İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/266 E. 2026/157 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/266
Karar No
2026/157
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/266 KARAR NO : 2026/157

DAVA : Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/01/2025 KARAR TARİHİ : 17/02/2026

----.Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas, ------sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirkete ülkede yaşanan hain darbe girişinin ardından---.Sulh Ceza Hakimliğinin 27/074/20216 tarih ve----- Değişik İş Sayılı dosyasından kayyım atandığını, sonrasında ise 677 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile şirket yönetiminin ---- Fonu'na devredildiğini, müvekkili şirkete kayyım olarak ------ atandığını, davalının avukat olduğunu, müvekkili ile avukatlık vekalet ilişkisi nedeniyle müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarında gözüken ve davalı tarafa 10.060,45 TL masraf avans ödeme yapıldığını, ancak avukat olan davalı tarafından alınan iş bu masraf avansı ödemesinin masraf olarak kullanılmadığını ve iade edilmediğini, bu durum üzerine müvekkili şirket tarafından masraf avansının iade etmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini ancak davalının 08/06/2018 tarihinde tebliğ aldığı ihtarnameye rağmen aldığı 10.060,45 TL masraf avansını geri ödemediğini ve iade etmediğini, davalı hakkında -----.İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe karşı usulsüz tebliğ şikayeti ve gecikmiş itiraz davası açıldığını, ----- İcra Hukuk Mahkemesinin 15/09/2020 tarih ve ---- Esas------ Karar sayılı kararı ile davalının talebinin kabul edildiğini ve 20/02/2020 tarihinde öğrenme tarihi kabul edildiğini, akabinde itirazın iptali amacıyla arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk bürasının ---- büro dosya numarası ile ------- numaralı tutanakta 10/06/2021 tarihi görüşme sonunda anlaşma tutanağı düzenlendiğini, müvekkili şirket üzerinde düşen tüm yükümlülüklerinin yerine getirilmesine rağmen bakiye borcunu ödemek istemeyen ve 10.060,45 TL davalı masraf avansının 16/06/2018 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkili şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :Davalı------vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının bilinçli olarak eksik bilgi verdiğini, hukukilikten uzak ve somut gerçeğe aykırı taleplerinin kabul edilmeyeceğini, dava konusu uyuşmazlığın arabuluculuk kapsamında olmasına rağmen usulüne uygun arauluculuk sürecinin tamamlanmaksızın iş bu davanın açıldığını, davacının bildirdiği arabuluculuk başvurusunun Tüketici Uyuşmazlığı iddiasıyla yapılan ve ----.İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali kapsamında asıl alacak, faiz, ferileri ve icra inkar tazminatı konusuna dair uyuşmazlık olduğunu, iş bu davadaki uyuşmazlıkta ne ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk başvurusu bulunduğunu, ne de alacak davasına konu dava şartı arabuluculuk başvurusunun bulunduğunu, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu uyuşmazlığa konu alacak iddiasının avukat müvekkil arasında vekalet sözleşmesinden kaynaklandığını, TBK Md. 147'de vekalet ilişkisinde 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğünü; Avukatlık Kanunu Md. 40 ise tazminat isteminin hakkın doğumundan itibaren 1 yıl ve her halde zararı doğuran olaydan itibaren 5 yıl geçmekle düşeceğinin belirtildiğini, avukatlık vekalet ilişkisi en son 22/12/2016 tarihli tutanakla dosyaların başvurucu şirketin vekiline teslimiyle sona erdiğini, zamanaşımı süresi geçmiştir, ilamsız icra takibine girişilmesi nedeniyle zamanaşımının kesileceği ihtimalinin değerlendirilse de icra takibine itiraz üzerine davacı tarafından süresinde açılmış bir itirazın iptali davası olmadığını, icra takibinin hukuk dünyasında