İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/257 E. 2025/593 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/257
Karar No
2025/593
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/257 Esas KARAR NO : 2025/593 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 19/03/2025 KARAR TARİHİ : 19/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; " Huzurdaki dava, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsiline yönelik açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi olup somut uyuşmazlıkta kaçak elektrik kullanımının davalıya ait ticarethaneden kaynaklandığı nazara alındığında eldeki davaya bakmakta genel mahkemeler görevlidir. 6100 Sayılı HMK’ nın 16. maddesine göre; haksız fiilden kaynaklı davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Haksız fiilin işlendiği yani kaçak elektriğin kullanıldığı adres Sn. Mahkemeniz sınırları yetkisi içerisinde bulunduğundan huzurdaki davaya bakmakta Mahkemeniz yetkilidir. Davalı taraf; ...ktrik Dağıtım A.Ş KİRAZ İşletme Bakım Müdürlüğüne bağlı ...h. ... No:...raz/İZMİR adresinde bulunan...sat ve ...zleşme hesap nolu abone sayacının abonesi/kullanıcısı/yetkilisidir. Kurum ekipleri tarafından yerinde yapılan kontrolde adresteki tesisata bağlı kaçak elektrik kullanıldığı kaçak elektrik durum tutanağı ile tespit edilmiş olup EPDK hükümleri gereği kaçak ve revizyon tahakkuku yapılmıştır. Davalı / borçlu ...'ın kullandığı kaçak elektrik bedelini ödemediğinden hakkında İzmir ... Müdürlüğü’nün ...Sayılı dosyası ile 29.056,54-TL kaçak elektrik kullanım bedeli, 30,99-TL gecikme zammı, 6,20-TL K.D.V, olmak üzere toplam 29.093,73-TL alacak için icra takibi yapılmış, ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş, borçlunun 14.11.2024 tarihli itirazı üzerine icra takibi durmuştur. İtiraz sebebiyle... başvuru numarası ile İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvurulmuştur. Arabuluculuk süreci ... dosya numarası ile başlatılmış ve ekte sunulu dava şartı arabuluculuk son tutanağında görüleceği üzere anlaşamama sebebiyle sona ermiştir. Davalı/ borçlunun kullandığı elektrik müvekkil şirket faturaları ile sabittir. Davalı/ borçlu kötü niyetli olarak takibe itiraz etmiştir. Bu nedenle alacağımızın tahsili amacıyla, davalı borçlunun haksız itirazının iptali için mahkemenize başvurma mecburiyetinde kalınmıştır. Açıklanan nedenlerle; davamızın kabulüne; davalı borçlunun haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama gideri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep olunur." şeklinde talep ve dava etmiştir. Dava, kaçak elektrik bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı davalı aleyhine toplan 29.093,72-TL üzerinden takibin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı/ borçluya tebliğ edildiği ve itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu açıklamalara göre; somut olayda uyuşmazlığın kaçak elektrik tüketiminden kaynaklandığı, yargılamanın bahsedilen temel hukuki ilişki kapsamında genel mahkemenin görevi kapsamında kaldığı uyuşmazlığın TTK 'da düzenlenen dava türlerinden olan mutlak ticari dava veya davalı taraf gelen vergi kayıtlarına göre tacir olmadığından nispi ticari davadan kaynaklanmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yetkisizlik kararından sonra davaya yetkili mahkemede devam edilmesi hâlinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına, yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama giderlerine ilişkin karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025

Katip ... E-imza

Hakim ... E-imza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/257, K. 2025/593, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-257-e-2025-593-k-340ca105e7d1