İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/310 E. 2026/197 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/310
Karar No
2026/197
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/310 Esas KARAR NO : 2026/197

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2020 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2026 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkilinin lehtarı bulunduğu, keşidecisi ... Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş olan ... Bankası ... Şubesi’ndeki ... IBAN sayılı hesaptan 30.06.2020 tarihli olarak keşide edilen ... seri nolu 203.125,00 USD bedelli çeki maliki bulunduğu ... Mahallesi ... Caddesi No:133 Beldibi- Kemer/Antalya adresindeki otel niteliğindeki taşınmazın 01.06.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı çek keşidecisi .... SANAYİ A.Ş’nden kira bedeline mahsuben teslim aldığını, dava dışı kiracı, kira bedelleri için söz konusu çekten başka ayrıca lehtarı davacı, keşidecisi kiracı olan 31.12.2019 vade tarihli 121.250 USD’ miktarlı senet, 30.04.2020 vade tarihli 75.625 USD miktarlı senet, 31.07.2020 vade tarihli 250.000 USD miktarlı senetleri de aldığını, davacı şirketin yönetim kurulu ..,... ile davalı ... olmak üzere üç kişiden oluştuğunu, şirketin temsili ise üç yönetim kurulu üyesinin üçlü müşterek ( ortaklaşa) olmak üzere düzenlendiğini, dava konusu edilen çekin keşide/ vade tarihi yaklaşmaya yakın bir zaman içinde, çekin muhatap bankadan tahsilini sağlamak amacı ile, Türk Ticaret Kanunu’nun 371/3 fıkra gereği davacı şirketi üçlü olarak müştereken temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinden ... ile ... kendi tahsil cirolarını yapmışlar ve yine o tarihte üçlü müşterek temsile yetkili yönetim kurulu üyesi bulunan davalı ...’unda tahsil cirosunu tamamlaması için beklenirken, davaya konu çek biranda ortadan kaybolmuş ve tüm aramalara rağmen bulanamadığını, kendisine sorulduğunda, kendisinde olmadığını, bilmediğini bildirdiğini, davacı şirket bunun üzerine, dava konusu çekin irade dışı elden çıkması üzerine lehtar ve gerçek hamil olarak TTK 757 madde gereği çekin zayi nedeniyle iptali için Kemer .... Asliye Hukuk ( Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi’nin ... Esas sayılı ödeme yasaklı davası açıldığını ve dava devam ederken davalı, çekin gerçek hamilinin kendisi olduğunu ileri sürerek gerek muhatap bankaya ibraz etmiş, gerekse davanın görüldüğü mahkemeye başvurarak gerçek hamilin kendisi olduğunu bildirdiğini, bunun üzerine mahkeme, davacılara TTK’nun 757 madde gereği çekin iadesi davası açılmak üzere süre vermesi emredici bir hüküm olarak var olmasına karşın mahkemece dava yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın usulden reddine karar verildiğini, dava konusu çekin gerek muhatap banka ... Bankası ... Şubesi’ne ibrazında, gerekse Kemer .... Asliye Hukuk ( Ticaret Mahkemesi sıfatı ile ) Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasına gerçek çek hamili olduğunu ileri sürerek yaptığı başvuruda davacı şirketi üçlü olarak müştereken temsile yetkili kişilerden ... ile ...’un imzalarının olduğu, davalı ...’un şirketin temsili konusunda imzasının olmadığı, mevcut bu durum ile çekin ve çeke dayalı alacak hakkının henüz devredilemediği, alacak hakkının davacı şirkette bulunduğu, alacak hakkının devrinin yapılabilmesi için TTK 371/3 gereği temsilcilerden davalı bulunan ...’un da imzalarının olması gerekli iken bu imzanın olmadığı ve sonradan ilave edildiğini, davaların açıldığı süreçten sonra imzanın gerçeğe aykırı olarak tamamlanması ve gerçek hamil olduğunun bildirilmesi TMK md 2 ye aykırı olduğunu, bu sebeplerle lehtarı davacı ..., keşidecisi dava dışı ... Sanayi A.Ş’nin keşide ettiği ... Bankası .... Şubesi’ndeki ... IBAN sayılı hesaptan 30.06.2020 tarihli olarak keşide edilen ... seri nolu 203.125,00 USD bedelli çekin bir işleme tabi tutulmaksızın davacıya aynen iadesine, tedbiren icra takibe konulmamasına, yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının meşru hamil olduğu 30/06/2020 keşide tarihli ve 203.125,00 USD'lik dolar hakkında İİK 72. Maddesine göre menfi tespit davası ve çek iadesi davası açıldığını, davacının her ne kadar menfi tespit talebi ile birlikte istirdat talebi olması nedeniyle arabuluculuğa ihtiyaç olmadığını beyan etmiş ise de, dava şartı eksikliğinden davanın reddi gerekeceğini, mahkemece tedbir konulduğunu, ancak İİK 72/3 uyarınca tedbir kararı verilemeyeceğini, davacının takipten haberi olmasına rağmen bu bilgiyi mahkemeye vermediğini, davacı şirket yetkililerinin iyi niyetli olmadığını, kurulan senaryo ile haklı çıkmaya çalıştıklarını, somut olarak ortaya koydukları tek delilin bulunmadığını, davacı şirket yetkililerinin Kemer ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile zayi nedeniyle iptal davası açtığını, meşru hamilin kendileri olduğuna dair hile yapmak amacıyla sadece çekin ön yüzünü sunduklarını, çek aslının mahkemeye sunulduğunu, ciro silsilesinin tam ve eksiksiz olduğunu, meşru hamilin davalı olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verildiğini, tarafların yetkilisi ve hissedarı olan ... İnşaat Tur. San. Tic. A.Ş. müteveffa ... ve ... tarafından kurulduğunu, ....'un 2015 yılında vefat edince hisseleri mirasçılar arasında pay edildiğini, ...'un vefatı ile ..., ... ile işbirliğinde bulunarak ...'un yetkilerini elinden aldığını ve temsil ettiği hisseleri büyük zarara uğrattığını, bu konudaki davanın sayın mahkemenizin ... E.nolu dosyasının derdest olduğunu, bu davada da davacı şirket yetkililerinin ,önceki kiracı ile anlaşarak davalının temsil ettiği hisseleri büyük zarara uğrattığını, aradan geçen sürede tekrar işbirliği yapan tarafların aynı senaryoyu oynadığını, Kemer .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile imzalanan yeni kira kontratında tarafların temsil ettikleri paya isabet eden kira bedelleri için düzenlenen kıymetli evraklarını ciro edilmek sureti ile bizzat almalarının kararlaştırıldığını, bu sebeple keşideci davacıdan kira bedelleri için düzenlenecek kıymetli evrak bedellerinin, bu hisse oranına göre düzenlemesinin istenildiğini ve 2019/2020 yılları için kira kontratının hazırlandığını, söz konusu çeklerin bu kapsamda keşide edildiğini, davacı yetkililerin de aynı şekilde (birden fazla kıymetli evrak ile) ciro ile evraklarını aldıklarını, 2020 yılı kira bedeli için davacı ...'un 31.12.2019 tarihli 121.250.USD'lik senedin, ... ise 30.04.2020 75.625 USD'lik ve 31.07.2020 vadeli 250.000 USD'lik senedi aldığını, davacı Murat 2020 dönemi kira alacağının tamamını tahsil ettiğini, diğer kıymetli evrakların ise (müvekkil imzalı cirolu) davacı ...'ın uhdesinde olduğunu, tahsil edilip edilmediğine dair bilgi verilmediğini, Haksız ve kötü niyetli davanın reddine, %15 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... Bankası'ndan celp edilen çek bilgileri, Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... ceza dava dosyası, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, Ticaret sicil kayıtları, Kemer .... Asliye Hukuk Mahkemesi(ATM sıfatıyla)'nin ... esas sayılı dosyası, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava ... Bankası ... Şubesinden verilme, 203.125,00 USD bedelli, 30/06/2020 tarihli, ... seri numaralı çekin iadesi(istirdadı) isteminden ibarettir. Kemer ... Asliye Hukuk Mahkemesi(ATM sıfatıyla)'nin ... esas, ... karar sayılı, 20/04/2021 tarihli ilamı ile verilen yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dosyanın mahkememizde ... esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Türk Ticaret Kanunu'nun 792. Maddesi ; "(1) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme uyarınca rızası hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesinin gerekmektedir. Bu durum karşısında davada ispat yükü, çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulünün kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağı açıktır. Mahkememizce 25/09/2025 tarihli celsesinin 1 no'lu ara kararı ile davacıya ıslah için süre verilmişse de, HMK 177. maddesi uyarınca ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğinden ve mahkememizin 25/09/2025 tarihli celsesi ile tahkikata da son verildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin 02/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi değerlendirmeye alınmamıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller ve tüm dosya kapsamına binaen somut olayda: davacı tarafından, şirketin yönetim kurulunun ..., ... ve ... olmak üzere üç kişiden oluştuğu, şirketin üçlü müşterek imza ile temsilinin sağlandığı, dava konusu ... seri numaralı çekin TTK 371/3 gereği, davacı şirketi üçlü olarak müştereken temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinden ... ve ...'un kendi cirolarını yaptıktan sonra davalı ...'un cirosunun tamamlaması beklenirken dava konusu çekin kaybolduğu ve bulunamadığı iddia edilerek çek iptali için Kemer ... Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davanın açıldığı, yargılama sırasında davalının çekin gerçek hamil olduğu iddiasıyla bankaya çeki ibraz ettiği ve çek istirdadına ilişkin eldeki davanın açıldığı görülmekle; istirdatı istenilen çekin tahsil cirosu ile imzalanarak davalı ortak ...'a teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında ispata yarar bilgi ve belgenin bulunmadığı, tahsil cirosunun söz konusu olması için "Bedeli tahsil içindir", "Kabız içindir", "Vekaleten" şeklinde ifadelerin veya sadece tevkili ifade eden başkaca herhangi bir ifadenin senet metninde yer alması gerektiği, taraflar arasında örtülü tahsil cirosu anlaşması bulunduğuna dair delilinin de bulunmadığı, bu şekliyle çekin ödeme aracı olarak ciro edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, çekin tahsil cirosu için verildiği ve davalının kötüniyetle çeki meşru hamil olarak ibraz ettiği yöndeki iddianın ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu, davacı tarafından iddiaların ispatlanamadığı, davalı tarafından; dava dışı şirketten kira sözleşmesi karşılığında kambiyo senedi alındığının ve şirket pay sahiplerine oranları ölçüsünde dağıtılmasının kararlaştırıldığının savunulduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin çek istirdadı davasına konu edilemeyeceği, davalı ...'un çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunun dosya kapsamında ispat edilemediği, davanın TTK 792. Maddesi kapsamında açılan çek istirdadına ilişkin olduğu ve İİK 72. maddesi kapsamındaki tazminat değerlendirilmesinin yapılamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 25.947,12 TL harcın mahsubu ile fazla 25.215,12 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 956.164,06 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi ve yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/310, K. 2026/197, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-310-e-2026-197-k-8f1621db164f