bir soncu doğuramayacağının aşikar olduğunu, icra takibinin zamanaşımını kestiğinden bahsedilemeyeceğini, arabuluculuk sürecinin de davanın zamanaşımına uğramasını engelleyemeyeceğini, müvekkilinin davacıya kayyum atanıp kayyumlar tarafından tüm dosyalar teslim alınana ve aziller gönderilene kadar yıllardır avukatlığını yaptığını, azillerin akabinde yeni atanan şirket vekillerine tutanak ile tüm dosyaların teslim edildiğini, dava dilekçesi ekindeki muavin defteri görüntüsüne göre özellikle ----- nolu hesaptan yapılan aktarım şeklinde gösterilen borcun tamamı ve hatta çok daha fazlası bu dosyalarda kullanılan yargı giderleri için harcandığını, her yılsonu cari hesap üzerinden şirketle hesaplaşılarak muhasebeleştirildiğini, davacı şirketin, ------nolu hesaba biriktirdiği avansları muhasebeleştirmediği için hesap bakiyesi borç verdiğini, şirketin hesaplarına yansıyan serbest meslek makbuzu karşılığı cüz'i miktarlı ücretlerin sadece danışmanlık hizmeti karşılığı alınan ücretler olduğunu, itirazlara esasen davacıya ihtara cevaben iadeli cevap yazısı gönderildiğini, bu ihtarda hesap mutabakatı yapılması düşünülerek cari hesapların kapatılması isteniyorsa, öncelikle yeni vekillere teslim edilen tüm dosyalardaki yargı giderlerinin bu hesaplardan mahsup edilmesini ve teslim edilen dosyalar üzerinden hak edilen vekalet ücretleri konusunda uzlaşmanın sağlanması için hakeme ya da baro ücret komisyonuna müştereken başvurulmasını bildirdiğini, davacının bu süreci kasten mahkemeye beyan etmekten kaçındığını, davacı tarafından -----.icra Müdürlüğünün------ esas sayılı dosyası ile iş bu takibe konu 10.060,45 TL cari hesap alacağı iddiasıyla müvekkili aleyhine 16/12/2019 tarihinde icra takibine girişildiğini, davada 16/06/2018 tarihinden itibaren faiz talep edilirken, icra takibinde 16/12/2019 tarihinden itibaren faiz talep edildiğini, müvekkilinin icra müdürlüğüne borca itiraz dilekçesi sunduğunu, aynı tarihte ----.İcra hukuk Mahkemesinin ------- Esas sayılı dosyası ile de gecikmiş itiraza yönelik şikayet başvurusunda bulunduğunu, ----. İcra Hukuk Mahkemesi,------- Sayılı 15/09/2020 tarihli kararıyla şikayetin kabul edildiğini, itirazın süresinde olduğuna hükmetmesi neticesinde icra dosyasından konulan tüm hacizler itiraz üzerine kaldırıldığını iddia ederek; dava şartına, zamanaşımına, esasa ve davacının müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığına dair açıklamalar dikkate alınarak davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER : ----. İcra Hukuk Mahkemesi, ---- Sulh Hukuk Mahkemesi, ------. İdare Mahkemesi, ----- İş Mahkemesi,------- Tüketici Mahkemesine müzekkereler yazıldığı görüldü. SMMM Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 07/01/2026 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. ¸¸¸¸¸¸¸¸¸¸

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında vekil/müvekkil/vekalet ilişkisinden kaynaklı olarak davacı tarafından davalıya ödenen masraf avansının bakiyesinin geri ödenmesine ilişkin alacak davasıdır.Davacı tarafça taraflar arasında vekil - müvekkil avukatlık vekalet ilişkisi nedeniyle davacı şirketin davalı tarafa 10,060,45 TL masraf avans ödemesi yapıldığı, avukat olan davalı tarafından alınan işbu masraf avansı ödemesinin, masraf olarak kullanılmadığı ve iade de edilmediği, bu nedenle davalıya 08.06.2018 tarihinde ihtar tebliğ edildiği, avansın geri ödenmediği, davalı hakkında ----. İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ileri sürülmüştür. Davalı tarafça arabuluculuğun usulüne uygun yapılmadığı, alacağın Avukatlık Kanunu md. 40 uyarınca zamanaşımına uğradığı, iadesi istenen avansın davacının yeni vekillerine aktarıldığını savunmuştur. Dosyanın -----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki Tüketici Uyuşmazlığı kapsamındaki konularda arabuluculuk son