İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/280 E. 2025/1056 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/280
Karar No
2025/1056
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/280 Esas - 2025/1056 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2025/280 Esas KARAR NO : 2025/1056

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Temini Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2025 KARAR TARİHİ : 31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Temini Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketlerin çalışanı ...’in 01.01.2020 – 31.07.2020 arasında ... A.Ş.’de çalıştığını, 22.01.2019 – 25.03.2023 arası hak ettiği 18.297,84 TL brüt, 18.158,95 TL net kıdem tazminatını ve 1.333,34 TL arabuluculuk ücretini 27.02.2024’te davacı şirketin ödediğini, bu ödemelerin davalı şirketlerden dönem sorumluluk oranlarına göre rücuen tahsilini talep ettiklerini, davacı ile davalı arasındaki sözleşme ve Teknik Şartname’nin 27.1. maddesinde yüklenicinin personel sorumluluğunun yükleniciye ait olduğunu, 35.8. maddesinde kıdem tazminatı sorumluluğunun yükleniciye ait olduğunu, ...’nin işçilerin muhatabı olmadığını, davacının 5.623,78 TL alacağını icra takibiyle talep ettiğini, .... esas sayılı dosyasında takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, ticari zorunlu arabuluculuğa gidildiğini, .... Büro, .... esas sayılı dosyada anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davalının itirazının iptali, temerrüt tarihinden itibaren ticari faizle birlikte 5.623,78 TL’nin tahsili, icranın devamı, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ...’in 01.01.2020 - 31.07.2020 arasında müvekkil ... A.Ş.’de çalıştığını, 2023’te emekli olduğunu, davalının işçiye kendi döneminde 7 aylık çalışma ve 3.973,05 TL brüt ücret üzerinden 2.300,92 TL kıdem tazminatı ödediğini, davacının son ücret üzerinden orantılı rücu talebinin 1475 sayılı Kanun m.14/3 uyarınca devreden işverenin sorumluluğunun çalışma süresi ve devir anındaki ücretle sınırlı olduğunu, davalının sözleşme birim fiyatını 3,5 kat aşan talebin hukuka aykırı olduğunu, davalı döneminde olmayan yol-yemek gibi yan hakların kıdem hesabına dahil edilemeyeceğini, sözleşmede belirsiz süre ve bedel sorumluluğunun bulunmadığını, 2022 ihalesinde kıdemin davacı ... A.Ş. tarafından üstlenildiğini, asgari ücretin 21 yılda 242 kat artmasına rağmen müvekkilin öngörülemez sorumlulukla karşı karşıya bırakılamayacağını, ..... kararlarında devreden işverenin sorumluluğunun süre ve devir anı ücretiyle sınırlı olduğunun belirtildiğini, hak edişlerin ihtirazi kayıtsız kabul edildiğini, 6552 sayılı Kanun’la kıdemin kamu kurumunca ödeneceğinin düzenlendiğini, arabuluculuğa müvekkilin dahil edilmediğini, temerrüdün oluşmadığını, faiz talebinin yasal faizle sınırlı olması gerektiğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını, davanın reddini savunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizce işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişiden alınan 31.10.2025 tarihli raporda özetle; "yapılan inceleme, tespit ve hesaplamalar sebebiyle; davalı alt işverenlerde çalışması bulunan dava dışı işçinin 22.01.2019-25.03.2023 tarihleri arasındaki hizmet süresine karşılık davacı kurum tarafından 27.02.2024 ve 25.04.2023 tarihlerin toplam 56.013,11 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin davalıya ihbar edilmediği, buna göre davalı işverenlerin sorumluluk tutarının, Taraflar arasındaki imzalanmış sözleşmeleri eki ihale dökümanında işçilerin iş sözleşmelerinin son ermesi nedeniyle doğacak işçilik alacaklarından,davalı yüklenicinin sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunduğunun kabulü halinde,davalı alt yüklenicilerin hizmet dönemine tekabül eden tutarın tamamının rücu edebileceğine kanaat getirilmesi halinde, Davalının davacı tarafından yapılan ödeme tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü halinde; .... Esas sayılı dosyasında asıl alacak miktarı olarak 5.623,78 TL ve işlemiş faizi olarak 2.524,22 TL olmak üzere toplam 8.148,00 TL olabileceği, Davalının icra takibi ile temerrüde düştüğünün kabulü halinde ise davalının sorumluluğunun sadece asıl alacak olarak 5.623,78 TL olabileceği," şeklinde görüş bildirmiştir. Dava hizmet temini sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı tarafından ödenen kıdem tazminatı alacağının davalıdan rücuen tahsiline ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. ....Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine 5.323,78 TL asıl alacak, 300,00 TL arabuluculuk ücreti, 2.487,66 TL ve 54,57 TL işlemiş faiz toplamı 8.166,01 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında 30/12/2016 tarihli ve 30/03/2017 tarihli Gönderilerin Adresten Kabulü, Cihet Ayrımı ve Dağıtım/Teslimi Hizmetlerinin Yürütülmesine İşi Doğrudan Temin Sözleşmesi ile 28/02/2018 tarihli .... İlişkin Doğrudan Temin Sözleşmelerinin akdedildiği anlaşılmıştır. Yüklenici işçisi dava dışı ...'in hizmet döküm cetveli ....celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. .... Dairesi tarafından verilen benzer kararda davalıların kıdem tazminatı alacağı ile ilgili kural olarak kendi dönemi ile sınırlı bulunduğu ve ihbar tazminatından son işverenin sorumlu olduğu davalıların kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin sorumluluğunun buna göre belirlenmesi gerektiğine değinilmiştir. (Bkz. .....'nin .... sayılı ve 11/03/2019 tarihli ilamı) 22 Şubat 2019 tarihli 30694 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11'inci maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Bahse konu maddeye göre “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” denilmektedir. Madde hükmü, Anayasa Mahkemesinin .... sayılı 19/09/2019 tarihli verilen kararı ile iptal edilmiş ve karar 15/09/2019 tarihli ve 30919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olduğundan eldeki davaya uygulanma imkanı kalmamıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; taraflar arasında hizmet teminine ilişkin sözleşmelerin bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerde işçi alacaklarından dolayı iş sahibi davacının sorumlu olacağına dair düzenlemenin bulunmadığı buna göre yüklenici işçisinin yüklenici yanında çalıştığı süreler ile orantılı olarak yüklenicinin kıdem tazminatından sorumlu olduğu anlaşılmakla hükme esas alınan 31.10.2025 tarihli rapor esas alınarak davanın kabulüne alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, ....Esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının 5.323,78 TL asıl alacak, 300,00 TL arabuluculuk ücreti toplamı 5.623,78 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi uygulanmasına, 2-Takip talebindeki işlemiş faiz talebi yönünden talep olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 3-1.124,00 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,89 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 285,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 5.285,00 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 5.623,78 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 31/12/2025

Katip .... e-imzalı

Hakim .... e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/280, K. 2025/1056, T. 31.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-280-e-2025-1056-k-d174e130e000