İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/26 E. 2026/352 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/26
Karar No
2026/352
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/26 Esas KARAR NO : 2026/352 DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 16/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi -------- davalı şirketin hakim paydaşı olan --------- madencilik işlerinde kullanmak üzere iş makinesi kiraladığı, kiralama işinin her ne kadar dava dışı --------- ŞTİ üzerinden yapılmışsa da -------- müvekkilinin eşi --------- söz konusu kiralama işinin karşılığı olarak davalı -------- Şirketi adına düzenlediği 04/11/2019 düzenleme tarihli, 25.02.2020 vade tarihli, 65.000,00 TL bedelli bonoyu çift imza atmak sureti ile imzaladığı, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu bildirdiğinden bahisle -------- Genel İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyasındaki borcun tamamından davalı --------Ş.' nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu bildirdiği, davalı şirketler arasındaki organik bağ ve alacaklılardan mal kaçırma gayesinin ve hileli davranışların tespiti ile tüzel kişilik perdelerinin bu dosya ile sınırlı olmak üzere kaldırılmasına/aralanmasına, müvekkilinin alacaklı olduğu ve borçlusu davalı --------- Şirketi olan --------- Genel İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosyası borcunun tamamından, davalı --------- Şirketi'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: --------- Şirketi, -------- Şti, --------- Şirketi arasında bağ olmadığı, ----------, madencilik faaliyetlerine -------- şirketi üzerinden devam etmediği, ---------, --------- Şirketi yetkilisi, ortağı olmadığı, --------- ve -------- ile --------- arasında bağ olduğu düşünülmesi hatalı olduğu, müvekkili şirketin --------- İli, -------- İlçesi, ------- Mahallesinde şubesi olmadığı, ---------, --------- şubesinin yetkilisi olmadığı, davalı şirketlerin işçileri çoğunlukla aynı kişiler olmadıkları, şirketlerin esas sermayelerinin aynı olması organik bağın olduğu anlamına gelmeyeceği, diğer nedenlerden ötürü davacının davasının reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememiz 26/02/2024 tarihli --------- Esas, ---------Karar sayılı kararı ile; Mahkememizin görevsizliğine karar verildiği, Mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerine -------- sayılı kararı ile "alacak talebi bonoya dayalı olup, iddianın ileri sürülüş biçimine göre, takibe dayanak bononun lehtarına kira ilişkisi kapsamında verildiği ve davacıya da lehtar eşinin cirosu ile geçtiği dava dilekçesinde ifade edildiği anlaşılmakla, davacının bonoyu ciro yoluyla temlik alan olduğu dikkate alındığında ve ayrıca davacı iddiasına göre davalı şirketler arasında perdenin aralanması ilkesi uyarınca talepte bulunulduğu gözetildiğinde, eldeki davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. Buna göre görevsizlik kararı isabetsiz olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi" gerekçeleriyle kaldırılmış ve dosya mahkememize geri gönderilmiştir.Mahkememiz --------- Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davalı bono borçlusu keşideci şirket ile diğer davalı şirketin organik ilişki içinde olduğunun tespiti ile birlikte, bono borcunun -------- İcra Dairesi'nin -------- E. Sayılı dosyası borcunun tamamından, davalı-------- Şirketi'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesi talebi istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Davalı -------Ş.’nin ticari defter ve belgeleri ve dava dosyası ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusu, davacıya ciro edilen 04.11.2019 düzenleme, 25.02.2020 vade tarihli 65.