tutanağında uyuşmazlık konusu alacağın (Cari Hesap Alacağı ve yapılan ödeme ve masraf ödemelerine dayalı olarak açılan ----- Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali kapsamında asıl alacak, faiz ve fer'ileri ile birlikte icra inkar tazminatı) şeklinde olduğu, bu konuda müzakere yapıldığı görülmüştür. ------Esas sayılı takibi incelendiğinde takibin "16/12/2019 faiz başlangıç tarihli 10.060,45 TL tutarındaki asıl alacak-cari hesap alacağı" alacak sebebine dayalı olarak başlatıldığı görülmüştür. Eldeki davanın konusunun da ----. İcra Dairesi'nin ------- Esas sayılı takibine konu edilmiş alacak olduğu görülmüştür. Tüm bu hususlar dikkate alındığında Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nin----- sayılı dosyasında ----- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı takibine ve eldeki davaya konu alacağın müzakere edildiği anlaşıldığından zorunlu arabuluculuk dava şartının yerinde getirildiği anlaşılmıştır.Davalının zamanaşımı def'inin alacağın avans iadesine ilişkin olması, tazminat alacağı olmaması, bu sebeple Avukatlık Kanunu 40'a tabi olmaması, vekalet ilişkisinden kaynaklanan genel zamanaşımı ilişkisine dayanması, bu sürenin de TBK 147/1-b.5 uyarınca 5 yıl olması, zamanaşımının dava konusu olmayan ancak aynı alacağın tahsili amacıyla başlatılan -----. İcra Dairesi'nin ------- Esas sayılı takibinin başlatılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca 17/12/2019 tarihinde kesilmesi, takip devam ederken 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının 27/05/2021 ilâ 10/06/2021 tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu, zamanaşımının TBK 157/2 maddesi uyarınca alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlaması, buna göre anılan takipte zamanaşımı süresi içerisinde en son 05/09/2022 tarihinde haciz işlemi uygulanması, bu tarihte anılan yasa hükmü uyarınca zamanaşımının yeniden kesilmesi, TBK 158 uyarınca görevsiz mahkemede dava açılmasının zamanaşımını kesilmemesi, ancak davanın görevli olan mahkememize 25/03/2025 tarihinde tevzi edilmesi ve zamanaşımının TBK 154/1-b.2 uyarınca bu tarihte yeniden kesilmesi, bu sebeple dava tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğramamış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasında vekil/müvekkil/vekalet ilişkisinden kaynaklı olarak davacı tarafından davalıya ödenen masraf avansının bakiyesinin geri ödenmesine ilişkin alacak davası olduğu, davacının defter incelemesi neticesinde düzenlenen SMMM raporunda davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 10.060,45 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının verilen kesin süre içerisinde muhasebe kayıtlarını sunmadığı, bu sebeple davacının defterlerinin kendisi lehine kesin delil olarak nitelendirilebileceği, davalının avansın iade edildiğini ispatlamakla mükellef olduğu, davalının avansın davacıya ya da davacının avukatlarına iade ve devir edildiği hususunu ispatlayamadığı, savunmada dayanılan dava dosyalarının bunu ispatlar nitelikte olmadığı, davalının ihtarnamenin tebliğ tarihine ihtarnamede verilen yedi günlük sürenin eklenmesiyle 16/06/2018 tarihinde temerrüte düştüğü, somut olayda talep de dikkate alınarak alacağa yasal faiz hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1- Davanın KABULÜ ile, 10.060,45 TL alacağın 16/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (10.060,45 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı, 87,50 TL vekalet harcı ve 9.965,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 11.370,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (10.060,45 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 10.060,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/266, K. 2026/157, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-266-e-2026-157-k-832daf7aee78