İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/311 E. 2026/443 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/311
- Karar No
- 2026/443
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/311 Esas KARAR NO : 2026/443
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/05/2025 KARAR TARİHİ : 16/06/2026
Mahkememizde görülen Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.05.2022 tarihinde müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpıştığını ve ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın sürücüsünün ve işleteninin davalı ... olduğunu, ... plakalı aracın kaza tarihindeki sigortacısı ise ... Sigorta A.Ş olduğunu, söz konusu aracın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, bu durumun kaza tespit tutanağı ile tutanak altına alındığını, meydana gelen kaza neticesinde ... plakalı aracın 25.000-TL tutarında değer kaybına uğradığını ve aracın onarımda kaldığı süre boyunca ticari işlevini yerine getiremediğinden 7.000-TL tutarında kazanç kaybına uğradığını, müvekkili şirketin araç kiralama faaliyetini yapmakta olduğunu, hasara uğrayan aracın onarımda kaldığı süre boyunca ticari gelir elde edemediğini ve kazanç kaybına uğradığını, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyası ile davalı borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; davanın kabulü ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 28/05/2021 - 28/05/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 100.000,00-TL olduğunu, davacı aracını kasko şirketi olan ... ... nezdinde tamir ettirdiğini ve kasko şirketi ödenen bedeli müvekkili şirkete rücu ettiğini, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından kasko şirketine 20/12/2023 tarihinde 13.271,66 TL ödendiğini, davacıya değer kaybı için 30/04/2024 tarihinde 7.000 TL ödendiğini, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzili gerektiğini, poliçe limitinin belirlenmesi davayı ve iddiaları kabul anlamında olmayacağını, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olmasının gerektiğini ancak davacının usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak şeklinde açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından davaya konu araç için gerçek zarar ilkesine göre reel değer kaybı tazminatının ödendiğini, davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcunun kalmadığını, 28.04.2024 tarihli araç piyasa değerlendirme analizi ekspertiz raporuna göre davacının aracında meydana gelen değer kaybının tazmin edildiğini belirterek; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Trafik Sigortası Kaynaklı Sigorta İstemine İlişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlular aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçlu sigorta şirketine 28.05.2024 tarihinde borçlu asile 04.06.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu sigorta şirketinin 29.05.2024 tarihinde, borçlu asilin ise 05.06.2024 borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 14.06.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık; dosya kapsamına ve kanaatimize göre kaza: ... İli ... Semti, ... Mah.' nde, kaza krokisine göre ismi belirtilmeyen yol üzerinde seyrederek dört yönlü olan ismi belirtilmeyen yol kavşağına gelen ve kavşağı takiben aynı yolun kavşaktan sonraki diğer uzantısı yönünde seyreden sürücü ...' ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile kendisine hitap eden yönde bulunan “DUR” trafik işaret levhası bulunmasına rağmen aynı kavşağa sağ tarafındaki komşu yön olan ismi belirtilmeyen yol üzerinden gelen ve aynı yolun kavşaktan sonraki diğer uzantısı yönünde doğrultu değiştirmeden seyreden sürücü ...” nün idaresindeki ... plakalı otomobilin sol ön çamurluk kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı olarak gerçekleşmiş olup, bunun üzerine değer kaybı ve kazanç kaybı istemli itirazın iptali davası ikame edilmiştir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; dava dışı sürücü ...” ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu; Kazanın 4 yönlü kavşakta meydana geldiği; Adı geçen sürücünün idaresindeki otomobil ile anılan kavşağa ismi belirtilmeyen yoldan geldiği ve kavşak yaklaşımında kendisine hitap eden yönde “DUR” trafik işaret levhası bulunduğu, buna göre anılan kavşağa geldiği yolun diğer araca göre tali yol olduğu ve kavşakta diğer araç geçtikten sonra geçmesi gereken araç durumunda olduğu; kavşakta anayol üzerinde seyreden diğer araca yol verdikten sonra geçiş yapması gerekirken aracını sürmeye devam ettiği esnada diğer araca çarptığı, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%100 Oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı, öte yandan ... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ... hakkında “Güven İlkesi” gereği de inceleme yapılmıştır. Tutanağa göre adı geçen sürücünün anılan yerde ve diğer araca göre anayol üzerinde ve kurallara uygun şekilde seyrettiği esnada kazaya karışığı düşünülmüş, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen kusursuz olacağı" noktasında belirleme yapan bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Değer Kaybı yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2002/130 Esas, 2002/4512 karar sayılı ilamında *..damamen onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç onarım görmemiş araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir." şeklindeki ilamı göz önüne alındığında, dava konusu aracın görmüş olduğu dava konusu hasar onarımı nedeniyle hasar öncesi rayiç değerinde bir azalmanın olacağı, önceki hasarlarının da dava konusu hasar öncesi rayiç değerinde azalmaya neden olacağı, mükerrer hasarların ise değer kaybı yaratmayacağı açıktır. Yargıtay kararında, tamamen onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerektiğinin belirtildiği göz önüne alındığında, hasarın, hasarlı parçanın herhangi bir müdahale yapmadan orijinal yenisi ile değiştirilerek giderildiği durumlarda, değer düşümüne neden olan tahribat izlerinin tamamen ortadan kalkması nedeniyle değer kaybına yol açmayacağının Yargıtay'ın kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu ... şase numaralı, ... plakalı, ... marka, ... 90 tipi, 25.516 km kullanım mesafesinde olan 2021 model aracın hasarına ilişkin olarak açılmış ... sayılı hasar dosyasına sunulmuş 30.10.2023 tarihli, ... SBG sayılı ekspertiz raporunda yer alan onarımı kalemlerinden sol ön çamurluk hasarları mükerrer hasara dayalı olmaması durumunda dava konusu aracın hasar emarelerini taşımasına yol açması nedeniyle değer kaybı oluşturacak onarım kalemidir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 16.05.2025 UYAP tarihli, ... sayılı yazısı ekinde yer alan hasar bilgilerinden ... şase numaralı, ... plakalı aracın 17.05.2022 tarihli dava konusu hasar öncesi kayıtlı hasarı olmadığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş, sigorta ekseri ... isim ve imzası bulunan tarihsiz, “Uzman Bilirkişi Mütalaası Değer Kaybı Tespit Raporu” başlıklı belgede, dava konusu aracın rayiç değerinin 1 örnek ilan üzerinden 330.000,00 TL, hasar onarımı sonrası rayiç değerinin 305.000,00 TL, değer kaybının 25.000,00 TL, olduğu kanaatine varılmıştır. Cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş “Araç Piyasa Değerlendirme Analizi” başlıklı, 28.04.2024 tarihli belgede, hasar tarihi itibariyle 20 adet örnek ilan üzerinden, dava konusu aracın 17.05.2022 tarihindeki kaza öncesi piyasa değeri 356.500 TL 17.05.2022 tarihindeki kaza sonrası hasarlı halinin piyasa değeri 349.500 kaza öncesi ve kaza sonrası piyasa değeri arasındaki farkın 7.000 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Dava konusu hasar nedeniyle ... plakalı araçta hasar tarihi itibariyle meydana gelen değer kaybı, güncel satış ilanlarında yer alan satış değerleri, araçların kullanım mesafesi ve hasarları göz önüne alınarak hasar öncesi ve hasar onarımı sonrası rayiç değerler arasındaki farka göre tespit edilen güncel değer kaybının güncel ve hasar tarihi itibariyle kasko değerleri kullanılarak nispi yöntem ile hasar tarihine irca edilmiş değeri göz önüne alınarak, cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş 28.04.2024 tarihli, “Araç Piyasa Değerlendirme Analizi” başlıklı belgede tespit edilen 7.000,00 TL değer kaybının kadri maruf olduğuna ilişkin rapor hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Kazanç kaybı yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu ... şase numaralı, ... plakalı, ... marka, ... 