtildiği görülmüştür. Davacı, taşıma tarihi ile aynı tarihi taşıyan 22/12/2021 tarihinde düzenlenen 40.887,00TL'lik ekran kartı ve anakart faturasını sunarak kargo içeriğinin bunlardan oluştuğunu iddia etmiş, davalı vekili davacının kargo içeriği ile ilgili iddiasını ispat edemediğini savunmuştur. Bu durumda mahkemece, öncelikle bilirkişi incelemesi yaptırılarak, faturası sunulan anakart ve ekran kartının ağırlığının, "15 Kg- 15 ..." olarak belirtilen kargo ağırlığı ile uyumlu bulunup bulunmadığının tespiti ve bunun sonucunda iddia edilen kargo içeriği ile anakart ve ekran kartının ağırlığının uyumsuz olması halinde, gönderinin içeriğinin davacı tarafından ispat edilemediğinin kabul edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir. Anılan inceleme ile davacının iddia ettiği gibi taşınan emtianın, anakart ve ekran kartı olabileceği anlaşılırsa bu defa da davacının uğradığı gerçek zarar miktarının tespit edilmesi bakımından, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerinin belirlenmesi gerekir. Ayrıca, davacı vekili, davalı tarafından dava konusu olay nedeniyle şikayette bulunulduğunu, bu konuda soruşturma açıldığını beyan etmişse de mahkemece böyle bir soruşturma dosyası bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Bu durumda her ne kadar yukarıda açıklandığı üzere dosyaya sunulan deliller itibariyle davalı taşıyıcı tarafından, eşyanın ...'a teslim edildiğinin ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği anlaşılıyor ise de, varsa ilgili soruşturma dosyasının getirtilip incelenmesi ile eldeki dava bakımından yukarıda açıklanandan başka bir sonuca varılmasını gerektirecek bir delil içerip içermediği ve bu doğrultuda anılan soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesinin gerekip gerekmediği de değerlendirilmelidir. Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. ..." denilmekle mahkememizden verilen karar kaldırılmıştır. Kaldırma kararı uyarınca dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, alınan bilirkişi heyeti raporunda, kargo firmalarının taşıma kapasitelerini (hem ağırlık hem de hacim olarak) en verimli şekilde kullanmalarını ve bu kapasitenin maliyetini doğru bir şekilde yansıtmalarını sağlayacağı, bu nedenle, kargolama yaparken paketlerin mümkün olduğunca ürünün boyutuna uygun, minimal bir ambalajla hazırlamak, kargo maliyetlerinizi düşürmenize yardımcı olabileceği, faturası sunulan ana kart ve ekran kartının ağırlığının "15kg- 15 ..." olarak belirtilen kargo ağırlığı kargo içerisindeki detayları raporda sunuluna ana kart ve ekran kartı ile uyumlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davalı tarafın dava konusu sözleşme doğrultusunda davalının adresine teslim edilmesi gereken gönderiyi dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak şubede 3. bir kişiye teslim etmiş olduğu, TTK'nın 882 maddesi doğrultusunda davalının 2.175,44TL'den sorumlu olabileceği, davacının gönderi emtiasına dair iddiası kabul edilir ise talep edebileceği zararının 40.887,00TL olabileceği belirtilmiştir. Davacı yan ara kara uyarınca sunmuş olduğu beyan dilekçesinde şikayetin davacı tarafça yapılmadığını, şirket tarafından yapıldığını beyan etmiş ve soruşturma dosya numarasını bildirmemiştir. Davacının soruşturma dosyasının tarafı olmadığı anlaşılmakla bu dosyanın dosyaya kazandırılmasının esasa etki etmeyeceği değerlendirilmekle bu dosya celp edilmemiştir. Davacı yanın taşınan emtianın içeriğine ilişkin iddiasını bilirkişi raporundaki tespitle ispatladığı, kaldırma kararında da belirtildiği üzere kargonun ...'a teslim edildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, bu itibarla davacının TTK'nın 880. Maddesi uyarınca tazminata hak kazandığı sonuç ve kanaatiyle 40.887,00TL'nin olay tarihi olan 22/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-DAVANIN KABULÜ İLE, 40.887,00TL'nin olay tarihi olan 22/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 2.792,99TL karar ve ilam harcından peşin alınan 698,25TL harcın mahsubu ile bakiye 2.094,74TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Mahkememizin 08/11/2022 tarih ve ... esas, ... karar, ... harç nolu harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iade edilmesinin istenilmesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.295,59TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 698,25TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 790,45TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 292,50TL tebligat ve posta gideri ile 8.300,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.592,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/10/2025

Katip Hakim e-imzalı e-imzalı

Atıf: Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/315, K. 2025/955, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-315-e-2025-955-k-fc634df7bebe