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak yürütülen ve kesinleşmiş bulunan --------- İcra Dairesi’nin --------- E. sayılı icra takibi kapsamındaki 65.000,00 TL asıl alacak ile fer’ilerinin tahsilini sağlamak amacıyla, davalı şirketler arasında organik bağ ve alacaklılardan mal kaçırma kastı bulunduğu iddiasına dayanılarak tüzel kişilik perdesinin kaldırılması/aralanması, bu suretle davalı ---------Ş.’nin söz konusu icra dosyası borcunun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması davalılar arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davalıların davacının alacağından sorumlu olup olmadıkları” hususunda ---------sayılı kararının “…Tüzel kişiliğin varlığı asıl olup borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yönelinemeyecektir. Ancak tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilecektir. …Perdenin kaldırılması müessesinde olduğu gibi hukuki dayanağı TMK m. 2 hükmünde öngörülen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılmaması olan organik bağın tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ile benzer yönleri bulunmasına rağmen farklı bir kavramdır. Şöyle ki; perdenin kaldırılması teorisi, şirket borçlarından dolayı ortaklarının sorumluluğuna ya da ortakların borçlarından dolayı şirketin sorumluluğuna veyahut da şirketler topluluğunda ana-yavru şirket sorumluluğuna gidilmesi imkanını alacaklılara verirken, organik bağ, bir tüzelkişinin borcundan dolayı başka bir tüzel kişinin sorumluluğuna gitme imkânı tanımaktadır. Yine, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasında iktisadi bütünlük şartı aranırken, organik bağın uygulanması için bu şart aranmaz. Bunlardan başka, perdenin kaldırılması için malvarlıklarının karışması ile sermaye yetersizliği gibi şartlarda gerekli iken organik bağ uygulamasında bu şartlarda aranmamaktadır. Organik bağ uygulamasında, borçlunun diğer tüzel kişiliği alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla kullanma niyeti yeterlidir. Sonuç da, perdenin kaldırılması teorisinde şirket borcundan ortakların sorumlu tutulması söz konusu iken, organik bağ uygulamasında tasarrufun ya da diğer hukuki işlemlerin iptali, istihkak gibi farklı sonuçlara da ulaşılmaktadır. …organik bağın varlığı için ayrı tüzel kişiler arasında belirli bir iktisadi ve ticari bağımlılığın, kader birliğinin veya birlikte hareket olgusunun ya da başka bir özdeşliğin bulunması gereklidir.” Şeklinde olduğu; hal böyle olmakla davalıların arasında organik bağın bulunup bulunmadığı hususunu takdirin, TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince münhasıran Sayın Mahkeme’ye ait bildirilmiştir. Bilirkişinin raporunda özetle; dava konusu, davacıya ciro edilen 04.11.2019 düzenleme, 25.02.2020 vade tarihli 65.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak yürütülen ve kesinleşmiş bulunan -------- İcra Dairesi’nin --------- E. sayılı icra takibi kapsamındaki 65.000,00 TL asıl alacak ile fer’ilerinin tahsilini sağlamak amacıyla, davalı şirketler arasında organik bağ ve alacaklılardan mal kaçırma kastı bulunduğu iddiasına dayanılarak tüzel kişilik perdesinin kaldırılması/aralanması, bu suretle davalı ---------Ş.’nin söz konusu icra dosyası borcunun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması, ayrıca davalı ---------Ş.’ye ait tüm malvarlığı, hak ve alacaklar üzerine ihtiyati tedbir uygulanması isteminden ibaret olduğu, Davacı 13/10/2025 günü saat 10:45'te Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Davalı --------- Şti. 13/10/2025 günü saat 10:45'te Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2021 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2021 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2021 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2021 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görüldüğü, davalı ---------Ş.’nin 2020 ve 2021 hesap dönemlerine ait Aylık Genel Mizan, Yevmiye Defteri, Defteri Kebir, Envanter Defteri ve Ticaret Sicili kayıtları incelendiğinde; şirketin kuruluş tarihinin 19.08.2020 olduğu, kuruluş sonrası yapılan tüm muhasebe kayıtlarının genel yönetim giderleri, kuruluş giderleri, sermaye taahhüt ve ödemeleri, kira giderleri, noter giderleri, muhasebe ve danışmanlık hizmetleri, vergi-stopaj ödemeleri, çalışan maaş ve SGK yükümlülükleri ile şirket faaliyet giderleri kapsamında oluştuğu görülmekte olup, incelenen defter ve kayıtlarda, davacı--------adına düzenlenmiş herhangi bir fatura, makbuz, ödeme kaydı, cari hesap hareketi, borç/alacak ilişkisi oluşturacak nitelikte bir ticari işlem kaydı veya mali belgeye rastlanmadığı, bu kapsamda, sunulan mali belgeler doğrultusunda --------Ş. ile davacı --------- arasında herhangi bir ticari işlem veya alışveriş kaydının yer almadığı tespit edildiği, Davalı -------- Şti. ile --------Ş. arasındaki bağlantıya yönelik olarak yapılan incelemede; ---------Ş.’nin ortaklık yapısı, sermaye kayıtları, Defteri Kebir ve Yevmiye Defteri kayıtları, ticaret sicili tescil belgeleri ile birlikte değerlendirildiğinde, şirket ortaklarının --------, --------, -------- ve --------- olduğu görüldüğü, ,ncelenen belgelerde ---------- Şti. ile ortaklık, iştirak, pay devri, sermaye ilişkisi veya iki şirket arasında yapılan ticari işlem kaydı bulunmadığı, defter kayıtlarında --------- Şti. adına düzenlenmiş bir fatura, ödeme belgesi, cari hesap hareketi veya şirketler arası ticari ilişkiyi gösteren başka bir aykırı kayıt da yer almamakta olup, bu çerçevede, dosyaya sunulan 2020–2021 dönemi resmî defter ve muhasebe belgeleri, yalnızca mevcut kayıtlar esas alınarak değerlendirildiğinde: o ---------Ş. ile davacı ---------- arasında ticari ilişki veya alışveriş bulunduğuna dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, o ---------Ş. ile ---------- Şti. arasında ortaklık, bağlılık, ticari işlem veya şirketler arası mali hareket bulunduğunu gösteren bir defter kaydının tespit edilmediği, neticeten; Davalı ---------Ş.’nin 2020 ve 2021 hesap dönemlerine ait Aylık Genel Mizan, Yevmiye Defteri, Defteri Kebir, Envanter Defteri ve ticaret sicili kayıtları incelendiğinde; şirket faaliyetlerinin kuruluş giderleri, genel yönetim giderleri, kira, noter, muhasebe hizmetleri, çalışan maaşları ve SGK yükümlülükleri gibi işletme giderleri kapsamında yürütüldüğü, şirket kayıtlarında davacı --------- ile yapılmış herhangi bir ticari işlem, ödeme kaydı, cari hesap hareketi, borç/alacak ilişkisi veya davacıya düzenlenmiş bir fatura ya da belge bulunmadığı, aynı şekilde, --------Ş. kayıtları ile --------- Şti.’ye ait ticaret sicili kayıtları ve sunulan belgeler birlikte değerlendirildiğinde; iki şirket arasında ortaklık, iştirak, pay devri, sermaye bağlantısı, mali ilişki veya ticari işlem bulunduğunu gösteren herhangi bir kayıt ya da belgeye rastlanmadığı, davalı şirketlerin ortaklık yapılarının, sermaye hareketlerinin itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2021 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2021 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2021 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalı --------Ş.’nin 2020 ve 2021 hesap dönemlerine ait Aylık Genel Mizan, Yevmiye Defteri, Defteri Kebir, Envanter Defteri ve Ticaret Sicili kayıtları incelendiğinde; şirketin kuruluş tarihinin 19.08.2020 olduğu, kuruluş sonrası yapılan tüm muhasebe kayıtlarının genel yönetim giderleri, kuruluş giderleri, sermaye taahhüt ve ödemeleri, kira giderleri, noter giderleri, muhasebe ve danışmanlık hizmetleri, vergi-stopaj ödemeleri, çalışan maaş ve SGK yükümlülükleri ile şirket faaliyet giderleri kapsamında