90 tipi, 25.516 km kullanım mesafesinde olan 2021 model aracın hasarına ilişkin olarak açılmış ... sayılı hasar dosyasına sunulmuş 30.10.2023 tarihli, ... SBG sayılı ekspertiz raporunda onarım süresi 3 iş günü olarak belirtilmiş olup 3 iş günü süre makul onarım süresi olarak isabetli bulunmamıştır. Hasar tespiti ve parça siparişi gün, boya işleri 3 gün montaj ve son kontroller 1 gün olmak üzere makul onarım süresinin 5 gün olduğu kanaatine varılmıştır. Kazanç, verilen hizmet karşılığı elde edilen toplam gelirden, söz konusu hizmetin verilebilmesi için yapılan harcamaların düşülmesinden sonra kalan kısımdır. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2015/667 Esas, 2015/8191 Karar sayılı ilamında, özetle, davacının talep ettiği zarar yönünden tespitlerinin soyut olduğu, hükme elverişli olmadığı, aracın hasarına göre makul tamir süresinin tespit edilmediğini, davacının günlük 200,00 TL kazancı olduğunun kabul edildiğini, ancak bunun nasıl ve ne şekilde bulunduğunun açıklanmadığı, özellikle davacının aylık net kazancının ilgili meslek kuruluşları ve mercilerden sorulması, muhasebe ve vergi kayıtlarının, gelir gider defterlerinin, makbuz ve belgelerinin getirilmesi, davacı tanığının beyan ettiği gibi, şoförlerden aldığı sabit ücret şeklinde kazanç elde edip etmediği hususlarının araştırılması, gerektiğinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle davacı tarafından yapılması gereken zorunlu giderler (yakıt vs gibi) sonra davacının net kazancının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Dava dosyasında kazanç kaybının Yargıtay ilamlarına uygun hesaplanabilmesi için gerekli belgelere rastlanmamıştır. Ancak dava konusu aracın yakıt giderlerinin kiralayana ait olduğu, sürücü gideri olmadığı, zorunlu vergi ve sigorta vb. masrafların, yılık bazda dönemsel olarak yapılması nedeniyle araçtan yararlanamadığı sürede davacının bu tür masraflardan ari olmayacağı, benzer şekilde, ticari hesaplamada 5 yıl olarak kabul edilen amortisman süresinin ve tutarının, onarım süresince veya farklı nedenlerle aracın kullanılmaması durumunda dahi değişemeyeceği ve davacının araç kiralayarak işini devam ettirebileceği bu nedenle kazanç kaybı yerine araç kiralama bedeli verilebileceğine dair Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin, 2014/16699 Esas, 2014/13584 sayılı kararı birlikte değerlendirilerek, net kazanç hesabında periyodik bakım ve amortisman maliyetlerinin toplam gelirden düşülmesi uygun olmadığı, periyodik bakım ve amortisman maliyetlerinin toplam gelirden düşülmesi durumunda araç malikinin bu harcamaları net kazançtan sağlamak durumunda kalacağı göz önüne alınarak kira geliri kaybının kazanç kaybına eşit olacağı kanaatine varılmıştır. Dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle günlük kira bedeli, dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle yaşı, plaka kodu göz önüne alınarak emsal araçların güncel 5 günlük kira bedeli ilanları ile TUİK Harcama Gruplarına Göre Endeks Sonuçları tablosunda hasar tarihi ve güncel tarih itibariyle yer alan TÜFE endeks değerleri kullanılarak nispi yöntemle hesaplanmış değer göz önüne alınarak davacının 5 gün süre araçtan yararlanamaması nedeniyle meydana gelen kazanç kaybının hasar tarihi itibariyle 1.650,00 TL mertebesinde olduğu kanaatine ilişkin rapor hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında TBK 100. Maddesi uyarınca kısmi ödeme de değerlendirilmek suretiyle, likit olmayan tazminat talebinin reddi ile beraber davalıların itirazının kısmen iptali ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Davalının .... İcra Müdürlüğü 2024/.... sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 4.068,00-TL asıl alacak olmak üzere olacak şekilde aynı koşullarda takibin DEVAMINA, İcra inkar tazminat talebinin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 509,20-TL'sinin davalılardan kalan 3.290,80-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 4.068,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... ... yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 26.284,50-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ...'ye verilmesine, Davalı ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan peşin harç ve başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından 24.663,50-TL bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere yapılan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak 3.303,92-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 16/06/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır