İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/294 E. 2025/349 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/294
- Karar No
- 2025/349
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. GEREKÇELİ KARAR KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO :
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1- 2- 3- 4- VEKİLİ : 5- 6- DAVA : TASARRUFUN İPTALİ DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan tasarrufun iptali davasının evrak üzerinde yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; Davalı borçlu tarafından, davalı namı müstear şirket kullanılmak suretiyle yapılan ve davacının alacağına kavuşmasını engelleyen muvazaanın tesbit ve hükümsüzlüğü ile bu doğrultuda İİK 283/1 maddesi kıyasen uygulanmak suretiyle yargılama neticesinde haklı davanın kabulü ile; davalılar ..., ..., ... ... Ve ... Kollektif Şirketi Ve ... Tarım. Şti.'nin dosya borçluları ... ve ... Makine.Şti'ye nam-ı müstear olduğunun ve TBK m. 19 uyarınca muvazaanın tesbiti ile muvazaalı tasarrufların iptaline, alacaklısı oldukları İstanbul 9.İcra Müdürlüğü ... E.. sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere 11.09.2023 ve 12.09.2023 tarihinde haczedilen mallar ve namı müstearın borcu karşılar diğer mal varlığı üzerinde( icra dosyasında haczedilen mallar da dahil olmak üzere menkul gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde) cebri icra yolu ile haczi ve satışı hususunda yetkisi verilmesi, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalılar ... Tarım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ... ve ... Kollektif Şirketi, ..., ... vekili cevap dilekçesiyle özetle; iş bu davanın görevsiz mahkemede açıldığını, işbu davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkili olan davalı şirketlerin tacir olduklarından bu davanın ticari bir dava olduğunu, mahkemenin yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verebileceğini, göreve iliskin kuralların kamu düzenine iliskin olduğundan bahisle öncelikle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, işbu davanın tasarrufun iptali davası olduğunun kabul edilmesi halinde davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesindeki esasa ilişkin olarak iddia ettiği hususların soyut beyanlardan ibaret olduğunu, davacı tarafın iddialarını yazılı hiçbir delille ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak açmış olduğu iş bu dava neticesinde %40'dan aşağı olmamak üzere müvekkilleri lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Açılan dava, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedilmiş, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23/01/2025 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Mahkememize gönderilmiş, Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, muvazaa iddiasına dayalı tasarrufun iptali isteminden ibarettir. Davacı, İstanbul . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına konu alacağını davalıların muvazaalı davranışları nedeniyle tahsil edemediği iddia ederek, muvazaalı tasarrufların iptalini ve 2004 s. İİK'nın 283/1. maddesi uyarınca alacağın muvazaalı tasarrufa konu edilen mal varlığından karşılanmasına yetki verilmesi isteminde bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E. ... K sayılı ilamı; "Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani bir özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir. Bu anlamda davanın özel mahkemenin (ticaret mahkemesi) görevine girip girmediğinin bu kanun düzenlemesine göre belirlenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından somut olayda davanın tarafları, konusu ve davacının talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı şirket, davalı şirkete satmış olduğu malların bedelini alamaması nedeni ile tahsili için takip yapmış, bu takip sırasında davalı şirketin diğer davalı gerçek kişiye yapmış olduğu araç satışının muvazaalı olduğunu iddia ederek alacağını teminini sağlamak için TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nin 283. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle iptali istemli eldeki davayı açmıştır. Davada alacaklı ve borçlu olan şirketler arasında ticari bir alım satım ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak davaya konu edilen taraflar arasındaki bu alım satım ilişkisi değil, davalı şirket ile diğer davalı 3. kişi arasındaki muvazaalı olduğu ve iptali istenilen işlemdir. Özellikle vurgulandığı gibi tasarrufun iptali davasında ya da somut olayda olduğu gibi TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nın kıyasen uygulanması istemli olarak açılan davalarda alacaklı ile borçlu taraflar arasındaki ticari nitelikteki alım satım ya da banka alacağını oluşturan ticari ya da genel kredi sözleşmeleri görevin belirlenmesinde dikkate alınamayacaktır. Ne tasarrufun iptali davası, ne de TBK m. 19 gereğince İİK’nin 283. Maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davası TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olduğundan 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalmaktadır." şeklindedir. İstanbul BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı;"Somut uyuşmazlıkta, davacının avukatı aşamalardaki dilekçelerinde ve en son istinaf başvuru dilekçesinde açıkça; görülmekte olan davanın TBK'nın 19.maddesi ve İİK'nın 277 ve devamı maddeleri kapsamında açıldığı ve bu hükümler dairesinde çözümlenmesi gerektiği, nam-ı müstear, muvazaa ve kanuna karşı hile iddiası ile Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisine Dayalı açılmış olan dava ile amaçlarının; borçlu şirketin mal kaçırmak için muvazaalı olarak ve namı müstear kullanarak faaliyetlerini kanuna karşı hile yaparak davalılar üzerinden devam ettirdiği, borçlu şirket ile diğer şirketler arasındaki bu tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacaklı müvekkilinin alacağına kavuşmasının sağlanması olduğu yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır, Dolayısıyla davacı tarafça davada; davalılar arasında ki tasarrufların davacının alacağının tahsili için iptali talep edildiğine göre, açılan dava ticari dava değildir. Yukarıya aktarılan emsal Yargıtay içtihatlarında da açıklandığı üzere davaya bakma hususunda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir." şeklindedir. Yine Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K sayılı ilamı da;"...Öte yandan; İİK'nun 277 vd. Maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarının, ticari dava nitelikleri bulunmadığından ticaret mahkemelerinde bakılamaz. Zira tasarrufun iptali davalarında amaç borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. İptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu malların 3. Kişi tarafından satın alınmış olmasının ya da uyuşmazlığın davalılar arasında çıkmasının görev hususunun belirlenmesine doğrudan bir etkisi yoktur. Kaldı ki davada incelenmesi gereken husus davalı borçlunun yaptığı tasarruflarının iptali gerekip gerekmediği, başka bir anlatımla İİK 277 vd. Maddelerinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Açıklanan şekli ile görevin, İİK 281/1 maddesine göre genel mahkemelere ait olduğu, davanın ticari dava olmadığı da açıktır. ..." şeklindedir. Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; "...Somut olayda, muvazaa nedeniyle davaya konu yapılan taşınmazın 28.12.2012 tarihinde yapılan ferdileşme suretiyle satış işleminin cebri icra yoluyla alacağın tahsiline yetki vermek suretiyle iptali talep edildiği, davacı ile davalı kooperatif arasında daha önce üyelik ilişkisi bulunuyor ise de dava tarihinde üyelik ilişkisinin sona erdiği ve davacının ödediği üyelik bedellerinin tahsili için icra takibi başlattığı, davalı kooperatifin yukarıda belirtilen tarihte yaptığı tasarrufu işlemin mal kaçırmaya yönelik olduğu iddiasının ileri sürüldüğü, TBK'nın 19. ve İİK'nın 277. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali davasının Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından, Konya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. ..." şeklindedir. Somut olayda, çözülmesi gereken davalıların muvazaalı davranışlarla davacının alacağına kavuşmasına engel olup olmadıkları ve buradan hareketle davacıya alacağını muvazaalı tasarrufa konu edilen malvarlığından karşılama yetkisi verilmesinin gerekip gerekmediği hususudur. Dolayısıyla bahsi geçen emsal nitelikteki kararlarda da belirtildiği üzere davacı alacağının ticari ya da adi nitelikte olmasının görevli mahkemenin tayini yönünden bir önemi bulunmamaktadır. Bu kapsamda uyuşmazlığın çözümünde Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu sonucuna varıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 2-Mahkememiz tarafından karşı görevsizlik kararı verilmiş olduğundan, Mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi durumunda HMK 22 madde hükmünde öngörüldüğü şekilde iki mahkeme arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığını gidermek ve yargı yerininin (görevli mahkemenin) belirlenmesi için dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair ; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle karar verildi.06/05/2025
Başkan Üye Üye Katip