İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/276 E. 2025/531 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/276
- Karar No
- 2025/531
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/276 Esas KARAR NO : 2025/531
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçeside;Müvekkili şirketin milliyet markası ile Türkiye'nin en yüksek tirajlı gazetelerinden birinin sahibi olduğunu, tüm halk kitlesine ulaşmayı başardığını ,müvekkilinin yayınlamış olduğu Milliyet gazetesinin erişebilirliği göz önüne alındığında reklam verenler tarafından öncelikle tercih edilen gazetelerden olduğunu, müvekkili şirket ile borçlu davalı arasında borçlu - davalının sunmuş olduğu reklamların müvekkili şirkete ait gazetede yayınlanması için anlaşmaya varıldığını, müvekkili şirket ile borçlu davalı arasında yapılan ticari antlaşma gereği, davalı borçlu ajans görevi kapsamında müvekkil şirkete reklam verecekler ile müvekkil şirket arasında aracı olduğunu, davalı borçlunun, bölgesinde müvekkil adına reklam verecek kişileri bulduğunu, onlar ile antlaşma yaptığını, davalı borçlunun, dava dışı 3. Kişiler adına müvekkil şirkete reklam verdiğini, 3. kişiler adına verilen reklamlar dolayısıyla düzenlenmesi gereken faturalar müvekkilince davalı adına düzenlendiğini, davalının bu reklamlar karşılığında müvekkili şirkete ödemeler yaptığını, davalının reklam verilmesi adına müvekkil ile antlaşmaya vardığını, bu formun müvekkili şirketin gazetelerinde yayınlanacak olan ilanın sözleşmesi niteliğinde olduğunu, ilgili ordino davalı tarafça kaşelenip imzalandığını, davalı borçluya müvekkiil şirket tarafından verilen hizmetlerin karşılığı olarak faturalar tanzim edildiğini, tanzim edilen faturaların karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, müvekkili şirketçe düzenlenen faturalar e- arşiv olarak düzenlendiğini, davalı tarafından 8 günlük yasal sürede faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, faturayı alan davalının süresi içerisinde faturaya itiraz etmediğini bu nedenle fatura içeriğinin doğru olmadığının iddiasını ancak yazılı delillerle kanıtlayabileceğini, faturaya itiraz edilmediğini, düzenleyen tacir lehine yazılı delil oluşturmakta ve düzenleyen tacirin alacağını ispat ettiğini, borçluya defalarca müvekkili şirket çalışanları tarafından ulaşılmaya çalışıldığını ancak olumlu bir yanıt alınamadığını, müvekkili şirketin, alacağının tahsili için davalı borçlu aleyhine Bakırköy ...... İcra Dairesi ...... E. Sayılı dosyası nezdinde takip açıldığını, başlatılan icra takibine, davalı şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğin, iş olup, takip bu itiraz nedeniyle durduğunu, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, kötüniyetli davalı-borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizce davalının tacir araştırmasının yapılması için Adana Defterdarlığı Ziyapaşa Vergi Dairesi, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. HMK'nın 2. maddesine göre; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup, uyuşmazlık konusunun TTK'nın 4. maddesi kapsamında sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, yapılan araştırma neticesinde taraflardan hepsinin tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava türüne girdiği de söylenemeyecektir. Dolayısıyla HMK'nın 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaati ile kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 24/06/2025
Katip ...... ¸E-imza
Hakim ..... ¸E-imza