oluştuğu görülmekte olup, incelenen defter ve kayıtlarda, davacı -------- adına düzenlenmiş herhangi bir fatura, makbuz, ödeme kaydı, cari hesap hareketi, borç/alacak ilişkisi oluşturacak nitelikte bir ticari işlem kaydı veya mali belgeye rastlanmadığı, bu kapsamda, sunulan mali belgeler doğrultusunda ---------Ş. ile davacı --------- arasında herhangi bir ticari işlem veya alışveriş kaydının yer almadığı tespit edildiği, Davalı ---------Şti. ile ----------Ş. arasındaki bağlantıya yönelik olarak yapılan incelemede; ----------Ş.’nin ortaklık yapısı, sermaye kayıtları, Defteri Kebir ve Yevmiye Defteri kayıtları, ticaret sicili tescil belgeleri ile birlikte değerlendirildiğinde, şirket ortaklarının --------, ----------,--------- ve --------olduğu görüldüğü, ,ncelenen belgelerde -------- Şti. ile ortaklık, iştirak, pay devri, sermaye ilişkisi veya iki şirket arasında yapılan ticari işlem kaydı bulunmadığı, defter kayıtlarında -------- Şti. adına düzenlenmiş bir fatura, ödeme belgesi, cari hesap hareketi veya şirketler arası ticari ilişkiyi gösteren başka bir aykırı kayıt da yer almamakta olup, bu çerçevede, dosyaya sunulan 2020–2021 dönemi resmî defter ve muhasebe belgeleri, yalnızca mevcut kayıtlar esas alınarak değerlendirildiğinde: --------Ş. ile davacı ---------- arasında ticari ilişki veya alışveriş bulunduğuna dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, o --------Ş. ile ---------- Şti. arasında ortaklık, bağlılık, ticari işlem veya şirketler arası mali hareket bulunduğunu gösteren bir defter kaydının tespit edilmediği, Neticeten; Davalı ---------Ş.’nin 2020 ve 2021 hesap dönemlerine ait Aylık Genel Mizan, Yevmiye Defteri, Defteri Kebir, Envanter Defteri ve ticaret sicili kayıtları incelendiğinde; şirket faaliyetlerinin kuruluş giderleri, genel yönetim giderleri, kira, noter, muhasebe hizmetleri, çalışan maaşları ve SGK yükümlülükleri gibi işletme giderleri kapsamında yürütüldüğü, şirket kayıtlarında davacı --------- ile yapılmış herhangi bir ticari işlem, ödeme kaydı, cari hesap hareketi, borç/alacak ilişkisi veya davacıya düzenlenmiş bir fatura ya da belge bulunmadığı, Aynı şekilde, ---------Ş. kayıtları ile --------- Şti.’ye ait ticaret sicili kayıtları ve sunulan belgeler birlikte değerlendirildiğinde; iki şirket arasında ortaklık, iştirak, pay devri, sermaye bağlantısı, mali ilişki veya ticari işlem bulunduğunu gösteren herhangi bir kayıt ya da belgeye rastlanmadığı, davalı şirketlerin ortaklık yapılarının, sermaye hareketlerinin ve tescil kayıtlarının birbirinden bağımsız olduğu, defterlerde şirketler arası ilişkiyi ortaya koyacak nitelikte hiçbir mali işleme yer verilmediği görüldüğü, Bu kapsamda, ibraz edilen ticari defter ve belgeler esas alındığında davacının iddia ettiği şekilde davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğuna veya davacı --------- ile davalı ---------Ş. arasında ticari ilişki kurulduğuna dair herhangi bir tespit yapılamamış olup, ileri sürülen talepleri destekleyen bir muhasebe kaydı, mali hareket veya ticari delil bulunmadığı mütala edilmiştir. Somut olay da Davacı tarafın yapılan incelemeye katılmadığı, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Davalı ----------- Şti. yapılan incelemeye katılmadığı, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Davalının,6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/ maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu ola defterlerinin, 2021 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, Davalı -----------Ş.’nin 2020 ve 2021 hesap dönemlerine ait Aylık Genel Mizan, Yevmiye Defteri, Defteri Kebir, Envanter Defteri ve Ticaret Sicili kayıtları incelendiğinde; şirketin kuruluş tarihinin 19.08.2020 olduğu, kuruluş sonrası yapılan tüm muhasebe kayıtlarının genel yönetim giderleri, kuruluş giderleri, sermaye taahhüt ve ödemeleri, kira giderleri, noter giderleri, muhasebe ve danışmanlık hizmetleri, vergi-stopaj ödemeleri, çalışan maaş ve SGK yükümlülükleri ile şirket faaliyet giderleri kapsamında oluştuğu görülmekte olup, incelenen defter ve kayıtlarda, davacı-------- adına düzenlenmiş herhangi bir fatura, makbuz, ödeme kaydı, cari hesap hareketi, borç/alacak ilişkisi oluşturacak nitelikte bir ticari işlem kaydı veya mali belgeye rastlanmadığı, bu kapsamda, sunulan mali belgeler doğrultusunda---------Ş. ile davacı ---------- arasında herhangi bir ticari işlem veya alışveriş kaydının yer almadığı tespit edildiği, Davalı -------- Şti. ile -----------Ş. arasındaki bağlantıya yönelik olarak yapılan incelemede; ---------Ş.’nin ortaklık yapısı, sermaye kayıtları, Defter Kebir ve Yevmiye Defteri kayıtları, ticaret sicili tescil belgeleri ile birlikte değerlendirildiğinde, şirket ortaklarının -------, --------, -------- ve --------olduğu görüldüğü, ,ncelenen belgelerde ---------- Şti. ile ortaklık, iştirak, pay devri, sermaye ilişkisi veya iki şirket arasıda yapılan ticari işlem kaydı bulunmadığı, defter kayıtlarında --------- Şti. adına düzenlenmiş bir fatura, ödeme belgesi, cari hesap hareketi veya şirketler arası ticari ilişkiyi gösteren başka bir aykırı kayıt da yer almamakta olup, bu çerçevede, dosyaya sunulan 2020–2021 dönemi resmî defter ve muhasebe belgeleri, yalnızca mevcut kayıtlar esas alınarak değerlendirildiğinde: ---------Ş. ile davacı--------- arasında ticari ilişki veya alışvriş bulunduğuna dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, ---------Ş ile ---------Şti. arasında ortaklık, bğlılık, ticari işlem veya şirketler arası mali hareket bulunduğunu gösteren bi defter kaydının tespit edilmediği, Davalı ----------Ş.’nin 2020 ve 2021 hesap dönemlerine ait Aylık Genel Mizan, Yevmiye Defteri, Defteri Kebir, Envanter Defteri ve icaret sicili kayıtları incelendiğinde; şirket faaliyetlerinin kuruluş giderleri, genel yönetim giderleri, kira, noter, muhasebe hizmetleri, çalışan maaşları ve SGK yükümlülüklei gibi işletme giderleri kapsamında yürütüldüğü, şirket kayıtlarında davacı --------- ile yapılmış herhangi bir ticari işlem, ödeme kaydı, cari hesap hareketi, boç/alacak ilişkisi veya davacıya düzenlenmiş bir fatura ya da belge bulunmadığı, Aynı ekilde, ---------Ş. kayıtları ile -------- Şti.’ye ait ticaret sicili kayıtları ve sunulan belgeler birlikte deerlendirildiğinde; iki şirket arasında ortaklık, iştirak, pay devri, sermaye bağlantısı, ali ilişki veya ticari işlem bulunduğunu gösteren herhangi bir kayıt ya da belgeye rastlamadığı, davalı şirketlerin ortaklık yapılarının, sermaye hareketlerinin ve tescil kayıtlrının birbirinden bağımsız olduğu, defterlerde şirketler arası ilişkiyi ortaya koyacak nitelikte hiçbir mali işleme yer verilmediği görüldüğü, Bu kapsamda, ibraz edilen ticari defter ve belgeler esas alındığında davacının iddia ettiği şekilde davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğuna veya davacı -------- ile davalı ----------Ş. arasında ticari ilişki kurulduğuna dair herhangi bir tespit yapılamadığı ileri sürülen talepleri destekleyen bir muhasebe kaydı, mali hareket vea ticari delil bulunmadığı, davacının iddiasına ispat edemediği taraflar arasında organik bağ bulunmadığı anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, başlangıçta peşin olarak alınan 2.168,85 TL peşin harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 1.436,85 TL harcın talep halinde ve dosya kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı ---------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/26, K. 2026/352, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-26-e-2026-352-k-3ad65214f596